Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Üstad Bediüzzaman´ın yeme içme kültürü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="müdavim" data-source="post: 187523" data-attributes="member: 5987"><p><strong>Bediüzzaman'ın Yemek Kültürü</strong></p><p></p><p><img src="http://img110.imageshack.us/img110/2200/barlastadnaaardaqw2.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p></p><p></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong>Üstad Bediüzzaman'ın, yaşayışını incelediğimizde, yeme ve içme alışkanlığı gibi özel hallerinin de "sünnet-i seniyye" ölçülerine tamamiyle uygunluk arzettiğini görmekteyiz.</strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong>Az uyuyor, çok çalışıyor; az yemek yiyiyor, çok gayret sarfediyor; kendinden çok başkasını düşünüyor. Hayatının hiçbir devresinde, ne israfın ve ne de cimriliğin izine rastlamak mümkün değil. O, tam bir iktisat, kanaat ve bereket üzere yaşadı. Zaman oldu, açlığa, fakirliğe kanaat getirdi; ama, kimseye el açmadı, yüzsuyu dökmedi, kimseden yardım dilemedi, kimsenin minneti altına girmedi. Kasten ve bilerek ne zekât aldı kimseden, ne de sadaka...</strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong>Bu "istiğna" düstûru ve "nâsın hediyelerini mukabilsiz kabul etmeme" prensibi, hayatının başından sonuna kadar kesintisiz devam etti.</strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong>Zaten o "yemek için yaşamıyor; belki yaşamak için yiyor"du. O'nun her lokması ilahi sıfatların okunması ve bir şükür vesilesiydi. En büyük kuvvet kaynağı olarak kabul ettiği "hakiki ihlâs"ın gereği olarak, fikrinde olduğu gibi, hayatında da tam bir "minnetsizlik" hali tahakkuk etti.</strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong>Üstadımız çok az yerdi. Yediği zaman da beş saat geçmeyince tekrar yemek yemezdi. Yemekten sonra da, (sünnete uygun olarak) iki saat geçmeden su içmezdi. Saate bakar, on dakika da kalmış olsa 'Daha iki saat olmadı' diye bekler, sonra su içerdi. </strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong>Üstad Bediüzzaman'ın yiyecek ve içecekler listesine dahil olmuş İlâhî nimetlerin önemli bir kısmı şunlardır: Çorba, bulgur, pirinç, sade ekmek, yoğurt, peynir, yumurta, tereyağı, bal, kabak tatlısı, hurma, incir, üzüm, kuru üzüm, kayısı kurusu, üryani erik (hoşafı), limon, limon tuzu, elma, çay (daha çok limonlu), su (genellikle soğuk ve buzlu)...</strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="color: Navy"><span style="font-size: 10px"><strong>Üstad'ın kendisi ve bilhassa talebeleri, dışarıdan alacakları yiyecek ve içecekleri kimsenin göremeyeceği şekilde ve âzami derecede bir dikkat ve itina ile taşıyıp eve getirirlerdi. Tâ ki, o nimetin üzerine kimsenin nazarı düşmesin, onda kimsenin gözü kalmış olmasın. Hatta, fırından bir ekmek aldıracak olursa, onu da kimsenin gözüne görünmeden torbanın içine konularak getirilmesini tembihlerdi. Aksi halde, yiyeceği herşey Üstad'a dokunurdu. Buna rağmen Üstad, kendisi fakr û zaruret içinde yaşadığı halde, kendi yiyeceklerinden de talebelerine ve misafirlerine ayrıca ikram ederek, onların nefsini kendi nefsine tercih ederdi.</strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="müdavim, post: 187523, member: 5987"] [b]Bediüzzaman'ın Yemek Kültürü[/b] [IMG]http://img110.imageshack.us/img110/2200/barlastadnaaardaqw2.jpg[/IMG] [COLOR="Navy"][SIZE="2"][B]Üstad Bediüzzaman'ın, yaşayışını incelediğimizde, yeme ve içme alışkanlığı gibi özel hallerinin de "sünnet-i seniyye" ölçülerine tamamiyle uygunluk arzettiğini görmekteyiz. Az uyuyor, çok çalışıyor; az yemek yiyiyor, çok gayret sarfediyor; kendinden çok başkasını düşünüyor. Hayatının hiçbir devresinde, ne israfın ve ne de cimriliğin izine rastlamak mümkün değil. O, tam bir iktisat, kanaat ve bereket üzere yaşadı. Zaman oldu, açlığa, fakirliğe kanaat getirdi; ama, kimseye el açmadı, yüzsuyu dökmedi, kimseden yardım dilemedi, kimsenin minneti altına girmedi. Kasten ve bilerek ne zekât aldı kimseden, ne de sadaka... Bu "istiğna" düstûru ve "nâsın hediyelerini mukabilsiz kabul etmeme" prensibi, hayatının başından sonuna kadar kesintisiz devam etti. Zaten o "yemek için yaşamıyor; belki yaşamak için yiyor"du. O'nun her lokması ilahi sıfatların okunması ve bir şükür vesilesiydi. En büyük kuvvet kaynağı olarak kabul ettiği "hakiki ihlâs"ın gereği olarak, fikrinde olduğu gibi, hayatında da tam bir "minnetsizlik" hali tahakkuk etti. Üstadımız çok az yerdi. Yediği zaman da beş saat geçmeyince tekrar yemek yemezdi. Yemekten sonra da, (sünnete uygun olarak) iki saat geçmeden su içmezdi. Saate bakar, on dakika da kalmış olsa 'Daha iki saat olmadı' diye bekler, sonra su içerdi. Üstad Bediüzzaman'ın yiyecek ve içecekler listesine dahil olmuş İlâhî nimetlerin önemli bir kısmı şunlardır: Çorba, bulgur, pirinç, sade ekmek, yoğurt, peynir, yumurta, tereyağı, bal, kabak tatlısı, hurma, incir, üzüm, kuru üzüm, kayısı kurusu, üryani erik (hoşafı), limon, limon tuzu, elma, çay (daha çok limonlu), su (genellikle soğuk ve buzlu)... Üstad'ın kendisi ve bilhassa talebeleri, dışarıdan alacakları yiyecek ve içecekleri kimsenin göremeyeceği şekilde ve âzami derecede bir dikkat ve itina ile taşıyıp eve getirirlerdi. Tâ ki, o nimetin üzerine kimsenin nazarı düşmesin, onda kimsenin gözü kalmış olmasın. Hatta, fırından bir ekmek aldıracak olursa, onu da kimsenin gözüne görünmeden torbanın içine konularak getirilmesini tembihlerdi. Aksi halde, yiyeceği herşey Üstad'a dokunurdu. Buna rağmen Üstad, kendisi fakr û zaruret içinde yaşadığı halde, kendi yiyeceklerinden de talebelerine ve misafirlerine ayrıca ikram ederek, onların nefsini kendi nefsine tercih ederdi.[/B][/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Üstad Bediüzzaman´ın yeme içme kültürü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst