Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
YaKaZa(Uyanık Olma Hali)
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="molla_zehra" data-source="post: 81906" data-attributes="member: 30"><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Hak Teâlâ bir hadis-i kudsî'sinde Davud (as)'a hitaben şöyle buyurdu:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">"Ey Davud! Uyanık ol... Din kardeşine karşı yumuşak davran. Sana, benim isteğim doğrultusunda itaat etmeyene ve seninle muvafık olmayana dost ol ma. Çünkü o senin düşmanındır."</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Buradaki yakazadan (uyanıklıktan) murad, gaflet uykusundan kurtulmaktır. Ve cehaletten berî olmaktır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Salike evvela lâzım olan şey; gaflet uykusundan uyanması ve Hak için, onun rızası doğrultusunda kıyama kalkmasıdır. Nitekim Allah-u Teâlâ Habibine hitaben şöyle buyurmuştur:</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">"Ey Muhammed! Sen onlara şöyle de: 'Size birtek öğüdüm var. İkişer ikişer ve teker teker Allah'a yönelin. Sonra düşünün. Arkadaşınızda delilikten hiç bir eser yoktur. O, şiddetli bir azabın gelip çatmasından önce sizi uyaran bir peygamberden başka birşey değildir." (Sebe, 46) </span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Şurası hiç şüphesiz ki, insan, fıtratı icabı gaflet uykusuna ve bunun muktezası olarak da cehalete daha fazla meyyaldir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Canımız Hak ile uyanık olmazsa uyanıklık bizim için iki dağ arasındaki boğaz ve geçit gibidir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Resulullah efendimiz(sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardı: "insanlar uykudadır. Öldükleri zaman uyanırlar." Yani, insanlar ekseriya gaflet uykusudadırlar. Ve dinin emirlerini her dem uyanık olarak huzur-u kalb ile yeri ne getiremezler. Bir kimsenin kalbi ve ruhu uyanık ve bilgili olursa, o zahiren (görünürde) uyusa bile, o ehl-i tahkikin nazarında uyanıktır. Ve ona uyuyor denilmez. Zira onun uyuması, Hz. Peygamberin uyuması gibidir. Nitekim Hz. Peygamber(s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Benim gözlerim uyusa bile kalbim ve ru hum Rabbimden haberdar ve uyanıktır." Ruhun ve kalbin bîdar (uyanık) olması ve bu uyanıklığın istikrarlı olarak devam etmesi için bir üstad'a ihtiyaç vardır.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Onun va'z ve nasihatleri talip olan salikin ruhî melekelerini geliştirir. Bu geliş melerle beraber kalbî inkişaflar zuhur eder. Bu zuhurlar saliki daima uyanık tu tar. Bu sayede, salik, hangi derecede ve makamda olduğunu anlamakta güçlük çekmez. Hangi mertebede olduğunu müşahede etmesi onun aynı zamanda ne ye ihtiyacı olduğunu ve eksiğini nasıl kapatması gerektiğini ihsas eder. Uyanıklı ğın en makbulü, sâlikin nefsine ait fesâid ve mâsiyetleri görmesi ve onları izâle etmeye çalışması hususundaki uyanıklığıdır. Ve akabinde tevbe ve istiğfara koşabilme isteğidir.</span></span></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Merâtib-i sülûk ve Yüz Mertebe </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">İsmail Ankaravî Dede</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-family: 'Georgia'"><span style="font-size: 12px">Minhacü'l Fukara</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="molla_zehra, post: 81906, member: 30"] [FONT=Georgia][SIZE=3]Hak Teâlâ bir hadis-i kudsî'sinde Davud (as)'a hitaben şöyle buyurdu: "Ey Davud! Uyanık ol... Din kardeşine karşı yumuşak davran. Sana, benim isteğim doğrultusunda itaat etmeyene ve seninle muvafık olmayana dost ol ma. Çünkü o senin düşmanındır."[/SIZE][/FONT] [FONT=Georgia][SIZE=3] Buradaki yakazadan (uyanıklıktan) murad, gaflet uykusundan kurtulmaktır. Ve cehaletten berî olmaktır. Salike evvela lâzım olan şey; gaflet uykusundan uyanması ve Hak için, onun rızası doğrultusunda kıyama kalkmasıdır. Nitekim Allah-u Teâlâ Habibine hitaben şöyle buyurmuştur: "Ey Muhammed! Sen onlara şöyle de: 'Size birtek öğüdüm var. İkişer ikişer ve teker teker Allah'a yönelin. Sonra düşünün. Arkadaşınızda delilikten hiç bir eser yoktur. O, şiddetli bir azabın gelip çatmasından önce sizi uyaran bir peygamberden başka birşey değildir." (Sebe, 46) Şurası hiç şüphesiz ki, insan, fıtratı icabı gaflet uykusuna ve bunun muktezası olarak da cehalete daha fazla meyyaldir. Canımız Hak ile uyanık olmazsa uyanıklık bizim için iki dağ arasındaki boğaz ve geçit gibidir. Resulullah efendimiz(sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardı: "insanlar uykudadır. Öldükleri zaman uyanırlar." Yani, insanlar ekseriya gaflet uykusudadırlar. Ve dinin emirlerini her dem uyanık olarak huzur-u kalb ile yeri ne getiremezler. Bir kimsenin kalbi ve ruhu uyanık ve bilgili olursa, o zahiren (görünürde) uyusa bile, o ehl-i tahkikin nazarında uyanıktır. Ve ona uyuyor denilmez. Zira onun uyuması, Hz. Peygamberin uyuması gibidir. Nitekim Hz. Peygamber(s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Benim gözlerim uyusa bile kalbim ve ru hum Rabbimden haberdar ve uyanıktır." Ruhun ve kalbin bîdar (uyanık) olması ve bu uyanıklığın istikrarlı olarak devam etmesi için bir üstad'a ihtiyaç vardır. Onun va'z ve nasihatleri talip olan salikin ruhî melekelerini geliştirir. Bu geliş melerle beraber kalbî inkişaflar zuhur eder. Bu zuhurlar saliki daima uyanık tu tar. Bu sayede, salik, hangi derecede ve makamda olduğunu anlamakta güçlük çekmez. Hangi mertebede olduğunu müşahede etmesi onun aynı zamanda ne ye ihtiyacı olduğunu ve eksiğini nasıl kapatması gerektiğini ihsas eder. Uyanıklı ğın en makbulü, sâlikin nefsine ait fesâid ve mâsiyetleri görmesi ve onları izâle etmeye çalışması hususundaki uyanıklığıdır. Ve akabinde tevbe ve istiğfara koşabilme isteğidir.[/SIZE][/FONT] [B][FONT=Georgia][SIZE=3]Merâtib-i sülûk ve Yüz Mertebe İsmail Ankaravî Dede Minhacü'l Fukara[/SIZE][/FONT][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Tasavvuf
Nakşıbendi ve Nakşıbendilik
Sufinin Dünyası
YaKaZa(Uyanık Olma Hali)
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst