Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Üç kader sorusu...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Elif_Gibi" data-source="post: 157211" data-attributes="member: 6253"><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslategray">"Madem önceden biliyor ne yapacağımızı, o zaman ne yaparsak yapalım O'nun bildiğini yapıyoruz. Boş yere uğraşıp duruyoruz. Kaderin mahkûmuyuz." </span></span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">Hemen kalk yerinden bir takvim yaprağına bak. Orada senin de önceden bildiğin şeyler yazılı. Güneşin, meselâ üç ay sonra, oturduğun şehirde hangi dakikada doğacağını ve batacağını yazmış olmalılar. Artık sen de önceden biliyorsun. Acaba güneş, sen öyle bildiğin için mi o dakikada doğuyor? Yoksa güneş o dakikada doğacağı için mi sen öyle biliyorsun? Gördüğün gibi, bilmek olmayı belirlemez, olmak bilmeyi belirler. Bir iş olmuşsa/olacaksa, öyle bilinir. Bir iş nasıl bilinirse, öyle olmaz. Öyle bilindi diye öyle olmaz. Öyle bilinecek diye öyle de olmaz. Allah'ın da önceden bilmesi, ne edeceğimizi belirliyor değil. Bizi böyle ettiğimiz için, O önceden öyle biliyor. Yoksa, O'nun da sonradan bilmesini mi arzu ederdin? Zamanı yoktan var eden, sence zamana mahkûm mu olsun? </span></span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: darkslategray">O da mı "az sonra"ları beklesin?</span></span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslategray">***</span></span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslategray">"Hayır ve şerri Allah'tan biliyoruz. Üstelik, böyle iman etmemiz isteniyor. Şer Allah'tan ise ben var olan bir şerri tercih ettim diye, bir kötülüğü seçtim diye bana niye günah yazılıyor, niye hesap soruluyor?"</span></span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslategray">Sanıyorum, en son girdiğin test sınavını unuttun. Sınav kâğıdında, her sorunun altında bir doğru cevap, dört yanlış cevap yazılıydı. Yani, elinde tuttuğun kitapçıkta "yanlış"lar "doğru"ların dört katı fazlaydı. Hiç sınav kitapçığını/kâğıdını hazırlayanlara, "Niye bu kadar yanlış yazdınız?"diye itiraz etmek aklına geldi mi? Onların "yanlış"ları yazmaları sence "yanlış" mıydı? Elbette ki hayır! Onların yanlışları yazmaları senin doğruyu seçme yeteneğini görmeleri içindi. Onların yanlış yazmaları yanlış değil, senin yanlışı seçmen yanlıştır. Bunun gibi, dünyada doğrular da var, yanlışlar da... Yanlış olanın önünde seçenek olarak durması yanlış değil. Senin onu seçenek olarak seçmen yanlış! Bu kuralı büyüklerimiz, "halk-ı şer, şer değil, kesb-i şer şerdir!" diye yazmışlar. Anlayacağın: Allah'ın kötülüğü var etmiş olması kötülük değil, senin kötülüğü seçmen kötülüktür.</span></span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslategray">***</span></span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslategray">"Kader belirlenmiş, bize yapacak bir şey kalmamış.. Madem ki, Allah cennetlik mi cehennemlik mi olacağımızı baştan biliyor. Bizi niye yoruyor, en başından koysaydı ya cennetine ya da cehennemine?"</span></span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslategray">Dünyada ne edeceğimizi biliyor Allah: Doğru. Önceden biliyor: Bu da doğru. Peki ya O'nun önceden bildikleri sonradan olmazsa, O neyi bilmiş olacak! Sonradan olacaklar olacak ki, önceden bilmesi doğru olsun... Farz edelim ki, "biliyorum nasılsa" diye hiçbirimizi dünyaya göndermeden cennete/cehenneme koyuverseydi. Dünya hiç olmasaydı. Hayat hiç kimse tarafından yaşanmasaydı. O zaman O'nun da bildiği şimdiki yaşadıklarımız değil, "biliyorum nasılsa" diye başından cennete/cehenneme koyulduğumuz olacaktı. Sonradan bilmek için bir şeylerin önceden olması gerektiği gibi, önceden bilmek içinde bir şeylerin sonradan olması gerekir. Şimdi olan bitenin hepsi O'nun önceden bildikleri ama bizim olduktan sonra bildiklerimizdir. "Ben kaderin mahkûmuyum" derken, acaba, O çok önceden öyle biliyordu diye O'nun bildiğine göre mi davranıyorsun? Bunu yapabilmen için, O'nun önceden bildiğini önceden bilmek gibi bir yeteneğin olmalı. </span></span></span></em></p><p></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkslategray">Bir eylemi yaparken, önceden yazılmış bir şey okuyarak yapmadığına göre, senin eylemlerini kaderin değil, sen kaderinde ne yazıldığını/yazılacağını belirliyorsun. Ne yapıyorsan, o yazılıyor kaderine. Şimdi yaptığını sonradan öğreniyorsun. İşte kaderin de o sonradan bildiğine göre yazılıyor. Sonradan bildiğine göre önceden davranabiliyor olsaydın, örneğin bir sınavı hemencecik kazanabilirdin, diplomanı fakülteye girer girmez de alırdın! Çok kolay: "Kaderimde diploma alacağım yazılmış, öyleyse yan gelip yatsam da, diplomamı alacağım" deyip de yan gelip yattığında, sadece yan gelip yatmış olursun. Böylece kaderinin de "yan gelip yattığı için diplomayı alamadı" şeklinde yazıldığını çok sonra fark edersin!</span></span></span></em></p><p></p><p></p><p><em><span style="color: darkslategray">Senai DEMİRCİ</span></em></p><p></p><p><em><span style="color: darkslategray">Zaman</span></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Elif_Gibi, post: 157211, member: 6253"] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkslategray]"Madem önceden biliyor ne yapacağımızı, o zaman ne yaparsak yapalım O'nun bildiğini yapıyoruz. Boş yere uğraşıp duruyoruz. Kaderin mahkûmuyuz." [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]Hemen kalk yerinden bir takvim yaprağına bak. Orada senin de önceden bildiğin şeyler yazılı. Güneşin, meselâ üç ay sonra, oturduğun şehirde hangi dakikada doğacağını ve batacağını yazmış olmalılar. Artık sen de önceden biliyorsun. Acaba güneş, sen öyle bildiğin için mi o dakikada doğuyor? Yoksa güneş o dakikada doğacağı için mi sen öyle biliyorsun? Gördüğün gibi, bilmek olmayı belirlemez, olmak bilmeyi belirler. Bir iş olmuşsa/olacaksa, öyle bilinir. Bir iş nasıl bilinirse, öyle olmaz. Öyle bilindi diye öyle olmaz. Öyle bilinecek diye öyle de olmaz. Allah'ın da önceden bilmesi, ne edeceğimizi belirliyor değil. Bizi böyle ettiğimiz için, O önceden öyle biliyor. Yoksa, O'nun da sonradan bilmesini mi arzu ederdin? Zamanı yoktan var eden, sence zamana mahkûm mu olsun? [/COLOR][/FONT][/SIZE][/I] [I][SIZE=3][FONT=Comic Sans MS][COLOR=darkslategray]O da mı "az sonra"ları beklesin?[/COLOR][/FONT][/SIZE][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkslategray]***[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkslategray]"Hayır ve şerri Allah'tan biliyoruz. Üstelik, böyle iman etmemiz isteniyor. Şer Allah'tan ise ben var olan bir şerri tercih ettim diye, bir kötülüğü seçtim diye bana niye günah yazılıyor, niye hesap soruluyor?"[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkslategray]Sanıyorum, en son girdiğin test sınavını unuttun. Sınav kâğıdında, her sorunun altında bir doğru cevap, dört yanlış cevap yazılıydı. Yani, elinde tuttuğun kitapçıkta "yanlış"lar "doğru"ların dört katı fazlaydı. Hiç sınav kitapçığını/kâğıdını hazırlayanlara, "Niye bu kadar yanlış yazdınız?"diye itiraz etmek aklına geldi mi? Onların "yanlış"ları yazmaları sence "yanlış" mıydı? Elbette ki hayır! Onların yanlışları yazmaları senin doğruyu seçme yeteneğini görmeleri içindi. Onların yanlış yazmaları yanlış değil, senin yanlışı seçmen yanlıştır. Bunun gibi, dünyada doğrular da var, yanlışlar da... Yanlış olanın önünde seçenek olarak durması yanlış değil. Senin onu seçenek olarak seçmen yanlış! Bu kuralı büyüklerimiz, "halk-ı şer, şer değil, kesb-i şer şerdir!" diye yazmışlar. Anlayacağın: Allah'ın kötülüğü var etmiş olması kötülük değil, senin kötülüğü seçmen kötülüktür.[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkslategray]***[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkslategray]"Kader belirlenmiş, bize yapacak bir şey kalmamış.. Madem ki, Allah cennetlik mi cehennemlik mi olacağımızı baştan biliyor. Bizi niye yoruyor, en başından koysaydı ya cennetine ya da cehennemine?"[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkslategray]Dünyada ne edeceğimizi biliyor Allah: Doğru. Önceden biliyor: Bu da doğru. Peki ya O'nun önceden bildikleri sonradan olmazsa, O neyi bilmiş olacak! Sonradan olacaklar olacak ki, önceden bilmesi doğru olsun... Farz edelim ki, "biliyorum nasılsa" diye hiçbirimizi dünyaya göndermeden cennete/cehenneme koyuverseydi. Dünya hiç olmasaydı. Hayat hiç kimse tarafından yaşanmasaydı. O zaman O'nun da bildiği şimdiki yaşadıklarımız değil, "biliyorum nasılsa" diye başından cennete/cehenneme koyulduğumuz olacaktı. Sonradan bilmek için bir şeylerin önceden olması gerektiği gibi, önceden bilmek içinde bir şeylerin sonradan olması gerekir. Şimdi olan bitenin hepsi O'nun önceden bildikleri ama bizim olduktan sonra bildiklerimizdir. "Ben kaderin mahkûmuyum" derken, acaba, O çok önceden öyle biliyordu diye O'nun bildiğine göre mi davranıyorsun? Bunu yapabilmen için, O'nun önceden bildiğini önceden bilmek gibi bir yeteneğin olmalı. [/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=darkslategray]Bir eylemi yaparken, önceden yazılmış bir şey okuyarak yapmadığına göre, senin eylemlerini kaderin değil, sen kaderinde ne yazıldığını/yazılacağını belirliyorsun. Ne yapıyorsan, o yazılıyor kaderine. Şimdi yaptığını sonradan öğreniyorsun. İşte kaderin de o sonradan bildiğine göre yazılıyor. Sonradan bildiğine göre önceden davranabiliyor olsaydın, örneğin bir sınavı hemencecik kazanabilirdin, diplomanı fakülteye girer girmez de alırdın! Çok kolay: "Kaderimde diploma alacağım yazılmış, öyleyse yan gelip yatsam da, diplomamı alacağım" deyip de yan gelip yattığında, sadece yan gelip yatmış olursun. Böylece kaderinin de "yan gelip yattığı için diplomayı alamadı" şeklinde yazıldığını çok sonra fark edersin![/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [I][COLOR=darkslategray]Senai DEMİRCİ[/COLOR][/I] [I][COLOR=darkslategray]Zaman[/COLOR][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Üç kader sorusu...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst