Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Üç Aylar ve Ramazan'dan Sonra Gelen Tehlike
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 260751" data-attributes="member: 27"><p><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'verdana'">Ali FERŞADOĞLU</span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 10px"><span style="color: #800080"><span style="font-family: 'verdana'">05.09.2011</span></span></span></strong></p><p></p><p> <span style="color: #006400"><span style="font-size: 18px">Üç aylar ve Ramazan’dan sonra gelen tehlike!</span></span></p><p></p><p></p><p><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'">Maddî-manevi kârların, kulluğun, aşk ve şevkin zirvelerde olduğu mübarek üç aylar ile Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken, müthiş bir tehlike ile karşı karşıyayız: “Yorgunluk ile şevkte fütur!” Bunun sebebi nedir? Üç aylar ve Ramazan, mânevî havayı sâfileştirir, güzelleştirir, müthiş ârızalara ve fırtınalara mukabele ettirir... Üç aylar ve Ramazan gidince, âdeta o ahiret ticaretinin meşheri ve pazarı değiştiği gibi, dünya sergisi açılmaya başlıyor. Ekser himmetler, bir derece vaziyeti değişiyor. Havayı tesmim eden (zehirleyen) buharat-ı müzahrefe o manevî havayı bozar. Herkes derecesine göre ondan zedelenir… Nasıl maddî hava fena ise, fena tesir ediyor; manevî hava da bozulsa, herkesin istidadına göre bir sarsıntı verir… Bundan kurtulmanın yegâne çaresi Risâle-i Nur’un gözüyle bakmak ve ne kadar müşkilât ziyadeleşse, kudsî vazife itibarıyla daha ziyade ciddiyet ve şevkle hareket etmektir. Çünkü başkaların füturu ve çekilmesi, ehl-i himmetin şevkini, gayretini ziyadeleştirmeye sebeptir. Zira, gidenlerin vazifelerini de bir derece yapmaya kendini mecbur bilir ve bilmelidirler. 1</span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'">Uhud Harbin’den çıkaracağımız çarpıcı dersler, ibretler var. Bilindiği gibi, Peygamberimiz (asm) Uhud Harbinde, özellikle ordunun sol tarafındaki dağın vadisini beklemek üzere oraya Abdullah b. Cübeyr kumandasında 50 kişilik okçu birliği yerleştirmiş, “Düşman yense de, yenilse de kesinlikle yerlerinizden ayrılmayınız.” diye sıkı sıkıya tenbihte bulunmuştu. Az idiler, ama vazifeleri çok önemliydi… Savaşın ilk hamlesinde müşrikler bozguna uğratılır. Bazı mü’minler ganimet toplamaya başlar. Vadiyi bekleyen okçulardan 40’ı, Peygamberimizin (asm) kesin emrini unutur, yerlerinden ayrılıp onlar da ganimet toplamaya koşar. Bu durumu fark eden ve o sırada müşrikler safında bulunan Halid bin Velid, 200 kişilik süvari birliğiyle kalan 10 okçu ve kumandanlarını şehit ederek Müslüman ordusunu arkadan çevirir. Netice malûm: Başta Hz. Hamza (ra) olmak üzere 70 güzide sahabi şehid edilir.</span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'">İşte biz de “Nefsimizle büyük cihaddayız!” Hem de şiddetli bir imtihandayız. Azlığımıza, fakirliğimize, zayıflığımıza bakarak hizmette aşk, şevk, sebat ve metanetimizi kaybetmemeliyiz. Zira; “..bu vazifenin istinad ettiği kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlâs ve sadakat ve tesanüd sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirtlerdir. Ne kadar az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.” 2</span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'">İşimiz; mânevî kumandanımız Sahibüzzaman’ın gösterdiği Kur’ânî ve Nebevî emirleri dinlemektir, yoksa sonuç almak değil. Ganimet toplamak hiç değil!</span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'">“Evet, evet, neam, neam. Sivrisinek tantanasını kesse, balarısı demdemesini bozsa [her şey tersyüz, alabora olsa] sizin şevkiniz hiç bozulmasın, hiç teessüf etmeyiniz. Zira, kâinatı nağâmatıyla raksa getiren hakaikin esrarını ihtizaza veren musika-i İlâhiye hiç durmuyor; mütemadiyen güm güm eder.” 3</span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"><span style="color: #006400"><strong>Dipnotlar:</strong> 1- Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 41. 2- Emirdağ Lâhikası, s. 232. 3- Münâzarât, s. 45.</span></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></p><p> <span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></strong></p><p> <strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"><a href="http://yeniasya.com.tr/yazi_detay2.asp?id=3243" target="_blank">http://yeniasya.com.tr/yazi_de</a></span></span><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"><a href="http://yeniasya.com.tr/yazi_detay2.asp?id=3243" target="_blank">tay2.asp?id=3243</a></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 10px"><span style="font-family: 'verdana'"></span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 260751, member: 27"] [B][SIZE=2][COLOR=#800080][FONT=verdana]Ali FERŞADOĞLU 05.09.2011[/FONT][/COLOR][/SIZE][/B] [COLOR=#006400][SIZE=5]Üç aylar ve Ramazan’dan sonra gelen tehlike![/SIZE][/COLOR] [SIZE=2][FONT=verdana]Maddî-manevi kârların, kulluğun, aşk ve şevkin zirvelerde olduğu mübarek üç aylar ile Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken, müthiş bir tehlike ile karşı karşıyayız: “Yorgunluk ile şevkte fütur!” Bunun sebebi nedir? Üç aylar ve Ramazan, mânevî havayı sâfileştirir, güzelleştirir, müthiş ârızalara ve fırtınalara mukabele ettirir... Üç aylar ve Ramazan gidince, âdeta o ahiret ticaretinin meşheri ve pazarı değiştiği gibi, dünya sergisi açılmaya başlıyor. Ekser himmetler, bir derece vaziyeti değişiyor. Havayı tesmim eden (zehirleyen) buharat-ı müzahrefe o manevî havayı bozar. Herkes derecesine göre ondan zedelenir… Nasıl maddî hava fena ise, fena tesir ediyor; manevî hava da bozulsa, herkesin istidadına göre bir sarsıntı verir… Bundan kurtulmanın yegâne çaresi Risâle-i Nur’un gözüyle bakmak ve ne kadar müşkilât ziyadeleşse, kudsî vazife itibarıyla daha ziyade ciddiyet ve şevkle hareket etmektir. Çünkü başkaların füturu ve çekilmesi, ehl-i himmetin şevkini, gayretini ziyadeleştirmeye sebeptir. Zira, gidenlerin vazifelerini de bir derece yapmaya kendini mecbur bilir ve bilmelidirler. 1 Uhud Harbin’den çıkaracağımız çarpıcı dersler, ibretler var. Bilindiği gibi, Peygamberimiz (asm) Uhud Harbinde, özellikle ordunun sol tarafındaki dağın vadisini beklemek üzere oraya Abdullah b. Cübeyr kumandasında 50 kişilik okçu birliği yerleştirmiş, “Düşman yense de, yenilse de kesinlikle yerlerinizden ayrılmayınız.” diye sıkı sıkıya tenbihte bulunmuştu. Az idiler, ama vazifeleri çok önemliydi… Savaşın ilk hamlesinde müşrikler bozguna uğratılır. Bazı mü’minler ganimet toplamaya başlar. Vadiyi bekleyen okçulardan 40’ı, Peygamberimizin (asm) kesin emrini unutur, yerlerinden ayrılıp onlar da ganimet toplamaya koşar. Bu durumu fark eden ve o sırada müşrikler safında bulunan Halid bin Velid, 200 kişilik süvari birliğiyle kalan 10 okçu ve kumandanlarını şehit ederek Müslüman ordusunu arkadan çevirir. Netice malûm: Başta Hz. Hamza (ra) olmak üzere 70 güzide sahabi şehid edilir. İşte biz de “Nefsimizle büyük cihaddayız!” Hem de şiddetli bir imtihandayız. Azlığımıza, fakirliğimize, zayıflığımıza bakarak hizmette aşk, şevk, sebat ve metanetimizi kaybetmemeliyiz. Zira; “..bu vazifenin istinad ettiği kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlâs ve sadakat ve tesanüd sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirtlerdir. Ne kadar az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.” 2 İşimiz; mânevî kumandanımız Sahibüzzaman’ın gösterdiği Kur’ânî ve Nebevî emirleri dinlemektir, yoksa sonuç almak değil. Ganimet toplamak hiç değil! “Evet, evet, neam, neam. Sivrisinek tantanasını kesse, balarısı demdemesini bozsa [her şey tersyüz, alabora olsa] sizin şevkiniz hiç bozulmasın, hiç teessüf etmeyiniz. Zira, kâinatı nağâmatıyla raksa getiren hakaikin esrarını ihtizaza veren musika-i İlâhiye hiç durmuyor; mütemadiyen güm güm eder.” 3 [COLOR=#006400][B]Dipnotlar:[/B] 1- Bediüzzaman Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 41. 2- Emirdağ Lâhikası, s. 232. 3- Münâzarât, s. 45.[/COLOR] [/FONT][/SIZE][B][SIZE=2][FONT=verdana] [URL="http://yeniasya.com.tr/yazi_detay2.asp?id=3243"]http://yeniasya.com.tr/yazi_de[/URL][/FONT][/SIZE][SIZE=2][FONT=verdana][URL="http://yeniasya.com.tr/yazi_detay2.asp?id=3243"]tay2.asp?id=3243[/URL] [/FONT][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
İslama Göre Hayat
Üç Aylar ve Ramazan'dan Sonra Gelen Tehlike
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst