Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Ülfet Nedir?Nasıl Kurtuluruz Ülfetten?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ademyakup" data-source="post: 243023" data-attributes="member: 1009927"><p><strong>Herşeye "Alışkanlık Gözü"yle Bakmak ve Bu Nedenle Üzerinde Düşünmeye Gerek Görmemek</strong> </p><p> </p><p>İnsanlar bazı şeylerle ilk kez karşılaştıklarında, ondaki olağanüstülüğü anlayabilirler ve bu, onların düşünmelerine, gördükleri şeyi inceleyip araştırmalarına neden olabilir. Ancak bir süre sonra bu şeye karşı bir alışkanlık oluşur ve artık etkilenmemeye başlarlar. Özellikle de hemen her gün karşılaştıkları bir varlık veya olay, artık onlar için "sıradan" bir şey haline gelir.</p><p> </p><p>Örneğin bazı doktor adayları ilk kez ölü bir insanın bedenini gördüklerinde bundan son derece etkilenirler. Veya ilk kez bir hastaları öldüğünde bu, onları uzun uzun düşündürür. Belki birkaç dakika önce hayat dolu, gülen, planları olan, konuşan, zevk alan bir insanın, gözleri ışıl ışıl, canlı iken birden bire cansız, adeta bir eşyaya benzeyen bedeni karşılarına çıkar. İlk kez otopsi yapmaları için önlerine bir kadavra geldiğinde bu cesette gördükleri herşeyi düşünürler. </p><p> </p><p>Örneğin bu bedenin büyük bir hızla çürümesi, içinden dayanılmaz bir kokunun çıkması, yaşarken göze hoş gelen saçların dokunmaya bile tahammül edilemeyecek bir hale gelmesi hep üzerinde düşündükleri konulardır. Bunların ardından da şunu düşünürler: Her insanın yapı malzemesi tamamen aynıdır ve herkesin bedeni mutlaka aynı sona uğrayacaktır, yani kendileri de bir gün bu hale geleceklerdir. Ancak birkaç kadavra gördükten veya birkaç hastasını kaybettikten sonra bu kişiler üzerinde ülfet (alışkanlık) oluşmaya başlayabilir. Artık gördükleri kadavralara, hatta hastalara bir eşyaymış gibi davranmaya başlarlar. Bu durum elbette ki sadece doktorlar için geçerli değildir. İnsanların büyük bir çoğunluğu için yaşamlarının pek çok alanında aynı durum söz konusudur. </p><p> </p><p>Örneğin zor koşullarda yaşayan bir insana, birdenbire rahat bir yaşam tarzı sunulduğunda, gördüğü ve sahip olduğu herşeyin kendisi için bir nimet olduğunu anlar. Yattığı yatağın daha rahat olması, evinin güzel bir manzaraya bakması, canının istediği şeyi alıp yiyebilmesi, kışın evini dilediği gibi ısıtabiliyor olması, bir yerden bir yere giderken arabası ile kolaylıkla gidebilmesi ve daha birçok şey bu kişi için birer nimettir. Eski durumu aklına geldikçe, bunların her birinin sevincini yaşar. Ancak doğduğu andan itibaren bu imkanlara sahip bir insan bunların kıymetini o kadar düşünmeyebilir. Bu güzellikleri takdir etmesi de -düşünmediği müddetçe- pek mümkün olmaz. (harunyahya)</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ademyakup, post: 243023, member: 1009927"] [B]Herşeye "Alışkanlık Gözü"yle Bakmak ve Bu Nedenle Üzerinde Düşünmeye Gerek Görmemek[/B] İnsanlar bazı şeylerle ilk kez karşılaştıklarında, ondaki olağanüstülüğü anlayabilirler ve bu, onların düşünmelerine, gördükleri şeyi inceleyip araştırmalarına neden olabilir. Ancak bir süre sonra bu şeye karşı bir alışkanlık oluşur ve artık etkilenmemeye başlarlar. Özellikle de hemen her gün karşılaştıkları bir varlık veya olay, artık onlar için "sıradan" bir şey haline gelir. Örneğin bazı doktor adayları ilk kez ölü bir insanın bedenini gördüklerinde bundan son derece etkilenirler. Veya ilk kez bir hastaları öldüğünde bu, onları uzun uzun düşündürür. Belki birkaç dakika önce hayat dolu, gülen, planları olan, konuşan, zevk alan bir insanın, gözleri ışıl ışıl, canlı iken birden bire cansız, adeta bir eşyaya benzeyen bedeni karşılarına çıkar. İlk kez otopsi yapmaları için önlerine bir kadavra geldiğinde bu cesette gördükleri herşeyi düşünürler. Örneğin bu bedenin büyük bir hızla çürümesi, içinden dayanılmaz bir kokunun çıkması, yaşarken göze hoş gelen saçların dokunmaya bile tahammül edilemeyecek bir hale gelmesi hep üzerinde düşündükleri konulardır. Bunların ardından da şunu düşünürler: Her insanın yapı malzemesi tamamen aynıdır ve herkesin bedeni mutlaka aynı sona uğrayacaktır, yani kendileri de bir gün bu hale geleceklerdir. Ancak birkaç kadavra gördükten veya birkaç hastasını kaybettikten sonra bu kişiler üzerinde ülfet (alışkanlık) oluşmaya başlayabilir. Artık gördükleri kadavralara, hatta hastalara bir eşyaymış gibi davranmaya başlarlar. Bu durum elbette ki sadece doktorlar için geçerli değildir. İnsanların büyük bir çoğunluğu için yaşamlarının pek çok alanında aynı durum söz konusudur. Örneğin zor koşullarda yaşayan bir insana, birdenbire rahat bir yaşam tarzı sunulduğunda, gördüğü ve sahip olduğu herşeyin kendisi için bir nimet olduğunu anlar. Yattığı yatağın daha rahat olması, evinin güzel bir manzaraya bakması, canının istediği şeyi alıp yiyebilmesi, kışın evini dilediği gibi ısıtabiliyor olması, bir yerden bir yere giderken arabası ile kolaylıkla gidebilmesi ve daha birçok şey bu kişi için birer nimettir. Eski durumu aklına geldikçe, bunların her birinin sevincini yaşar. Ancak doğduğu andan itibaren bu imkanlara sahip bir insan bunların kıymetini o kadar düşünmeyebilir. Bu güzellikleri takdir etmesi de -düşünmediği müddetçe- pek mümkün olmaz. (harunyahya) [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Okuyoruz
Ülfet Nedir?Nasıl Kurtuluruz Ülfetten?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst