Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Üçüncü Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 247254" data-attributes="member: 1"><p><strong>Üçüncü Söz - Sayfa 46</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">bir şey... Adeta sermaye ve iktidar dairesi, eli nereye yetişirse o kadardır. Fakat emelleri, arzuları ve elemleri ve belâları ise, dairesi, gözü, hayali nereye yetişirse ve gidinceye kadar geniştir. İşte bu derece âciz ve zayıf, fakir ve muhtaç olan ruh-u beşere ibadet, tevekkül, tevhid, teslim, ne kadar azîm bir kâr, bir saadet, bir nimet olduğunu, bütün bütün kör olmayan görür, derk eder.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Malûmdur ki, zararsız yol, zararlı yola—velev on ihtimalden bir ihtimal ile olsa—tercih edilir. Halbuki, meselemiz olan ubûdiyet yolu, zararsız olmakla beraber, ondan dokuz ihtimalle bir saadet-i ebediye hazinesi vardır. Fısk ve sefahet yolu ise—hattâ fâsıkın itirafıyla dahi—menfaatsiz olduğu halde, ondan dokuz ihtimalle şekavet-i ebediye helâketi bulunduğu, icmâ ve tevatür derecesinde hadsiz ehl-i ihtisasın ve müşahedenin şehadetiyle sabittir ve ehl-i zevkin ve keşfin ihbaratıyla muhakkaktır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Elhasıl, âhiret gibi dünya saadeti dahi ibadette ve Allah’a asker olmaktadır. Öyle ise biz daima <em>“Elhamdü lillâhi ale’t-tâati ve’t-tevfîk”</em><strong><u><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1</u></strong> demeliyiz ve Müslüman olduğumuza şükretmeliyiz.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Tahoma'"><img src="http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /><img src="http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span>[NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'">Dipnot-1 </span><span style="font-family: 'Tahoma'"> Bize taat ve muvaffakiyet nasip eden Allah’a hamd olsun.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span>[/NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table style='width: 100%'><tr><td><strong>azîm: büyük (bk. a-ẓ-m)</strong></td><td><strong>derk etmek: algılamak, kavramak</strong></td></tr><tr><td><strong>ehl-i ihtisas ve müşahede: görünmeyen âlemlere ait hakikatleri bizzat gözleyen ve bu konuda uzmanlaşan kimseler (bk. ş-h-d)</strong></td><td><strong>ehl-i zevk ve keşif: mânevî âlemlerde iman hakikatleri kendilerine açılan ve bu hakikatlerin zevkine erişen kimseler (bk. k-ş-f)</strong></td></tr><tr><td><strong>elem: üzüntü, acı</strong></td><td><strong>elhasıl: özetle, sonuç olarak</strong></td></tr><tr><td><strong>emel: istek, arzu</strong></td><td><strong>fâsık: günahkâr</strong></td></tr><tr><td><strong>fısk: günah, günahkârlık</strong></td><td><strong>hadsiz: sayısız</strong></td></tr><tr><td><strong>helâket: mahvoluş, yok oluş</strong></td><td><strong>icma: bir mesele hakkında İslâm âlimlerinin görüş birliğine varması (bk. c-m-a)</strong></td></tr><tr><td><strong>ihbarat: verilen haberler</strong></td><td><strong>malum: bilinen, belli (bk. a-l-m)</strong></td></tr><tr><td><strong>menfaat: yarar</strong></td><td><strong>muhakkak: kesin (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</strong></td></tr><tr><td><strong>ruh-u beşer: insan ruhu (bk. r-v-ḥ)</strong></td><td><strong>saadet: mutluluk</strong></td></tr><tr><td><strong>saadet-i ebediye: sonsuz mutluluk (bk. e-b-d)</strong></td><td><strong>sabit: kesinleşmiş</strong></td></tr><tr><td><strong>sefahet: yasak zevklere düşkünlük, beyinsizce davranış, budalalık</strong></td><td><strong>tevatür: güvenilir insanların birbirlerine anlatarak getirdikleri kesin haber</strong></td></tr><tr><td><strong>tevekkül: Allah’a dayanma ve güvenme (bk. v-k-l)</strong></td><td><strong>tevhid: birleme; herşeyin bir olan Allah’a ait olduğunu bilme ve inanma (bk. v-ḥ-d)</strong></td></tr><tr><td><strong>ubûdiyet: Allah’a kulluk (bk. a-b-d)</strong></td><td><strong>velev: hattâ</strong></td></tr><tr><td><strong>âhiret: öteki dünya, öldükten sonraki hayat (bk. e-ḫ-r)</strong></td><td><strong>şekavet-i ebediye: sonsuz sıkıntı, mutsuzluk (bk. e-b-d)</strong></td></tr></table><p><br /> <tbody style="margin: 0px; padding: 0px;"> <br /> </tbody></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 247254, member: 1"] [b]Üçüncü Söz - Sayfa 46[/b] [FONT=Tahoma]bir şey... Adeta sermaye ve iktidar dairesi, eli nereye yetişirse o kadardır. Fakat emelleri, arzuları ve elemleri ve belâları ise, dairesi, gözü, hayali nereye yetişirse ve gidinceye kadar geniştir. İşte bu derece âciz ve zayıf, fakir ve muhtaç olan ruh-u beşere ibadet, tevekkül, tevhid, teslim, ne kadar azîm bir kâr, bir saadet, bir nimet olduğunu, bütün bütün kör olmayan görür, derk eder. [/FONT] [FONT=Tahoma]Malûmdur ki, zararsız yol, zararlı yola—velev on ihtimalden bir ihtimal ile olsa—tercih edilir. Halbuki, meselemiz olan ubûdiyet yolu, zararsız olmakla beraber, ondan dokuz ihtimalle bir saadet-i ebediye hazinesi vardır. Fısk ve sefahet yolu ise—hattâ fâsıkın itirafıyla dahi—menfaatsiz olduğu halde, ondan dokuz ihtimalle şekavet-i ebediye helâketi bulunduğu, icmâ ve tevatür derecesinde hadsiz ehl-i ihtisasın ve müşahedenin şehadetiyle sabittir ve ehl-i zevkin ve keşfin ihbaratıyla muhakkaktır. [/FONT] [FONT=Tahoma]Elhasıl, âhiret gibi dünya saadeti dahi ibadette ve Allah’a asker olmaktadır. Öyle ise biz daima [I]“Elhamdü lillâhi ale’t-tâati ve’t-tevfîk”[/I][B][U][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1[/U][/B] demeliyiz ve Müslüman olduğumuza şükretmeliyiz. [/FONT] [CENTER][FONT=Tahoma][IMG]http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif[/IMG][IMG]http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif[/IMG][/FONT][/CENTER] [FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][NOT][FONT=Tahoma]Dipnot-1 [/FONT][FONT=Tahoma] Bize taat ve muvaffakiyet nasip eden Allah’a hamd olsun. [/FONT][/NOT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][TABLE] <tbody style="margin: 0px; padding: 0px;">[TR] [TD][B]azîm: büyük (bk. a-ẓ-m)[/B][/TD] [TD][B]derk etmek: algılamak, kavramak[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]ehl-i ihtisas ve müşahede: görünmeyen âlemlere ait hakikatleri bizzat gözleyen ve bu konuda uzmanlaşan kimseler (bk. ş-h-d)[/B][/TD] [TD][B]ehl-i zevk ve keşif: mânevî âlemlerde iman hakikatleri kendilerine açılan ve bu hakikatlerin zevkine erişen kimseler (bk. k-ş-f)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]elem: üzüntü, acı[/B][/TD] [TD][B]elhasıl: özetle, sonuç olarak[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]emel: istek, arzu[/B][/TD] [TD][B]fâsık: günahkâr[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]fısk: günah, günahkârlık[/B][/TD] [TD][B]hadsiz: sayısız[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]helâket: mahvoluş, yok oluş[/B][/TD] [TD][B]icma: bir mesele hakkında İslâm âlimlerinin görüş birliğine varması (bk. c-m-a)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]ihbarat: verilen haberler[/B][/TD] [TD][B]malum: bilinen, belli (bk. a-l-m)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]menfaat: yarar[/B][/TD] [TD][B]muhakkak: kesin (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]ruh-u beşer: insan ruhu (bk. r-v-ḥ)[/B][/TD] [TD][B]saadet: mutluluk[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]saadet-i ebediye: sonsuz mutluluk (bk. e-b-d)[/B][/TD] [TD][B]sabit: kesinleşmiş[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]sefahet: yasak zevklere düşkünlük, beyinsizce davranış, budalalık[/B][/TD] [TD][B]tevatür: güvenilir insanların birbirlerine anlatarak getirdikleri kesin haber[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]tevekkül: Allah’a dayanma ve güvenme (bk. v-k-l)[/B][/TD] [TD][B]tevhid: birleme; herşeyin bir olan Allah’a ait olduğunu bilme ve inanma (bk. v-ḥ-d)[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]ubûdiyet: Allah’a kulluk (bk. a-b-d)[/B][/TD] [TD][B]velev: hattâ[/B][/TD] [/TR] [TR] [TD][B]âhiret: öteki dünya, öldükten sonraki hayat (bk. e-ḫ-r)[/B][/TD] [TD][B]şekavet-i ebediye: sonsuz sıkıntı, mutsuzluk (bk. e-b-d)[/B][/TD] [/TR] </tbody>[/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Üçüncü Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst