Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
VEDA HUTBESİ
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="molla_zehra" data-source="post: 55732" data-attributes="member: 30"><p>"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha bulusamayacagim. Ey Insanlar bu günleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz nasil mübarek bir sehir ise; canlariniz, mallariniz, irzlariniz da öyle mukaddestir, her türlü saldiridan emindir. Ashabim! Yarin Rabbinize kavusacaksiniz ve bugünkü her hal ve hareketinizden sorulacaksiniz. Sakin benden sonra eski dalâletlere dönüp birbirinizin boynunu vurmayin. Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da isitenden daha iyi anlayarak muhafaza etmis olur. </p><p></p><p>Ey ashabim! Kimin yaninda bir emanet varsa onu sahibine versin. Fa izin her çesidi kaldirilmistir, ayagimiz altindadir. Lakin borcunuzun aslin vermek gerekir. Ne zulmediniz ne de zulme ugrayiniz. Allah'in emriyle faizcilik artik yasaktir. Cahiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayagimin altindadir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmuttalib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. </p><p></p><p>Ashabim! Cahiliyet devrinde güdülen kan davalari da tamamen ortadan kaldirilmistir,' ilk kaldirdigim kan davasi da Abdulmuttalib'in torunu (yegenim) Rebîa'nin kan davasidir. </p><p></p><p>Ey Insanlar! Bugün seytan sizin su topraklarinizda yeniden nüfuz ve saltanat gücünü ebedi surette kaybetmistir. Fakat bu kaldirdigim seyler haricinde küçük gördügünüz islerde de ona uyarsaniz bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan sakininiz. </p><p></p><p>Ey Insanlar! Kadinlarin haklarina riayet etmenizi ve bu hususta Allah' tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari Allah'in emaneti olarak aldiniz. Ve onlarin namuslarini ve ismetlerini Allah adina söz vererek helal edindiniz. Sizin kadinlar üzerindeki hakkiniz; onlarin, aile serefini koru mallari ve evlerinizi sizin hoslanmadiginiz hiç kimseye açmamalari, çignenmemeleridir. Eger onlar, razi olmadiginiz herhangi bir kimseyi evinize alirlarsa onlari hafif bir sekilde dövebilir, azarlayabilirsiniz. Kadilarin da sizin üzerinizdeki haklari; örfe göre her türlü giyim ve yiyeceklerini temin etmenizdir. Ey mü'minler, size bir emanet birakiyorum ki siz ona simsiki sarildikça yolunuzu hiçbir zaman sasirmazsiniz. O emanet Allah'in kitabi Kur'ândir. </p><p></p><p>Ey mü'minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi muhafaza ediniz. Müslüman müslümanin kardesidir ve bütün Müslümanlar kardestir. Din kardesinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz, baskasina helal degildir. Ancak gönül hosluguyla verilen baska. Ashabim! Nefsinize de zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakki vardir: </p><p></p><p>Ey insanlar! Cenab-i Hak her hak sahibine hakkini vermistir. Varis için vasiyete gerek yoktur. Çocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zinakâr için mahrumiyet cezasi vardir. Babasindan baskasina nesep iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina uymaya kalkan nankör, Allah'in gazabina, meleklerin lanetine ve bütün Müslümanlarin düsmanligina ugrasin. Cenab-i Hak bu insanlarin ne tevbelerini ne de sehadetlerini kabul eder." </p><p></p><p>Rasûlüllah sözlerinin burasinda dinleyenlere sordu: "Ey insanlar! Yarin beni sizden soracaklar. Ne dersiniz?" Ashab-i Kiram cevap verdi: </p><p></p><p>"Allah'in risâletini teblig ettin; risalet görevini yerine getirdin, bize vasiyyet ve nasihatte bulundun diye sehadet ederiz." Rasûlullah sehadet parmagini göge kaldirarak üç kez "Sahit o! ya Rab! Sahit o! ya Rab! Sahit ol ya Rab!" buyurarak Arafat'taki hutbesini bitirdi. </p><p></p><p>Hz. Peygamber günes batincaya kadar vakfede durdu. Tam buradan inmeye karar verecegi bir anda yukarida zikredilen Mâide sûresinin üçüncü âyeti nazil oldu. Daha sonra devesine binen Rasûlüllah yavas adimlarla Arafat'tan inerek Müzdelife'ye geldi. Burada bir ezan iki kamet ile aksam ve yatsi namazlarini birlestirerek kildi. Ve istirahata çekildi. Sabah olunca cemaatle birlikte sabah namazini kaldi ve ortalik iyice agardiktan sonra Müzdelife'den Cemretü'l Akabe mevkiine geldi. Seytan taslamadan sonra Mina'ya geçen Rasûlüllah burada da Veda Hutbesi'nin diger bölümünü irad etti. Allah'a hamdü senadan sonra devamla: </p><p></p><p>"Ey insanlar! Sizi Allah'in kitabina baglayan peygamberinizin sözlerini iyi dinleyiniz, ona itaat ediniz. Hac ibadetinizin bütün hareketlerini benden gördügünüz gibi ifa ediniz. Öyle saniyorum ki, ben bu seneden sonra bir daha haccedemem. " Rasûlüllah bundan sonra halkla sorulu cevapli sürdürdügü hutbesini: "Ey insanlar! Aylarin yerini degistirerek geri birakmak inkârda asiri gitmektir. Kafirler böyle yapmakla dogru yoldan saptilar. Allah'in haram kildigi aylarin sayisini uygun yapmak için, bir yil haram ayini helal, diger yil onu haram sayarlar. Böylece Allah'in haram kildigini helal kabul ederler. Zaman, Allah'in gökleri ve yeri yarattigi gün gibi ayni duruma döndü. Allah'in katinda aylarin sayisi on ikidir. Bunlarin dördü mukaddes (haram) aylardir ki üçü arka arkaya gelen Zilkade, Zilhicce ve Muharrem, dördüncüsü de Cemaziyelahir ile Saban'in arasindaki Receb'tir. Ey mü'minler! Bu ay hangi aydir?"-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir."-Zilhicce ayi degil midir?"-Evet Zilhiccedir."-Bu içinde bulundugumuz belde hangi beldedir?"-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.-Mekke Sehri degil midir?"-Evet Mekke'dir."-Bugün hangi gündür? </p><p></p><p>-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir."Yevmü'nnahr (kurban kesme günü) degil midir?"-Evet yevmünahr'dir. Bu diyalogdan sonra Rasûlüllah sahabelere dönerek "Su halde iyi bilin ki; bu sehrinizde, bu beldenizde, bu gününüzün mukaddes (haram) oldugu gibi birbirinize kanlarinizi dökmek, mallarinizi haksiz yere olmak, namuslarinizi kirletmek de haramdir, her türlü saldiridan masumdur. Muhakkak ki, siz Rabbinize kavusacaksiniz, o zaman bütün bu islerden sorulacaksiniz. Ey Insanlar! Aklinizi basiniza alinda benden sonra birbirinizin boynunu vuracak sekilde dalâlete, vahsete düserek cahiliye devrine dönmeyin. Ey insanlar! Bu nasihatlerime kulak verip bunlari burada hazir bulunanlariniz burada bulunmayanlara teblig etsin. Olabilir ki, kendisine tebligi edilen kimse burada bulunup isiten bir kisim kimseden daha iyi anlayip bellemis olur" ardindan Rasûlüllah iki kez:"- Teblig ettim mi?" buyurdu.Sahabîler:-Evet ettin, deyince O;"Sahit ol ya Rab!" dedi ve tekrar hatirlatti: "Burada bulunanlar bulunmayanlara teblig etsin. "</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="molla_zehra, post: 55732, member: 30"] "Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha bulusamayacagim. Ey Insanlar bu günleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz nasil mübarek bir sehir ise; canlariniz, mallariniz, irzlariniz da öyle mukaddestir, her türlü saldiridan emindir. Ashabim! Yarin Rabbinize kavusacaksiniz ve bugünkü her hal ve hareketinizden sorulacaksiniz. Sakin benden sonra eski dalâletlere dönüp birbirinizin boynunu vurmayin. Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da isitenden daha iyi anlayarak muhafaza etmis olur. Ey ashabim! Kimin yaninda bir emanet varsa onu sahibine versin. Fa izin her çesidi kaldirilmistir, ayagimiz altindadir. Lakin borcunuzun aslin vermek gerekir. Ne zulmediniz ne de zulme ugrayiniz. Allah'in emriyle faizcilik artik yasaktir. Cahiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayagimin altindadir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmuttalib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Ashabim! Cahiliyet devrinde güdülen kan davalari da tamamen ortadan kaldirilmistir,' ilk kaldirdigim kan davasi da Abdulmuttalib'in torunu (yegenim) Rebîa'nin kan davasidir. Ey Insanlar! Bugün seytan sizin su topraklarinizda yeniden nüfuz ve saltanat gücünü ebedi surette kaybetmistir. Fakat bu kaldirdigim seyler haricinde küçük gördügünüz islerde de ona uyarsaniz bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan sakininiz. Ey Insanlar! Kadinlarin haklarina riayet etmenizi ve bu hususta Allah' tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari Allah'in emaneti olarak aldiniz. Ve onlarin namuslarini ve ismetlerini Allah adina söz vererek helal edindiniz. Sizin kadinlar üzerindeki hakkiniz; onlarin, aile serefini koru mallari ve evlerinizi sizin hoslanmadiginiz hiç kimseye açmamalari, çignenmemeleridir. Eger onlar, razi olmadiginiz herhangi bir kimseyi evinize alirlarsa onlari hafif bir sekilde dövebilir, azarlayabilirsiniz. Kadilarin da sizin üzerinizdeki haklari; örfe göre her türlü giyim ve yiyeceklerini temin etmenizdir. Ey mü'minler, size bir emanet birakiyorum ki siz ona simsiki sarildikça yolunuzu hiçbir zaman sasirmazsiniz. O emanet Allah'in kitabi Kur'ândir. Ey mü'minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi muhafaza ediniz. Müslüman müslümanin kardesidir ve bütün Müslümanlar kardestir. Din kardesinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz, baskasina helal degildir. Ancak gönül hosluguyla verilen baska. Ashabim! Nefsinize de zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakki vardir: Ey insanlar! Cenab-i Hak her hak sahibine hakkini vermistir. Varis için vasiyete gerek yoktur. Çocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zinakâr için mahrumiyet cezasi vardir. Babasindan baskasina nesep iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina uymaya kalkan nankör, Allah'in gazabina, meleklerin lanetine ve bütün Müslümanlarin düsmanligina ugrasin. Cenab-i Hak bu insanlarin ne tevbelerini ne de sehadetlerini kabul eder." Rasûlüllah sözlerinin burasinda dinleyenlere sordu: "Ey insanlar! Yarin beni sizden soracaklar. Ne dersiniz?" Ashab-i Kiram cevap verdi: "Allah'in risâletini teblig ettin; risalet görevini yerine getirdin, bize vasiyyet ve nasihatte bulundun diye sehadet ederiz." Rasûlullah sehadet parmagini göge kaldirarak üç kez "Sahit o! ya Rab! Sahit o! ya Rab! Sahit ol ya Rab!" buyurarak Arafat'taki hutbesini bitirdi. Hz. Peygamber günes batincaya kadar vakfede durdu. Tam buradan inmeye karar verecegi bir anda yukarida zikredilen Mâide sûresinin üçüncü âyeti nazil oldu. Daha sonra devesine binen Rasûlüllah yavas adimlarla Arafat'tan inerek Müzdelife'ye geldi. Burada bir ezan iki kamet ile aksam ve yatsi namazlarini birlestirerek kildi. Ve istirahata çekildi. Sabah olunca cemaatle birlikte sabah namazini kaldi ve ortalik iyice agardiktan sonra Müzdelife'den Cemretü'l Akabe mevkiine geldi. Seytan taslamadan sonra Mina'ya geçen Rasûlüllah burada da Veda Hutbesi'nin diger bölümünü irad etti. Allah'a hamdü senadan sonra devamla: "Ey insanlar! Sizi Allah'in kitabina baglayan peygamberinizin sözlerini iyi dinleyiniz, ona itaat ediniz. Hac ibadetinizin bütün hareketlerini benden gördügünüz gibi ifa ediniz. Öyle saniyorum ki, ben bu seneden sonra bir daha haccedemem. " Rasûlüllah bundan sonra halkla sorulu cevapli sürdürdügü hutbesini: "Ey insanlar! Aylarin yerini degistirerek geri birakmak inkârda asiri gitmektir. Kafirler böyle yapmakla dogru yoldan saptilar. Allah'in haram kildigi aylarin sayisini uygun yapmak için, bir yil haram ayini helal, diger yil onu haram sayarlar. Böylece Allah'in haram kildigini helal kabul ederler. Zaman, Allah'in gökleri ve yeri yarattigi gün gibi ayni duruma döndü. Allah'in katinda aylarin sayisi on ikidir. Bunlarin dördü mukaddes (haram) aylardir ki üçü arka arkaya gelen Zilkade, Zilhicce ve Muharrem, dördüncüsü de Cemaziyelahir ile Saban'in arasindaki Receb'tir. Ey mü'minler! Bu ay hangi aydir?"-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir."-Zilhicce ayi degil midir?"-Evet Zilhiccedir."-Bu içinde bulundugumuz belde hangi beldedir?"-Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.-Mekke Sehri degil midir?"-Evet Mekke'dir."-Bugün hangi gündür? -Allah ve Rasûlü daha iyi bilir."Yevmü'nnahr (kurban kesme günü) degil midir?"-Evet yevmünahr'dir. Bu diyalogdan sonra Rasûlüllah sahabelere dönerek "Su halde iyi bilin ki; bu sehrinizde, bu beldenizde, bu gününüzün mukaddes (haram) oldugu gibi birbirinize kanlarinizi dökmek, mallarinizi haksiz yere olmak, namuslarinizi kirletmek de haramdir, her türlü saldiridan masumdur. Muhakkak ki, siz Rabbinize kavusacaksiniz, o zaman bütün bu islerden sorulacaksiniz. Ey Insanlar! Aklinizi basiniza alinda benden sonra birbirinizin boynunu vuracak sekilde dalâlete, vahsete düserek cahiliye devrine dönmeyin. Ey insanlar! Bu nasihatlerime kulak verip bunlari burada hazir bulunanlariniz burada bulunmayanlara teblig etsin. Olabilir ki, kendisine tebligi edilen kimse burada bulunup isiten bir kisim kimseden daha iyi anlayip bellemis olur" ardindan Rasûlüllah iki kez:"- Teblig ettim mi?" buyurdu.Sahabîler:-Evet ettin, deyince O;"Sahit ol ya Rab!" dedi ve tekrar hatirlatti: "Burada bulunanlar bulunmayanlara teblig etsin. " [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
VEDA HUTBESİ
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst