Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Üstad Bediüzzamandan Kanaat, iktisat, bereket...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="hulusi" data-source="post: 111351" data-attributes="member: 32"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #3f3151"><strong><span style="color: red">Üçüncü misâl:</span> "Dağda, üç ay, bana ve misafirlerime bir kıyye tereyağı, hergün ekmekle beraber yemek şartıyla, kâfi geldi. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #3f3151"><strong>"Hattâ, Süleyman isminde mübarek bir misafirim vardı..." </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #3f3151"><strong>Bu misâlde şahit olarak gösterdiği kişi, 1963'te vefat eden Barlalı "Mübarek Süleyman"dır. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #3f3151"><strong>Bu zat, 1930'lu yılların başlarında birkaç ay müddetle Barla Dağlarında yalnız kalan Üstad Bediüzzaman'ın ziyaretine gider. ona misafir olur. O esnada yiyecek ekmekleri kalmaz. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #3f3151"><strong>Gerisini, Üstad Bediüzzaman şöyle anlatır: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #3f3151"><strong>"...İki saat, her tarafımızda kimse yok ki oradan ekmek alınsın. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #3f3151"><strong>"...Ben de dedim: 'Tevekkelnâ alâllah.' </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #3f3151"><strong>"...Sonra, derin bir dereye bakar bir katran ağacı altında oturdum; müteessifâne şöyle düşündüm ki: Küflenmiş bir parça ekmeğimiz var; bu akşam ancak ikimize yeter. İki gün nasıl yapacağız ve bu sâfi-kalb adama ne diyeceğim diye düşünmedeyken, birden bire başım çevrilir gibi başımı çevirdim. Gördüm ki, koca bir ekmek, katran ağacının üstünde, dalları içinde bize bakıyor. Dedim: 'Süleyman, müjde! Cenâb-ı Hak bize rızık verdi.'" </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>Bu tarihten yıllar sonra, Mübarek Süleyman'la aynı mevkiye birlikte giden Hüseyin Bülbül, vaktiyle yaşanmış olan bu hadiseyi onun dilinden ayrıca ve tasdiken şöyle dinler: </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: darkgreen"><strong>"...İşte, şu gördüğün katran ağacının dalları üzerinde, kocaman bir ekmek aniden beliriverdi. Üstad'ın emir buyurmasıyla ağacın üzerine çıktım. Ekmeğin yakınına vardım. Baktım ekmekten buhar çıkıyor. Alıp aşağıya indim. Baktık ki, ekmek taze ve sağlamdır. Karınca bile dokunup ısırmamış. </strong></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: #3f3151"><strong><span style="color: darkgreen">"Sonra, ben safiyane bir şekilde 'Üstad'ım, bu ekmek bize helâl olur mu?' diye sorunca, Üstad da bana 'Hey mübarek...' diye çok mânidar bir edâ ile seslendi. İşte, o günden sonra adım "Mübarek Süleyman" oldu."</span> </strong></span></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="hulusi, post: 111351, member: 32"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#3f3151][B][COLOR=red]Üçüncü misâl:[/COLOR] "Dağda, üç ay, bana ve misafirlerime bir kıyye tereyağı, hergün ekmekle beraber yemek şartıyla, kâfi geldi. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#3f3151][B]"Hattâ, Süleyman isminde mübarek bir misafirim vardı..." [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#3f3151][B]Bu misâlde şahit olarak gösterdiği kişi, 1963'te vefat eden Barlalı "Mübarek Süleyman"dır. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#3f3151][B]Bu zat, 1930'lu yılların başlarında birkaç ay müddetle Barla Dağlarında yalnız kalan Üstad Bediüzzaman'ın ziyaretine gider. ona misafir olur. O esnada yiyecek ekmekleri kalmaz. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#3f3151][B]Gerisini, Üstad Bediüzzaman şöyle anlatır: [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#3f3151][B]"...İki saat, her tarafımızda kimse yok ki oradan ekmek alınsın. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#3f3151][B]"...Ben de dedim: 'Tevekkelnâ alâllah.' [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#3f3151][B]"...Sonra, derin bir dereye bakar bir katran ağacı altında oturdum; müteessifâne şöyle düşündüm ki: Küflenmiş bir parça ekmeğimiz var; bu akşam ancak ikimize yeter. İki gün nasıl yapacağız ve bu sâfi-kalb adama ne diyeceğim diye düşünmedeyken, birden bire başım çevrilir gibi başımı çevirdim. Gördüm ki, koca bir ekmek, katran ağacının üstünde, dalları içinde bize bakıyor. Dedim: 'Süleyman, müjde! Cenâb-ı Hak bize rızık verdi.'" [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]Bu tarihten yıllar sonra, Mübarek Süleyman'la aynı mevkiye birlikte giden Hüseyin Bülbül, vaktiyle yaşanmış olan bu hadiseyi onun dilinden ayrıca ve tasdiken şöyle dinler: [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=darkgreen][B]"...İşte, şu gördüğün katran ağacının dalları üzerinde, kocaman bir ekmek aniden beliriverdi. Üstad'ın emir buyurmasıyla ağacın üzerine çıktım. Ekmeğin yakınına vardım. Baktım ekmekten buhar çıkıyor. Alıp aşağıya indim. Baktık ki, ekmek taze ve sağlamdır. Karınca bile dokunup ısırmamış. [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=#3f3151][B][COLOR=darkgreen]"Sonra, ben safiyane bir şekilde 'Üstad'ım, bu ekmek bize helâl olur mu?' diye sorunca, Üstad da bana 'Hey mübarek...' diye çok mânidar bir edâ ile seslendi. İşte, o günden sonra adım "Mübarek Süleyman" oldu."[/COLOR] [/B][/COLOR][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Hatıralar
Üstad Bediüzzamandan Kanaat, iktisat, bereket...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst