Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Tümevarım problemine bir çözüm önerisi "Tabiat Kanunları" ve "İlliyet"
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 229597" data-attributes="member: 27"><p><strong>Cevap: Tümevarım problemine bir çözüm önerisi "Tabiat Kanunları" ve "İlliye</strong></p><p></p><p><strong>İlliyete Dayalı Tabiat Kanunları Açıklayıcı Değildir </strong></p><p><strong></strong></p><p> Bilimin açıklama problemini hir örnek yardımıyla tahlil edelim. Aşırı biçimde basitleştirilmiş görünse de, bu, problemi tam anlamıyla ortaya koymaktadır. </p><p></p><p></p><p> Bir taşı attığımızda, onun düşeceğini biliriz. Çünkü, ne zaman bir cisim atılmışsa, düşmüştür. Bu hep böyle olduğundan ve böyle devam etmemesi için de ortada bir sebep bulunmadığından, "atılan taş" ile "düşmesi" arasında küllî bir prensip olduğu hükmüne ulaşırız. Bu küllî prensibe de "yerçekimi kanunu" ismini veririz. Bu yüzden, bir taşın yerçekiminden dolayı düştüğüne inanırız. Dolayısıyla, istidlâl yoluyla, cisimlerin düşmesinden bu yerçekimi kanununun sorumlu olduğunu çıkarırız. Kısacası, kaldırılıp bırakıldığında daima düşen şeyler görür ve bu vaziyeti "yerçekimi kanunu" diye adlandırırız. Ondan sonra da, cisimlerin yerçekimi kanunundan dolayı düştüğünü ileri süreriz! Bu açık bir kısır döngüdür. Yerçekimini hiçbir zaman, isbat edilmesi gereken şeyi baştan veri kabul edip, sonra isbatta onun kendisini delil olarak kullanmadan; yani bir bakıma eskilerin "devir" dediğine benzer bir mantıkî hataya düşmeden kaldırılıp bırakılan cisimlerin yere düşüşünü açıklamakta kullanamayız. Bundan dolayı, bilimin illiyete dayalı kanunları ampirik olduğu ve dolayısıyla açıklayıcı kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılabilir. Bu kanunlar, olsa olsa tasvirîdirler; olanı tasvir etmekle yetinirler. </p><p></p><p></p><p> Bilimsel açıklamaların felsefî analizlerinde, farklı açıklama tiplerinden söz edilir: tümdengelime dayalı nomolojik teori, fonksiyonel teori, "klasik" teori, şarta bağlı teoriler, ihtimaliyetçi teoriler vs... </p><p></p><p> </p><p> Tümdengelime dayalı teori hariç, bu teoriler işin içine açık bir şekilde kanunları sokmazlar. Bununla birlikte, hepsi illiyete, sebep-sonuç ilişkisine dayanırlar ve önerdikleri şartlar itibarıyla hepsi ampiriktir. Bu teorilerin bazılarında kanunlar açık bir şekilde ifade edilmezler. Bunun sebebi, ya bahsini etmeye değmeyecek kadar iyi biliniyor kabul edilmesi veya onların ve olduğunun hâlâ bilinmemesidir. </p><p></p><p></p><p> Felsefede temel bir ihtilaf konusu tümdengelime dayalı nomolojik açıklamaların gerçekten elverişli yegâne bilimsel açıklama olup olmadığı ve diğer tüm açıklama türlerinin gerçekte bu türün şekil değiştirmiş versiyonları olup olmadığıdır. Tümdengelime dayalı nomolojik açıklama ve tahmin modeli hâlâ pek çok tartışmanın odağı olmayı sürdürüyor. Baslangıçta, tartışma, bu modelin fiziksel bilimler dışındaki açıklamalara uygulanabilir olup olmadığı çerçevesinde dönmekteydi. Daha sonraları, birçok filozof bu modelin bize fiziksel bilimlerde de doğru bir açıklama nedeni sağlamadığını ileri sürmüşlerdir. </p><p></p><p> </p><p> Bu açıklama modelleriyle ilgili problem, onların bilimsel açıklamada kanunlara biçtiği rolde yatar.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 229597, member: 27"] [b]Cevap: Tümevarım problemine bir çözüm önerisi "Tabiat Kanunları" ve "İlliye[/b] [B]İlliyete Dayalı Tabiat Kanunları Açıklayıcı Değildir [/B] Bilimin açıklama problemini hir örnek yardımıyla tahlil edelim. Aşırı biçimde basitleştirilmiş görünse de, bu, problemi tam anlamıyla ortaya koymaktadır. Bir taşı attığımızda, onun düşeceğini biliriz. Çünkü, ne zaman bir cisim atılmışsa, düşmüştür. Bu hep böyle olduğundan ve böyle devam etmemesi için de ortada bir sebep bulunmadığından, "atılan taş" ile "düşmesi" arasında küllî bir prensip olduğu hükmüne ulaşırız. Bu küllî prensibe de "yerçekimi kanunu" ismini veririz. Bu yüzden, bir taşın yerçekiminden dolayı düştüğüne inanırız. Dolayısıyla, istidlâl yoluyla, cisimlerin düşmesinden bu yerçekimi kanununun sorumlu olduğunu çıkarırız. Kısacası, kaldırılıp bırakıldığında daima düşen şeyler görür ve bu vaziyeti "yerçekimi kanunu" diye adlandırırız. Ondan sonra da, cisimlerin yerçekimi kanunundan dolayı düştüğünü ileri süreriz! Bu açık bir kısır döngüdür. Yerçekimini hiçbir zaman, isbat edilmesi gereken şeyi baştan veri kabul edip, sonra isbatta onun kendisini delil olarak kullanmadan; yani bir bakıma eskilerin "devir" dediğine benzer bir mantıkî hataya düşmeden kaldırılıp bırakılan cisimlerin yere düşüşünü açıklamakta kullanamayız. Bundan dolayı, bilimin illiyete dayalı kanunları ampirik olduğu ve dolayısıyla açıklayıcı kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılabilir. Bu kanunlar, olsa olsa tasvirîdirler; olanı tasvir etmekle yetinirler. Bilimsel açıklamaların felsefî analizlerinde, farklı açıklama tiplerinden söz edilir: tümdengelime dayalı nomolojik teori, fonksiyonel teori, "klasik" teori, şarta bağlı teoriler, ihtimaliyetçi teoriler vs... Tümdengelime dayalı teori hariç, bu teoriler işin içine açık bir şekilde kanunları sokmazlar. Bununla birlikte, hepsi illiyete, sebep-sonuç ilişkisine dayanırlar ve önerdikleri şartlar itibarıyla hepsi ampiriktir. Bu teorilerin bazılarında kanunlar açık bir şekilde ifade edilmezler. Bunun sebebi, ya bahsini etmeye değmeyecek kadar iyi biliniyor kabul edilmesi veya onların ve olduğunun hâlâ bilinmemesidir. Felsefede temel bir ihtilaf konusu tümdengelime dayalı nomolojik açıklamaların gerçekten elverişli yegâne bilimsel açıklama olup olmadığı ve diğer tüm açıklama türlerinin gerçekte bu türün şekil değiştirmiş versiyonları olup olmadığıdır. Tümdengelime dayalı nomolojik açıklama ve tahmin modeli hâlâ pek çok tartışmanın odağı olmayı sürdürüyor. Baslangıçta, tartışma, bu modelin fiziksel bilimler dışındaki açıklamalara uygulanabilir olup olmadığı çerçevesinde dönmekteydi. Daha sonraları, birçok filozof bu modelin bize fiziksel bilimlerde de doğru bir açıklama nedeni sağlamadığını ileri sürmüşlerdir. Bu açıklama modelleriyle ilgili problem, onların bilimsel açıklamada kanunlara biçtiği rolde yatar. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Tümevarım problemine bir çözüm önerisi "Tabiat Kanunları" ve "İlliyet"
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst