Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Üçüncü Madde: Tesettür Kalkacak!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 144442" data-attributes="member: 27"><p style="text-align: center"><u><strong><span style="font-family: 'Century Gothic'"><span style="font-size: 18px"><span style="color: Blue">‘TÜRBAN RAHATSIZLIĞI’NIN TARİHî ARKA PLANI </span></span></span></strong></u></p> <p style="text-align: center"> <img src="http://www.yeniasya.com.tr/2009/07/17/resim/tur.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /> </p> <p style="text-align: center"></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Mazhar Müfit Kansu, “Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber” adlı eserinde ilginç bir nottan bahsediyor. 7-8 Ağustos 1919 tarihinde Erzurum Kongresi esnasında M. Kemal, yanında Süreyya Yiğit olduğu bir anda, gelecekte yapacağı devrimler ile ilgili şunları söylüyor: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: Red"><strong>“Bir:</strong></span> Hükümetin şekli Cumhuriyet olacak. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: Red"><strong>İki:</strong></span> Padişah ve hanedanına icap eden muâmele yapılacak. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong><span style="color: Red">Üç:</span></strong> Tesettür kalkacaktır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong><span style="color: Red">Dört:</span></strong> Fes kalkacak, şapka giyilecek.” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu arada elinden kalemi düşen Kansu, M. Kemal’e <strong>“Çok hayalperestsiniz”</strong> diyor. Cevap olarak <strong>“Bunu zaman tayin eder” </strong>diyerek <strong><span style="color: Red">beşinci</span></strong> maddeye geçiyor: “Latin harfleri kabul edilecek” denilince, Kansu <strong>“Paşam, kâfi… kâfi…”</strong> der ve <strong>“Sabah oldu”</strong> diyerek yanından ayrılır. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Aradan yıllar geçer. M. Kemal, şapka inkılâbını gerçekleştirmiş ve Kastamonu’dan dönüyorken yanında şapka giymiş Diyanet İşleri Reisi olduğu halde Kansu’yu görür ve der ki: <strong>“Azizim Mazhar Müfit, kaçıncı maddedeyiz?” </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Bu yazımda, <strong>“Ne müthiş inkılâp olmuş!”</strong> diyen Kansu’nun notları arasında yer alan üçüncü madde üzerinde bir parça durarak türban ve başörtüsü konusunu incelemek istiyorum. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Evet, seçimlerde milletten devamlı şekilde tokat yiyen CHP yöneticileri, bu gidişâta bir son vermek için geçen seçimlerden önce sırası ile <strong>çarşaf, Kur’ân kursu ve tarikat açılımları</strong> yaptı. Bu yüzden kendi partisinden de çok büyük tepkiler aldı. Partililer, M. Kemal’in yolundan sapıldığını iddia ettiler ve bunda da haksız sayılmazlardı. Zira yukarıda ifade ettiğimiz notlarda geçtiği gibi <strong>“Tesettür kaldırılmalı”</strong>ydı(!) Şimdi nasıl olur da böylesine bir taviz verilebilirdi. Partilileri bir tarafa bırakıp yakın tarihimizi kısa bir gözden geçirmeye devam edelim: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Gerçekten de M. Kemal, devrimlerinin tamamını başarı ile gerçekleştirmişti. Fakat şu tesettür maddesi hâlâ yerinde duruyordu. Üstelik başörtülü hanımların sayısı azalmamış, aksine çığ gibi artmıştı. Peki devrimlerden bir sapma mı olmuştu? Hayır. <strong>Zira tesettürün kalkması için oldukça büyük güç sarf edilmiş, fakat bu noktada başarısız kalınmıştı. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Tek partili dönemde yapılanları bir tarafa bırakalım, 1950’den sonraki olayları inceleyelim. Bakın neler yapılmış: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Meselâ <strong>“İnkılâplarımızı nasıl koruyabiliriz?”</strong> konulu fikir yarışmasında derece kazanan makalede </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><strong>“Namus ve şerefin çarşafla, fesle muhafaza edilemeyeceğinin daimî propaganda ile herkese kabul ettirilmesinin mümkün olduğu;</strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><strong> irticaın baş gösterebileceği yerlerde sık sık açılacak sergilerle milletlerin tarih boyunca kıyafetlerinde olan değişiklik ve tekâmüllerin zamana, </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><strong></strong></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><strong>ihtiyaca, </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"><strong></strong></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed"><strong>iklimlere göre vuku bulduğunu halkın gözü önüne sermenin gerekliliği”</strong></span> </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">gibi tekliflerde bulunuluyordu. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Yine İsviçre’den gönderilen, ismi saklı bir okuyucu yazısında, kadınların çarşaf giyme “alışkanlığını” korumaları eleştirilerek şöyle deniyordu: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="color: DarkRed"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">“Artık bizim için bir yüz karası haline gelen çarşafa mani olmalıyız. Kadın cemiyetleri seferber olmalı, konferanslar tertip etmeli, çarşaf yerine giymeleri gereken elbise önerilerini bizzat giyerek göstermeli, sevdirmeli. Bir köydeki bütün kadınlar vazgeçerse, namus, ayıp meselesi kalmayacağı anlatılmalıdır. </span></span></strong></span></p><p><span style="color: DarkRed"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"></span></span></strong></span></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkRed">“Köylü saatinde radyolar harekete geçmeli, bilhassa şarkı ve türküler arasında bunun lüzumsuz-luğunu belirtmelidirler. Nihayet, muayyen bir tarihten sonra çarşaf giyenlerin çarşafı alınacağı gibi, para cezası almalı, hatta çarşaflar toplanmalı ve çarşaflık imal ve satışını yasak etmeli, köylere havadan broşürler atmalı.” </span></span></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İsviçre’den “hüviyeti mahfuz” olarak yazan okuyucunun bu “demokratik” (!) teklifleri ve gazetenin ısrarlı yayını etkili olur ve hemen ertesi günü (13 Mart 1956) üç kadın milletvekili çarşafın yasaklanması için Meclis’e kanun teklifi götürürler. Türk Kadınlar Birliği tarafından da olumlu karşılanan bu teklif, Meclis’te hiçbir işlem görmez. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Cumhuriyet gazetesi, bu teklif üzerine çeşitli siyasal kişiliklere sorular sorar. Bir milletvekili, tasarının kanunlaşmasını beklediğini, medenî bir memleket olarak <strong>“çarşaf acayipliğinden” (!)</strong> kurtulmak gerektiğini söyler. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Başka bir milletvekili Pertev Arat ise, çarşafın bir kanun meselesi değil zamanla halledilecek bir telkin ve terbiye meselesi olduğunu ve fes<strong> “ucubesi” (!)</strong> ile çarşaf meselesini ayrı değerlendirmek gerektiğini ileri sürerek şöyle konuşur: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed">“Eğer çarşafla dolaşanlar son günlerde çoğalmış ise, bunun sebebi, alâkalı teşekküllerin vazifelerini ihmal etmiş olmalarıdır. Millî Eğitim Bakanlığı, kadın teşekkülleri ve diğer sosyal müesseseler, mayolu defileler tertip edeceklerine, çarşafla gezenlerle mücadele etsinler. Şu veya bu, sık sık antidemokratik kanunlardan bahsedilmektedir. Tasarı eğer kanunlaşırsa, çarşafın yasak edilmesine dair kanun, antidemokratik kanunların başında gelecektir. Biz, vatandaşların arzularına aykırı hareket edemeyiz.” </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkRed"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Çarşafın yasaklanması yönünde kamuoyu oluşturma faaliyetlerine Türk Kadınlar Birliği de katılacaktır. Kadınlar Birliği Merkez İdare Kurulu aynı günlerde bir toplantı yaparak, tasarının kabulü hâlinde, çarşaflarını çıkartacak kadınlara ucuz manto temini ve bunların tipi gibi konuları görüştüler. </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Kadın mantoları satan mağazaların sahipleri de bu toplantıda bulunarak görüşlerini belirttiler. Sonuçta, yerli kumaşlardan hazırlanacak çeşitli tipteki mantoların istenilen zarafette olması ve ucuza mâl edilmesi kararlaştırıldı; modellerin hazırlanması ve <strong>kadınlara tavsiyesi işlerini de Olgunlaşma Enstitüsü üstlendi. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">İşte görüldüğü gibi bu hamur çok su götürüyor. O halde kısa keserek türban ve başörtüsü etrafında koparılan fırtınanın esas sebebini okuyucularımın takdirine sunuyorum... </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: Red"><strong>Bediüzzaman, tesettür âyetini tefsir ettiği için ceza almıştı</strong></span></span></span></u></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">“Eskişehir Mahkemesi (1935), tek bir mesele olan tesettür-ü nisâ (kadınların örtünmesi) hakkındaki bir küçük risâlenin beş on kelimesini bahane ederek, lâstikli bir kanunla hafif bir ceza verdiği zaman, Mahkeme-i Temyizden sonra lâyiha-yı tashihimde kanunsuzluğun yalnız tek bir numunesi olarak resmen Ankara’ya yazdım ki: </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></span></p><p><em><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">‘Bin üç yüz elli senede, üç yüz elli milyonun kudsî bir düsturuyla daimî ve kuvvetli bir âdet-i İslâmiyeyi ders veren ve emreden tesettür âyetini, <strong>eskide bir zındığın Kur’ân’ın bu âyetine itirazına ve medeniyetin tenkidine karşı müdafaa için üç yüz elli bin tefsirin icmâına ve hükümlerine ittibâ ederek o âyeti tefsir edip bin üç yüz elli senede geçen ecdadımızın mesleğine iktidâ eden bir adama o tefsiri için verilen ceza ve mahkûmiyeti, dünyada adalet varsa, elbette o hükmü nakz edecek ve bu acip lekeyi bu hükümet-i İslâmiyedeki adliyeden silecek.’” </strong></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: Red">(Bediüzzaman, Şuâlar, s. 332)</span></span></span></em></p><p> </p><p style="text-align: center"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateBlue"><strong>Vehbi HORASANLI</strong></span></span></span></u></p> <p style="text-align: center"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateBlue"><strong>17.07.2009</strong></span></span></span></u></p> <p style="text-align: center"><u><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: DarkSlateBlue"><strong>Elif-Yeniasya</strong></span></span></span></u></p> <p style="text-align: center"></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 144442, member: 27"] [CENTER][U][B][FONT=Century Gothic][SIZE=5][COLOR=Blue]‘TÜRBAN RAHATSIZLIĞI’NIN TARİHî ARKA PLANI [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B][/U][/CENTER] [CENTER] [IMG]http://www.yeniasya.com.tr/2009/07/17/resim/tur.jpg[/IMG] [/CENTER] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Mazhar Müfit Kansu, “Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber” adlı eserinde ilginç bir nottan bahsediyor. 7-8 Ağustos 1919 tarihinde Erzurum Kongresi esnasında M. Kemal, yanında Süreyya Yiğit olduğu bir anda, gelecekte yapacağı devrimler ile ilgili şunları söylüyor: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=Red][B]“Bir:[/B][/COLOR] Hükümetin şekli Cumhuriyet olacak. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=Red][B]İki:[/B][/COLOR] Padişah ve hanedanına icap eden muâmele yapılacak. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B][COLOR=Red]Üç:[/COLOR][/B] Tesettür kalkacaktır. [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][B][COLOR=Red]Dört:[/COLOR][/B] Fes kalkacak, şapka giyilecek.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu arada elinden kalemi düşen Kansu, M. Kemal’e [B]“Çok hayalperestsiniz”[/B] diyor. Cevap olarak [B]“Bunu zaman tayin eder” [/B]diyerek [B][COLOR=Red]beşinci[/COLOR][/B] maddeye geçiyor: “Latin harfleri kabul edilecek” denilince, Kansu [B]“Paşam, kâfi… kâfi…”[/B] der ve [B]“Sabah oldu”[/B] diyerek yanından ayrılır. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Aradan yıllar geçer. M. Kemal, şapka inkılâbını gerçekleştirmiş ve Kastamonu’dan dönüyorken yanında şapka giymiş Diyanet İşleri Reisi olduğu halde Kansu’yu görür ve der ki: [B]“Azizim Mazhar Müfit, kaçıncı maddedeyiz?” [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Bu yazımda, [B]“Ne müthiş inkılâp olmuş!”[/B] diyen Kansu’nun notları arasında yer alan üçüncü madde üzerinde bir parça durarak türban ve başörtüsü konusunu incelemek istiyorum. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Evet, seçimlerde milletten devamlı şekilde tokat yiyen CHP yöneticileri, bu gidişâta bir son vermek için geçen seçimlerden önce sırası ile [B]çarşaf, Kur’ân kursu ve tarikat açılımları[/B] yaptı. Bu yüzden kendi partisinden de çok büyük tepkiler aldı. Partililer, M. Kemal’in yolundan sapıldığını iddia ettiler ve bunda da haksız sayılmazlardı. Zira yukarıda ifade ettiğimiz notlarda geçtiği gibi [B]“Tesettür kaldırılmalı”[/B]ydı(!) Şimdi nasıl olur da böylesine bir taviz verilebilirdi. Partilileri bir tarafa bırakıp yakın tarihimizi kısa bir gözden geçirmeye devam edelim: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Gerçekten de M. Kemal, devrimlerinin tamamını başarı ile gerçekleştirmişti. Fakat şu tesettür maddesi hâlâ yerinde duruyordu. Üstelik başörtülü hanımların sayısı azalmamış, aksine çığ gibi artmıştı. Peki devrimlerden bir sapma mı olmuştu? Hayır. [B]Zira tesettürün kalkması için oldukça büyük güç sarf edilmiş, fakat bu noktada başarısız kalınmıştı. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Tek partili dönemde yapılanları bir tarafa bırakalım, 1950’den sonraki olayları inceleyelim. Bakın neler yapılmış: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Meselâ [B]“İnkılâplarımızı nasıl koruyabiliriz?”[/B] konulu fikir yarışmasında derece kazanan makalede [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkRed][B]“Namus ve şerefin çarşafla, fesle muhafaza edilemeyeceğinin daimî propaganda ile herkese kabul ettirilmesinin mümkün olduğu;[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkRed][B] irticaın baş gösterebileceği yerlerde sık sık açılacak sergilerle milletlerin tarih boyunca kıyafetlerinde olan değişiklik ve tekâmüllerin zamana, [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkRed][B]ihtiyaca, [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed][B]iklimlere göre vuku bulduğunu halkın gözü önüne sermenin gerekliliği”[/B][/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]gibi tekliflerde bulunuluyordu. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Yine İsviçre’den gönderilen, ismi saklı bir okuyucu yazısında, kadınların çarşaf giyme “alışkanlığını” korumaları eleştirilerek şöyle deniyordu: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [COLOR=DarkRed][B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]“Artık bizim için bir yüz karası haline gelen çarşafa mani olmalıyız. Kadın cemiyetleri seferber olmalı, konferanslar tertip etmeli, çarşaf yerine giymeleri gereken elbise önerilerini bizzat giyerek göstermeli, sevdirmeli. Bir köydeki bütün kadınlar vazgeçerse, namus, ayıp meselesi kalmayacağı anlatılmalıdır. [/SIZE][/FONT][/B][/COLOR] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkRed]“Köylü saatinde radyolar harekete geçmeli, bilhassa şarkı ve türküler arasında bunun lüzumsuz-luğunu belirtmelidirler. Nihayet, muayyen bir tarihten sonra çarşaf giyenlerin çarşafı alınacağı gibi, para cezası almalı, hatta çarşaflar toplanmalı ve çarşaflık imal ve satışını yasak etmeli, köylere havadan broşürler atmalı.” [/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İsviçre’den “hüviyeti mahfuz” olarak yazan okuyucunun bu “demokratik” (!) teklifleri ve gazetenin ısrarlı yayını etkili olur ve hemen ertesi günü (13 Mart 1956) üç kadın milletvekili çarşafın yasaklanması için Meclis’e kanun teklifi götürürler. Türk Kadınlar Birliği tarafından da olumlu karşılanan bu teklif, Meclis’te hiçbir işlem görmez. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Cumhuriyet gazetesi, bu teklif üzerine çeşitli siyasal kişiliklere sorular sorar. Bir milletvekili, tasarının kanunlaşmasını beklediğini, medenî bir memleket olarak [B]“çarşaf acayipliğinden” (!)[/B] kurtulmak gerektiğini söyler. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Başka bir milletvekili Pertev Arat ise, çarşafın bir kanun meselesi değil zamanla halledilecek bir telkin ve terbiye meselesi olduğunu ve fes[B] “ucubesi” (!)[/B] ile çarşaf meselesini ayrı değerlendirmek gerektiğini ileri sürerek şöyle konuşur: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkRed]“Eğer çarşafla dolaşanlar son günlerde çoğalmış ise, bunun sebebi, alâkalı teşekküllerin vazifelerini ihmal etmiş olmalarıdır. Millî Eğitim Bakanlığı, kadın teşekkülleri ve diğer sosyal müesseseler, mayolu defileler tertip edeceklerine, çarşafla gezenlerle mücadele etsinler. Şu veya bu, sık sık antidemokratik kanunlardan bahsedilmektedir. Tasarı eğer kanunlaşırsa, çarşafın yasak edilmesine dair kanun, antidemokratik kanunların başında gelecektir. Biz, vatandaşların arzularına aykırı hareket edemeyiz.” [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Çarşafın yasaklanması yönünde kamuoyu oluşturma faaliyetlerine Türk Kadınlar Birliği de katılacaktır. Kadınlar Birliği Merkez İdare Kurulu aynı günlerde bir toplantı yaparak, tasarının kabulü hâlinde, çarşaflarını çıkartacak kadınlara ucuz manto temini ve bunların tipi gibi konuları görüştüler. [/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Kadın mantoları satan mağazaların sahipleri de bu toplantıda bulunarak görüşlerini belirttiler. Sonuçta, yerli kumaşlardan hazırlanacak çeşitli tipteki mantoların istenilen zarafette olması ve ucuza mâl edilmesi kararlaştırıldı; modellerin hazırlanması ve [B]kadınlara tavsiyesi işlerini de Olgunlaşma Enstitüsü üstlendi. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]İşte görüldüğü gibi bu hamur çok su götürüyor. O halde kısa keserek türban ve başörtüsü etrafında koparılan fırtınanın esas sebebini okuyucularımın takdirine sunuyorum... [/COLOR][/SIZE][/FONT] [U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=Red][B]Bediüzzaman, tesettür âyetini tefsir ettiği için ceza almıştı[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]“Eskişehir Mahkemesi (1935), tek bir mesele olan tesettür-ü nisâ (kadınların örtünmesi) hakkındaki bir küçük risâlenin beş on kelimesini bahane ederek, lâstikli bir kanunla hafif bir ceza verdiği zaman, Mahkeme-i Temyizden sonra lâyiha-yı tashihimde kanunsuzluğun yalnız tek bir numunesi olarak resmen Ankara’ya yazdım ki: [/COLOR][/SIZE][/FONT] [I][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]‘Bin üç yüz elli senede, üç yüz elli milyonun kudsî bir düsturuyla daimî ve kuvvetli bir âdet-i İslâmiyeyi ders veren ve emreden tesettür âyetini, [B]eskide bir zındığın Kur’ân’ın bu âyetine itirazına ve medeniyetin tenkidine karşı müdafaa için üç yüz elli bin tefsirin icmâına ve hükümlerine ittibâ ederek o âyeti tefsir edip bin üç yüz elli senede geçen ecdadımızın mesleğine iktidâ eden bir adama o tefsiri için verilen ceza ve mahkûmiyeti, dünyada adalet varsa, elbette o hükmü nakz edecek ve bu acip lekeyi bu hükümet-i İslâmiyedeki adliyeden silecek.’” [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=Red](Bediüzzaman, Şuâlar, s. 332)[/COLOR][/SIZE][/FONT][/I] [CENTER][U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateBlue][B]Vehbi HORASANLI[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateBlue][B]17.07.2009[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [U][FONT=Comic Sans MS][SIZE=2][COLOR=DarkSlateBlue][B]Elif-Yeniasya[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/U] [/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Üçüncü Madde: Tesettür Kalkacak!
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst