Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Yanlış Tercihin Cezası: Şirk ve Sonuçları
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="MuhammedRidvan" data-source="post: 718609" data-attributes="member: 1059161"><p style="text-align: justify"><strong>İnsanların hayatındaki en önemli tercihlerden biri, kalplerinde yer edinmesi gereken değerlerdir. Bu değerlerin başında ise Allah’a duyulan sevgi gelir. Ancak zaman zaman insanlar, Allah’tan başka bir varlığı, Allah’tan daha çok severler. Bu, İslam’da şirk olarak tanımlanır. Şirk, Allah’a eş ve ortak koşmak, O’ndan başkasını, O’na karşı duyulan sevgi ve saygı seviyesinde sevmek demektir. Bu, bir kişinin yaratılanı, Yaratıcı’dan üstün tutmasıdır ve bu tercihin bedeli dünyada ve ahirette oldukça ağırdır. Şirk, İslam’da en büyük ve affedilmeyen tek günah olarak kabul edilir. Allah, yaratılan hiçbir varlığın, kendisine tercih edilmesini kabul etmez. Allah’a olan sevginin önüne başka bir varlık koymak, O’nun mutlak kudretine karşı bir itaatsizliktir. Bu tür bir tercih, kişiyi Allah’a yabancılaştırır ve ruhsal olarak daralmasına sebep olur. İslam’a göre, bir insan yaratılan bir varlığı Allah’tan daha çok sevdiğinde, bu kişi, Allah’ın kudretini ve otoritesini göz ardı etmiş olur. Oysa Allah, insanı yaratandır ve O’ndan başka her şey geçici ve sınırlıdır. Bu nedenle, bir insanın kalbinde Allah’tan başka bir şeye daha fazla yer vermesi, ruhsal bir yozlaşmaya yol açar. Şirkin bedeli yalnızca ahirette değil, aynı zamanda dünyada da hissedilir. Allah, O’na karşı gösterilen bu ihanetin karşılığını, kullarının kalplerinde hissedecekleri bir acı olarak ödetebilir. İnsan, Allah’tan başkasını yücelttikçe, kalbine bir daralma çöreklenir. Bu daralma, maddi dünyanın genişliğine rağmen insanın ruhunu daraltır, sanki dünya bir hapishane gibi gelir. Her şeyin geçici olduğunu, gerçek huzurun yalnızca Allah’ta bulunabileceğini fark etmek, kişiyi kalbinde büyük bir boşlukla baş başa bırakabilir. Ruhsal sıkıntıların kaynağı, yapılan yanlış tercihin bedelidir. Kalpteki bu daralma, insanı yalnızlığa, huzursuzluğa ve içsel bir boşluğa iter. Dünyada bir insan, yaptığı tercihin sonuçlarını yaşarken, ahirette de bu tercihin bedelini ödeyecektir. İslam’a göre, Allah’a eş koşanlar, ebedi hayatta büyük bir felakete uğrayacaklardır. Allah, şirk koşanları affetmeyecektir. Ahiretteki ceza, sadece dünyevi bir acıdan ibaret olmayıp, ebedi bir kayıp ve hüsrandır. Bu kayıp, Allah’ın rahmetinden mahrum kalmak ve O’ndan uzaklaşmaktır. Şirk, insanı Allah’ın huzurundan, rahmetinden ve affından mahrum bırakır. İslam, Allah’ın mutlak kudretini ve yaratma gücünü kabul eden bir inanç sistemidir. Bu çerçevede, yaratılan bir varlık, yaratıcıya tercih edilemez. Allah, her şeyin Yaratıcısı ve Mutlak İradesi’dir; bu nedenle, bir insanın bir diğerini, özellikle de O’na yakın bir seviyede sevmesi, mantık dışıdır. Beşer, yaratılmıştır ve sınırlıdır. Bu nedenle, insanın beşeri bir varlığı, Allah’a tercih etmesi, akıl ve mantıkla bağdaşmaz. Allah’ın büyüklüğü, yüceliği ve kudreti her şeyin ötesindedir. İman edenlerin Allah’a olan sevgisi, her şeyin ötesindedir. Bakara Suresi’nin 165. ayetinde bu durum şu şekilde açıklanır: “ İnsanlardan kimi Allah'tan başka eşler edinir. Onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerse en çok Allah'ı severler. Zulmedenler keşke azabı gördükleri zaman kuvvetin gerçekten bütünüyle Allah'a ait olduğunu görselerdi. Ve şüphesiz Allah'ın azabı şiddetlidir.” (Bakara Suresi, 165. Ayet) Bu ayet, iman edenlerin kalplerinde Allah’a duydukları sevginin hiçbir şeyle kıyaslanamayacağını vurgular. Allah’a olan sevgi, kişinin hayatını şekillendirir, ona rehberlik eder ve her türlü zorluğa karşı bir güç kaynağı olur. İman eden bir kişi, her zaman Allah’ı her şeyden daha çok sever ve O’na yönelir. Yanlış tercihlerin bedeli, hem dünyada hem de ahirette insanın huzurunu bozar. Allah’tan başka bir varlığı, Allah’tan daha çok sevmenin cezası, kalpteki daralma, ruhsal huzursuzluk ve nihayetinde ebedi kayıptır. İslam, insanı doğru tercih yapmaya, kalbini yalnızca Allah’a yönlendirmeye ve O’na duyulan sevgiyi her şeyin önüne koymaya teşvik eder. İman, yalnızca Allah’a olan sevgiyi her şeyden üstün tutmayı gerektirir. Bu sevgiyi kaybetmek, insanın en büyük kaybıdır.</strong></p> <p style="text-align: justify"><strong></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="MuhammedRidvan, post: 718609, member: 1059161"] [JUSTIFY][B]İnsanların hayatındaki en önemli tercihlerden biri, kalplerinde yer edinmesi gereken değerlerdir. Bu değerlerin başında ise Allah’a duyulan sevgi gelir. Ancak zaman zaman insanlar, Allah’tan başka bir varlığı, Allah’tan daha çok severler. Bu, İslam’da şirk olarak tanımlanır. Şirk, Allah’a eş ve ortak koşmak, O’ndan başkasını, O’na karşı duyulan sevgi ve saygı seviyesinde sevmek demektir. Bu, bir kişinin yaratılanı, Yaratıcı’dan üstün tutmasıdır ve bu tercihin bedeli dünyada ve ahirette oldukça ağırdır. Şirk, İslam’da en büyük ve affedilmeyen tek günah olarak kabul edilir. Allah, yaratılan hiçbir varlığın, kendisine tercih edilmesini kabul etmez. Allah’a olan sevginin önüne başka bir varlık koymak, O’nun mutlak kudretine karşı bir itaatsizliktir. Bu tür bir tercih, kişiyi Allah’a yabancılaştırır ve ruhsal olarak daralmasına sebep olur. İslam’a göre, bir insan yaratılan bir varlığı Allah’tan daha çok sevdiğinde, bu kişi, Allah’ın kudretini ve otoritesini göz ardı etmiş olur. Oysa Allah, insanı yaratandır ve O’ndan başka her şey geçici ve sınırlıdır. Bu nedenle, bir insanın kalbinde Allah’tan başka bir şeye daha fazla yer vermesi, ruhsal bir yozlaşmaya yol açar. Şirkin bedeli yalnızca ahirette değil, aynı zamanda dünyada da hissedilir. Allah, O’na karşı gösterilen bu ihanetin karşılığını, kullarının kalplerinde hissedecekleri bir acı olarak ödetebilir. İnsan, Allah’tan başkasını yücelttikçe, kalbine bir daralma çöreklenir. Bu daralma, maddi dünyanın genişliğine rağmen insanın ruhunu daraltır, sanki dünya bir hapishane gibi gelir. Her şeyin geçici olduğunu, gerçek huzurun yalnızca Allah’ta bulunabileceğini fark etmek, kişiyi kalbinde büyük bir boşlukla baş başa bırakabilir. Ruhsal sıkıntıların kaynağı, yapılan yanlış tercihin bedelidir. Kalpteki bu daralma, insanı yalnızlığa, huzursuzluğa ve içsel bir boşluğa iter. Dünyada bir insan, yaptığı tercihin sonuçlarını yaşarken, ahirette de bu tercihin bedelini ödeyecektir. İslam’a göre, Allah’a eş koşanlar, ebedi hayatta büyük bir felakete uğrayacaklardır. Allah, şirk koşanları affetmeyecektir. Ahiretteki ceza, sadece dünyevi bir acıdan ibaret olmayıp, ebedi bir kayıp ve hüsrandır. Bu kayıp, Allah’ın rahmetinden mahrum kalmak ve O’ndan uzaklaşmaktır. Şirk, insanı Allah’ın huzurundan, rahmetinden ve affından mahrum bırakır. İslam, Allah’ın mutlak kudretini ve yaratma gücünü kabul eden bir inanç sistemidir. Bu çerçevede, yaratılan bir varlık, yaratıcıya tercih edilemez. Allah, her şeyin Yaratıcısı ve Mutlak İradesi’dir; bu nedenle, bir insanın bir diğerini, özellikle de O’na yakın bir seviyede sevmesi, mantık dışıdır. Beşer, yaratılmıştır ve sınırlıdır. Bu nedenle, insanın beşeri bir varlığı, Allah’a tercih etmesi, akıl ve mantıkla bağdaşmaz. Allah’ın büyüklüğü, yüceliği ve kudreti her şeyin ötesindedir. İman edenlerin Allah’a olan sevgisi, her şeyin ötesindedir. Bakara Suresi’nin 165. ayetinde bu durum şu şekilde açıklanır: “ İnsanlardan kimi Allah'tan başka eşler edinir. Onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerse en çok Allah'ı severler. Zulmedenler keşke azabı gördükleri zaman kuvvetin gerçekten bütünüyle Allah'a ait olduğunu görselerdi. Ve şüphesiz Allah'ın azabı şiddetlidir.” (Bakara Suresi, 165. Ayet) Bu ayet, iman edenlerin kalplerinde Allah’a duydukları sevginin hiçbir şeyle kıyaslanamayacağını vurgular. Allah’a olan sevgi, kişinin hayatını şekillendirir, ona rehberlik eder ve her türlü zorluğa karşı bir güç kaynağı olur. İman eden bir kişi, her zaman Allah’ı her şeyden daha çok sever ve O’na yönelir. Yanlış tercihlerin bedeli, hem dünyada hem de ahirette insanın huzurunu bozar. Allah’tan başka bir varlığı, Allah’tan daha çok sevmenin cezası, kalpteki daralma, ruhsal huzursuzluk ve nihayetinde ebedi kayıptır. İslam, insanı doğru tercih yapmaya, kalbini yalnızca Allah’a yönlendirmeye ve O’na duyulan sevgiyi her şeyin önüne koymaya teşvik eder. İman, yalnızca Allah’a olan sevgiyi her şeyden üstün tutmayı gerektirir. Bu sevgiyi kaybetmek, insanın en büyük kaybıdır. [/B][/JUSTIFY] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Yanlış Tercihin Cezası: Şirk ve Sonuçları
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst