Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Tümevarım problemine bir çözüm önerisi "Tabiat Kanunları" ve "İlliyet"
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 229598" data-attributes="member: 27"><p><strong>Cevap: Tümevarım problemine bir çözüm önerisi "Tabiat Kanunları" ve "İlliye</strong></p><p></p><p><strong>İlliyete Dayalı Tabiat Kanunları Tahmin İmkânı Veremezler </strong></p><p><strong></strong></p><p> Gerçekten, fiziksel bilimlerde kanunlara bir zorunluluk ve külliyet atfedilmiştir. Diğer bir deyişle, bilim sözümona tabiatın tekdüze (uniform) oldugunu öngörür. Tabiatın tekdüze olduğu inancı vuku bulmuş olan veya vuku bulacak olan herşeyin istisnasız illiyete dayalı bazı genel kanunların bir tekrarı olduğu inancıdır. Bu faraziye bilimde başlangıçtan beri mevcuttur. Çünkü bilim esasen tümevarıma dayandığı iddiasındadır. Bilim yalnızca doğrudan doğruya gözlemlediğimiz şeyin tasvirini yapmakla yetinmez; (şimdiye kadar) gözlemlenmemiş olguların "bilgi"sini ihdas etmekle de ilgilenir. Deneysel bir bilim ne denli yoğun bir biçinde matematiğin tümdengelim tekniklerini kullanırsa kullansın, çıkarımları nihaî olarak tümevarıma dayalıdır; çünkü fonksiyonunu genişletip, tam anlamıyla bilgi sağlama iddiasına girmiştir. Hareket kanunları gibi, tecrübemizi genişlettigimiz kadarıyla hiçbir istisnası olmadığını göreceğimiz, sebep-sonuç ilişkisine dayalı kanunlar ihdas etmeye, yani tekdüzelikler bulmaya girişir. Bu arayışında, bilim tam anlamıyla başarılı olmuştur, ve genelde şimdiye kadar bu gibi tekdüzelikleri elde ettiği teslim edilebilir. </p><p></p><p> </p><p> Bilim bu tekdüzelikleri genelleştirir ve onları "küllî" ve "zorunlu" kanunlar olarak kabul eder. Buna göre illiyete dayalı bu kanunların hem açıklama, hem de tahmin imkânı sunduguna hükmeder. Bununla birlikte, bu kanunlar deney üzerine kuruludur. Bu demektir ki, bir tabiat kanununu ifada eden önerme deneysel (ampirik) bir olgudur ve a priori bir belirlilik olamaz. Eğer iki olay ampirik bir kanun tarafından birleştiriliyorsa, onlar hâlâ daha birbirinden ayrı ve uzaktırlar. Yani, bir tabiat kanununu ifade eden bir önerme mantıken doğru değildir ve dolayısıyla ona zorunluluk atfedilemez. Bu ise, zorunlu olmadıklarına göre, bilimin illiyete dayalı kanunlarının gelecekte tamamlanacağına inanmak için hiçbir delil ve hiçbir mantıkî gerekçe olmadığı anlamına gelir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 229598, member: 27"] [b]Cevap: Tümevarım problemine bir çözüm önerisi "Tabiat Kanunları" ve "İlliye[/b] [B]İlliyete Dayalı Tabiat Kanunları Tahmin İmkânı Veremezler [/B] Gerçekten, fiziksel bilimlerde kanunlara bir zorunluluk ve külliyet atfedilmiştir. Diğer bir deyişle, bilim sözümona tabiatın tekdüze (uniform) oldugunu öngörür. Tabiatın tekdüze olduğu inancı vuku bulmuş olan veya vuku bulacak olan herşeyin istisnasız illiyete dayalı bazı genel kanunların bir tekrarı olduğu inancıdır. Bu faraziye bilimde başlangıçtan beri mevcuttur. Çünkü bilim esasen tümevarıma dayandığı iddiasındadır. Bilim yalnızca doğrudan doğruya gözlemlediğimiz şeyin tasvirini yapmakla yetinmez; (şimdiye kadar) gözlemlenmemiş olguların "bilgi"sini ihdas etmekle de ilgilenir. Deneysel bir bilim ne denli yoğun bir biçinde matematiğin tümdengelim tekniklerini kullanırsa kullansın, çıkarımları nihaî olarak tümevarıma dayalıdır; çünkü fonksiyonunu genişletip, tam anlamıyla bilgi sağlama iddiasına girmiştir. Hareket kanunları gibi, tecrübemizi genişlettigimiz kadarıyla hiçbir istisnası olmadığını göreceğimiz, sebep-sonuç ilişkisine dayalı kanunlar ihdas etmeye, yani tekdüzelikler bulmaya girişir. Bu arayışında, bilim tam anlamıyla başarılı olmuştur, ve genelde şimdiye kadar bu gibi tekdüzelikleri elde ettiği teslim edilebilir. Bilim bu tekdüzelikleri genelleştirir ve onları "küllî" ve "zorunlu" kanunlar olarak kabul eder. Buna göre illiyete dayalı bu kanunların hem açıklama, hem de tahmin imkânı sunduguna hükmeder. Bununla birlikte, bu kanunlar deney üzerine kuruludur. Bu demektir ki, bir tabiat kanununu ifada eden önerme deneysel (ampirik) bir olgudur ve a priori bir belirlilik olamaz. Eğer iki olay ampirik bir kanun tarafından birleştiriliyorsa, onlar hâlâ daha birbirinden ayrı ve uzaktırlar. Yani, bir tabiat kanununu ifade eden bir önerme mantıken doğru değildir ve dolayısıyla ona zorunluluk atfedilemez. Bu ise, zorunlu olmadıklarına göre, bilimin illiyete dayalı kanunlarının gelecekte tamamlanacağına inanmak için hiçbir delil ve hiçbir mantıkî gerekçe olmadığı anlamına gelir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nurdan Makaleler
Tümevarım problemine bir çözüm önerisi "Tabiat Kanunları" ve "İlliyet"
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst