Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
YAR KOKUSU
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="molla_zehra" data-source="post: 61932" data-attributes="member: 30"><p><span style="color: #580000">Nereden nasıl kaçtın, buraya ne zaman geldin bilemedim.</span></p><p><span style="color: #580000">Adın Meryem ve Fatıma'nın lakabıymış yeni öğrendim.</span></p><p><span style="color: #580000">Suya benziyordun, bir bulut gibi beni kendimden geçirdin, sarhoş ettin.</span></p><p><span style="color: #580000">Seni görünce, bakire Meryem'in alnındaki parolayı okudum : Muhammed.</span></p><p><span style="color: #580000">Bir şairden öğrenmiştim, onlar birbirinden gelen bir soymuş.</span></p><p><span style="color: #580000">Seni getiren araçtan indiğinde bir firari olduğunu hissetmiştim. Bir şeylerden kaçıyordun. Bir yere gelmiştin. Bu yer bendeki acılardı belki bilmiyorum. </span></p><p><span style="color: #580000">Sen kökenden geliyorsun, ağaçtan ayrılıp kök salan fidansın.</span></p><p><span style="color: #580000">Sen iffetsin, onun sırrısın.</span></p><p><span style="color: #580000">Sen su gibisin, safsın, yağmura benziyorsun, bağlılığın yeni, çocuk gibisin, bilgilerden ve resimlerden korunmuşsun.</span></p><p><span style="color: #580000">Ürkeksin, ceylana benziyorsun, ceylanlar seni tanıyor, senden kaçmıyorlar, Rabia'nın haline benziyorsun.</span></p><p><span style="color: #580000">Ellerin narin, parmakların fanus gibi yanıyor.</span></p><p><span style="color: #580000">Gözlerine bakamıyorum, şimdi yanımda oturuyorsun ya belki burada değilsin, Davud'a verilen emrin içindesin.</span></p><p><span style="color: #580000">Evini benim için boşalt ki orası benim olsun diyor gözlerin.</span></p><p><span style="color: #580000">Evden murad kalbindir, boşaltmaktan kasıt gayrdan arınmasıdır.</span></p><p><span style="color: #580000">Ürkekliğin bundan belki bilmiyorum, sana sürekli bakıyor, seni anlamaya çalışıyorum ama boşuna. </span></p><p><span style="color: #580000">Bir koku geliyor senden, daha önce hiç duymadığım yakıcı bir şey, eritiyor beni, gözlerimi temizliyor, aklımı, beynimdeki zehirleri yok ediyor, bayıltıcı bir koku geliyor saçlarından. Örtünmüşsün onları göremiyorum. </span></p><p><span style="color: #580000">Allah her şeyi görür diyorsun, dudaklarına bakıyorum, yandan biçimli burnuna, ağzına bakıyorum, kırmızı dudakların, Allah her şeyi işitir derken dudakların güvercin kanadı gibi çırpınıyor ama zarif bir şey bu, alabildiğine narin, kıpırtısız bir çırpınma, susar gibi konuşma, belki korkarsınız diye Allah her şeyi bilendir diyorsun, kirpiklerine bakıyorum.</span></p><p><span style="color: #580000">Bana bir hadisten söz ediyorsun, kirpiklerin delici, sert ok gibi canıma batarken, Allah kalkış gününde yaşlı bir kadını yargılarken sorar, diyorsun, 'ey kulum, neden şöyle şöyle yaptın?' Kadın, 'hayır rabbim' der, 'ben öyle şeyler yapmadım.' Allah, bunun üzerine, meleklere, 'onu cennete götürün' buyurur. Melekler, 'ey Rabbimiz' derler, 'bu kimse söylediğin kötü amelleri işlemesine rağmen neden yüzüne vurmadın?' Allah, 'o yaşlının hatasını yüzüne vurmaktan haya ettim' buyurur.</span></p><p><span style="color: #580000">Sen bunu anlatırken kaşlarına bakıyorum. İnce, hilal gibi, kurumuş hurma dalının karanlık bulutu yarıp çıkmış ve aşağı doğru ışıklı bir yaprak gibi eğilen kaşına bakıyorum. </span></p><p><span style="color: #580000">Senin duruluğun benim büyük denizime dokundu.</span></p><p><span style="color: #580000">Beni bir fırtına tuttu, sularım kabarıyor, dinmek üzere büyük bir sarsıntıya tutuluyorum.</span></p><p><span style="color: #580000">Beni yaktın, içime bir kor bırakıp gittin.</span></p><p><span style="color: #580000">Şimdi için için yanıyorum. Burada geçirdiğin birkaç gün, onların içindeki sonsuzmuş hissini veren anlar için ayrı ayrı yanıyorum. </span></p><p><span style="color: #580000">Yandıkça temizleniyorum.</span></p><p><span style="color: #580000">Kirlerimden arınıyor, ağırlıklarımdan kurtuluyorum.</span></p><p><span style="color: #580000">Sen böylesi bir firarisin işte, dokunduğunu yakan, hafifleten, saydamlaştıran, maddesinden kurtaran bir kumrusun.</span></p><p><span style="color: #580000">Kumru diyorum ya bu kelimeyi de niçin kullandığımı bilmiyorum.</span></p><p><span style="color: #580000">Kumruları bilmem, sakin midirler, neden birbirine yaklaşamazlar bilmiyorum. </span></p><p><span style="color: #580000">Gözlerine bir kez baktım ve bildiklerimi unuttum.</span></p><p><span style="color: #580000">Haya, murakabe ehlinin niteliğiymiş sana bakınca gördüm.</span></p><p></p><p><strong>SADIK YALSIZUÇANLAR</strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="molla_zehra, post: 61932, member: 30"] [color=#580000]Nereden nasıl kaçtın, buraya ne zaman geldin bilemedim. Adın Meryem ve Fatıma'nın lakabıymış yeni öğrendim. Suya benziyordun, bir bulut gibi beni kendimden geçirdin, sarhoş ettin. Seni görünce, bakire Meryem'in alnındaki parolayı okudum : Muhammed. Bir şairden öğrenmiştim, onlar birbirinden gelen bir soymuş. Seni getiren araçtan indiğinde bir firari olduğunu hissetmiştim. Bir şeylerden kaçıyordun. Bir yere gelmiştin. Bu yer bendeki acılardı belki bilmiyorum. Sen kökenden geliyorsun, ağaçtan ayrılıp kök salan fidansın. Sen iffetsin, onun sırrısın. Sen su gibisin, safsın, yağmura benziyorsun, bağlılığın yeni, çocuk gibisin, bilgilerden ve resimlerden korunmuşsun. Ürkeksin, ceylana benziyorsun, ceylanlar seni tanıyor, senden kaçmıyorlar, Rabia'nın haline benziyorsun. Ellerin narin, parmakların fanus gibi yanıyor. Gözlerine bakamıyorum, şimdi yanımda oturuyorsun ya belki burada değilsin, Davud'a verilen emrin içindesin. Evini benim için boşalt ki orası benim olsun diyor gözlerin. Evden murad kalbindir, boşaltmaktan kasıt gayrdan arınmasıdır. Ürkekliğin bundan belki bilmiyorum, sana sürekli bakıyor, seni anlamaya çalışıyorum ama boşuna. Bir koku geliyor senden, daha önce hiç duymadığım yakıcı bir şey, eritiyor beni, gözlerimi temizliyor, aklımı, beynimdeki zehirleri yok ediyor, bayıltıcı bir koku geliyor saçlarından. Örtünmüşsün onları göremiyorum. Allah her şeyi görür diyorsun, dudaklarına bakıyorum, yandan biçimli burnuna, ağzına bakıyorum, kırmızı dudakların, Allah her şeyi işitir derken dudakların güvercin kanadı gibi çırpınıyor ama zarif bir şey bu, alabildiğine narin, kıpırtısız bir çırpınma, susar gibi konuşma, belki korkarsınız diye Allah her şeyi bilendir diyorsun, kirpiklerine bakıyorum. Bana bir hadisten söz ediyorsun, kirpiklerin delici, sert ok gibi canıma batarken, Allah kalkış gününde yaşlı bir kadını yargılarken sorar, diyorsun, 'ey kulum, neden şöyle şöyle yaptın?' Kadın, 'hayır rabbim' der, 'ben öyle şeyler yapmadım.' Allah, bunun üzerine, meleklere, 'onu cennete götürün' buyurur. Melekler, 'ey Rabbimiz' derler, 'bu kimse söylediğin kötü amelleri işlemesine rağmen neden yüzüne vurmadın?' Allah, 'o yaşlının hatasını yüzüne vurmaktan haya ettim' buyurur. Sen bunu anlatırken kaşlarına bakıyorum. İnce, hilal gibi, kurumuş hurma dalının karanlık bulutu yarıp çıkmış ve aşağı doğru ışıklı bir yaprak gibi eğilen kaşına bakıyorum. Senin duruluğun benim büyük denizime dokundu. Beni bir fırtına tuttu, sularım kabarıyor, dinmek üzere büyük bir sarsıntıya tutuluyorum. Beni yaktın, içime bir kor bırakıp gittin. Şimdi için için yanıyorum. Burada geçirdiğin birkaç gün, onların içindeki sonsuzmuş hissini veren anlar için ayrı ayrı yanıyorum. Yandıkça temizleniyorum. Kirlerimden arınıyor, ağırlıklarımdan kurtuluyorum. Sen böylesi bir firarisin işte, dokunduğunu yakan, hafifleten, saydamlaştıran, maddesinden kurtaran bir kumrusun. Kumru diyorum ya bu kelimeyi de niçin kullandığımı bilmiyorum. Kumruları bilmem, sakin midirler, neden birbirine yaklaşamazlar bilmiyorum. Gözlerine bir kez baktım ve bildiklerimi unuttum. Haya, murakabe ehlinin niteliğiymiş sana bakınca gördüm.[/color] [b]SADIK YALSIZUÇANLAR[/b] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Mizahi Sohbet
YAR KOKUSU
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst