Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
…Ve Aşk Ateşi ~~~Dört Güzeller~~~
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="zeyhak_" data-source="post: 33174" data-attributes="member: 22"><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><a href="http://blufiles.storage.live.com/y1p_RDYBF0kTNBDmXET6v9EvLrML4yVYi5x11Gjh9U-zrUo5AUSKukJNQkfN59ALTuwzkZLmYNfbPg" target="_blank"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><img src="http://blufiles.storage.live.com/y1p_RDYBF0kTNBDmXET6v9EvLrML4yVYi5x11Gjh9U-zrUo5AUSKukJNQkfN59ALTuwzkZLmYNfbPg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></a></span></span></strong></p><p> </p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Söylemeye gerek olduğunu sanmıyorum, çünkü bunu herkes bilir ki âşık ayrılığa düşünce inde yanan şeyin adı ateş olur. Aslında bu ateşin ilk kıvılcımı, sevgiliyi gördüğümüz ilk anda, onun ışığından sıçrayıp gözümüze, oradan da kalbimize girmiş, sonra da kalbimizi tutuşturmuştur. Sonraki zamanlarda duyulan özlem, sevgilinin adını her anış, onu her hatırlayış bu ateşi biraz daha alevlendirecek ve ah ettikçe dumanı aşığın ağzından dışarılara çıkacaktır. Gözde tutuşup, gönülde yanarak aşığı mütemadiyen yakan ve yaktıkça alevini arttıran bu ateş sönebilecek cinsten değildir. Âşık ona istediği kadar su serpsin (gözyaşlarını akıtsın), elinden geldiği kadar gözyaşlarını ırmaklara döndürsün nafile, ‘’Kim bu denlü tutuşan odlare kılmaz çare su!’’ Ateş manevi (ruhani), su da maddi (cismani) olunca elden ne gelir. Hani şair Karamanlı Nizami der ya: </span></span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000"><strong>Yandırıp yaşımı dökse ne aceb zülf ü ruhun</strong></span></span> </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000"><strong>Ki biri ateşe benzer biri dütün gibidir</strong></span></span> </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #c00000"><strong>‘’Kara zülfün ile kırmızı yanağın beni yandırıp yaşımı dökse şaşılmaz. Çünkü zaten onlardan birincisi duman misali, ikincisi de ateş gibidir.’’</strong></span></span> </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><strong>Suyla söndürülemeyen bu ateş, hava olup uzun ‘’aaaah!’’larla aheste aheste göklere çıkar. Ta ki âşık dört elementten süzülmüş, yani varlıktan geçmiş, yani kendinden vazgeçmiş ve sevgili için ad bulmuş, adı âşıklar defterine kaydolmuş olur. Yoksa Ferhad, Mecnun, Kerem, Romeo, Tristan, bülbül, pervane adlarını nereden bilecek, onları aşk ile anacaktık!?..</strong></span></span> </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px"><strong>[]</strong>Â</span></span><span style="color: #000000"><span style="font-size: 12px">şığın içini kavuran ateşten başka onu çevreleyen bir ateş de vardır. Sözgelimi sevgilinin yanağı ve dudağı ateş rengindedir. Zaten aşkının yakıcılığı buradan gelir. Üstelik aşığını büyülerken bu ateşleri kullanır, onunla büyüler, sihir ve tılsımıyla kendinden geçirir. Her büyünün içinde elbette ateş yer alır. Dahası, âşık sarhoştur, mesttir, kendinden geçmiştir. Zaten şarap da ateş rengi dolayısıyla <span style="color: #000000">‘‘</span>ateş-i seyyale’’ (akıcı ateş) olup aşığın elinin altında bulunur. Onun bağrında yanan ateş lale misali sonunda varlığına bir dağ vurur. Hani gelinciğin bağrındaki çiğ tanesine düşen yıldırım gibi.</span></span></span></p><p><span style="color: #000000"><strong><span style="font-size: 12px"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">Divan şairine göre tasavvufi seyr ü sülûktaki ‘<span style="color: #000000">‘</span>Hamdım, piştim, yandım!’’ teslisi gibi âşık da hamlığından ateşle kurtulur, pişer ve sonunda yanıp varlığını sevgili için feda eder. Burada da âşık severek büyük bir ışık kazanır ve o ışıkla parlar. Âşığın parlaması için evvela maşukun ateşini hissetmesi gerekir. </span></span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000"><strong>Pervâne şem’ini uyandıramaz</strong></span></span> </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #ff0000"><strong>Başta sevda kalbde nâr olmayınca</strong></span></span> </span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000">Karacaoğlan</span></span> </span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: #000000"><strong>Bu, <span style="color: #c00000">‘‘Başta sevda, kalpte ateş olmayınca pervane mumunu yakamaz’’</span> demeye gelir. Biz onu tersinden ifade edelim: <span style="color: #c00000">‘‘Mumun başında ışık uyanabilmesi için onun uğrunda başını sevdaya, kalbini ateşe vermiş bir pervane gerektir.’’</span></strong></span></span> </span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="zeyhak_, post: 33174, member: 22"] [B][SIZE=3][COLOR=#000000][URL="http://blufiles.storage.live.com/y1p_RDYBF0kTNBDmXET6v9EvLrML4yVYi5x11Gjh9U-zrUo5AUSKukJNQkfN59ALTuwzkZLmYNfbPg"][FONT=Comic Sans MS][IMG]http://blufiles.storage.live.com/y1p_RDYBF0kTNBDmXET6v9EvLrML4yVYi5x11Gjh9U-zrUo5AUSKukJNQkfN59ALTuwzkZLmYNfbPg[/IMG][/FONT][/URL][/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=#000000][FONT=Comic Sans MS]Söylemeye gerek olduğunu sanmıyorum, çünkü bunu herkes bilir ki âşık ayrılığa düşünce inde yanan şeyin adı ateş olur. Aslında bu ateşin ilk kıvılcımı, sevgiliyi gördüğümüz ilk anda, onun ışığından sıçrayıp gözümüze, oradan da kalbimize girmiş, sonra da kalbimizi tutuşturmuştur. Sonraki zamanlarda duyulan özlem, sevgilinin adını her anış, onu her hatırlayış bu ateşi biraz daha alevlendirecek ve ah ettikçe dumanı aşığın ağzından dışarılara çıkacaktır. Gözde tutuşup, gönülde yanarak aşığı mütemadiyen yakan ve yaktıkça alevini arttıran bu ateş sönebilecek cinsten değildir. Âşık ona istediği kadar su serpsin (gözyaşlarını akıtsın), elinden geldiği kadar gözyaşlarını ırmaklara döndürsün nafile, ‘’Kim bu denlü tutuşan odlare kılmaz çare su!’’ Ateş manevi (ruhani), su da maddi (cismani) olunca elden ne gelir. Hani şair Karamanlı Nizami der ya: [/FONT][/COLOR][/SIZE][/B] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#ff0000][B]Yandırıp yaşımı dökse ne aceb zülf ü ruhun[/B][/COLOR][/SIZE] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#ff0000][B]Ki biri ateşe benzer biri dütün gibidir[/B][/COLOR][/SIZE] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#c00000][B]‘’Kara zülfün ile kırmızı yanağın beni yandırıp yaşımı dökse şaşılmaz. Çünkü zaten onlardan birincisi duman misali, ikincisi de ateş gibidir.’’[/B][/COLOR][/SIZE] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#000000][B]Suyla söndürülemeyen bu ateş, hava olup uzun ‘’aaaah!’’larla aheste aheste göklere çıkar. Ta ki âşık dört elementten süzülmüş, yani varlıktan geçmiş, yani kendinden vazgeçmiş ve sevgili için ad bulmuş, adı âşıklar defterine kaydolmuş olur. Yoksa Ferhad, Mecnun, Kerem, Romeo, Tristan, bülbül, pervane adlarını nereden bilecek, onları aşk ile anacaktık!?..[/B][/COLOR][/SIZE] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=#000000][SIZE=3][B][][/B]Â[/SIZE][/COLOR][COLOR=#000000][SIZE=3]şığın içini kavuran ateşten başka onu çevreleyen bir ateş de vardır. Sözgelimi sevgilinin yanağı ve dudağı ateş rengindedir. Zaten aşkının yakıcılığı buradan gelir. Üstelik aşığını büyülerken bu ateşleri kullanır, onunla büyüler, sihir ve tılsımıyla kendinden geçirir. Her büyünün içinde elbette ateş yer alır. Dahası, âşık sarhoştur, mesttir, kendinden geçmiştir. Zaten şarap da ateş rengi dolayısıyla [COLOR=#000000]‘‘[/COLOR]ateş-i seyyale’’ (akıcı ateş) olup aşığın elinin altında bulunur. Onun bağrında yanan ateş lale misali sonunda varlığına bir dağ vurur. Hani gelinciğin bağrındaki çiğ tanesine düşen yıldırım gibi.[/SIZE][/COLOR][/FONT] [COLOR=#000000][B][SIZE=3][FONT=Comic Sans MS]Divan şairine göre tasavvufi seyr ü sülûktaki ‘[COLOR=#000000]‘[/COLOR]Hamdım, piştim, yandım!’’ teslisi gibi âşık da hamlığından ateşle kurtulur, pişer ve sonunda yanıp varlığını sevgili için feda eder. Burada da âşık severek büyük bir ışık kazanır ve o ışıkla parlar. Âşığın parlaması için evvela maşukun ateşini hissetmesi gerekir. [/FONT][/SIZE][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#ff0000][B]Pervâne şem’ini uyandıramaz[/B][/COLOR][/SIZE] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#ff0000][B]Başta sevda kalbde nâr olmayınca[/B][/COLOR][/SIZE] [/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#000000]Karacaoğlan[/COLOR][/SIZE] [/FONT][FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][COLOR=#000000][B]Bu, [COLOR=#c00000]‘‘Başta sevda, kalpte ateş olmayınca pervane mumunu yakamaz’’[/COLOR] demeye gelir. Biz onu tersinden ifade edelim: [COLOR=#c00000]‘‘Mumun başında ışık uyanabilmesi için onun uğrunda başını sevdaya, kalbini ateşe vermiş bir pervane gerektir.’’[/COLOR][/B][/COLOR][/SIZE] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
…Ve Aşk Ateşi ~~~Dört Güzeller~~~
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst