Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Üstadın, Kuraklık ve yağmur duası hakkındaki orijinal tespitleri
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 56384" data-attributes="member: 1"><p>[html]</p><p></p><p></p><p></p><p><table id="objectContent" style="border: 1px solid rgb(255, 235, 234);" align="center" border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="96%"><tbody><tr style="color: rgb(51, 51, 255);" align="center"><td colspan="3" bgcolor="#ffebea">[b]Üstadın, Kuraklık ve yağmur duası hakkındaki orijinal tespitleri.[/b]</td></tr><tr><td style="border-right: 1px solid rgb(255, 235, 234); border-bottom: 1px solid rgb(255, 235, 234);" valign="top" width="13%"><span class="style3"></span></p><p></p><p></td><td colspan="2" style="border-bottom: 1px solid rgb(255, 235, 234);" valign="top"></p><p>Üstadın yağmur duası ile ilgili görüşlerini iletir misiniz? Mesela</p><p>küresel ısınmanın oldugu soyleniyor havalar ısınacak yağmur azalacak</p><p>deniyor yağmur duasına çıkılmasının bir anlamı yok mu yoksa yağmur</p><p>duasının zamanı gelmiş olması kendi başına dua etmemiz için yeterli bir</p><p>sebep mi? </p><p><div class="style3" align="right"></p><p></div></p><p></td></tr><tr align="right" bgcolor="#eaf4df"><td style="border-right: 1px solid rgb(255, 235, 234); border-bottom: 1px solid rgb(255, 235, 234);" align="left" bgcolor="#ffffff" valign="top" width="13%">[img]http://sorularlarisaleinur.com/images/editor.gif[/img]</p><p></td><td colspan="2" style="border-bottom: 1px solid rgb(255, 235, 234);" align="left" bgcolor="#ffffea" valign="top">[b]Cevabımız[/b]</p><p></p><p>Değerli Kardeşimiz;</p><p></p><p>Emirdağ</p><p>lahikasında geçen aşağıdaki lahika mektubunun muhtevası, Üstadımızın,</p><p>kuraklık ve yağmur duası hakkındaki görüşlerini özet olarak ifade</p><p>etmektedir. Duanın anlamı ve ne için yapıdığı ile ilgili malumat için</p><p>de 23.-24. mektup ile 23. sözlere bakılabilir.</p><p></p><p>[i]BANA HİZMET EDEN KÜÇÜCÜK BİR RİSALE-İ NUR TALEBESİNİN </p><p>ÇOKLAR NAMINA SORDUĞU SUALINE CEVAPTIR[/i]. </p><p></p><p><b style="color: rgb(204, 0, 0);">Sual</p><p>:[/b] Üstadım, yağmur duası ve namazın neticesi görünmedi, faydasız kaldı.</p><p>İki üç defa bulut toplandı, yağmur vermeden dağıldı. Neden? </p><p></p><p><b style="color: rgb(204, 0, 0);">Elcevap</p><p>:[/b] Yağmursuzluk, bu çeşit dua ve namazın vaktidir, illeti ve hikmeti</p><p>değil. Nasıl ki güneş ve ayın tutulması zamanında küsuf ve husuf namazı</p><p>kılınır ve güneşin gurubuyla akşam namazı kılınır; öyle de,</p><p>yağmursuzluk, kuraklık, yağmur namazının ve duasının vaktidir. İbadet</p><p>ve duanın sebebi ve neticesi emir ve rıza-i İlahidir, faydası</p><p>uhrevidir. Eğer namazdan, ibadetten dünyevi maksatlar niyet edilse,</p><p>yalnız onlar için yapılsa, o namaz battal olur. Mesela, akşam namazı</p><p>güneşin batmaması için ve husuf namazı ayın açılması için kılınmaz.</p><p>Öyle de, bu nevi ibadet, yağmuru getirmek için kılınsa yanlış olur.</p><p>Yağmuru vermek Cenab-ı Hakkın vazifesidir. Biz vazifemizi yaptık; Onun</p><p>vazifesine karışmayız. </p><p></p><p>Gerçi yağmur namazının zahir neticesi</p><p>yağmurun gelmesidir; fakat asıl hakiki, en menfaatli neticesi ve en</p><p>güzel ve tatlı meyvesi şudur ki: Herkes o vaziyetle anlar ki, onun</p><p>tayınını veren babası, hanesi, dükkanı değil; belki onun tayınını ve</p><p>yemeğini veren, koca bulutları sünger gibi ve zemin yüzünü bir tarla</p><p>gibi tasarrufunda bulunduran bir Zat, onu besliyor, rızkını veriyor.</p><p>Hatta en küçücük bir çocuk da, daima aç olduğu vakit validesine</p><p>yalvarmaya alışmışken, o yağmur duasında, küçücük fikrinde büyük ve</p><p>geniş bu manayı anlar ki: Bu dünyayı bir hane gibi idare eden bir Zat,</p><p>hem beni, hem bu çocukları, hem validelerimizi besliyor, rızıklarını</p><p>veriyor. O vermese, başkalarının faydası olmaz. Öyleyse Ona</p><p>yalvarmalıyız der, tam imanlı bir çocuk olur. Bu münasebetle kısacık</p><p>altı nokta beyan edilecek. </p><p></p><p><b style="color: rgb(204, 0, 0);">Birinci nokta :[/b] Nimet ve rahmet-i</p><p>İlahiyenin fiyatı, şükürdür. Biz şükrü hakkıyla vermedik. Evet,</p><p>rahmetin fiyatını şükürle vermediğimiz gibi; zulmümüzle, isyanımızla</p><p>gazabı celb ediyoruz. Şimdi zemin yüzünde zulüm ve tahribat, küfür ve</p><p>isyan ile, nev-i beşer tam tokada kendini müstahak etti ve dehşetli</p><p>tokatlar yedi. Elbette bir parça hissemiz de olacak. </p><p>İkinci nokta</p><p>: Hadiste var ki: "Hatta deniz dibindeki balıklar dahi günahkar ve</p><p>zalimlerden şekva ediyorlar ki, onların yüzünden yağmur kesilir, hatta</p><p>bizim de nafakamız azalır" derler. 1 Evet, bu zamanlarda öyle günahlar,</p><p>zulümler oluyor ki, rahmet istemeye yüzümüz kalmıyor, masum hayvanlar</p><p>da azap çekerler. </p><p></p><p>[b]<span style="color: rgb(204, 0, 0);">Üçüncü nokta :</span>[/b] Ayette vardır: "Öyle musibetten</p><p>kaçınız ki, geldiği vakit zalimlere mahsus kalmaz, masumlar ve</p><p>mazlumlar da içinde yanar." 2 Çünkü, musibet-i ammeden masumlar harika</p><p>bir tarzda, yangın içinde selamette kalsalar, hikmet-i diniye bozulur.</p><p>Çünkü din bir imtihan, bir tecrübedir. O vakit, Ebu Cehil gibi fenalar,</p><p>aynen Ebu Bekir-i Sıddık Radıyallahu Anh gibi tasdik ederler. Onun</p><p>için, musibet-i ammede masumlar da bela çekerler. </p><p></p><p><b style="color: rgb(204, 0, 0);">Dördüncü nokta :[/b]</p><p>Şimdi, malda ve rızıkta hilelerle suistimal ile, rüşvetle çok haram</p><p>karıştığı ve ekinciler kendi malına hakkıyla sahip olmadığı ve on</p><p>adamdan iki-üçü tam rahmete müstahak ise, ekincilerin malından istifade</p><p>edenlerden beş-altısı ya zulümle, haram karıştırmakla, ya şükürsüzlükle</p><p>rahmete istihkakını kaybediyor. </p><p></p><p><b style="color: rgb(204, 0, 0);">Beşinci nokta :[/b] Risale-i Nur, bu</p><p>Anadolu memleketine, belaların def'ine ehemmiyetli bir vesiledir.</p><p>Sadaka nasıl belayı def ediyor; onun intişarı ve okunması külli bir</p><p>sadaka nev inde semavi ve arzi belaların def'ine çok emareler ve çok</p><p>hadiselerle tebeyyün etmiş. Hatta Kur'ân ın işaretiyle tahakkuk etmiş.</p><p>Ve yazmasını ve intişarını men etmek zamanlarında dört defa</p><p>zelzelelerin başlaması ve intişarıyla durmaları ve Anadolu da ekser</p><p>okunması İkinci Harb-i Umuminin Anadolu ya girmemesine bir vesile</p><p>olduğu Sure-i Ve l-Asr işaret ettiği, bu iki ay kuraklık zamanında</p><p>mahkemenin Risale-i Nur'un beraatine ve vatana menfaatli olduğuna dair</p><p>kararını Mahkeme-i Temyiz tasdik ederek tam bir serbestiyetle Risale-i</p><p>Nur'un intişar ve okunmasını beklerken, bütün bütün aksine olarak men</p><p>edilmesi ve mahkemedeki risalelerin sahiplerine iade edilmemesi ve bizi</p><p>de o cihetle konuşmaktan men etmeleri cihetiyle, belaların def'ine</p><p>vesile olan bu külli sadaka-i maneviye karşı çıkamadı, günahımız</p><p>neticesi kuraklık başladı. </p><p></p><p><b style="color: rgb(204, 0, 0);">Altıncı nokta :[/b] Yağmursuzluk bir</p><p>musibettir ve ceza-yı amel bir azaptır. Buna karşı, ağlamakla ve hüzün</p><p>ve kederle, niyaz ve hazinane yalvarmakla ve pek ciddi nedamet ve tevbe</p><p>ve istiğfar ile karşılamak ve sünnet-i seniye dairesinde, bid alar</p><p>karışmadan, şeriatin tayin ettiği tarzda dergah-ı İlahiyeye iltica</p><p>etmek ve dua ve o hale mahsus ubudiyetle mukabele etmektir. </p><p>Hem</p><p>böyle umumi musibetler, ekser nasın hatasından geldiği cihetle, o</p><p>insanların ekseri (kısm-ı azamı) tevbe ve nedamet ve istiğfar etmekle</p><p>def olur. </p><p></p><p></p><p></p><p></p><p>Selam ve dua ile...</p><p></p><p>Editör </p><p>[url="http://www.sorularlarisaleinur.com/"]www.sorularlarisaleinur.com[/url]</td></tr></tbody></table></p><p></p><p></p><p></p></p><p></p><p></p><p></p><p>[/html]</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 56384, member: 1"] [html] <table id="objectContent" style="border: 1px solid rgb(255, 235, 234);" align="center" border="0" cellpadding="4" cellspacing="0" width="96%"><tbody><tr style="color: rgb(51, 51, 255);" align="center"><td colspan="3" bgcolor="#ffebea">[b]Üstadın, Kuraklık ve yağmur duası hakkındaki orijinal tespitleri.[/b]</td></tr><tr><td style="border-right: 1px solid rgb(255, 235, 234); border-bottom: 1px solid rgb(255, 235, 234);" valign="top" width="13%"><span class="style3"></span> </td><td colspan="2" style="border-bottom: 1px solid rgb(255, 235, 234);" valign="top"> Üstadın yağmur duası ile ilgili görüşlerini iletir misiniz? Mesela küresel ısınmanın oldugu soyleniyor havalar ısınacak yağmur azalacak deniyor yağmur duasına çıkılmasının bir anlamı yok mu yoksa yağmur duasının zamanı gelmiş olması kendi başına dua etmemiz için yeterli bir sebep mi? <div class="style3" align="right"> </div> </td></tr><tr align="right" bgcolor="#eaf4df"><td style="border-right: 1px solid rgb(255, 235, 234); border-bottom: 1px solid rgb(255, 235, 234);" align="left" bgcolor="#ffffff" valign="top" width="13%">[img]http://sorularlarisaleinur.com/images/editor.gif[/img] </td><td colspan="2" style="border-bottom: 1px solid rgb(255, 235, 234);" align="left" bgcolor="#ffffea" valign="top">[b]Cevabımız[/b] Değerli Kardeşimiz; Emirdağ lahikasında geçen aşağıdaki lahika mektubunun muhtevası, Üstadımızın, kuraklık ve yağmur duası hakkındaki görüşlerini özet olarak ifade etmektedir. Duanın anlamı ve ne için yapıdığı ile ilgili malumat için de 23.-24. mektup ile 23. sözlere bakılabilir. [i]BANA HİZMET EDEN KÜÇÜCÜK BİR RİSALE-İ NUR TALEBESİNİN ÇOKLAR NAMINA SORDUĞU SUALINE CEVAPTIR[/i]. <b style="color: rgb(204, 0, 0);">Sual :[/b] Üstadım, yağmur duası ve namazın neticesi görünmedi, faydasız kaldı. İki üç defa bulut toplandı, yağmur vermeden dağıldı. Neden? <b style="color: rgb(204, 0, 0);">Elcevap :[/b] Yağmursuzluk, bu çeşit dua ve namazın vaktidir, illeti ve hikmeti değil. Nasıl ki güneş ve ayın tutulması zamanında küsuf ve husuf namazı kılınır ve güneşin gurubuyla akşam namazı kılınır; öyle de, yağmursuzluk, kuraklık, yağmur namazının ve duasının vaktidir. İbadet ve duanın sebebi ve neticesi emir ve rıza-i İlahidir, faydası uhrevidir. Eğer namazdan, ibadetten dünyevi maksatlar niyet edilse, yalnız onlar için yapılsa, o namaz battal olur. Mesela, akşam namazı güneşin batmaması için ve husuf namazı ayın açılması için kılınmaz. Öyle de, bu nevi ibadet, yağmuru getirmek için kılınsa yanlış olur. Yağmuru vermek Cenab-ı Hakkın vazifesidir. Biz vazifemizi yaptık; Onun vazifesine karışmayız. Gerçi yağmur namazının zahir neticesi yağmurun gelmesidir; fakat asıl hakiki, en menfaatli neticesi ve en güzel ve tatlı meyvesi şudur ki: Herkes o vaziyetle anlar ki, onun tayınını veren babası, hanesi, dükkanı değil; belki onun tayınını ve yemeğini veren, koca bulutları sünger gibi ve zemin yüzünü bir tarla gibi tasarrufunda bulunduran bir Zat, onu besliyor, rızkını veriyor. Hatta en küçücük bir çocuk da, daima aç olduğu vakit validesine yalvarmaya alışmışken, o yağmur duasında, küçücük fikrinde büyük ve geniş bu manayı anlar ki: Bu dünyayı bir hane gibi idare eden bir Zat, hem beni, hem bu çocukları, hem validelerimizi besliyor, rızıklarını veriyor. O vermese, başkalarının faydası olmaz. Öyleyse Ona yalvarmalıyız der, tam imanlı bir çocuk olur. Bu münasebetle kısacık altı nokta beyan edilecek. <b style="color: rgb(204, 0, 0);">Birinci nokta :[/b] Nimet ve rahmet-i İlahiyenin fiyatı, şükürdür. Biz şükrü hakkıyla vermedik. Evet, rahmetin fiyatını şükürle vermediğimiz gibi; zulmümüzle, isyanımızla gazabı celb ediyoruz. Şimdi zemin yüzünde zulüm ve tahribat, küfür ve isyan ile, nev-i beşer tam tokada kendini müstahak etti ve dehşetli tokatlar yedi. Elbette bir parça hissemiz de olacak. İkinci nokta : Hadiste var ki: "Hatta deniz dibindeki balıklar dahi günahkar ve zalimlerden şekva ediyorlar ki, onların yüzünden yağmur kesilir, hatta bizim de nafakamız azalır" derler. 1 Evet, bu zamanlarda öyle günahlar, zulümler oluyor ki, rahmet istemeye yüzümüz kalmıyor, masum hayvanlar da azap çekerler. [b]<span style="color: rgb(204, 0, 0);">Üçüncü nokta :</span>[/b] Ayette vardır: "Öyle musibetten kaçınız ki, geldiği vakit zalimlere mahsus kalmaz, masumlar ve mazlumlar da içinde yanar." 2 Çünkü, musibet-i ammeden masumlar harika bir tarzda, yangın içinde selamette kalsalar, hikmet-i diniye bozulur. Çünkü din bir imtihan, bir tecrübedir. O vakit, Ebu Cehil gibi fenalar, aynen Ebu Bekir-i Sıddık Radıyallahu Anh gibi tasdik ederler. Onun için, musibet-i ammede masumlar da bela çekerler. <b style="color: rgb(204, 0, 0);">Dördüncü nokta :[/b] Şimdi, malda ve rızıkta hilelerle suistimal ile, rüşvetle çok haram karıştığı ve ekinciler kendi malına hakkıyla sahip olmadığı ve on adamdan iki-üçü tam rahmete müstahak ise, ekincilerin malından istifade edenlerden beş-altısı ya zulümle, haram karıştırmakla, ya şükürsüzlükle rahmete istihkakını kaybediyor. <b style="color: rgb(204, 0, 0);">Beşinci nokta :[/b] Risale-i Nur, bu Anadolu memleketine, belaların def'ine ehemmiyetli bir vesiledir. Sadaka nasıl belayı def ediyor; onun intişarı ve okunması külli bir sadaka nev inde semavi ve arzi belaların def'ine çok emareler ve çok hadiselerle tebeyyün etmiş. Hatta Kur'ân ın işaretiyle tahakkuk etmiş. Ve yazmasını ve intişarını men etmek zamanlarında dört defa zelzelelerin başlaması ve intişarıyla durmaları ve Anadolu da ekser okunması İkinci Harb-i Umuminin Anadolu ya girmemesine bir vesile olduğu Sure-i Ve l-Asr işaret ettiği, bu iki ay kuraklık zamanında mahkemenin Risale-i Nur'un beraatine ve vatana menfaatli olduğuna dair kararını Mahkeme-i Temyiz tasdik ederek tam bir serbestiyetle Risale-i Nur'un intişar ve okunmasını beklerken, bütün bütün aksine olarak men edilmesi ve mahkemedeki risalelerin sahiplerine iade edilmemesi ve bizi de o cihetle konuşmaktan men etmeleri cihetiyle, belaların def'ine vesile olan bu külli sadaka-i maneviye karşı çıkamadı, günahımız neticesi kuraklık başladı. <b style="color: rgb(204, 0, 0);">Altıncı nokta :[/b] Yağmursuzluk bir musibettir ve ceza-yı amel bir azaptır. Buna karşı, ağlamakla ve hüzün ve kederle, niyaz ve hazinane yalvarmakla ve pek ciddi nedamet ve tevbe ve istiğfar ile karşılamak ve sünnet-i seniye dairesinde, bid alar karışmadan, şeriatin tayin ettiği tarzda dergah-ı İlahiyeye iltica etmek ve dua ve o hale mahsus ubudiyetle mukabele etmektir. Hem böyle umumi musibetler, ekser nasın hatasından geldiği cihetle, o insanların ekseri (kısm-ı azamı) tevbe ve nedamet ve istiğfar etmekle def olur. Selam ve dua ile... Editör [url="http://www.sorularlarisaleinur.com/"]www.sorularlarisaleinur.com[/url]</td></tr></tbody></table> </p> [/html] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman'dan Nasihatler
Üstadın, Kuraklık ve yağmur duası hakkındaki orijinal tespitleri
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst