Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
üstad hakime hukuk dersi verdi..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="tuncerr" data-source="post: 50797" data-attributes="member: 99"><p><span style="font-size: 15px"><strong>Hatıralarını şöyle anlatıyordu: RASİM GÜNDEN</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Emirdağ'dan Bediüzzaman ve talebeleri Afyon'a getirildikleri zaman, hapishanede nöbet bekleyen askerlerin nizamiye nöbetlerini ben yazardım. Onların vazifelisi bendim. Bediüzzaman'ı beş altı kez hapishaneye ve mahkemeye getirip götürdüm. Bunların birisinde şöyle bir olay oldu:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Bediüzzaman başına şapka giymezdi. Mahkemeye girdi. Şapka hâlâ elinde idi. Hakim doğu taraflarından bir Kürttü. Bediüzzaman'a:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Şapkayı niçin giymeden geldin?' dedi. 'Kanunen şapka giymemenin yasak olduğunu bilmiyor musun?"</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Bediüzzaman ona:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Sen de Anayasayı bilmiyorsun, hatta böyle bir kanundan haberin bile yok' dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Hakim kızgın bir şekilde:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Nedenmiş o?' dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Çünkü kanunun-anlatan abi şimdi hatırlamıyorum-bilmem kaçıncı maddenin kaçıncı fıkrasına göre kapalı yerlerde şapka giyilmez."</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Hakim bunun karşısında kızardı bozardı:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Sen onları bana öğretemezsin' dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Üstad: 'Öğretirim' dedi. 'Ben bunca yıldız hapishaneye girmiş çıkmış biriyim. Kanunları da senden iyi bilirim. İstersen sana bile öğretirim.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"O senin dediğin kanun yok' dedi bu sefer hakim. Sonra Türk Ceza Kanununu istetti. Öbür hakimlerle birlikte kafa kafa verip kitabı karıştırdılar. Bir saat sonra ancak bulabildiler. Hakim mağbupolmuştu, ama altta kalmak istemiyordu. Hoca Efendiye lüzumsuz sorular sormaya başladı. Tantana etti. Ortalığı velvelepye verdi. Üstad bulunduğu yerden haykırdı:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Sen beni fazla meşgul edemezsin. Fazla konuşturamazsın. Ne soracaksan sor. İşini bitir. Ben de gideyim.'</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Hakim bu sefer bana döndü:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Jandarma vekili, al bu adamı kelepçe tak, götür. Emrediyorum!' dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Ben Hoca Efendiyi çok severdim. Hakime kızdım. Bu sefer ben ona bağırdım:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Sen bana karışamazsın. Ne zaman kelepçe takıp takmayacağımı senden daha iyi bilirim. Bana emir veremezsin. Bana emir veren amirim var. Sen karışma' dedim.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Mahkemeden dışarıya Üstadı yanıma alarak çıktık. Hakime dediğim gibi kelepçe takmadım. Çünkü Said Nursi'yi çok seviyordum. Üstad bana:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Oğlum sen kelepçeni tak, görevini yap' dedi. 'Benim yüzümden başın derde girmesin."</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Yok hocam' dedim, 'Bana ilişemezler.'</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Hoca Efendi ne kadar istediyse de ben kelepçeyi takmadım. Ona karşı saygım ve hürmetim sonsuzdu.</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Ben kelepçeyi takmayınca Kürt hakim, beni Başsavcı Abdullah Büken'e şikâyet etmiş. Abdullah Büken beni yanına çağırttı. Meseleyi ona anlattım:</strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong></strong></span></p><p><span style="font-size: 15px"><strong>"Haydi, sen git' dedi. Çünkü beni çok severlerdi. Hiç görevimi aksatmamıştım.</strong></span></p><p> <span style="font-size: 15px"><strong></strong> </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="tuncerr, post: 50797, member: 99"] [size=4][b]Hatıralarını şöyle anlatıyordu: RASİM GÜNDEN "Emirdağ'dan Bediüzzaman ve talebeleri Afyon'a getirildikleri zaman, hapishanede nöbet bekleyen askerlerin nizamiye nöbetlerini ben yazardım. Onların vazifelisi bendim. Bediüzzaman'ı beş altı kez hapishaneye ve mahkemeye getirip götürdüm. Bunların birisinde şöyle bir olay oldu: "Bediüzzaman başına şapka giymezdi. Mahkemeye girdi. Şapka hâlâ elinde idi. Hakim doğu taraflarından bir Kürttü. Bediüzzaman'a: "Şapkayı niçin giymeden geldin?' dedi. 'Kanunen şapka giymemenin yasak olduğunu bilmiyor musun?" "Bediüzzaman ona: "Sen de Anayasayı bilmiyorsun, hatta böyle bir kanundan haberin bile yok' dedi. "Hakim kızgın bir şekilde: "Nedenmiş o?' dedi. "Çünkü kanunun-anlatan abi şimdi hatırlamıyorum-bilmem kaçıncı maddenin kaçıncı fıkrasına göre kapalı yerlerde şapka giyilmez." "Hakim bunun karşısında kızardı bozardı: "Sen onları bana öğretemezsin' dedi. "Üstad: 'Öğretirim' dedi. 'Ben bunca yıldız hapishaneye girmiş çıkmış biriyim. Kanunları da senden iyi bilirim. İstersen sana bile öğretirim. "O senin dediğin kanun yok' dedi bu sefer hakim. Sonra Türk Ceza Kanununu istetti. Öbür hakimlerle birlikte kafa kafa verip kitabı karıştırdılar. Bir saat sonra ancak bulabildiler. Hakim mağbupolmuştu, ama altta kalmak istemiyordu. Hoca Efendiye lüzumsuz sorular sormaya başladı. Tantana etti. Ortalığı velvelepye verdi. Üstad bulunduğu yerden haykırdı: "Sen beni fazla meşgul edemezsin. Fazla konuşturamazsın. Ne soracaksan sor. İşini bitir. Ben de gideyim.' "Hakim bu sefer bana döndü: "Jandarma vekili, al bu adamı kelepçe tak, götür. Emrediyorum!' dedi. "Ben Hoca Efendiyi çok severdim. Hakime kızdım. Bu sefer ben ona bağırdım: "Sen bana karışamazsın. Ne zaman kelepçe takıp takmayacağımı senden daha iyi bilirim. Bana emir veremezsin. Bana emir veren amirim var. Sen karışma' dedim. "Mahkemeden dışarıya Üstadı yanıma alarak çıktık. Hakime dediğim gibi kelepçe takmadım. Çünkü Said Nursi'yi çok seviyordum. Üstad bana: "Oğlum sen kelepçeni tak, görevini yap' dedi. 'Benim yüzümden başın derde girmesin." "Yok hocam' dedim, 'Bana ilişemezler.' "Hoca Efendi ne kadar istediyse de ben kelepçeyi takmadım. Ona karşı saygım ve hürmetim sonsuzdu. "Ben kelepçeyi takmayınca Kürt hakim, beni Başsavcı Abdullah Büken'e şikâyet etmiş. Abdullah Büken beni yanına çağırttı. Meseleyi ona anlattım: "Haydi, sen git' dedi. Çünkü beni çok severlerdi. Hiç görevimi aksatmamıştım. [/b] [/size] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
üstad hakime hukuk dersi verdi..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst