Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Türk İsimli Ne Varsa Sahipleniyorlar
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="adese" data-source="post: 37601" data-attributes="member: 1579"><p><strong>Türk be Türk baklava ve yoğurdu sahiplenen Yunanlılar bu kez de Prof. Dr. Hulusi Behçet'in soyadı ile anılan hastalığı sahiplendi. Behçet'e Yunan keşfi diyen doktorlara Türk doktordan cevap:</strong></p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Dünya tıp literatürüne "Behçet hastalığı" olarak geçen hastalığın, Prof. Dr. Hulusi Behçet’ten daha önce Yunan bir göz hekimi tarafından bulunduğunu iddia eden bilim adamlarına, Türk doktor bilimsel savaş açtı. </p><p>Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Evereklioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada ilk kez Prof. Dr. Hulusi Behçet’in tanımladığı hastalığın o tarihten itibaren "Behçet hastalığı" veya "Behçet sendromu" olarak tıp literatürüne geçtiğini hatırlattı. </p><p></p><p>Behçet hastalığının bütün dünyanın kabul ettiği ve bir Türk adı ile anılan literatürdeki neredeyse tek hastalık olduğunu vurgulayan Evereklioğlu, özellikle Yunan meslektaşlarının bu hastalığı Prof. Dr. Hulusi Behçet’ten daha önce bir Yunan doktorun tanımladığını ileri sürdüğünü bildirdi. </p><p>Behçet hastalığı ile ilgili geçen yıl yazdığı ve dünyanın en saygın bilimsel göz dergilerinden "Survey of Ophthalmology" isimli dergide basılan "Current Concepts in the Etiology and Treatment of Behçet Disease" başlıklı makalesinin, bugüne kadar aynı dergide basılan 2000’in üzerindeki bilimsel makale arasında dünyada en çok okunan yayınlar sıralamasında yaklaşık bir yıl süreyle 1. sırada kaldığını belirten Evereklioğlu, şunları söyledi: </p><p></p><p>"Sofia Androudi isimli Yunan meslektaşımız, tıp camiasında büyük yankı uyandıran bu makalemiz üzerine, Amerika’daki aynı dergiye bir mektup göndererek, Behçet hastalığının, Dr. Hulusi Behçet’ten daha önce Benedictos Adamantiades isimli bir Yunan hekimi tarafından tanımlandığını ve bu nedenle hastalığın adının "Adamantiades-Behçet" olarak değiştirilmesi gerektiğini iddia etti. Bir Türk hekimi ve bilim adamı olarak gerçeklere tamamen aykırı olan bu durumla mücadele için özellikle Yunan meslektaşlarımıza karşı bilimsel kanıtlara dayalı bir savaş başlattık. İddiaların asılsız olduğunu ortaya koyan bu yeni yazımız da aynı dergide yayımlandı ve bu makale tıp otoritelerinde yine büyük yankı uyandırdı." </p><p></p><p><strong>BİLİMSEL SAVAŞ </strong> </p><p></p><p>Yunan hekim Androudi’nin Behçet hastalığının bazı belirtilerinin Dr. </p><p>Adamantiades tarafından ilk olarak tanımlandığını ileri sürdüğünü ifade eden Evereklioğlu, hastalığın bu tipteki belirtilerinin aslında yüzyıllar öncesinden beri tanımlandığını bilimsel verilere dayanarak ortaya koyduğunu, ancak bu çok çeşitli belirtilerin bir araya gelerek başka ve yeni bir hastalığa neden olduğunu bilimsel olarak tanımlayan ilk kişinin Prof. Dr. Hulusi Behçet olduğunu da yine bilimsel verilere dayanarak yayımladığını kaydetti. </p><p></p><p>Tüm dünyada tıp otoritelerinin hastalığın adını "Behçet" olarak kabul ettiğini hatırlatan Evereklioğlu, tıp literatüründe söz konusu bu hastalığın isminin 6000’in üzerinde yayımlanmış bilimsel makalede "Behçet" olarak kabul edildiğine, öte yandan sadece 95 kadar makalede hastalığın adının "Adamantiades-Behçet" olarak geçtiğine ve bu makalelerin tamamına yakınının Yunan kökenli meslektaşlarına ait olduğuna dikkati çekti. </p><p>Yunan meslektaşlarına karşı başlattığı bu mücadelede tüm Türk hekimleri ve bilim adamlarından destek beklediğini ifade eden Evereklioğlu, şöyle devam etti: </p><p></p><p>"Tıp literatüründe bir Türk’ün adı Dr. Hulusi Behçet’in bulmuş olduğu bu hastalıkta yaygın ve yerleşmiş olarak geçmektedir. Yunanlı meslektaşlarımız ise her türlü bilimsel kitaplarda yer almış bu Türk ismine dahi tahammül gösterememekte, bu ismi kullanmaları ve tercih etmeleri yönünde kendilerine dünya da yandaş aramaktadırlar. Bu nedenle buna engel olmamız açısından çok dikkatli olunmalı ve duruma fırsat verilmemelidir. Behçet ismine sahip çıkmak adına başlattığımız bu "bilimsel Türk-Yunan savaşı" bizim için çok önemlidir ve zahmetli bir yoldur. Bu bilimsel savaşı ancak bilimsel ortamlarda ve dergilerde yapacağımız yazılarla kazanmamız gerekir. Yunan hekimlerin iddiası doğrultusunda "Adamantiates-Behçet" ismini kullanan makalelerin yayınlandığı bilimsel yayınların editörlerine mektup gönderiyor, Yunanlıların iddialarının asılsız olduğunu bilimsel verilerle kanıtlıyor ve yazılarımızı o dergilerde yayımlatıyoruz. Bu mücadelede herkesin desteğini bekliyorum." Evereklioğlu, Behçet hastalığının, ağızda ve vücudun diğer bölgelerinde gelişen, tekrarlayan yaralar (ülserler), deride sivilce benzeri bulgulara yol açan, eklem ağrılarının olduğu ve gözde tekrarlayan üveit atakları (iltihaplanmalar) sonucu tek ya da çift taraflı olarak görme azlığı veya körlüğe yol açabilen kronik süreçli sistemik bir hastalık olduğunu sözlerine ekledi. </p><p></p><p>Doç. Dr. Evereklioğlu, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde en çok uluslararası bilimsel yayın yapan öğretim üyeleri arasında 2003 yılında 16 makalesiyle birinci, 2004’de 14 makalesiyle ikinci ve geçen yıl 9 makalesiyle birinci olarak Erciyes Üniversitesi Bilimsel Yayın Onur Ödülü aldı.</p><p></p><p></p><p></p><p></p><p><span style="font-size: 9px">ANKA</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="adese, post: 37601, member: 1579"] [b]Türk be Türk baklava ve yoğurdu sahiplenen Yunanlılar bu kez de Prof. Dr. Hulusi Behçet'in soyadı ile anılan hastalığı sahiplendi. Behçet'e Yunan keşfi diyen doktorlara Türk doktordan cevap:[/b] Dünya tıp literatürüne "Behçet hastalığı" olarak geçen hastalığın, Prof. Dr. Hulusi Behçet’ten daha önce Yunan bir göz hekimi tarafından bulunduğunu iddia eden bilim adamlarına, Türk doktor bilimsel savaş açtı. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Evereklioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada ilk kez Prof. Dr. Hulusi Behçet’in tanımladığı hastalığın o tarihten itibaren "Behçet hastalığı" veya "Behçet sendromu" olarak tıp literatürüne geçtiğini hatırlattı. Behçet hastalığının bütün dünyanın kabul ettiği ve bir Türk adı ile anılan literatürdeki neredeyse tek hastalık olduğunu vurgulayan Evereklioğlu, özellikle Yunan meslektaşlarının bu hastalığı Prof. Dr. Hulusi Behçet’ten daha önce bir Yunan doktorun tanımladığını ileri sürdüğünü bildirdi. Behçet hastalığı ile ilgili geçen yıl yazdığı ve dünyanın en saygın bilimsel göz dergilerinden "Survey of Ophthalmology" isimli dergide basılan "Current Concepts in the Etiology and Treatment of Behçet Disease" başlıklı makalesinin, bugüne kadar aynı dergide basılan 2000’in üzerindeki bilimsel makale arasında dünyada en çok okunan yayınlar sıralamasında yaklaşık bir yıl süreyle 1. sırada kaldığını belirten Evereklioğlu, şunları söyledi: "Sofia Androudi isimli Yunan meslektaşımız, tıp camiasında büyük yankı uyandıran bu makalemiz üzerine, Amerika’daki aynı dergiye bir mektup göndererek, Behçet hastalığının, Dr. Hulusi Behçet’ten daha önce Benedictos Adamantiades isimli bir Yunan hekimi tarafından tanımlandığını ve bu nedenle hastalığın adının "Adamantiades-Behçet" olarak değiştirilmesi gerektiğini iddia etti. Bir Türk hekimi ve bilim adamı olarak gerçeklere tamamen aykırı olan bu durumla mücadele için özellikle Yunan meslektaşlarımıza karşı bilimsel kanıtlara dayalı bir savaş başlattık. İddiaların asılsız olduğunu ortaya koyan bu yeni yazımız da aynı dergide yayımlandı ve bu makale tıp otoritelerinde yine büyük yankı uyandırdı." [b]BİLİMSEL SAVAŞ [/b] Yunan hekim Androudi’nin Behçet hastalığının bazı belirtilerinin Dr. Adamantiades tarafından ilk olarak tanımlandığını ileri sürdüğünü ifade eden Evereklioğlu, hastalığın bu tipteki belirtilerinin aslında yüzyıllar öncesinden beri tanımlandığını bilimsel verilere dayanarak ortaya koyduğunu, ancak bu çok çeşitli belirtilerin bir araya gelerek başka ve yeni bir hastalığa neden olduğunu bilimsel olarak tanımlayan ilk kişinin Prof. Dr. Hulusi Behçet olduğunu da yine bilimsel verilere dayanarak yayımladığını kaydetti. Tüm dünyada tıp otoritelerinin hastalığın adını "Behçet" olarak kabul ettiğini hatırlatan Evereklioğlu, tıp literatüründe söz konusu bu hastalığın isminin 6000’in üzerinde yayımlanmış bilimsel makalede "Behçet" olarak kabul edildiğine, öte yandan sadece 95 kadar makalede hastalığın adının "Adamantiades-Behçet" olarak geçtiğine ve bu makalelerin tamamına yakınının Yunan kökenli meslektaşlarına ait olduğuna dikkati çekti. Yunan meslektaşlarına karşı başlattığı bu mücadelede tüm Türk hekimleri ve bilim adamlarından destek beklediğini ifade eden Evereklioğlu, şöyle devam etti: "Tıp literatüründe bir Türk’ün adı Dr. Hulusi Behçet’in bulmuş olduğu bu hastalıkta yaygın ve yerleşmiş olarak geçmektedir. Yunanlı meslektaşlarımız ise her türlü bilimsel kitaplarda yer almış bu Türk ismine dahi tahammül gösterememekte, bu ismi kullanmaları ve tercih etmeleri yönünde kendilerine dünya da yandaş aramaktadırlar. Bu nedenle buna engel olmamız açısından çok dikkatli olunmalı ve duruma fırsat verilmemelidir. Behçet ismine sahip çıkmak adına başlattığımız bu "bilimsel Türk-Yunan savaşı" bizim için çok önemlidir ve zahmetli bir yoldur. Bu bilimsel savaşı ancak bilimsel ortamlarda ve dergilerde yapacağımız yazılarla kazanmamız gerekir. Yunan hekimlerin iddiası doğrultusunda "Adamantiates-Behçet" ismini kullanan makalelerin yayınlandığı bilimsel yayınların editörlerine mektup gönderiyor, Yunanlıların iddialarının asılsız olduğunu bilimsel verilerle kanıtlıyor ve yazılarımızı o dergilerde yayımlatıyoruz. Bu mücadelede herkesin desteğini bekliyorum." Evereklioğlu, Behçet hastalığının, ağızda ve vücudun diğer bölgelerinde gelişen, tekrarlayan yaralar (ülserler), deride sivilce benzeri bulgulara yol açan, eklem ağrılarının olduğu ve gözde tekrarlayan üveit atakları (iltihaplanmalar) sonucu tek ya da çift taraflı olarak görme azlığı veya körlüğe yol açabilen kronik süreçli sistemik bir hastalık olduğunu sözlerine ekledi. Doç. Dr. Evereklioğlu, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde en çok uluslararası bilimsel yayın yapan öğretim üyeleri arasında 2003 yılında 16 makalesiyle birinci, 2004’de 14 makalesiyle ikinci ve geçen yıl 9 makalesiyle birinci olarak Erciyes Üniversitesi Bilimsel Yayın Onur Ödülü aldı. [size=1]ANKA[/size] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Genel ve Güncel Haberler
Türk İsimli Ne Varsa Sahipleniyorlar
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst