Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Üzüntüsüz yaşamak
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="ÖlümVAR" data-source="post: 24825" data-attributes="member: 848"><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong><img src="http://www.tevhid.gen.tr/attachment.php?attachmentid=108&d=1219118329" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Hayat, bakış açısından ibarettir. Üzüntümüz de, sevincimiz de hayata baktığımız pencereye göre değişir. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Sahi, siz hayata hangi pencereden ve ne açıdan bakıyorsunuz?</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Eğer mutlu değilseniz, hayata baktığınız pencereyi değiştiriniz. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Üzüntülerden kurtulamıyor ve sürekli sıkıntıların kıskacında eziliyorsanız, hayata bakış açınızı hemen başkalaştırınız. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Tanıdığım öyle insanlar vardır ki, hayata daima olumsuzluk penceresinden bakarlar. Hep kötüyü, eksiği, bozuğu görürler. Böylece içlerinde, sürekli olumsuzluğu biriktirmiş olurlar. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Onlara göre her şey, her zaman kötüdür. Hayat felaketlere gebedir. İnsanlar gittikçe kötüleşmekte ve insanlıktan çıkmaktadır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Her insanı bir kötülük odağı olarak gören böyle birinin, üzüntüden kurtulabilmesi ve mutluluğu yakalaması mümkün müdür?</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Herkesten ve her şeyden daima kötülük bekleyen bir insanın, huzurlu olması imkansızdır. Çünkü, ona hiç kimseden zarar gelmese de, içindeki bu kötülük beklentisi ona kötülük olarak yeter de artar. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Aslında, “Herkes kötü” diyen kendi kötülüğünü göstermiş olmaz mı?</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Beklentileri hep olumsuz olan, biraz da kendi iç dünyasını göstermiş olmaz mı?</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Zira kötülüğü bekleyen, onun yapılabilir olduğunu düşünendir. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Olumlu bakmak uyumlu olmaktır </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Kendisini hep iyiliğe ayarlamış olan, herkesi de kendisi gibi bilir. Bu sebeple de kötülük beklentisi sınırlıdır. Hatta her geceyi Kadir, her rastladığı kişiyi de Hızır sanır. Gördüğü düşü hayra yorar. İyilik ve güzellik yorumu mümkün oldukça, kötülüğü hayaline bile getirmez. Kötülere karşı bile kötüleşmeyi asla düşünmez. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Kötülere acır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Onlara da yardıma hazırdır. Dünyada kötü ve kötülük kalmasın diye hep duadadır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Gözü, bardağın dolu yanındadır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Olumluyu görür, anlatır. . . </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Olumlu bakmak, uyumlu olmaktır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Olumluyu gören, söyleyen, öven; olumlu hâlleri çoğaltandır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>İç dünyasındaki olumluluk hâli, bakış açısını oluşturur. Zira, “Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır.”</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Hayata olumluluk penceresinden bakan, hep iyi dileklerde bulunur. İyilik temennisi iyidir. Önce sahibini iyileştirir. Evvela dilek sahibinin içini iyileştirir. Bu sebepledir ki, iyilik dileyen iyilik bulur. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Çünkü, dilekler dualaşır, dualar gerçekleşir. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Yüce Yaratıcı bu alemde öyle bir gönül sistemi kurmuştur ki, iyi olmak için, iyiliği herkes için istemek gerekiyor. Sadece kendi iyiliğini isteyen benciller, bunu asla başaramıyorlar. </strong></span></span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>“Ben penceresi”nden bakmayın </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Bilge hükümdar, bencil miskinlerle, gönül ehli dervişler arasındaki farkı ortaya koymak için şu denemeyi yaptırmış.</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Tembelhanelerinden topladığı bencil kişileri bir araya getirtmiş ve gün boyu aç bıraktırmış. Sonra da kocaman bir çorba kazanını ortalarına koydurtmuş. Miskin benciller hemen hırsla kaşıklara saldırmışlar. Kocaman kaşıkları çorba kazanına daldırmışlar. Ancak çorba dolu kaşıkları ağızlarına götürememişler. Çünkü kaşıkların sapı neredeyse bir metreye yakınmış. Bu sebeble çorba dolu kaşıkları ağızlarına götürememişler. Yiyemedikleri çorba üstlerine başlarına dökülmüş, çorba kazanına düşmüşe dönmüşler, perişan olmuşlar, aç kalmışlar. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Bencil miskinlerden sonra, dervişler getirilmiş. Aynı şekilde, gün boyu aç kalmış olan bu fakir insanlar, görünüş itibariyle öncekilere benziyormuş ama, gönül bakımından apayrı ve bambaşka imişler. Çorba kazanının etrafına oturmuşlar sükunetle. Bir kazana bakmışlar, bir de ellerine verilmiş olan uzun saplı kaşıklara. Sonra da bir güzel karınlarını doyurmuş, açlıklarını gidermişler. O uzun saplı kaşıklara rağmen aç kalmamışlar. Çünkü birbirlerini doyurmuşlar. Herkes kendi kaşığını karşısında oturan arkadaşının ağzına uzatıvermiş.</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Böylece, karşısındakini fark etmenin, görmenin ve düşünmenin, yani bencil olmamanın faydasını görmüşler. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Hayata “Ben penceresi”nden bakan başkasını göremez. Görse de hâli ile hâllenemez. Netice olarak da bencillikten kurtulamaz. </strong></span></span></p><p></p><p> </p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Bencilliğe karşı dua kardeşliği</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Güzeller Güzeli (a.s.m.) bizi bu bencillikten kurtarmak için, bir dua kardeşliğine çağırıyor. Buyuruyor ki, “Günahsız ağızla dua ederseniz, Allah kabul eder.” </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Sahabe-i Kiram merak edip sormuşlar:</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>“Ey Allah’ın Elçisi! Kimin ağzı günahsızdır ki?</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>“Senin ağzın kardeşin için, kardeşinin ki de senin için günahsızdır.”</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Öyleyse, din kardeşleri birbirleri için dua ederek, kabul edilecek duayı bulacaklardır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Bu hâl dualarda buluşmaktır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Dua kardeşliğinde bir ve beraber olmaktır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Bir başka deyişle, hayata bencillik penceresinden değil, kardeşlik penceresinden bakmaktır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Bir insanın başkalarına ciddi olarak dua etmesi için, onları önemsemesi ve sevmesi gerekir. Başkasını önemseyen ve seven bir gönül, sevilecek kıvamda bir insan olmuş demektir. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Bu gerçek bize gösteriyor ki, bu hayatta verdiğimizi alırız. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Sunduğumuz bize sunulur. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Ektiğimizi biçeriz. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Öteki için dilediğimiz şey, gelir bulur bizi. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Hz. Mevlana der ki:</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Dağ bile, sesine ses verir. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Ya insan… </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Senin sesini, dileğini, duanı, sunduğun güzelliği sana yansıtmaz mı?</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>“Ben” diyenin bakış açısı dardır</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Bu dünyada yapılmış olan ne iyilik kaybolur, ne de kötülük. İyilik de, kötülük de karşılığını mutlaka bulur. Bu yüzden atalarımız, “İyilik yap, denize at, balık bilmezse, Halık (Yaratıcı) bilir” demişlerdir. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Yine bu yüzden, karşılığını bulamadığınız iyiliklerden dolayı da üzülmeyiniz. Çünkü, her şeyi görüp gözeten Yüceler Yücesi Rabbimiz, ne kadar küçük de olsa, yapılan hiçbir şeyin karşılıksız kalmayacağını Kur’ân’da bildiriyor. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Yaptığınız iyilik, nerede, nasıl karşınıza çıkacaktır bilinmez. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Kurtulduğumuz tehlikelerden sonra söylenen şu cümle, bu açıdan çok anlamlıdır:</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>“Verilmiş sadakanız varmış…”</strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Ancak bu sadaka, sadece fakire verilen para değildir. İhtiyaç sahibine sunulan bilgidir, sevgidir, maddi ya da mânevî bir yardımdır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Gündemine başkasanı alabilen, derdiyle dertlenebilen ve ona çözüm sunabilen bir yürek, sıkılmaz, üzülmez, mutsuz olmaz. Çünkü böyle bir yürek, geniştir, kocamandır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Sadece “ben” diyenin bakış açısı dardır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Çoğu zaman, kendi başınalığı, yalnızlığı ve kimsesizliği ile baş başa kalır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Hatta, malı mülkü arttıkça yükü çoğalır, darlığı daha da daralır. </strong></span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Times New Roman'"><span style="font-size: 10px"><span style="color: red"><strong>Bu sebeple dargınlaşır, kavgalaşır ve ruhça aşınır, nefisçe kalınlaşır. Yani üzüntünün kör kuyusuna düşer. Kurtuluşun yolu, hayata baktığımız pencereyi ve bakış açımızı değiştirmektir.</strong></span></span></span></p><p></p><p> </p><p style="text-align: center"><span style="color: red"><span style="color: black">ALINTIDIR.</span></span></p><p></p><p style="text-align: center"><a href="http://www.vehbivakkasoglu.com/kitaplar.php?Makale_id=103&Kat_id=10" target="_blank">http://www.vehbivakkasoglu.com/kitaplar.php?Makale_id=103&Kat_id=10</a></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="ÖlümVAR, post: 24825, member: 848"] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B][IMG]http://www.tevhid.gen.tr/attachment.php?attachmentid=108&d=1219118329[/IMG][/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Hayat, bakış açısından ibarettir. Üzüntümüz de, sevincimiz de hayata baktığımız pencereye göre değişir. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Sahi, siz hayata hangi pencereden ve ne açıdan bakıyorsunuz?[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Eğer mutlu değilseniz, hayata baktığınız pencereyi değiştiriniz. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Üzüntülerden kurtulamıyor ve sürekli sıkıntıların kıskacında eziliyorsanız, hayata bakış açınızı hemen başkalaştırınız. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Tanıdığım öyle insanlar vardır ki, hayata daima olumsuzluk penceresinden bakarlar. Hep kötüyü, eksiği, bozuğu görürler. Böylece içlerinde, sürekli olumsuzluğu biriktirmiş olurlar. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Onlara göre her şey, her zaman kötüdür. Hayat felaketlere gebedir. İnsanlar gittikçe kötüleşmekte ve insanlıktan çıkmaktadır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Her insanı bir kötülük odağı olarak gören böyle birinin, üzüntüden kurtulabilmesi ve mutluluğu yakalaması mümkün müdür?[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Herkesten ve her şeyden daima kötülük bekleyen bir insanın, huzurlu olması imkansızdır. Çünkü, ona hiç kimseden zarar gelmese de, içindeki bu kötülük beklentisi ona kötülük olarak yeter de artar. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Aslında, “Herkes kötü” diyen kendi kötülüğünü göstermiş olmaz mı?[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Beklentileri hep olumsuz olan, biraz da kendi iç dünyasını göstermiş olmaz mı?[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Zira kötülüğü bekleyen, onun yapılabilir olduğunu düşünendir. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Olumlu bakmak uyumlu olmaktır [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Kendisini hep iyiliğe ayarlamış olan, herkesi de kendisi gibi bilir. Bu sebeple de kötülük beklentisi sınırlıdır. Hatta her geceyi Kadir, her rastladığı kişiyi de Hızır sanır. Gördüğü düşü hayra yorar. İyilik ve güzellik yorumu mümkün oldukça, kötülüğü hayaline bile getirmez. Kötülere karşı bile kötüleşmeyi asla düşünmez. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Kötülere acır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Onlara da yardıma hazırdır. Dünyada kötü ve kötülük kalmasın diye hep duadadır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Gözü, bardağın dolu yanındadır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Olumluyu görür, anlatır. . . [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Olumlu bakmak, uyumlu olmaktır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Olumluyu gören, söyleyen, öven; olumlu hâlleri çoğaltandır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]İç dünyasındaki olumluluk hâli, bakış açısını oluşturur. Zira, “Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır.”[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Hayata olumluluk penceresinden bakan, hep iyi dileklerde bulunur. İyilik temennisi iyidir. Önce sahibini iyileştirir. Evvela dilek sahibinin içini iyileştirir. Bu sebepledir ki, iyilik dileyen iyilik bulur. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Çünkü, dilekler dualaşır, dualar gerçekleşir. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Yüce Yaratıcı bu alemde öyle bir gönül sistemi kurmuştur ki, iyi olmak için, iyiliği herkes için istemek gerekiyor. Sadece kendi iyiliğini isteyen benciller, bunu asla başaramıyorlar. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]“Ben penceresi”nden bakmayın [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Bilge hükümdar, bencil miskinlerle, gönül ehli dervişler arasındaki farkı ortaya koymak için şu denemeyi yaptırmış.[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Tembelhanelerinden topladığı bencil kişileri bir araya getirtmiş ve gün boyu aç bıraktırmış. Sonra da kocaman bir çorba kazanını ortalarına koydurtmuş. Miskin benciller hemen hırsla kaşıklara saldırmışlar. Kocaman kaşıkları çorba kazanına daldırmışlar. Ancak çorba dolu kaşıkları ağızlarına götürememişler. Çünkü kaşıkların sapı neredeyse bir metreye yakınmış. Bu sebeble çorba dolu kaşıkları ağızlarına götürememişler. Yiyemedikleri çorba üstlerine başlarına dökülmüş, çorba kazanına düşmüşe dönmüşler, perişan olmuşlar, aç kalmışlar. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Bencil miskinlerden sonra, dervişler getirilmiş. Aynı şekilde, gün boyu aç kalmış olan bu fakir insanlar, görünüş itibariyle öncekilere benziyormuş ama, gönül bakımından apayrı ve bambaşka imişler. Çorba kazanının etrafına oturmuşlar sükunetle. Bir kazana bakmışlar, bir de ellerine verilmiş olan uzun saplı kaşıklara. Sonra da bir güzel karınlarını doyurmuş, açlıklarını gidermişler. O uzun saplı kaşıklara rağmen aç kalmamışlar. Çünkü birbirlerini doyurmuşlar. Herkes kendi kaşığını karşısında oturan arkadaşının ağzına uzatıvermiş.[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Böylece, karşısındakini fark etmenin, görmenin ve düşünmenin, yani bencil olmamanın faydasını görmüşler. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Hayata “Ben penceresi”nden bakan başkasını göremez. Görse de hâli ile hâllenemez. Netice olarak da bencillikten kurtulamaz. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Bencilliğe karşı dua kardeşliği[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Güzeller Güzeli (a.s.m.) bizi bu bencillikten kurtarmak için, bir dua kardeşliğine çağırıyor. Buyuruyor ki, “Günahsız ağızla dua ederseniz, Allah kabul eder.” [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Sahabe-i Kiram merak edip sormuşlar:[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]“Ey Allah’ın Elçisi! Kimin ağzı günahsızdır ki?[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]“Senin ağzın kardeşin için, kardeşinin ki de senin için günahsızdır.”[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Öyleyse, din kardeşleri birbirleri için dua ederek, kabul edilecek duayı bulacaklardır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Bu hâl dualarda buluşmaktır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Dua kardeşliğinde bir ve beraber olmaktır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Bir başka deyişle, hayata bencillik penceresinden değil, kardeşlik penceresinden bakmaktır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Bir insanın başkalarına ciddi olarak dua etmesi için, onları önemsemesi ve sevmesi gerekir. Başkasını önemseyen ve seven bir gönül, sevilecek kıvamda bir insan olmuş demektir. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Bu gerçek bize gösteriyor ki, bu hayatta verdiğimizi alırız. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Sunduğumuz bize sunulur. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Ektiğimizi biçeriz. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Öteki için dilediğimiz şey, gelir bulur bizi. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Hz. Mevlana der ki:[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Dağ bile, sesine ses verir. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Ya insan… [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Senin sesini, dileğini, duanı, sunduğun güzelliği sana yansıtmaz mı?[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]“Ben” diyenin bakış açısı dardır[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Bu dünyada yapılmış olan ne iyilik kaybolur, ne de kötülük. İyilik de, kötülük de karşılığını mutlaka bulur. Bu yüzden atalarımız, “İyilik yap, denize at, balık bilmezse, Halık (Yaratıcı) bilir” demişlerdir. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Yine bu yüzden, karşılığını bulamadığınız iyiliklerden dolayı da üzülmeyiniz. Çünkü, her şeyi görüp gözeten Yüceler Yücesi Rabbimiz, ne kadar küçük de olsa, yapılan hiçbir şeyin karşılıksız kalmayacağını Kur’ân’da bildiriyor. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Yaptığınız iyilik, nerede, nasıl karşınıza çıkacaktır bilinmez. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Kurtulduğumuz tehlikelerden sonra söylenen şu cümle, bu açıdan çok anlamlıdır:[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]“Verilmiş sadakanız varmış…”[/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Ancak bu sadaka, sadece fakire verilen para değildir. İhtiyaç sahibine sunulan bilgidir, sevgidir, maddi ya da mânevî bir yardımdır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Gündemine başkasanı alabilen, derdiyle dertlenebilen ve ona çözüm sunabilen bir yürek, sıkılmaz, üzülmez, mutsuz olmaz. Çünkü böyle bir yürek, geniştir, kocamandır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Sadece “ben” diyenin bakış açısı dardır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Çoğu zaman, kendi başınalığı, yalnızlığı ve kimsesizliği ile baş başa kalır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][SIZE=2][COLOR=red][B]Hatta, malı mülkü arttıkça yükü çoğalır, darlığı daha da daralır. [/B][/COLOR][/SIZE][/CENTER] [CENTER][FONT=Times New Roman][SIZE=2][COLOR=red][B]Bu sebeple dargınlaşır, kavgalaşır ve ruhça aşınır, nefisçe kalınlaşır. Yani üzüntünün kör kuyusuna düşer. Kurtuluşun yolu, hayata baktığımız pencereyi ve bakış açımızı değiştirmektir.[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER] [CENTER][COLOR=red][COLOR=black]ALINTIDIR.[/COLOR][/COLOR][/CENTER] [CENTER][URL]http://www.vehbivakkasoglu.com/kitaplar.php?Makale_id=103&Kat_id=10[/URL][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
Üzüntüsüz yaşamak
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst