Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Tsunami;Su Unsurunun Öfkesi(!)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ademyakup" data-source="post: 243506" data-attributes="member: 1009927"><p><strong>"Hem birer irade-i külliye ve birer ihtiyar-ı âmm ve birer hâkimiyet-i nev’iyenin ünvanları bulunan ve âdetullah namıyla yad edilen fıtrî kanunların birisine, hususî ve kasdî bir hadise-i Rububiyeti ircâ eder..." izah eder misiniz?</strong></p><p></p><p>Yazar: <a href="http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=author_detailes&id=9" target="_blank">Sorularla Risale</a>, 15-10-2010</p><p></p><p>Allah, kainatta adetullah kanunları ile iş görüyor. Yani ezeli iradesi ile her şeyi bir kanun tahtında tedbir ve idare ediyor. Ve bu kanunlar sabit ve daimidirler. Allah bu kanunları değiştirip bozmuyor. Böyle olunca, her zaman aynı kanun, aynı netice ile sürekli beraber bulunuyor. Elma sürekli elma ağacı ile geliyor. Yumurta tavuk vasıtası ile gönderiliyor ve hakeza.</p><p>Kanun ile neticeyi sürekli beraber gören ruhsuz maddeci felsefe, neticeyi o kanundan bilmeye başlıyor. Yani elmayı elma ağacından, yumurtayı tavuktan zannediyor. Allah belki yumurtayı tavuk aracılığı ile göndermeyi kanun ve prensip edinmiş olabilir, ama icat ve yaratma noktasında yumurtayı tavuğa vermek ahmaklığın en şiddetlisidir.</p><p>Bugünkü fen ve felsefe, kainatta cari olan kanunlara bir isim takıp, her şeyin çekip çevirenini ve yaratanını bu kanunlardan bilip, her sanatı bu kanunlara irca etmesi tam bir cehalettir. Üstad'ın burada kast ettiği mana budur. Yani kanunların varlığını hissedip ona bir isim takmak ile her şey çözülüp izah edilmiş olmuyor.</p><p>Kainattaki bütün fiilleri ve olayları bu hayali kanunlara vermek ve onların icadı nazarı ile bakmak safsatadır.</p><p>Halbuki kainatta cari olan kanunlar Allah’ın her şeyi kuşatan ezeli iradesinin bir cilvesi bir tecellisidir. <strong>“Hususî ve kasdî bir hadise-i Rububiyeti kanunlara ircâ eder,” </strong>cümlesinde ise, Allah’ın insanları terbiye ve ıslah için verdiği deprem, sel, afet, gibi bir takım hadiseleri kanunlara verip oradan ıslah ve terbiye unsurlarını görmemek ne denli bir cehalettir, denmek isteniyor. Yani Allah’ın kainattaki terbiye ve idaresini kanunlara irca etmek, yani onlardan bilmek ne kadar ahmakça bir harekettir. Mesela depremi fay hattının kırılması olarak izah edip, arkasındaki Rububiyeti görmemek buna bir örnektir. Halbuki deprem fay hattının kırılması sebebi ile Allah’ın iradesi ile vuku bulan bir hadisedir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ademyakup, post: 243506, member: 1009927"] [B]"Hem birer irade-i külliye ve birer ihtiyar-ı âmm ve birer hâkimiyet-i nev’iyenin ünvanları bulunan ve âdetullah namıyla yad edilen fıtrî kanunların birisine, hususî ve kasdî bir hadise-i Rububiyeti ircâ eder..." izah eder misiniz?[/B] Yazar: [URL="http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=author_detailes&id=9"]Sorularla Risale[/URL], 15-10-2010 Allah, kainatta adetullah kanunları ile iş görüyor. Yani ezeli iradesi ile her şeyi bir kanun tahtında tedbir ve idare ediyor. Ve bu kanunlar sabit ve daimidirler. Allah bu kanunları değiştirip bozmuyor. Böyle olunca, her zaman aynı kanun, aynı netice ile sürekli beraber bulunuyor. Elma sürekli elma ağacı ile geliyor. Yumurta tavuk vasıtası ile gönderiliyor ve hakeza. Kanun ile neticeyi sürekli beraber gören ruhsuz maddeci felsefe, neticeyi o kanundan bilmeye başlıyor. Yani elmayı elma ağacından, yumurtayı tavuktan zannediyor. Allah belki yumurtayı tavuk aracılığı ile göndermeyi kanun ve prensip edinmiş olabilir, ama icat ve yaratma noktasında yumurtayı tavuğa vermek ahmaklığın en şiddetlisidir. Bugünkü fen ve felsefe, kainatta cari olan kanunlara bir isim takıp, her şeyin çekip çevirenini ve yaratanını bu kanunlardan bilip, her sanatı bu kanunlara irca etmesi tam bir cehalettir. Üstad'ın burada kast ettiği mana budur. Yani kanunların varlığını hissedip ona bir isim takmak ile her şey çözülüp izah edilmiş olmuyor. Kainattaki bütün fiilleri ve olayları bu hayali kanunlara vermek ve onların icadı nazarı ile bakmak safsatadır. Halbuki kainatta cari olan kanunlar Allah’ın her şeyi kuşatan ezeli iradesinin bir cilvesi bir tecellisidir. [B]“Hususî ve kasdî bir hadise-i Rububiyeti kanunlara ircâ eder,” [/B]cümlesinde ise, Allah’ın insanları terbiye ve ıslah için verdiği deprem, sel, afet, gibi bir takım hadiseleri kanunlara verip oradan ıslah ve terbiye unsurlarını görmemek ne denli bir cehalettir, denmek isteniyor. Yani Allah’ın kainattaki terbiye ve idaresini kanunlara irca etmek, yani onlardan bilmek ne kadar ahmakça bir harekettir. Mesela depremi fay hattının kırılması olarak izah edip, arkasındaki Rububiyeti görmemek buna bir örnektir. Halbuki deprem fay hattının kırılması sebebi ile Allah’ın iradesi ile vuku bulan bir hadisedir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Tsunami;Su Unsurunun Öfkesi(!)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst