Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
üniversiteli öğrenci efsaneleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="zeyhak_" data-source="post: 13967" data-attributes="member: 22"><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">üniversiteli öğrenci efsaneleri</span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Geçtiğimiz ay ÖSS sonuçları açıklandı. Birinciler televizyonlara çıktı ve başarılarının sırlarını açıkladı. Anne babalar ile röportajlar yapıldı. Hatta çocuğun berberine kadar mikrofonlar uzatıldı. Şimdi sıra üniversite adaylarının yerleşmelerine sıra geldi. Üniversiteye girmeden önce dünyamda üniversite deyince çok büyük büyük binalar, koca koca profesörler, çok ciddi dersler vs. vardı. İçeriye girdikten sonra ise her şeyin aslında zannımdan farklı olduğunu gördüm. İşte bu ay üniversiteye yeni girecek arkadaşlarımız için üniversitenin keyifli yanlarından bahsetmek istedim. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">ODTÜ Felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan biri yıllık olan dersinin final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav sorusu olarak tahtaya, "Why?" (Neden?) yazmış. Öğrenciler ilk önce ne yazacaklarını şaşırmışlar, sonra herkes bir şeyler yazmaya başlamış. Yalnız bir öğrenci, sınavın ilk dakikasında kâğıdını teslim etmiş. Öğrencinin cevabı da soru gibi kısaymış: "Why not?" (Neden olmasın ki?) Bu öğrenci sınavdan "100" almış.</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Risk nedir?”</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Aynı hoca başka bir sınavda "risk nedir?" diye sormuş. Yine bir öğrenci sınavın ilk 10 saniyesinde teslim etmiş kâğıdını. Kâğıdın üst kısmında sadece isim - soyadı yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz yaprak. En altta ise "İşte risk budur" diye yazıyor. Ve bu öğrenci de sınıftaki en yüksek notu almış. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hocanın bir sonraki sınavında yine "Risk nedir?" sorusuyla karşılaşan öğrencimiz tekrar boş kâğıt verince bu sefer 0 almış. Tabii koşa koşa hocaya gidip sebebini sormuş. İşte cevap: "Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak ***************lıktır!"</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Davanın sonucu</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bu tür öğrenciler ve değerlendirmeler bizim üniversitelerimizde yok mu? Elbette var. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde hocanın biri sınavda, o günlerde devam etmekte olan bir davanın detaylarını vermiş ve sonucun ne olacağını sormuş. Tabii, bütün öğrenciler ha babam, de babam, sayfalarca yazmaya başlamışlar. Ama bir öğrenci kâğıdını sınavın ilk dakikasında vermiş. Ve buna rağmen 100 almış. Öğrencinin yanıtı tek cümleymiş: "Devam eden dava hakkında yorum yapılamaz."</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Rujlu aynaların akıbeti</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bir kız yurdunda kalan kızlar, artık temizlik görevlisine olan gıcıklıklarından mıdır yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt geleneğinden midir, her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaya öperek iz bırakıyorlarmış. Yurt müdürü ne yapıp ettiyse bu alışkanlığı ortadan kaldıramamış. Diğer yandan temizlik görevlileri de iyiden iyiye baş kaldırmaya başlamışlar. Sonunda müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş. Hemen bir duyuru yapıp, kızları toplantıya çağırmış. Neyse bir gün toplanmışlar. Müdür "Buyurun tuvalete" demiş. Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete girmişler. Aynalarda sabahki ruj izleri hâlâ duruyormuş. Müdür "Arkadaşlar" demiş, "Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor. Temizlik görevlilerimiz bunları temizlerken zorlanıyor. Sizleri görevlimizin bu temizliği yaparken ne kadar zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. Bakın ve görün". Sonra görevliye bir işaret çakmış. Bizimki gayet sakin bir şekilde tuvalet fırçasını almış, klozetteki suya daldırmış ve aynayı temizlemiş. O günden sonra bir daha o yurtta tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış. </span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Ama siz Türkçe anlatıyor”</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Olay ODTÜ'de geçiyor. Dışarıda bahar havası; amfide ders, hem de İngilizce. İnsanlar seçimlerini doğru yönde kullanmış olacaklar ki 100 kişilik sınıftan ancak 15 - 20 kişi var içeride, onlar da oyun oynuyorlar. Bir tek en önde bir kızcağız dersi dinliyor. Aklına bir şey takılıyor hocaya İngilizce soruyor şuradaki şunu tekrar anlatır mısınız diye. Hoca eyvallah diyor, dönüyor, başlıyor bütün konuyu yeniden, </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">ama bu sefer Türkçe anlatmaya. Bitiriyor, kıza dönüyor, şimdi anladın mı diye soruyor. Kızdan gelen cevap yarım yamalak bir Türkçeyle "Ama hocam siz Türkçe anlatıyor ben anlamadı." </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hoca dumur, amfi gülmekten yerlerde...</span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">**</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bilgisayar bölümünde öğrenciler ile görevli arasında geçen diyaloglar.</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">* Bilgisayarda çalışan öğrencinin elektrik kesildikten 15 dakika sonraki sorusu: </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— Elektrik mi kesik?</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">* Boş bilgisayar yok mu?</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— Yok</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— Hiç mi yok?</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">* Word'lü bilgisayar var mı?</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— Hayır, çilekli ve vanilyalı var sadece. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">* Çıkıntı alabilir miyim? (Printerdan çıktı almak için öğrencinin sorusu)</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">* Çıktılar hep siyah beyaz mı oluyor?</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— Hayır, ara sıra yeşil üzerine eflatun hatta ördek desenli de çıkıyor.</span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'">* İçeriye yiyecekle girme lütfen arkadaşım!</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— Hocam hemen çıkacağım</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— E herhalde çıkacaksın. Yatıya gelmedin ya?</span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">* Hocam internet hâlâ gidik mi?</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— Hayır gelik.</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">* Printer sayfası ne kadar?</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— 40 kuruş.</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— 25’di artmış dimi?</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">— Aferin hesabın kuvvetliymiş.</span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Profesör ve seyis</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Profesör ders vermek üzere salona girmiş. Salon, ön sırada oturan seyis dışında boşmuş. Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen profesör sonunda seyise sormuş: </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mı, yoksa konuşmamalı mıyım?”</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Seyis cevap vermiş: </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">"Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim."</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Bu sözlere hak veren profesör konferansa başlamış. İki saatin üzerinde </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">konuşmuş durmuş, konferanstan sonra kendini mutlu hissetmiş, dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylanmasını isteyerek sormuş: </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">“Konuşmayı nasıl buldun?” </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Seyis cevap vermiş: </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">"Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelir biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım."</span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kilit ne işe yarar?</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Çin’de bir üniversitede oldukça ilginç bir olay:</span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kızın biri bir gün yeni aldığı bisikletiyle okula geliyor ve okulun bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı için öylece bırakıyor. Derslerin bitiminde okul çıkışı bisikletinin yerinde olmadığını görüyor ve çok sinirleniyor. Ertesi gün sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde bir notla bir gün önce bıraktığı yerde buluyor. Üzerindeki notta, "Çok özür dilerim ama bisikletine gerçekten çok ihtiyacım vardı. Aldıktan 2 saat sonra geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim çok üzgünüm anlayışın için teşekkürler" yazıyor. </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Kız doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve 5 tane kilit alarak okula dönüyor. Bisikleti iyice kilitleyip 5 farklı anahtarla derse giriyor ve olayı arkadaşlarına anlatıyor. Ders bitimi okul çıkışında 5 kilit taktığını anlattığı arkadaşlarıyla beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor. Bisikletin üzerinde 10 kilit ve birde not var: "Eğer acil ihtiyacım olduğu halde ben kullanamayacaksam sen hiç kullanamayacaksın."</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="zeyhak_, post: 13967, member: 22"] [B][FONT=Comic Sans MS]üniversiteli öğrenci efsaneleri [/FONT][/B] [FONT=Comic Sans MS]Geçtiğimiz ay ÖSS sonuçları açıklandı. Birinciler televizyonlara çıktı ve başarılarının sırlarını açıkladı. Anne babalar ile röportajlar yapıldı. Hatta çocuğun berberine kadar mikrofonlar uzatıldı. Şimdi sıra üniversite adaylarının yerleşmelerine sıra geldi. Üniversiteye girmeden önce dünyamda üniversite deyince çok büyük büyük binalar, koca koca profesörler, çok ciddi dersler vs. vardı. İçeriye girdikten sonra ise her şeyin aslında zannımdan farklı olduğunu gördüm. İşte bu ay üniversiteye yeni girecek arkadaşlarımız için üniversitenin keyifli yanlarından bahsetmek istedim. [/FONT] [FONT=Comic Sans MS]ODTÜ Felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan biri yıllık olan dersinin final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav sorusu olarak tahtaya, "Why?" (Neden?) yazmış. Öğrenciler ilk önce ne yazacaklarını şaşırmışlar, sonra herkes bir şeyler yazmaya başlamış. Yalnız bir öğrenci, sınavın ilk dakikasında kâğıdını teslim etmiş. Öğrencinin cevabı da soru gibi kısaymış: "Why not?" (Neden olmasın ki?) Bu öğrenci sınavdan "100" almış.[/FONT] [FONT=Comic Sans MS]“Risk nedir?” Aynı hoca başka bir sınavda "risk nedir?" diye sormuş. Yine bir öğrenci sınavın ilk 10 saniyesinde teslim etmiş kâğıdını. Kâğıdın üst kısmında sadece isim - soyadı yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz yaprak. En altta ise "İşte risk budur" diye yazıyor. Ve bu öğrenci de sınıftaki en yüksek notu almış. Hocanın bir sonraki sınavında yine "Risk nedir?" sorusuyla karşılaşan öğrencimiz tekrar boş kâğıt verince bu sefer 0 almış. Tabii koşa koşa hocaya gidip sebebini sormuş. İşte cevap: "Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak ***************lıktır!"[/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Davanın sonucu Bu tür öğrenciler ve değerlendirmeler bizim üniversitelerimizde yok mu? Elbette var. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde hocanın biri sınavda, o günlerde devam etmekte olan bir davanın detaylarını vermiş ve sonucun ne olacağını sormuş. Tabii, bütün öğrenciler ha babam, de babam, sayfalarca yazmaya başlamışlar. Ama bir öğrenci kâğıdını sınavın ilk dakikasında vermiş. Ve buna rağmen 100 almış. Öğrencinin yanıtı tek cümleymiş: "Devam eden dava hakkında yorum yapılamaz."[/FONT] [FONT=Comic Sans MS]Rujlu aynaların akıbeti Bir kız yurdunda kalan kızlar, artık temizlik görevlisine olan gıcıklıklarından mıdır yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt geleneğinden midir, her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaya öperek iz bırakıyorlarmış. Yurt müdürü ne yapıp ettiyse bu alışkanlığı ortadan kaldıramamış. Diğer yandan temizlik görevlileri de iyiden iyiye baş kaldırmaya başlamışlar. Sonunda müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş. Hemen bir duyuru yapıp, kızları toplantıya çağırmış. Neyse bir gün toplanmışlar. Müdür "Buyurun tuvalete" demiş. Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete girmişler. Aynalarda sabahki ruj izleri hâlâ duruyormuş. Müdür "Arkadaşlar" demiş, "Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor. Temizlik görevlilerimiz bunları temizlerken zorlanıyor. Sizleri görevlimizin bu temizliği yaparken ne kadar zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. Bakın ve görün". Sonra görevliye bir işaret çakmış. Bizimki gayet sakin bir şekilde tuvalet fırçasını almış, klozetteki suya daldırmış ve aynayı temizlemiş. O günden sonra bir daha o yurtta tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış. “Ama siz Türkçe anlatıyor” Olay ODTÜ'de geçiyor. Dışarıda bahar havası; amfide ders, hem de İngilizce. İnsanlar seçimlerini doğru yönde kullanmış olacaklar ki 100 kişilik sınıftan ancak 15 - 20 kişi var içeride, onlar da oyun oynuyorlar. Bir tek en önde bir kızcağız dersi dinliyor. Aklına bir şey takılıyor hocaya İngilizce soruyor şuradaki şunu tekrar anlatır mısınız diye. Hoca eyvallah diyor, dönüyor, başlıyor bütün konuyu yeniden, ama bu sefer Türkçe anlatmaya. Bitiriyor, kıza dönüyor, şimdi anladın mı diye soruyor. Kızdan gelen cevap yarım yamalak bir Türkçeyle "Ama hocam siz Türkçe anlatıyor ben anlamadı." Hoca dumur, amfi gülmekten yerlerde... ** Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bilgisayar bölümünde öğrenciler ile görevli arasında geçen diyaloglar. * Bilgisayarda çalışan öğrencinin elektrik kesildikten 15 dakika sonraki sorusu: — Elektrik mi kesik? * Boş bilgisayar yok mu? — Yok — Hiç mi yok? * Word'lü bilgisayar var mı? — Hayır, çilekli ve vanilyalı var sadece. * Çıkıntı alabilir miyim? (Printerdan çıktı almak için öğrencinin sorusu) * Çıktılar hep siyah beyaz mı oluyor? — Hayır, ara sıra yeşil üzerine eflatun hatta ördek desenli de çıkıyor. * İçeriye yiyecekle girme lütfen arkadaşım! — Hocam hemen çıkacağım — E herhalde çıkacaksın. Yatıya gelmedin ya? * Hocam internet hâlâ gidik mi? — Hayır gelik. * Printer sayfası ne kadar? — 40 kuruş. — 25’di artmış dimi? — Aferin hesabın kuvvetliymiş. Profesör ve seyis Profesör ders vermek üzere salona girmiş. Salon, ön sırada oturan seyis dışında boşmuş. Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen profesör sonunda seyise sormuş: “Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mı, yoksa konuşmamalı mıyım?” Seyis cevap vermiş: "Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim." Bu sözlere hak veren profesör konferansa başlamış. İki saatin üzerinde konuşmuş durmuş, konferanstan sonra kendini mutlu hissetmiş, dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylanmasını isteyerek sormuş: “Konuşmayı nasıl buldun?” Seyis cevap vermiş: "Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelir biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip hayvanı çatlatmazdım." Kilit ne işe yarar? Çin’de bir üniversitede oldukça ilginç bir olay: Kızın biri bir gün yeni aldığı bisikletiyle okula geliyor ve okulun bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı için öylece bırakıyor. Derslerin bitiminde okul çıkışı bisikletinin yerinde olmadığını görüyor ve çok sinirleniyor. Ertesi gün sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde bir notla bir gün önce bıraktığı yerde buluyor. Üzerindeki notta, "Çok özür dilerim ama bisikletine gerçekten çok ihtiyacım vardı. Aldıktan 2 saat sonra geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim çok üzgünüm anlayışın için teşekkürler" yazıyor. Kız doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve 5 tane kilit alarak okula dönüyor. Bisikleti iyice kilitleyip 5 farklı anahtarla derse giriyor ve olayı arkadaşlarına anlatıyor. Ders bitimi okul çıkışında 5 kilit taktığını anlattığı arkadaşlarıyla beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor. Bisikletin üzerinde 10 kilit ve birde not var: "Eğer acil ihtiyacım olduğu halde ben kullanamayacaksam sen hiç kullanamayacaksın."[/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
üniversiteli öğrenci efsaneleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst