Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 259975" data-attributes="member: 1016557"><p><strong>Kadir gecesinde dehşetli hastalık hissettim</strong></p><p></p><p>Kadir gecesinde dehşetli hastalık hissettim</p><p> 26 Ağustos 2011 / 00:01</p><p> Günlük Risale-i Nur dersi</p><p> </p><p> <em>Bismillahirrahmanirrahim</em></p><p> Aziz, sıddık kardeşlerim,</p><p> <span style="color: #f00"><strong>Âlem-i İslâmda Leyle-i Kadir telâkki edilen bu Ramazan-ı Şerifin yirmi yedinci gecesinde bir nev’i tesemmümle şiddetli bir mide hastalığı içinde sinirlerimi ve vicdan ve kalbimi istilâ eder gibi bir diğer dehşetli hastalık hissettim.</strong></span></p><p> Bu maddî ve mânevî iki dehşetli hastalık içerisinde şefkat hissiyle bütün zîhayatların elemleri hâtıra geldi. Şahsî hastalığımdan daha ziyade elîm bir hâlet-i ruhiyeyi hissettim. <span style="color: #008000"><strong>Bununla beraber seksen küsur seneye varan ömrümün sonunda seksen sene mânevî bir ibadeti kazandıran en son Leyle-i Kadre lâyık çalışamayacağım diye, sabık iki dehşetli hastalıktan daha şiddetli, hazîn bir meyusiyet içinde âsâba gelen ve nefs-i emmarenin vazifesini gören bir elîm his beni ezdiği aynı zamanda, Âyet-i Hasbiyenin bir sırrı imdadıma yetişti.</strong></span></p><p> Bu üç hastalığı izale edip, <span style="color: #00f"><strong>Cenâb-ı Hakka hadsiz şükür olsun ki, hilâf-ı me’mul bir tarzda dayandım. Bu üç hastalığıma da böyle üç merhem sürüldü. Maddî hastalığın—Hastalar Risalesinde isbat edildiği gibi—bir saat hastalık, sâbir ve mütevekkil insanlara, hiç olmazsa on saat ibadet ve Leyle-i Kadirde ise daha ziyade ibadet hükmüne geçtiği gibi, benim de bu Leyle-i Kadirdeki hastalığım, iktidarsızlığımla yapamadığım Leyle-i Kadirdeki hizmetin yerine geçmesiyle, tam şifa verici bir merhem oldu.</strong></span></p><p> Ve bütün zîhayatın hastalık ve elemlerinden şefkat sırrıyla bana gelen teellüm marazını birden rahîmiyet-i İlâhiyenin tecellîsi ile, yani, mahlûkları yaratanın şefkat ve rahîmiyeti ve rahmeti tam kâfi olmasından, onların elemlerini onlar için bir nev’i lezzete veya mükâfata çevirdiğinden, <span style="color: #f00"><strong>o rahmet-i İlâhiyeden daha ileri şefkati sürmek mânâsız ve haksız olduğundan, şefkatten gelen elemi, bir mânevî sürura ve lezzete çevirdi. Yalnız merhem değil, belki şifa da verdi.</strong></span></p><p> Ve en son ömrümde en ziyade kıymettar mânevî bir hazineyi kaybetmekteki mânevî eleme karşı, Nur’un has şakirtlerinin her birisi şirket-i mâneviye sırrıyla umum namına dahi dua ile ve amel-i sâlihle çalıştıklarından, hem el-Hüccetü’z-Zehra’da, hem Nur Anahtarı’nda izah edilen; teşehhüdde ve Fatihada bütün mevcudat ve zîhayat cemaatinin dualarına ve tevhiddeki dâvâlarına iştirak sûretiyle, hususan toprak, hava, su ve nur unsurları birer dil olmasıyla, topraktan çıkan bütün hayat hediyeleri ve sudan mübârekât ve tebrikât ve havadan şükür ve ibadetin temessülleri ve nur unsurundan maddî-mânevî tayyibatlar, güzellikler tarzında, teşehhüdde ve Fatihada, kâinattaki bütün nimetlerden gelen şükürler ve hamdler ve bütün mahlûkatın, hususan zîhayatların küllî ibadetleri ve bütün istiâneleri ve doğru yolda giden bütün ehl-i hakikate ve ehl-i imanın yolundan gidenlere, mânevî refakat etmekle onların dualarına ve dâvâlarına tasdik sûretinde âminlerle iştirak ederek, âmin demekle hissedar olmanın küllî sırrı o gece imdadıma geldi.</p><p> Gayet hasta, zaif, meyus bir halde, cüz’î bir hizmet edememekteki mânevî elîm hastalığıma öyle bir tiryâk oldu ki, ben hakikaten en sağlam hallerimde ve en genç zamanlarımda, en zevkli ve lezzetli evradımda bulamadığım bir mânevî süruru hissettim. Ve hadsiz şükür edip, o dehşetli hastalığıma razı oldum. </p><p> <span style="color: #f00"><strong>“Her zamanda gelen bütün Ramazan aylarının âşireleri adedince Allah’a hamd olsun” </strong></span>dedim (Nurun İlk Kapısı sh. 155)</p><p> <em>Bediüzzaman Said Nursi</em></p><p> <u><strong>Sözlük:</strong></u></p><p><u><strong> </strong></u>acip : acayip, şaşırtıcı, tuhaf</p><p> âlem-i İslâm : İslâm âlemi</p><p> amel-i salih : dinin emir ve yasaklarına uyan amel, iş</p><p> âsâb : sinirler</p><p> Âyet-i Hasbiye : Âl-i İmrân Sûresinin 173. âyeti olan “Allah bize yeter; O ne güzel vekildir, koruyucu ahiptir.” mânâsındaki âyet</p><p> aziz : çok değerli, izzetli</p><p> Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah</p><p> cüz’î : ferdî, küçük</p><p> dâvâ : ülkü, iddia</p><p> ehl-i hakikat : doğru ve hak yolda olan kimseler, Kur’ân ve Sünnet yolundan gidenler</p><p> ehl-i iman : Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler</p><p> elem : acı, keder</p><p> el-Hüccetü’z-Zehra : parlak ve güzel delil; On Beşinci Şuâ</p><p> elîm : acı ve sıkıntı veren</p><p> evrad : virdler; zikirler</p><p> Fatiha : Kur’ân’ın ilk sûresi olan Fatiha Sûresi</p><p> hadsiz : sınırsız, sonsuz</p><p> hakikaten : gerçekten</p><p> hâlet-i ruhiye : ruh hâli</p><p> hamd : övgü, teşekkür, minnet</p><p> has şakirt : özel talebe, Risale-i Nur’un önde gelen talebesi</p><p> Hastalar Risalesi : Yirmi Beşinci Lem’a</p><p> haşiye : dipnot</p><p> hâtime : son, son söz, sonuç</p><p> hazîn : hüzün veren</p><p> hilâf-ı me’mul : beklenilenin aksine</p><p> hissedar : pay sahibi</p><p> hususan : özellikle</p><p> ilhak : katma, ekleme, ilâve etme</p><p> istiâne : yardım dileme</p><p> iştirak : ortak olma, katılma</p><p> izale etmek : gidermek</p><p> kâinat : evren</p><p> kanaat : görüş, düşünce</p><p> kıymettar : kıymetli, değerli</p><p> küllî : genel, kapsamlı; bir sınıfın bütün fertlerini içine alan</p><p> Leyle-i Kadir : </p><p> mahlûk : yaratılmış</p><p> mahlûkat : yaratılmışlar, varlıklar</p><p> makbuliyet : kabul edilmiş olma, geçerlilik</p><p> maraz : hastalık, illet</p><p> mevcudat : varlıklar, var edilenler</p><p> meyusiyet : ümitsizlik</p><p> mübarek : hayırlı, değerli</p><p> mübârekât : bereketli şeyler, mübarekler</p><p> mütevekkil : Allah’a güvenip, Onu vekil kabul eden</p><p> nefs-i emmâre : hazır zevke düşkün ve insanı devamlı kötülüğe sevk eden duygu</p><p> nev’i : tür, çeşit</p><p> nimet : iyilik, lütuf, ihsan</p><p> Nur Anahtarı : “Nur Âleminin Bir Anahtarı” isimli risale</p><p> rahîmiyet : Allah’ın her bir varlıkta yansıması görülen merhamet edicilik sıfatı</p><p> rahîmiyet/rahîmiyet-i İlâhiye : Allah’ın her bir varlıkta yansıması görülen merhamet edicilik sıfatı</p><p> rahmet : İlâhî şefkat ve merhamet</p><p> Ramazan-ı Şerif : mübarek Ramazan ayı</p><p> refakat : arkadaşlık</p><p> sabık : bahsedilen</p><p> sâbir : sabreden, dayanan</p><p> sıddık : çok doğru ve bağlı</p><p> sürur : mutluluk</p><p> şefkat : içten ve karşılıksız sevgi, merhamet</p><p> şirket-i mâneviye : mânevî şirket, ortaklık</p><p> şükür : Allah’a karşı minnet duyma, teşekkür etme</p><p> tayyibat : iyi ve güzel işler, hareketler, ibadetler</p><p> tebrikât : mübârek kılmalar, kutlamalar</p><p> tecellî : görünme, yansıma</p><p> teellüm : elem, acı</p><p> telâkki edilen : kabul edilen</p><p> temessül : görünme, belirme</p><p> tesemmüm : zehirlenme</p><p> teşehhüd : namazda Tahiyyat duasını okuma</p><p> tevhid : birleme; herşeyi bir olan Allah’a ait kılma</p><p> tiryâk : güçlü derman, ilâç</p><p> umum : bütün</p><p> unsur : madde</p><p> zîhayat : canlı</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 259975, member: 1016557"] [b]Kadir gecesinde dehşetli hastalık hissettim[/b] Kadir gecesinde dehşetli hastalık hissettim 26 Ağustos 2011 / 00:01 Günlük Risale-i Nur dersi [I]Bismillahirrahmanirrahim[/I] Aziz, sıddık kardeşlerim, [COLOR=#f00][B]Âlem-i İslâmda Leyle-i Kadir telâkki edilen bu Ramazan-ı Şerifin yirmi yedinci gecesinde bir nev’i tesemmümle şiddetli bir mide hastalığı içinde sinirlerimi ve vicdan ve kalbimi istilâ eder gibi bir diğer dehşetli hastalık hissettim.[/B][/COLOR] Bu maddî ve mânevî iki dehşetli hastalık içerisinde şefkat hissiyle bütün zîhayatların elemleri hâtıra geldi. Şahsî hastalığımdan daha ziyade elîm bir hâlet-i ruhiyeyi hissettim. [COLOR=#008000][B]Bununla beraber seksen küsur seneye varan ömrümün sonunda seksen sene mânevî bir ibadeti kazandıran en son Leyle-i Kadre lâyık çalışamayacağım diye, sabık iki dehşetli hastalıktan daha şiddetli, hazîn bir meyusiyet içinde âsâba gelen ve nefs-i emmarenin vazifesini gören bir elîm his beni ezdiği aynı zamanda, Âyet-i Hasbiyenin bir sırrı imdadıma yetişti.[/B][/COLOR] Bu üç hastalığı izale edip, [COLOR=#00f][B]Cenâb-ı Hakka hadsiz şükür olsun ki, hilâf-ı me’mul bir tarzda dayandım. Bu üç hastalığıma da böyle üç merhem sürüldü. Maddî hastalığın—Hastalar Risalesinde isbat edildiği gibi—bir saat hastalık, sâbir ve mütevekkil insanlara, hiç olmazsa on saat ibadet ve Leyle-i Kadirde ise daha ziyade ibadet hükmüne geçtiği gibi, benim de bu Leyle-i Kadirdeki hastalığım, iktidarsızlığımla yapamadığım Leyle-i Kadirdeki hizmetin yerine geçmesiyle, tam şifa verici bir merhem oldu.[/B][/COLOR] Ve bütün zîhayatın hastalık ve elemlerinden şefkat sırrıyla bana gelen teellüm marazını birden rahîmiyet-i İlâhiyenin tecellîsi ile, yani, mahlûkları yaratanın şefkat ve rahîmiyeti ve rahmeti tam kâfi olmasından, onların elemlerini onlar için bir nev’i lezzete veya mükâfata çevirdiğinden, [COLOR=#f00][B]o rahmet-i İlâhiyeden daha ileri şefkati sürmek mânâsız ve haksız olduğundan, şefkatten gelen elemi, bir mânevî sürura ve lezzete çevirdi. Yalnız merhem değil, belki şifa da verdi.[/B][/COLOR] Ve en son ömrümde en ziyade kıymettar mânevî bir hazineyi kaybetmekteki mânevî eleme karşı, Nur’un has şakirtlerinin her birisi şirket-i mâneviye sırrıyla umum namına dahi dua ile ve amel-i sâlihle çalıştıklarından, hem el-Hüccetü’z-Zehra’da, hem Nur Anahtarı’nda izah edilen; teşehhüdde ve Fatihada bütün mevcudat ve zîhayat cemaatinin dualarına ve tevhiddeki dâvâlarına iştirak sûretiyle, hususan toprak, hava, su ve nur unsurları birer dil olmasıyla, topraktan çıkan bütün hayat hediyeleri ve sudan mübârekât ve tebrikât ve havadan şükür ve ibadetin temessülleri ve nur unsurundan maddî-mânevî tayyibatlar, güzellikler tarzında, teşehhüdde ve Fatihada, kâinattaki bütün nimetlerden gelen şükürler ve hamdler ve bütün mahlûkatın, hususan zîhayatların küllî ibadetleri ve bütün istiâneleri ve doğru yolda giden bütün ehl-i hakikate ve ehl-i imanın yolundan gidenlere, mânevî refakat etmekle onların dualarına ve dâvâlarına tasdik sûretinde âminlerle iştirak ederek, âmin demekle hissedar olmanın küllî sırrı o gece imdadıma geldi. Gayet hasta, zaif, meyus bir halde, cüz’î bir hizmet edememekteki mânevî elîm hastalığıma öyle bir tiryâk oldu ki, ben hakikaten en sağlam hallerimde ve en genç zamanlarımda, en zevkli ve lezzetli evradımda bulamadığım bir mânevî süruru hissettim. Ve hadsiz şükür edip, o dehşetli hastalığıma razı oldum. [COLOR=#f00][B]“Her zamanda gelen bütün Ramazan aylarının âşireleri adedince Allah’a hamd olsun” [/B][/COLOR]dedim (Nurun İlk Kapısı sh. 155) [I]Bediüzzaman Said Nursi[/I] [U][B]Sözlük: [/B][/U]acip : acayip, şaşırtıcı, tuhaf âlem-i İslâm : İslâm âlemi amel-i salih : dinin emir ve yasaklarına uyan amel, iş âsâb : sinirler Âyet-i Hasbiye : Âl-i İmrân Sûresinin 173. âyeti olan “Allah bize yeter; O ne güzel vekildir, koruyucu ahiptir.” mânâsındaki âyet aziz : çok değerli, izzetli Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah cüz’î : ferdî, küçük dâvâ : ülkü, iddia ehl-i hakikat : doğru ve hak yolda olan kimseler, Kur’ân ve Sünnet yolundan gidenler ehl-i iman : Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler elem : acı, keder el-Hüccetü’z-Zehra : parlak ve güzel delil; On Beşinci Şuâ elîm : acı ve sıkıntı veren evrad : virdler; zikirler Fatiha : Kur’ân’ın ilk sûresi olan Fatiha Sûresi hadsiz : sınırsız, sonsuz hakikaten : gerçekten hâlet-i ruhiye : ruh hâli hamd : övgü, teşekkür, minnet has şakirt : özel talebe, Risale-i Nur’un önde gelen talebesi Hastalar Risalesi : Yirmi Beşinci Lem’a haşiye : dipnot hâtime : son, son söz, sonuç hazîn : hüzün veren hilâf-ı me’mul : beklenilenin aksine hissedar : pay sahibi hususan : özellikle ilhak : katma, ekleme, ilâve etme istiâne : yardım dileme iştirak : ortak olma, katılma izale etmek : gidermek kâinat : evren kanaat : görüş, düşünce kıymettar : kıymetli, değerli küllî : genel, kapsamlı; bir sınıfın bütün fertlerini içine alan Leyle-i Kadir : mahlûk : yaratılmış mahlûkat : yaratılmışlar, varlıklar makbuliyet : kabul edilmiş olma, geçerlilik maraz : hastalık, illet mevcudat : varlıklar, var edilenler meyusiyet : ümitsizlik mübarek : hayırlı, değerli mübârekât : bereketli şeyler, mübarekler mütevekkil : Allah’a güvenip, Onu vekil kabul eden nefs-i emmâre : hazır zevke düşkün ve insanı devamlı kötülüğe sevk eden duygu nev’i : tür, çeşit nimet : iyilik, lütuf, ihsan Nur Anahtarı : “Nur Âleminin Bir Anahtarı” isimli risale rahîmiyet : Allah’ın her bir varlıkta yansıması görülen merhamet edicilik sıfatı rahîmiyet/rahîmiyet-i İlâhiye : Allah’ın her bir varlıkta yansıması görülen merhamet edicilik sıfatı rahmet : İlâhî şefkat ve merhamet Ramazan-ı Şerif : mübarek Ramazan ayı refakat : arkadaşlık sabık : bahsedilen sâbir : sabreden, dayanan sıddık : çok doğru ve bağlı sürur : mutluluk şefkat : içten ve karşılıksız sevgi, merhamet şirket-i mâneviye : mânevî şirket, ortaklık şükür : Allah’a karşı minnet duyma, teşekkür etme tayyibat : iyi ve güzel işler, hareketler, ibadetler tebrikât : mübârek kılmalar, kutlamalar tecellî : görünme, yansıma teellüm : elem, acı telâkki edilen : kabul edilen temessül : görünme, belirme tesemmüm : zehirlenme teşehhüd : namazda Tahiyyat duasını okuma tevhid : birleme; herşeyi bir olan Allah’a ait kılma tiryâk : güçlü derman, ilâç umum : bütün unsur : madde zîhayat : canlı [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst