Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ümit kesilir mi? ümitvar olmak
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="bizar" data-source="post: 177223" data-attributes="member: 12884"><p><em><strong>Ümit kesilir mi? </strong></em><em><strong><img src="http://www.saidnursi.de/tr2/templates/ja_teline/images/printButton.png" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></em><em><strong><img src="http://www.saidnursi.de/tr2/templates/ja_teline/images/emailButton.png" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></em><em><strong> <span style="color: #666666">Yazar: Cemil ARIKAN </span>18.01.2010 </strong></em></p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p><p><em><strong>“Allah’ın Rahmetinden ümîdinizi kesmeyin!” </strong></em></p><p><em><strong>(Zümer: 53)</strong></em></p><p><em><strong>Ümitvâr olmak!..</strong></em></p><p><em><strong>Öylesine ümitvâr olmak ki, hiçbir menfî hâdise, hiçbir zorluk, hiçbir zulüm, hiçbir baskı, hiçbir zâlim kuvvet o ümîdi söndürmeyecek; söndüremeyecek.</strong></em></p><p><em><strong>Dünyanın bütün menfî hâdisâtı etrafını sarsa, bütün zâlimler, dessaslar, kavîler karşında dursa; sebepler noktasında güvendiğin her şey ve herkes seni terk etse bile aslâ bedbîn olmayacak, asla telâşa düşmeyecek derecede ümitvâr olmak. Kısaca dünya karşına geçse ve sen tek başına kalsan bile kat’iyyen ümîdini kesmemek…</strong></em></p><p><em><strong>Peki bu mümkün mü?</strong></em></p><p><em><strong>Elbette ki mümkün. Çünkü ümitvâr olmak, hiçbir hâl ve şart karşısında ümidini kesmemek Allah’ın emridir. O Allah ki, Hakîm’dir; abes iş yapmaz. Her işinde, her emrinde hikmet saklıdır. Eğer mümkün olmasaydı emreder miydi? “Allah’ın Rahmetinden ümîdinizi kesmeyin!” (Zümer: 53) der miydi?</strong></em></p><p><em><strong>Kaldı ki her hâl ve şart altında ümitvâr olmanın, hiçbir sebeple ye’se düşmemenin mümkün olduğunu hayatlarıyla bizzat gösteren rehberler var önümüzde.</strong></em></p><p><em><strong>Başta Rasûlûllah Efendimiz (asm) olmak üzere İslâm tarihi bu örnek ve lider şahsiyetlerle dolu. Her biri ümmetin acze düştüğü zamanlarda dayanak, ye’se düştüğü dönemlerde ümîd olmuş; kuvvet vermiş; şevk vermiş şahsiyetler.</strong></em></p><p><em><strong>İşte bu şahsiyetlerden birisi olan Bedîüzzaman Said Nursî Hazretleri de asrımızla ve asrımızın insanı ile doğrudan münâsebettar birisi olarak bütün hayâtı boyunca insanlara ümîd aşılamış, şevk vermiş, aslâ ye’se düşmemiş ve düşürmemiş bir şahsiyettir. Ümitvâr olmayı hayat felsefesi haline getirmiş, ye’sin “mânî-i herkemâl” olduğunu söyleyip bunu da aklî ve mantıkî delillerle isbât ederek hayâtıyla da örnek olmuştur. Ümidsizliğin insanların şahsî hayatında olduğu gibi, cemiyet hayatında da ne kadar onulmaz yaralar açtığını görebilmek için onun “Hutbe-i Şâmiye” adlı eserinin hemen baş tarafında ortaya koyduğu hakîkatlere bakmak yeterlidir sanıyorum.</strong></em></p><p><em><strong>Mezkûr eserinin başlarında âlem-i İslâmı, Avrupa karşısında maddî cihette geride bırakan sebeplerin en başında, birinci sırada saydığı hastalık ye’stir. Ve bu hastalıkların çâresi olarak da yine ilk sırada saydığı kelime “El-emel,” yani, rahmet-i İlâhiyeden kuvvetli ümit beslemektir.</strong></em></p><p><em><strong>“Evet, ben kendi hesabıma aldığım dersime binaen, ey İslâm cemâati, müjde veriyorum ki, şimdiki âlem-i İslâmın saâdet-i dünyeviyesi, bâhusus Osmanlıların saâdeti ve bilhassa İslâmın terakkîsi, onların intibâhıyla olan Arabın saâdetinin fecr-i sâdıkının emâreleri inkişâfa başlıyor ve saâdet güneşinin de çıkması yakınlaşmış. Ye’sin rağmına olarak ben dünyaya işittirecek derecede kanâat-i katiyemle derim: İstikbal yalnız ve yalnız İslâmiyetin olacak; ve hâkim, hakaik-ı Kur’âniye ve îmaniye olacak.”</strong></em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="bizar, post: 177223, member: 12884"] [I][B]Ümit kesilir mi? [/B][/I][I][B][IMG]http://www.saidnursi.de/tr2/templates/ja_teline/images/printButton.png[/IMG][/B][/I][I][B][IMG]http://www.saidnursi.de/tr2/templates/ja_teline/images/emailButton.png[/IMG][/B][/I][I][B] [COLOR=#666666]Yazar: Cemil ARIKAN [/COLOR]18.01.2010 [/B][/I] [I][B]“Allah’ın Rahmetinden ümîdinizi kesmeyin!” [/B][/I] [I][B](Zümer: 53)[/B][/I] [I][B]Ümitvâr olmak!..[/B][/I] [I][B]Öylesine ümitvâr olmak ki, hiçbir menfî hâdise, hiçbir zorluk, hiçbir zulüm, hiçbir baskı, hiçbir zâlim kuvvet o ümîdi söndürmeyecek; söndüremeyecek.[/B][/I] [I][B]Dünyanın bütün menfî hâdisâtı etrafını sarsa, bütün zâlimler, dessaslar, kavîler karşında dursa; sebepler noktasında güvendiğin her şey ve herkes seni terk etse bile aslâ bedbîn olmayacak, asla telâşa düşmeyecek derecede ümitvâr olmak. Kısaca dünya karşına geçse ve sen tek başına kalsan bile kat’iyyen ümîdini kesmemek…[/B][/I] [I][B]Peki bu mümkün mü?[/B][/I] [I][B]Elbette ki mümkün. Çünkü ümitvâr olmak, hiçbir hâl ve şart karşısında ümidini kesmemek Allah’ın emridir. O Allah ki, Hakîm’dir; abes iş yapmaz. Her işinde, her emrinde hikmet saklıdır. Eğer mümkün olmasaydı emreder miydi? “Allah’ın Rahmetinden ümîdinizi kesmeyin!” (Zümer: 53) der miydi?[/B][/I] [I][B]Kaldı ki her hâl ve şart altında ümitvâr olmanın, hiçbir sebeple ye’se düşmemenin mümkün olduğunu hayatlarıyla bizzat gösteren rehberler var önümüzde.[/B][/I] [I][B]Başta Rasûlûllah Efendimiz (asm) olmak üzere İslâm tarihi bu örnek ve lider şahsiyetlerle dolu. Her biri ümmetin acze düştüğü zamanlarda dayanak, ye’se düştüğü dönemlerde ümîd olmuş; kuvvet vermiş; şevk vermiş şahsiyetler.[/B][/I] [I][B]İşte bu şahsiyetlerden birisi olan Bedîüzzaman Said Nursî Hazretleri de asrımızla ve asrımızın insanı ile doğrudan münâsebettar birisi olarak bütün hayâtı boyunca insanlara ümîd aşılamış, şevk vermiş, aslâ ye’se düşmemiş ve düşürmemiş bir şahsiyettir. Ümitvâr olmayı hayat felsefesi haline getirmiş, ye’sin “mânî-i herkemâl” olduğunu söyleyip bunu da aklî ve mantıkî delillerle isbât ederek hayâtıyla da örnek olmuştur. Ümidsizliğin insanların şahsî hayatında olduğu gibi, cemiyet hayatında da ne kadar onulmaz yaralar açtığını görebilmek için onun “Hutbe-i Şâmiye” adlı eserinin hemen baş tarafında ortaya koyduğu hakîkatlere bakmak yeterlidir sanıyorum.[/B][/I] [I][B]Mezkûr eserinin başlarında âlem-i İslâmı, Avrupa karşısında maddî cihette geride bırakan sebeplerin en başında, birinci sırada saydığı hastalık ye’stir. Ve bu hastalıkların çâresi olarak da yine ilk sırada saydığı kelime “El-emel,” yani, rahmet-i İlâhiyeden kuvvetli ümit beslemektir.[/B][/I] [I][B]“Evet, ben kendi hesabıma aldığım dersime binaen, ey İslâm cemâati, müjde veriyorum ki, şimdiki âlem-i İslâmın saâdet-i dünyeviyesi, bâhusus Osmanlıların saâdeti ve bilhassa İslâmın terakkîsi, onların intibâhıyla olan Arabın saâdetinin fecr-i sâdıkının emâreleri inkişâfa başlıyor ve saâdet güneşinin de çıkması yakınlaşmış. Ye’sin rağmına olarak ben dünyaya işittirecek derecede kanâat-i katiyemle derim: İstikbal yalnız ve yalnız İslâmiyetin olacak; ve hâkim, hakaik-ı Kur’âniye ve îmaniye olacak.”[/B][/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Ümit kesilir mi? ümitvar olmak
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst