Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Vermeyince Ma’bûd Neylesin Mahmud
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 95280" data-attributes="member: 5"><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Rızıkların taksimi nasıl ve neden farklı? Ya da nasip-kısmet!</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">“Allah kullarına rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde azarlardı. Fakat O, (rızkı) dilediği ölçüde indirir. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdar, onları hakkıyla görendir.“ (Şûrâ suresi, 27) </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">“Vermeyince Ma’bûd Neylesin Mahmud”</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Sultan İkinci Mahmut tebdil-i kıyafet ederek bir ramazan günü Üsküdar’da gezerken bir kunduracıya rastlıyor. Kunduracı boş örsü tokmaklıyor ve bir taraftan da, “Tıkandı da tıkandı!” diye söyleniyordu. Sultan Mahmut ne olduğunu, neden böyle diyerek boş örsü tokmakladığını sorunca, kunduracı, </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">- “Bu gece bir rüya gördüm. Çeşmeler vardı. Kimisi harıl harıl, kimisi normal akıyor, kimisi de damlıyordu. O sırada yanımda bir pîr-i fani türedi. Ona bu çeşmelerin halini sordum. O da en çok akanın Sultan İkinci Mahmut’un çeşmesi olduğunu, normal akanlarınkilerin paşaların-vezirlerin çeşmeleri olduğunu… En az akan çeşmenin de benim olduğunu söyleyip, gözden kayboldu. Ben de elime aldığım bir çöp parçasıyla benim çeşmemi ağzını biraz daha açayım derken, elimdeki çöp kırılıp, içerde kaldı. Ve çeşmem tam tıkandı damlamaz oldu. Neticede işlerim bozuldu, işsiz kaldım, onun için bu boş örsü dövüyor ve tıkandı da tıkandı, diyorum” diye anlatıyor… </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Padişah üzülüyor, saraya dönüyor. Ve adamın durumunu araştırtıyor. Gerçek olduğunu öğrenince de bu ramazan’da o garibi sevindirmek istiyor. Evvela her dilimin altına bir altın koyarak, ona bir tepsi baklava gönderiyor. Adam baklavaları yiyecek, altınları alıp kurtulacaktır. Ama adam o tepsiyi bilmeden bir altına bir başkasına satıyor ve kazandığını zannediyor. Durumu öğrenen Sultan Mahmut biraz daha üzülüyor. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Ertesi gün içi altınla doldurulmuş bir hindi kızartmasını ona gönderiyor. Baklavayı satın alan açık göz allem kallem edip, onu da bir altına satın alıyor. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Tıkandı Baba yine tıkanıyor. Durumu öğrenen padişah üzülüyor ve onu saraya çağırıyor. Eline bir kürek vererek onu altın dolu hazineye sokuyor: “Daldır küreği de, kürekte kalan altınlar senin olsun” diyor. Adam heyecanla küreği de ters daldırıyor. Sapın kovuğunda sadece yine bir altın kalıyor. İşte o zaman Sultan Mahmud meşhur sözünü söylüyor: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">“Vermeyince Ma’bud, neylesin Sultan Mahmud!” </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">***</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Nitekim Ziya Paşa da bunun için şöyle diyor: </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Bî baht olanın bağına bir damlası düşmez</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Yağmur yerine inci, gümüş yağsa, semadan… </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">***</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Bir başka şairimiz de, </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Kısmetinse gelir, Hind’den Yemen’den</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Kısmet değilse, ne gelir elden… demiştir. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">***</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">Yine atalarımızdan bunun için demişlerdir: İlim cehd ile zenginlik baht iledir, diye… </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: #4169e1">O bakımdan hiç kimse gücüne-kuvvetine, zenginliğine-güzelliğine aldanmamalı ve fakirleri-yetimleri-muhtaçları mutlaka görüp gözetmelidir.</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 95280, member: 5"] [B][SIZE=3][COLOR=#4169e1]Rızıkların taksimi nasıl ve neden farklı? Ya da nasip-kısmet! “Allah kullarına rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde azarlardı. Fakat O, (rızkı) dilediği ölçüde indirir. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdar, onları hakkıyla görendir.“ (Şûrâ suresi, 27) “Vermeyince Ma’bûd Neylesin Mahmud” Sultan İkinci Mahmut tebdil-i kıyafet ederek bir ramazan günü Üsküdar’da gezerken bir kunduracıya rastlıyor. Kunduracı boş örsü tokmaklıyor ve bir taraftan da, “Tıkandı da tıkandı!” diye söyleniyordu. Sultan Mahmut ne olduğunu, neden böyle diyerek boş örsü tokmakladığını sorunca, kunduracı, - “Bu gece bir rüya gördüm. Çeşmeler vardı. Kimisi harıl harıl, kimisi normal akıyor, kimisi de damlıyordu. O sırada yanımda bir pîr-i fani türedi. Ona bu çeşmelerin halini sordum. O da en çok akanın Sultan İkinci Mahmut’un çeşmesi olduğunu, normal akanlarınkilerin paşaların-vezirlerin çeşmeleri olduğunu… En az akan çeşmenin de benim olduğunu söyleyip, gözden kayboldu. Ben de elime aldığım bir çöp parçasıyla benim çeşmemi ağzını biraz daha açayım derken, elimdeki çöp kırılıp, içerde kaldı. Ve çeşmem tam tıkandı damlamaz oldu. Neticede işlerim bozuldu, işsiz kaldım, onun için bu boş örsü dövüyor ve tıkandı da tıkandı, diyorum” diye anlatıyor… Padişah üzülüyor, saraya dönüyor. Ve adamın durumunu araştırtıyor. Gerçek olduğunu öğrenince de bu ramazan’da o garibi sevindirmek istiyor. Evvela her dilimin altına bir altın koyarak, ona bir tepsi baklava gönderiyor. Adam baklavaları yiyecek, altınları alıp kurtulacaktır. Ama adam o tepsiyi bilmeden bir altına bir başkasına satıyor ve kazandığını zannediyor. Durumu öğrenen Sultan Mahmut biraz daha üzülüyor. Ertesi gün içi altınla doldurulmuş bir hindi kızartmasını ona gönderiyor. Baklavayı satın alan açık göz allem kallem edip, onu da bir altına satın alıyor. Tıkandı Baba yine tıkanıyor. Durumu öğrenen padişah üzülüyor ve onu saraya çağırıyor. Eline bir kürek vererek onu altın dolu hazineye sokuyor: “Daldır küreği de, kürekte kalan altınlar senin olsun” diyor. Adam heyecanla küreği de ters daldırıyor. Sapın kovuğunda sadece yine bir altın kalıyor. İşte o zaman Sultan Mahmud meşhur sözünü söylüyor: “Vermeyince Ma’bud, neylesin Sultan Mahmud!” *** Nitekim Ziya Paşa da bunun için şöyle diyor: Bî baht olanın bağına bir damlası düşmez Yağmur yerine inci, gümüş yağsa, semadan… *** Bir başka şairimiz de, Kısmetinse gelir, Hind’den Yemen’den Kısmet değilse, ne gelir elden… demiştir. *** Yine atalarımızdan bunun için demişlerdir: İlim cehd ile zenginlik baht iledir, diye… O bakımdan hiç kimse gücüne-kuvvetine, zenginliğine-güzelliğine aldanmamalı ve fakirleri-yetimleri-muhtaçları mutlaka görüp gözetmelidir.[/COLOR][/SIZE][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Vermeyince Ma’bûd Neylesin Mahmud
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst