Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 260670" data-attributes="member: 1016557"><p><strong>Hutbe-i şâmiye 5.5.reddü’l-evham(devamı)</strong></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> <u>HUTBE-İ ŞÂMİYE</u></span></strong> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">5.5.REDDÜ’L-EVHAM(DEVAMI)</span></u></strong></p><table style='width: 100%'><tr><td> <span style="font-family: 'Calibri'">Elcevap: Belki, ağraza adem-i müsaadesine binaendir. Hem de, madem maksadı ittihad ve ilâ-yı kelimetullahtır; teşebbüsat ve harekâtı da ibadettir. İbadet camiinde şah ve gedâ birdir. Müsavat hakikî düsturdur. İmtiyaz yoktur. Zira en ekrem, en müttakîdir. Ve en müttakî, en mütevâzidir. Binaenaleyh, mânen asıl hakikat, ittihada intisap ile beraber sûreten onun nümunesi olan bu uhrevî ve sırf dinî cemaate intisap ile teşerrüf edecek. Yoksa şeref vermeyecektir. Bir katre, bahr-i ummanı tezyid edemez. Hem de, bir günah-ı kebire ile imandan çıkmadığı gibi; şems garptan tulû etmediğinden, tevbenin kapısı da açıktır. Bir desti müteneccis su, bir denizi tencis etmediği gibi, kendi de temizlendiğinden, şimdi bu nümune-i ittihada intisap eden adama şartımız olan sünnet-i Nebeviyeyi (aleyhissalâtü vesselâm) ihyâ ve evâmirine imtisal ve nevâhîden içtinap ve asâyişe ilişmemek, elinden gelse azm-i kat’î ile dahil olan bazı meçhulü’l-hal olanlar, bu hakikat-i âliyeyi lekedar etmez. Zira kendi lekedar olsa da, imanı mukaddestir. Rabıta da imandır. Bu unvan-ı mukaddese böyle bahaneyle leke sürmek İslâmiyetin kıymet ve ulviyetini bilmemekle beraber, kendini ahmaku’n-nas ilân etmektir. Nümune-i ittihad olan cemaatimize—sair cem’iyât-ı dünyeviyeye kıyasen—leke sürmeyi, târiz etmeyi cemî kuvvetimizle reddederiz. İstifsar tarikiyle bir itirazları olursa, cevaba hazırız. İşte meydan!<br /> <br /> Benim dahil olduğum cemaat, burada tafsil ettiğim İttihad-ı İslâmdır. Yoksa muterizlerin bâtıl tevehhüm ettikleri cemiyet-i mütehayyile değildir. Bu dinî heyet efradı, şarkta olsa, garpta olsa, cenupta olsa, şimalde olsa beraberiz.</span><br /> <br /> </td><td> [h=2]<strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></u></strong>[/h] <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>adem-i müsaade</strong> : müsaadesizlik, müsaade etmeme<br /> <strong>ağraz</strong> : kötü niyetliler, kinler<br /> <strong>ahmaku'n-nas</strong> : insanların en ahmağı<br /> <strong>aleyhissalâtü vesselâm</strong> : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun (bk. </span><span style="font-family: 'Tahoma'">ṣ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-l-v; s-l-m)<br /> <strong>âsâyiş</strong> : bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu, güvenlik<br /> <strong>azm-i kat'î</strong> : kesin karar (bk. a-z-m)<br /> <strong>bahr-i umman</strong> : Hind Okyanusu<br /> <strong>bâtıl</strong> : sahte; İslâma göre doğru olmayan<br /> <strong>binaen</strong> : -dayanarak<br /> <strong>binaenaleyh</strong> : bundan dolayı<br /> <strong>cem’iyât-ı dünyeviye</strong> : dünyevî cemiyetler, dernekler (bk. c-m-a)<br /> <strong>cemî</strong> : bütün (bk. c-m-a)<br /> <strong>cemiyet-i mütehayyile</strong> : hayalî cemiyet (bk. c-m-a; </span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḫ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-y-l)<br /> <strong>cenup</strong> : güney<br /> <strong>düstur</strong> : kâide, kural<br /> <strong>ekrem</strong> : çok cömert (bk. k-r-m)<br /> <strong>evâmir</strong> : emirler; buyruklar<br /> <strong>garp</strong> : batı<br /> <strong>günah-ı kebire</strong> : büyük günah (bk. k-b-r)<br /> <strong>hakikat-i âliye</strong> : yüce hakikat (bk. </span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḥ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-</span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḳ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-</span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḳ</span><span style="font-family: 'Calibri'">; a-l-v)<br /> <strong>hakikî</strong> : asıl, gerçek (bk. </span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḥ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-</span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḳ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-</span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḳ</span><span style="font-family: 'Calibri'">)<br /> <strong>harekât</strong> : hareketler<br /> <strong>içtinap</strong> : kaçınma<br /> <strong>ihyâ</strong> : yeniden hayata döndürme, canlandırma (bk. </span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḥ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-y-y)<br /> <strong>ilâ-yı kelimetullâh</strong> : Allah’ın adını yüceltmek; İslâmı ve Kur’ân’ı yayma (bk. k-l-m)<br /> <strong>imâ</strong> : işaretle anlatma<br /> <strong>imtisal</strong> : uyma, boyun eğme<br /> <strong>imtiyaz</strong> : ayrıcalık<br /> <strong>intisap</strong> : bağlanma, mensup olma (bk. n-s-b)<br /> <strong>istifsar</strong> : ifade isteme, açıklama isteyerek sorma, sorup anlama<br /> <strong>ittihad</strong> : birleşme, birlik (bk. v-</span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḥ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-d)<br /> <strong>ittihad-ı İslâm</strong> : İslâm birliği (bk. v-</span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḥ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-d; s-l-m)<br /> <strong>katre</strong> : damla<br /> <strong>kıyasen</strong> : benzeterek, karşılaştırarak (bk. </span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḳ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-y-s)<br /> <strong>lekedar</strong> : lekeli, ayıplanmış<br /> <strong>mânen</strong> : mânevî olarak (bk. a-n-y)<br /> <strong>meçhulü'l-hal</strong> : gerçek hâli bilinmeyen<br /> <strong>medih</strong> : övgü, senâ<br /> <strong>mukaddes</strong> : kutsal; her türlü çirkinlik ve eksiklikten yüce (bk. </span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḳ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-d-s)<br /> <strong>muteriz</strong> : itiraz eden<br /> <strong>müsavat</strong> : eşitlik<br /> <strong>müteneccis</strong> : pislenmiş, kullanılmaz hale gelmiş<br /> <strong>mütevâzı</strong> : alçak gönüllü<br /> <strong>müttakî</strong> : Allah’tan korkup emir ve yasaklarına titizlikle uyan (bk. v-</span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḳ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-y)<br /> <strong>nevâhî</strong> : yasaklanmış şeyler, yasaklar<br /> <strong>nümune</strong> : örnek, misâl<br /> <strong>nümune-i ittihad</strong> : birleşme örneği (bk. v-</span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḥ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-d)<br /> <strong>rabıta</strong> : bağ, ilgi<br /> <strong>sûreten</strong> : görünüşte (bk. </span><span style="font-family: 'Tahoma'">ṣ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-v-r)<br /> <strong>sünnet-i Nebeviye</strong> : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) söz, fiil ve hareketlerine dayanan yüce prensipler (bk. s-n-n; n-b-e)<br /> <strong>şah ve gedâ</strong> : padişah ve köle<br /> <strong>şark</strong> : doğu<br /> <strong>şems</strong> : güneş<br /> <strong>şimal</strong> : kuzey<br /> <strong>tafsil</strong> : ayrıntı<br /> <strong>tarik</strong> : yol<br /> <strong>târiz</strong> : sözle dokundurma, dokunaklı söz söylemeler, taş atmalar<br /> <strong>tencis</strong> : necis hale getirme, pisleme<br /> <strong>teşebbüsat</strong> : teşebbüsler, girişimler<br /> <strong>teşerrüf etme</strong> : şereflenme<br /> <strong>tevehhüm etme</strong> : zannetme, var sayma<br /> <strong>tezyid etme</strong> : artırma, çoğaltma<br /> <strong>tulû etme</strong> : doğma<br /> <strong>uhrevî</strong> : âhirete ait (bk. e-</span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḫ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-r)<br /> <strong>ulviyet</strong> : yücelik (bk. a-l-v)<br /> <strong>unvan-ı mukaddes</strong> : kutsal unvan (bk. </span><span style="font-family: 'Tahoma'">ḳ</span><span style="font-family: 'Calibri'">-d-s)<br /> <strong>vehim</strong> : kuruntu, varsayım</span><br /> <br /> </td></tr></table><p></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 260670, member: 1016557"] [b]Hutbe-i şâmiye 5.5.reddü’l-evham(devamı)[/b] [B][FONT=Calibri] [U]HUTBE-İ ŞÂMİYE[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]5.5.REDDÜ’L-EVHAM(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [FONT=Calibri]Elcevap: Belki, ağraza adem-i müsaadesine binaendir. Hem de, madem maksadı ittihad ve ilâ-yı kelimetullahtır; teşebbüsat ve harekâtı da ibadettir. İbadet camiinde şah ve gedâ birdir. Müsavat hakikî düsturdur. İmtiyaz yoktur. Zira en ekrem, en müttakîdir. Ve en müttakî, en mütevâzidir. Binaenaleyh, mânen asıl hakikat, ittihada intisap ile beraber sûreten onun nümunesi olan bu uhrevî ve sırf dinî cemaate intisap ile teşerrüf edecek. Yoksa şeref vermeyecektir. Bir katre, bahr-i ummanı tezyid edemez. Hem de, bir günah-ı kebire ile imandan çıkmadığı gibi; şems garptan tulû etmediğinden, tevbenin kapısı da açıktır. Bir desti müteneccis su, bir denizi tencis etmediği gibi, kendi de temizlendiğinden, şimdi bu nümune-i ittihada intisap eden adama şartımız olan sünnet-i Nebeviyeyi (aleyhissalâtü vesselâm) ihyâ ve evâmirine imtisal ve nevâhîden içtinap ve asâyişe ilişmemek, elinden gelse azm-i kat’î ile dahil olan bazı meçhulü’l-hal olanlar, bu hakikat-i âliyeyi lekedar etmez. Zira kendi lekedar olsa da, imanı mukaddestir. Rabıta da imandır. Bu unvan-ı mukaddese böyle bahaneyle leke sürmek İslâmiyetin kıymet ve ulviyetini bilmemekle beraber, kendini ahmaku’n-nas ilân etmektir. Nümune-i ittihad olan cemaatimize—sair cem’iyât-ı dünyeviyeye kıyasen—leke sürmeyi, târiz etmeyi cemî kuvvetimizle reddederiz. İstifsar tarikiyle bir itirazları olursa, cevaba hazırız. İşte meydan! Benim dahil olduğum cemaat, burada tafsil ettiğim İttihad-ı İslâmdır. Yoksa muterizlerin bâtıl tevehhüm ettikleri cemiyet-i mütehayyile değildir. Bu dinî heyet efradı, şarkta olsa, garpta olsa, cenupta olsa, şimalde olsa beraberiz.[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [h=2][B][U][COLOR=windowtext][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/COLOR][/U][/B][/h] [FONT=Calibri][B]adem-i müsaade[/B] : müsaadesizlik, müsaade etmeme [B]ağraz[/B] : kötü niyetliler, kinler [B]ahmaku'n-nas[/B] : insanların en ahmağı [B]aleyhissalâtü vesselâm[/B] : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun (bk. [/FONT][FONT=Tahoma]ṣ[/FONT][FONT=Calibri]-l-v; s-l-m) [B]âsâyiş[/B] : bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu, güvenlik [B]azm-i kat'î[/B] : kesin karar (bk. a-z-m) [B]bahr-i umman[/B] : Hind Okyanusu [B]bâtıl[/B] : sahte; İslâma göre doğru olmayan [B]binaen[/B] : -dayanarak [B]binaenaleyh[/B] : bundan dolayı [B]cem’iyât-ı dünyeviye[/B] : dünyevî cemiyetler, dernekler (bk. c-m-a) [B]cemî[/B] : bütün (bk. c-m-a) [B]cemiyet-i mütehayyile[/B] : hayalî cemiyet (bk. c-m-a; [/FONT][FONT=Tahoma]ḫ[/FONT][FONT=Calibri]-y-l) [B]cenup[/B] : güney [B]düstur[/B] : kâide, kural [B]ekrem[/B] : çok cömert (bk. k-r-m) [B]evâmir[/B] : emirler; buyruklar [B]garp[/B] : batı [B]günah-ı kebire[/B] : büyük günah (bk. k-b-r) [B]hakikat-i âliye[/B] : yüce hakikat (bk. [/FONT][FONT=Tahoma]ḥ[/FONT][FONT=Calibri]-[/FONT][FONT=Tahoma]ḳ[/FONT][FONT=Calibri]-[/FONT][FONT=Tahoma]ḳ[/FONT][FONT=Calibri]; a-l-v) [B]hakikî[/B] : asıl, gerçek (bk. [/FONT][FONT=Tahoma]ḥ[/FONT][FONT=Calibri]-[/FONT][FONT=Tahoma]ḳ[/FONT][FONT=Calibri]-[/FONT][FONT=Tahoma]ḳ[/FONT][FONT=Calibri]) [B]harekât[/B] : hareketler [B]içtinap[/B] : kaçınma [B]ihyâ[/B] : yeniden hayata döndürme, canlandırma (bk. [/FONT][FONT=Tahoma]ḥ[/FONT][FONT=Calibri]-y-y) [B]ilâ-yı kelimetullâh[/B] : Allah’ın adını yüceltmek; İslâmı ve Kur’ân’ı yayma (bk. k-l-m) [B]imâ[/B] : işaretle anlatma [B]imtisal[/B] : uyma, boyun eğme [B]imtiyaz[/B] : ayrıcalık [B]intisap[/B] : bağlanma, mensup olma (bk. n-s-b) [B]istifsar[/B] : ifade isteme, açıklama isteyerek sorma, sorup anlama [B]ittihad[/B] : birleşme, birlik (bk. v-[/FONT][FONT=Tahoma]ḥ[/FONT][FONT=Calibri]-d) [B]ittihad-ı İslâm[/B] : İslâm birliği (bk. v-[/FONT][FONT=Tahoma]ḥ[/FONT][FONT=Calibri]-d; s-l-m) [B]katre[/B] : damla [B]kıyasen[/B] : benzeterek, karşılaştırarak (bk. [/FONT][FONT=Tahoma]ḳ[/FONT][FONT=Calibri]-y-s) [B]lekedar[/B] : lekeli, ayıplanmış [B]mânen[/B] : mânevî olarak (bk. a-n-y) [B]meçhulü'l-hal[/B] : gerçek hâli bilinmeyen [B]medih[/B] : övgü, senâ [B]mukaddes[/B] : kutsal; her türlü çirkinlik ve eksiklikten yüce (bk. [/FONT][FONT=Tahoma]ḳ[/FONT][FONT=Calibri]-d-s) [B]muteriz[/B] : itiraz eden [B]müsavat[/B] : eşitlik [B]müteneccis[/B] : pislenmiş, kullanılmaz hale gelmiş [B]mütevâzı[/B] : alçak gönüllü [B]müttakî[/B] : Allah’tan korkup emir ve yasaklarına titizlikle uyan (bk. v-[/FONT][FONT=Tahoma]ḳ[/FONT][FONT=Calibri]-y) [B]nevâhî[/B] : yasaklanmış şeyler, yasaklar [B]nümune[/B] : örnek, misâl [B]nümune-i ittihad[/B] : birleşme örneği (bk. v-[/FONT][FONT=Tahoma]ḥ[/FONT][FONT=Calibri]-d) [B]rabıta[/B] : bağ, ilgi [B]sûreten[/B] : görünüşte (bk. [/FONT][FONT=Tahoma]ṣ[/FONT][FONT=Calibri]-v-r) [B]sünnet-i Nebeviye[/B] : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) söz, fiil ve hareketlerine dayanan yüce prensipler (bk. s-n-n; n-b-e) [B]şah ve gedâ[/B] : padişah ve köle [B]şark[/B] : doğu [B]şems[/B] : güneş [B]şimal[/B] : kuzey [B]tafsil[/B] : ayrıntı [B]tarik[/B] : yol [B]târiz[/B] : sözle dokundurma, dokunaklı söz söylemeler, taş atmalar [B]tencis[/B] : necis hale getirme, pisleme [B]teşebbüsat[/B] : teşebbüsler, girişimler [B]teşerrüf etme[/B] : şereflenme [B]tevehhüm etme[/B] : zannetme, var sayma [B]tezyid etme[/B] : artırma, çoğaltma [B]tulû etme[/B] : doğma [B]uhrevî[/B] : âhirete ait (bk. e-[/FONT][FONT=Tahoma]ḫ[/FONT][FONT=Calibri]-r) [B]ulviyet[/B] : yücelik (bk. a-l-v) [B]unvan-ı mukaddes[/B] : kutsal unvan (bk. [/FONT][FONT=Tahoma]ḳ[/FONT][FONT=Calibri]-d-s) [B]vehim[/B] : kuruntu, varsayım[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [/TR] [/TABLE] [FONT=Calibri] [/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst