Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ve'dduha ve bahar..
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 130209" data-attributes="member: 8283"><p><img src="http://www.harikayaa.com/wp-content/uploads/2007/09/bahar_3.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong> Ne haldeydi o ağaçlar! Ne kadar da gözden düşmüştü o tohumlar! Kurumuş kemik gibi dallarında ne bir umut görüyorduk çiçeklere dair ne bir işaret vardı çiçeklere dair... Karlar altında, taşlamış dal uçları, kurumuş budakları, soğumuş gövdeleri, geçen yılın baharında salkım saçak çiçeğe ve yaprağa ve meyveye durduklarına inandırmaz olmuştu gözlerimizi.. Sanki unutulmuşlardı... Sanki küsmüştü onlara, geçen bahar onları gelinler gibi baştan ayağı çiçeklerle bezeyen Yaradan... Önce yapraklarını almıştı ellerinden.. Meyvelerini kurutmuştu dal uçlarında.. Bir anda gözden düşüvermişti erik ağaçları, kiraz ağaçları.. İnciri yoksa ne diye dönüp bakayım ağacına? Elması bitmişse, ne diye hatırını sayayım dallarının? Hem sonra ne çok çiçek vardı toprağın yüzünde? Bir anda soluvermişlerdi? Sanki onlara pırıl pırıl hayat vaadeden, rengarenk güzellikler bahşeden arkasını dönüvermişti sonbaharda.. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Ama şimdi.. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Kemikler gibi kurumuş dal uçlarında bir şehrayin başladı. Taşlaşmış ağaç gövdelerinde bir hayat çağlayanı akmaya başladı. Küsüldüğünü sandığımız budaklardan çiçek çiçek hayatlar fışkırmaya başladı. Nazlı gelinler gibi süsleniyor kurumaya terk edildiğini sandığımız ağaçlar... Demek ki onların da bildiği, şimdi okumamızı istediği bir haber var: </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Ve'dduha ve velleyli iza seca... " /"Tanık olsun kış gecesinden bahar doğumunun çıkışı.. Tanık olsun çekirdeklerin kalın kabuklarından hayatın filizlenerek doğuşu.. Ve tanık olsun taşlaşmış gövdelerinde unutulmuşluğun karanlığının giderek derinleşmesi.. Ve tanık olsun toprak altında unutulan, ayaklar altında ezilen çekirdek ve tohumların unutulmuşluğun, gözden düşmenin dibinde yitmesi.. "</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Ey taze bahar, ey dal uçlarının sıcak nefesli çiçeği, ey çamurlar içinden başını uzatan pak yüzlü papatya, ey gözlerden uzakta kaldığı sanılan kemikleşmiş ağaç, taşlaşmış dal uçu, körleşmiş budak.. Bakma unutulduğunu sananlara... Aldırma Rabbinin gözünden düştüğünü sanıp gözleri yanılanlara.. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Ma veddaeke Rabbüke vema kala.."/ "Rabbin seni ne terk etti ne de küstü."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Hele dur, bak daha neler neler olacak. Sana şimdilik verilenlerden fazlası verilecek. Elinde şimdi olanlar sonraları daha da çoğalacak. Kıştaki halinden daha güzel olacaksın. Yapraklara bürüneceksin, binbir kokuyla bezeneceksin, meyvelerle sevindirileceksin...</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Vele'l ahiretu hayrun leke mine'l ula..." /"Bundan sonrası senin için öncekinden daha hayırlı olacak.." </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Ellerinde sevinçler olacak. Dal uçlarında kuşlar cıvıldayacak. Gölgene insanlar toplanacak. Büründüğün kokulardan ruhlar rayiha emecek.. Yaprakların arasına meyveler konulacak.. Şükür yumağı memnuniyetler doğuracaksın.. Yüzünün paklığında, renklerinin canlılığında nice tefekkür ve şükür çiçekleri açtıracaksın.. Sana dokunmak bir ayrıcalık olacak. Seninle olmak başlı başına bir umut olacak... Gözde olacaksın her daim. Meyvelerin el üstünde tutulacak...</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Vele sevfe yu'tike rabbüke feterda..." /"Rabbin sana bahşedecek ve sen de bundan hoşnut ve razı olacaksın.</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Hatırlar mısın kış ortasındaki yetimliğini.. Gözlerden ve gönüllerden ırak halini.. Varlığnın unutulup ayaklar altında ezildiğini. Hayatın memesinden emmekten kesildiğini.. Yaprak yaprak hüzünlerle yere savrulduğunu.. Köklerinden suyun çekildiğini.. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Elem yecidke yetiman feava..."/ "O seni yetim olarak bulup sığınak olmadı mı?"</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Görenler seni tanıyamazdı. Taşlaşmış gövden hiçbir şeyi vaad edemezdi. Yaprakların yoktu ki seni bir şeye benzetzelerdi. Ayaklar altında taşla karıştıralacak kadar hayat yoksunu bir şaşkındın. Ne bir biçimin vardı ne şimdiki güzelliğine daiir işaretler vardı elinde.. Şaşkındın.. Hangi şekle bürüneceğin, hangi yüzle görüneceğin bilinmezdi.. Bilinemezdi.. Nereye yöneleceğin, hangi biçime, hangi kokuya, hangi meyveye duracağın tahmin edilemezdi.. Sonsuz tereddütler içinde görünüyordun.. Yolunu bilmez gibiydin... </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Ve vecedeke dallen feheda..." "Yine O seni yolunu kaybetmiş bulup doğru yola yönlendirmedi mi?"</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Hayatın el etek çektiği bir ölü gibiydin. Renklerini yitirmiş, yüzü solmuş, canı azalmış, suları çekilmiş, itibarını kaybetmiş, gözlerden düşmüş bir hastaydın.. Humma nöbetinde gibi titreyen, yaprakçıklarını döken, beli bükülen sen değil miydin? Bir tatlı bakışı bile dilenen bir fakirdin. Ellerin boş, meyvesizdin. Yüzün sevimsiz, çiçeksizdin. Gövden soğuk, kalbini kaybetmiş gibiydin. Öylesine hasta, muhtaç ve yoksuldun ki...</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Ve vecedeke ailen fe ağna.../" "Seni muhtaç bir halde bulup, başkalarına muhtaçlıktan kurtarmadı mı?"</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Hadi öyleyse, toprağın altına girmekten korkan o "yetim"lere bir teselli sun.. Hadi öyleyse, sevdiklerinin kabirden çıkarılacağna dair ümitlerini yitirmiş o "muhtaç"lara bir müjde fısılda.. "Kurumuş kemikleri kim diriltecek şimdi?" dercesine, hakikatin anneliğinden yetim düşmüşlere bir şeyler söyle.. "Ölü"den "diri" çıkaracağına söz verirken, yüzüne bakılmaz ölünün bile yüzüne bakacağını, bakılacak yüzü bile olmayan ölünün yüzüne bakıp da ebedi diri kılacağını haber veren Rabbinin yakınlığını isteyen yetim ve öksüzleri hor görme, geri çevirme, karşılıksız bırakma... "fe emme'l yetime fela takhar..."/Asla yetimi hor görme...""fe emme'ssaile fela tenhar..." /"İsteyeni asla geri çevirme."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>Seni unutuluş kışından seçip alan, çiçek çiçek anıldığın, meyvelerce beğenildiğin varlık baharına eriştiren Rabbini an.. Seni umutsuzluğun çamurundan çekip alan, güzel bakan gözlerin gözdesi eyleyen, ebedi dirilişe susamış ruhların müjdesi eyleyen Rabbini minnet borcunu hatırla.. Seni çiçekli bir hitap eyleyen, Seni kudretiyle boyayan, rahmetiyle hayatın kucağında ağırlayan Rabbinin iyiliğini anla/t da anla/t...</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong>"Ve emma bi ni'meti Rabbike fehaddis..." /"Hiçbir zaman Rabbinin nimetini dilinden düşürme..."</strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px"><strong></strong></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 130209, member: 8283"] [IMG]http://www.harikayaa.com/wp-content/uploads/2007/09/bahar_3.jpg[/IMG] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3][B] Ne haldeydi o ağaçlar! Ne kadar da gözden düşmüştü o tohumlar! Kurumuş kemik gibi dallarında ne bir umut görüyorduk çiçeklere dair ne bir işaret vardı çiçeklere dair... Karlar altında, taşlamış dal uçları, kurumuş budakları, soğumuş gövdeleri, geçen yılın baharında salkım saçak çiçeğe ve yaprağa ve meyveye durduklarına inandırmaz olmuştu gözlerimizi.. Sanki unutulmuşlardı... Sanki küsmüştü onlara, geçen bahar onları gelinler gibi baştan ayağı çiçeklerle bezeyen Yaradan... Önce yapraklarını almıştı ellerinden.. Meyvelerini kurutmuştu dal uçlarında.. Bir anda gözden düşüvermişti erik ağaçları, kiraz ağaçları.. İnciri yoksa ne diye dönüp bakayım ağacına? Elması bitmişse, ne diye hatırını sayayım dallarının? Hem sonra ne çok çiçek vardı toprağın yüzünde? Bir anda soluvermişlerdi? Sanki onlara pırıl pırıl hayat vaadeden, rengarenk güzellikler bahşeden arkasını dönüvermişti sonbaharda.. Ama şimdi.. Kemikler gibi kurumuş dal uçlarında bir şehrayin başladı. Taşlaşmış ağaç gövdelerinde bir hayat çağlayanı akmaya başladı. Küsüldüğünü sandığımız budaklardan çiçek çiçek hayatlar fışkırmaya başladı. Nazlı gelinler gibi süsleniyor kurumaya terk edildiğini sandığımız ağaçlar... Demek ki onların da bildiği, şimdi okumamızı istediği bir haber var: "Ve'dduha ve velleyli iza seca... " /"Tanık olsun kış gecesinden bahar doğumunun çıkışı.. Tanık olsun çekirdeklerin kalın kabuklarından hayatın filizlenerek doğuşu.. Ve tanık olsun taşlaşmış gövdelerinde unutulmuşluğun karanlığının giderek derinleşmesi.. Ve tanık olsun toprak altında unutulan, ayaklar altında ezilen çekirdek ve tohumların unutulmuşluğun, gözden düşmenin dibinde yitmesi.. " Ey taze bahar, ey dal uçlarının sıcak nefesli çiçeği, ey çamurlar içinden başını uzatan pak yüzlü papatya, ey gözlerden uzakta kaldığı sanılan kemikleşmiş ağaç, taşlaşmış dal uçu, körleşmiş budak.. Bakma unutulduğunu sananlara... Aldırma Rabbinin gözünden düştüğünü sanıp gözleri yanılanlara.. "Ma veddaeke Rabbüke vema kala.."/ "Rabbin seni ne terk etti ne de küstü." Hele dur, bak daha neler neler olacak. Sana şimdilik verilenlerden fazlası verilecek. Elinde şimdi olanlar sonraları daha da çoğalacak. Kıştaki halinden daha güzel olacaksın. Yapraklara bürüneceksin, binbir kokuyla bezeneceksin, meyvelerle sevindirileceksin... "Vele'l ahiretu hayrun leke mine'l ula..." /"Bundan sonrası senin için öncekinden daha hayırlı olacak.." Ellerinde sevinçler olacak. Dal uçlarında kuşlar cıvıldayacak. Gölgene insanlar toplanacak. Büründüğün kokulardan ruhlar rayiha emecek.. Yaprakların arasına meyveler konulacak.. Şükür yumağı memnuniyetler doğuracaksın.. Yüzünün paklığında, renklerinin canlılığında nice tefekkür ve şükür çiçekleri açtıracaksın.. Sana dokunmak bir ayrıcalık olacak. Seninle olmak başlı başına bir umut olacak... Gözde olacaksın her daim. Meyvelerin el üstünde tutulacak... "Vele sevfe yu'tike rabbüke feterda..." /"Rabbin sana bahşedecek ve sen de bundan hoşnut ve razı olacaksın. Hatırlar mısın kış ortasındaki yetimliğini.. Gözlerden ve gönüllerden ırak halini.. Varlığnın unutulup ayaklar altında ezildiğini. Hayatın memesinden emmekten kesildiğini.. Yaprak yaprak hüzünlerle yere savrulduğunu.. Köklerinden suyun çekildiğini.. "Elem yecidke yetiman feava..."/ "O seni yetim olarak bulup sığınak olmadı mı?" Görenler seni tanıyamazdı. Taşlaşmış gövden hiçbir şeyi vaad edemezdi. Yaprakların yoktu ki seni bir şeye benzetzelerdi. Ayaklar altında taşla karıştıralacak kadar hayat yoksunu bir şaşkındın. Ne bir biçimin vardı ne şimdiki güzelliğine daiir işaretler vardı elinde.. Şaşkındın.. Hangi şekle bürüneceğin, hangi yüzle görüneceğin bilinmezdi.. Bilinemezdi.. Nereye yöneleceğin, hangi biçime, hangi kokuya, hangi meyveye duracağın tahmin edilemezdi.. Sonsuz tereddütler içinde görünüyordun.. Yolunu bilmez gibiydin... "Ve vecedeke dallen feheda..." "Yine O seni yolunu kaybetmiş bulup doğru yola yönlendirmedi mi?" Hayatın el etek çektiği bir ölü gibiydin. Renklerini yitirmiş, yüzü solmuş, canı azalmış, suları çekilmiş, itibarını kaybetmiş, gözlerden düşmüş bir hastaydın.. Humma nöbetinde gibi titreyen, yaprakçıklarını döken, beli bükülen sen değil miydin? Bir tatlı bakışı bile dilenen bir fakirdin. Ellerin boş, meyvesizdin. Yüzün sevimsiz, çiçeksizdin. Gövden soğuk, kalbini kaybetmiş gibiydin. Öylesine hasta, muhtaç ve yoksuldun ki... "Ve vecedeke ailen fe ağna.../" "Seni muhtaç bir halde bulup, başkalarına muhtaçlıktan kurtarmadı mı?" Hadi öyleyse, toprağın altına girmekten korkan o "yetim"lere bir teselli sun.. Hadi öyleyse, sevdiklerinin kabirden çıkarılacağna dair ümitlerini yitirmiş o "muhtaç"lara bir müjde fısılda.. "Kurumuş kemikleri kim diriltecek şimdi?" dercesine, hakikatin anneliğinden yetim düşmüşlere bir şeyler söyle.. "Ölü"den "diri" çıkaracağına söz verirken, yüzüne bakılmaz ölünün bile yüzüne bakacağını, bakılacak yüzü bile olmayan ölünün yüzüne bakıp da ebedi diri kılacağını haber veren Rabbinin yakınlığını isteyen yetim ve öksüzleri hor görme, geri çevirme, karşılıksız bırakma... "fe emme'l yetime fela takhar..."/Asla yetimi hor görme...""fe emme'ssaile fela tenhar..." /"İsteyeni asla geri çevirme." Seni unutuluş kışından seçip alan, çiçek çiçek anıldığın, meyvelerce beğenildiğin varlık baharına eriştiren Rabbini an.. Seni umutsuzluğun çamurundan çekip alan, güzel bakan gözlerin gözdesi eyleyen, ebedi dirilişe susamış ruhların müjdesi eyleyen Rabbini minnet borcunu hatırla.. Seni çiçekli bir hitap eyleyen, Seni kudretiyle boyayan, rahmetiyle hayatın kucağında ağırlayan Rabbinin iyiliğini anla/t da anla/t... "Ve emma bi ni'meti Rabbike fehaddis..." /"Hiçbir zaman Rabbinin nimetini dilinden düşürme..." [/B][/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
ve'dduha ve bahar..
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst