Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 260672" data-attributes="member: 1016557"><p><strong>Tarihçe-i hayat dersleri 11.4.tahliller(devamı)</strong></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Calibri'"> <u>TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ</u></span></strong> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">11.4.TAHLİLLER(DEVAMI)</span></u></strong></p><table style='width: 100%'><tr><td> <strong><u><span style="font-family: 'Calibri'">Bediüzzaman’ı zehirlediler</span></u></strong><br /> <br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Bundan yedi sene önce, kanunların çiğnendiği, beşer haklarının çarmıha gerildiği, hürriyetlerin hiçe sayıldığı, şahsî arzu ve ihtirasatın kanunlardan üstün tutulduğu bir devr-i rezilânede, Afyon vilâyetinin Emirdağ kazasına seksenlik bir ihtiyar, bir din âlimi sürülüyor. Nüfus kütüğüne kaydettirilip burada ikamete mecbur ediliyor. Tek gayesi, Kur’ân-ı Kerîmin ahkâmını tebliğ, insanları doğruya, iyiye ve namusluluğa sevk etmek olan bir fikir adamı, nefyediliyor... Her cephesinde kan döktüğü kendi öz yurdunda, engizisyon mahkemelerinin dahi insanoğluna reva görmeyeceği zulme, işkencelere tâbi tutuluyor. Sakalına, bıyığına, kılık kıyafetine karışılıyor, jandarma dipçikleri altında ölüme mahkûm ediliyor.<br /> <br /> Sürgün olarak gönderildiği yerde dahi rahat bırakılmıyor. Ecdadından misafirperverliği, ihtiyarların, garip ve kimsesizlerin yardımına koşmayı miras alan her Türk gibi, bu kaza halkı da, ilmî eserleriyle, ef’al ve hareketleriyle müsellem olan bu zâtın yardımına koşmayı vicdanî bir vazife telâkki ediyor.<br /> <br /> İslâmın ve ilmin izzet ve vakarını şerefle muhafaza etmesini bilen ve asla dünya zevkleri için minnet kabul etmeyen bu şahsın, siyasî hiçbir parti ve teşekkülle de kat’iyen alâkası yoktur.<br /> <br /> Türkiye’de iman ve karakter sahibi her fikir adamına yapıldığı gibi, bu kimsenin muhtelif defalar evi aranmış, mahkemelere verilmiş, bütün eserleri, mektupları en ufak teferruatına varıncaya kadar müsadere edilerek suçsuz yere hapishanelerde süründürülmüştür.<br /> <br /> Evet, suçsuz yere diyoruz. Çünkü, vali ve kaymakamından tutunuz da, karakoldaki jandarmasına varıncaya kadar, Üstada eza ve cefa etmek, hapishanelerde süründürmek bir vesile-i iftihar; şefin gözüne girebilmek, terfi-i makam edebilmek gibi süflî hırslarla yanıp kavrulanlar için ise, bulunmaz bir fırsat olmuştur.<br /> <br /> Bu zulüm, bu işkencenin sebeplerini, o devrin dine karşı olan temayülünde, vicdan hürriyetine ve İslâmiyete yaptığı baskıda aramak lâzımdır. Bu halin, o devirde hiç de acayip olan bir tarafı yoktur. Zira o devirde, memlekette dinsiz, materyalist, behimî hislerinin zebûnu köle ruhlu bir nesil yetiştirilmek istenirken, </span><span style="font-family: 'Calibri'">bu zâtın kendi hayatını istihkar derecesinde ortaya atılıp hürriyetle, ahlâkla, imanla meşbû, hayvanî hislerin esiri olmayan bir gençlik istemesi ve bu uğurda çalışması elbette hoş görülmezdi. Millet haklarını çiğneyip, milyonların sırtından ahtapotlar gibi geçinmeyi şiar edinenler için korkulacak bir haldir bu. Takipler, baskılar senelerce devam etti. Onunla konuşanların, mektuplaşanların, hizmetine koşanların evleri arandı, kendileri Afyon Hapishanesinde çürütülerek çoluk çocukları sokaklarda sürünmeye mahkûm edildi.<br /> <br /> Onun el yazması Kur’ân-ı Kerîmi ile bunun tefsiri olan Risale-i Nur parçaları birer hıyanet-i vataniye evrakı imiş gibi müsadere edilip savcılıklara devredildi.<br /> <br /> Muhakemesine mevkufen devam edilerek yirmi ay suçsuz yere hapishanede bırakıldı.<br /> <br /> Öyle bir an geldi ki, bu vak’aların cereyan ettiği Afyon Hapishanesi, Allah’a inanmaktan ve onun emirlerini yerine getirmekten gayrı hiçbir suçu olmayan mâsum vatandaşlarla dolup taştı. Onlara reva görülen zulüm, işkence, şeytanları bile dehşete düşürdü, ayyûka çıktı, vahşet halini aldı. Nasıl Kudüs-i Şerif Yahudilerin vahşetine ve peygamberlere yapılan zulümlere sahne olmuşsa, Afyon şehri de, insan haklarının çiğnenip vatandaş haklarının çarmıha gerildiği ikinci bir şehir oldu.<br /> <br /> 14 Mayıs seçimleriyle çeyrek asrın diktatoryası zîr ü zeber edilip çatır çatır yıkılırken, millet, kendi mukadderatına hâkim olmaktan duyduğu hudutsuz bir sevinç içerisinde bayram ediyor...<br /> <br /> 14 Mayıs’tan sonra herşeyin değişeceğini beklerken yine görüyoruz ki, vali ve kaymakamlar eski alışkanlıklarına devamdalar.<br /> <br /> Taharrî memurları yine konuşan iki-üç vatandaşın peşinde ve yine Bediüzzaman’ın evi tarassut altında. Öyle ki, bir jandarma çavuşu bile, elinde arama emri olmadan, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarıyla müeyyed bulunan mesken masuniyetine tecavüz ediyor. Ve bu cüretkâr, bir türlü ceza görmüyor. Yine Üstadın kılık kıyafetiyle uğraşılıyor, devr-i sabıkta olduğu gibi, ziyaretine gelenler yine kaydedilip karakollara çağrılıyor...</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Kendisini milletine hasreden seksen yaşındaki ihtiyar bir din âlimi öldürülmek isteniyor, hem de Ramazan Bayramı akşamı, iftar yemeğine zehir konulmak suretiyle.<br /> <br /> Bu ne feci, bu ne tahammül edilmez bir haldir! Tecrit edilmiş, daimî bir tarassut altında, kapısında bekçi. O içeride ölümle başbaşa bırakılıyor.<br /> <br /> <strong>Heyhat!</strong> Geliniz, ey ehl-i İslâm, hep beraber ağlaşalım. Hayır, hayır! Gözyaşlarıyla, feryatla tedavisi mümkün değil bu derdin... Allah için uğraşalım.</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'">Nihat Yazar</span><br /> <br /> </td><td> <strong><u><span style="color: #990000"><span style="font-family: 'Calibri'">Lügatler : </span></span></u></strong><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>ahkâm</strong> : hükümler, esaslar</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">ayyûka çıkma</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : açığa çıkma<br /> <strong>behimî hisler</strong> : hayvanî duygular<br /> <strong>cefa</strong> : eziyet, sıkıntı </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">cereyan etme</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : olma, sürüp gitme<br /> <strong>cüretkâr</strong> : cüret eden, cesaret eden<br /> <strong>devr-i rezilâne</strong> : rezillik devri<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">devr-i sabık</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : önceki, geçen dönem; Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı dönemi<br /> <strong>diktatorya</strong> : diktatörlük, baskıcılık<br /> <strong>ecdad</strong> : atalar, cedler<br /> <strong>ef’al</strong> : fiiller, hareketler<br /> <strong>engizisyon mahkemeleri</strong> : Fransa’da 16. ve 17. yüzyıllarda Hristiyan Katolik Mezhebine ait kiliselerden alâkayı kesen veya Papa’ya karşı gelenleri ağır işkence ve zor ölümlere mahkûm eden mahkemelere verilen isim<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">evrak</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : yapraklar, sayfalar; belge, doküman<br /> <strong>eza</strong> : sıkıntı, acı </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">hâkim olma</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : hükmetme, karar verme, yönetme, egemen olma<br /> <strong>hakların çarmıha gerilmesi</strong> : hakların çiğnenmesi, hak sahibine hakkının verilmeyip gasp edilmesi<strong> hıyanet-i vataniye</strong></span><span style="font-family: 'Calibri'"> : vatan hainliği<br /> <strong>hudutsuz</strong> : sınırsız, sonsuz<br /> <strong>ihtirasat</strong> : ihtiraslar, aşırı istekler, hırs ve tutkular<br /> <strong>ikamet</strong> : oturum, oturma </span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>istihkar</strong> : küçümseme, önemsememe<br /> <strong>izzet</strong> : değer, itibar, yücelik<br /> <strong>kaza</strong> : ilçe<br /> <strong>mahkûm edilme</strong> : cezalandırma, cezaya hükmedilme</span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">masuniyet</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : dokunulmazlık<br /> <strong>mesken</strong> : ev, hane, oturulan yer<br /> <strong>meşbû</strong> : doymuş, kanmış<br /> <strong>mevkufen</strong> : tutuklu olarak<br /> <strong>minnet kabul etme</strong> : borç altına girme, kendini borçlu hissetme<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">muhakeme</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : yargılama<br /> <strong>muhtelif</strong> : çeşitli, ayrı ayrı<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">mukadderat</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : kader, alın yazısı, gelecek<br /> <strong>müeyyed</strong> : teyit edilmiş, onaylanmış<br /> <strong>müsadere</strong> : kanunî olarak yasak görülen bir şeye devlet tarafından el konulması<br /> <strong>müsellem</strong> : doğruluğu şüphesiz kabul edilmiş<br /> <strong>nefyedilme</strong> : gönderilme, sürgün edilme<br /> <strong>reva görme</strong> : lâyık görme<br /> <strong>süflî</strong> : alçak, aşağılık<strong> </strong></span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">şiâr edinme</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : prensip haline getirme<br /> <strong>taharrî</strong> : araştırma, inceleme<br /> <strong>tarassut</strong> : gözetleme, gözetim<br /> <strong>tebliğ</strong> : bildirme, ulaştırma </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">tecavüz</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : saldırı, kuralları çiğneme<br /> <strong>teferruat</strong> : ayrıntılar, detaylar </span><br /> <strong><span style="font-family: 'Calibri'">tefsir</span></strong><span style="font-family: 'Calibri'"> : Kur’ân’ın âyetlerini mânâ yönünden açıklama, yorumlama<br /> <strong>telâkki</strong> : anlama, kabul etme<br /> <strong>temayül</strong> : eğilim ve istek gösterme<br /> <strong>terfi-i makam</strong> : makam itibariyle terfi etme, yükselme<br /> <strong>teşekkül</strong> : kuruluş, oluşum<br /> <strong>Üstad</strong> : Bediüzzaman Said Nursî </span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>vak’a</strong> : olay, hâdise<br /> </span><span style="font-family: 'Calibri'"><strong>vakar</strong> : ağırbaşlılık, saygınlık<br /> <strong>vesile-i iftihar</strong> : iftihar vesilesi, övünç sebebi<br /> <strong>zebûn</strong> : düşkün, tutkun</span><br /> <span style="font-family: 'Calibri'"><strong>zîr ü zeber</strong> : darmadağın, alt üst edilme<br /> <br /> </span><br /> </td></tr></table><p></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 260672, member: 1016557"] [b]Tarihçe-i hayat dersleri 11.4.tahliller(devamı)[/b] [B][FONT=Calibri] [U]TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ[/U][/FONT][/B] [B][U][FONT=Calibri]11.4.TAHLİLLER(DEVAMI)[/FONT][/U][/B] [TABLE] [TR] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][FONT=Calibri]Bediüzzaman’ı zehirlediler[/FONT][/U][/B] [FONT=Calibri]Bundan yedi sene önce, kanunların çiğnendiği, beşer haklarının çarmıha gerildiği, hürriyetlerin hiçe sayıldığı, şahsî arzu ve ihtirasatın kanunlardan üstün tutulduğu bir devr-i rezilânede, Afyon vilâyetinin Emirdağ kazasına seksenlik bir ihtiyar, bir din âlimi sürülüyor. Nüfus kütüğüne kaydettirilip burada ikamete mecbur ediliyor. Tek gayesi, Kur’ân-ı Kerîmin ahkâmını tebliğ, insanları doğruya, iyiye ve namusluluğa sevk etmek olan bir fikir adamı, nefyediliyor... Her cephesinde kan döktüğü kendi öz yurdunda, engizisyon mahkemelerinin dahi insanoğluna reva görmeyeceği zulme, işkencelere tâbi tutuluyor. Sakalına, bıyığına, kılık kıyafetine karışılıyor, jandarma dipçikleri altında ölüme mahkûm ediliyor. Sürgün olarak gönderildiği yerde dahi rahat bırakılmıyor. Ecdadından misafirperverliği, ihtiyarların, garip ve kimsesizlerin yardımına koşmayı miras alan her Türk gibi, bu kaza halkı da, ilmî eserleriyle, ef’al ve hareketleriyle müsellem olan bu zâtın yardımına koşmayı vicdanî bir vazife telâkki ediyor. İslâmın ve ilmin izzet ve vakarını şerefle muhafaza etmesini bilen ve asla dünya zevkleri için minnet kabul etmeyen bu şahsın, siyasî hiçbir parti ve teşekkülle de kat’iyen alâkası yoktur. Türkiye’de iman ve karakter sahibi her fikir adamına yapıldığı gibi, bu kimsenin muhtelif defalar evi aranmış, mahkemelere verilmiş, bütün eserleri, mektupları en ufak teferruatına varıncaya kadar müsadere edilerek suçsuz yere hapishanelerde süründürülmüştür. Evet, suçsuz yere diyoruz. Çünkü, vali ve kaymakamından tutunuz da, karakoldaki jandarmasına varıncaya kadar, Üstada eza ve cefa etmek, hapishanelerde süründürmek bir vesile-i iftihar; şefin gözüne girebilmek, terfi-i makam edebilmek gibi süflî hırslarla yanıp kavrulanlar için ise, bulunmaz bir fırsat olmuştur. Bu zulüm, bu işkencenin sebeplerini, o devrin dine karşı olan temayülünde, vicdan hürriyetine ve İslâmiyete yaptığı baskıda aramak lâzımdır. Bu halin, o devirde hiç de acayip olan bir tarafı yoktur. Zira o devirde, memlekette dinsiz, materyalist, behimî hislerinin zebûnu köle ruhlu bir nesil yetiştirilmek istenirken, [/FONT][FONT=Calibri]bu zâtın kendi hayatını istihkar derecesinde ortaya atılıp hürriyetle, ahlâkla, imanla meşbû, hayvanî hislerin esiri olmayan bir gençlik istemesi ve bu uğurda çalışması elbette hoş görülmezdi. Millet haklarını çiğneyip, milyonların sırtından ahtapotlar gibi geçinmeyi şiar edinenler için korkulacak bir haldir bu. Takipler, baskılar senelerce devam etti. Onunla konuşanların, mektuplaşanların, hizmetine koşanların evleri arandı, kendileri Afyon Hapishanesinde çürütülerek çoluk çocukları sokaklarda sürünmeye mahkûm edildi. Onun el yazması Kur’ân-ı Kerîmi ile bunun tefsiri olan Risale-i Nur parçaları birer hıyanet-i vataniye evrakı imiş gibi müsadere edilip savcılıklara devredildi. Muhakemesine mevkufen devam edilerek yirmi ay suçsuz yere hapishanede bırakıldı. Öyle bir an geldi ki, bu vak’aların cereyan ettiği Afyon Hapishanesi, Allah’a inanmaktan ve onun emirlerini yerine getirmekten gayrı hiçbir suçu olmayan mâsum vatandaşlarla dolup taştı. Onlara reva görülen zulüm, işkence, şeytanları bile dehşete düşürdü, ayyûka çıktı, vahşet halini aldı. Nasıl Kudüs-i Şerif Yahudilerin vahşetine ve peygamberlere yapılan zulümlere sahne olmuşsa, Afyon şehri de, insan haklarının çiğnenip vatandaş haklarının çarmıha gerildiği ikinci bir şehir oldu. 14 Mayıs seçimleriyle çeyrek asrın diktatoryası zîr ü zeber edilip çatır çatır yıkılırken, millet, kendi mukadderatına hâkim olmaktan duyduğu hudutsuz bir sevinç içerisinde bayram ediyor... 14 Mayıs’tan sonra herşeyin değişeceğini beklerken yine görüyoruz ki, vali ve kaymakamlar eski alışkanlıklarına devamdalar. Taharrî memurları yine konuşan iki-üç vatandaşın peşinde ve yine Bediüzzaman’ın evi tarassut altında. Öyle ki, bir jandarma çavuşu bile, elinde arama emri olmadan, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarıyla müeyyed bulunan mesken masuniyetine tecavüz ediyor. Ve bu cüretkâr, bir türlü ceza görmüyor. Yine Üstadın kılık kıyafetiyle uğraşılıyor, devr-i sabıkta olduğu gibi, ziyaretine gelenler yine kaydedilip karakollara çağrılıyor...[/FONT] [FONT=Calibri]Kendisini milletine hasreden seksen yaşındaki ihtiyar bir din âlimi öldürülmek isteniyor, hem de Ramazan Bayramı akşamı, iftar yemeğine zehir konulmak suretiyle. Bu ne feci, bu ne tahammül edilmez bir haldir! Tecrit edilmiş, daimî bir tarassut altında, kapısında bekçi. O içeride ölümle başbaşa bırakılıyor. [B]Heyhat![/B] Geliniz, ey ehl-i İslâm, hep beraber ağlaşalım. Hayır, hayır! Gözyaşlarıyla, feryatla tedavisi mümkün değil bu derdin... Allah için uğraşalım.[/FONT] [FONT=Calibri]Nihat Yazar[/FONT] [FONT=Calibri] [/FONT] [/TD] [TD="width: 307, bgcolor: transparent"] [B][U][COLOR=#990000][FONT=Calibri]Lügatler : [/FONT][/COLOR][/U][/B] [FONT=Calibri][B]ahkâm[/B] : hükümler, esaslar[/FONT] [B][FONT=Calibri]ayyûka çıkma[/FONT][/B][FONT=Calibri] : açığa çıkma [B]behimî hisler[/B] : hayvanî duygular [B]cefa[/B] : eziyet, sıkıntı[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]cereyan etme[/FONT][/B][FONT=Calibri] : olma, sürüp gitme [B]cüretkâr[/B] : cüret eden, cesaret eden [B]devr-i rezilâne[/B] : rezillik devri[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]devr-i sabık[/FONT][/B][FONT=Calibri] : önceki, geçen dönem; Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı dönemi [B]diktatorya[/B] : diktatörlük, baskıcılık [B]ecdad[/B] : atalar, cedler [B]ef’al[/B] : fiiller, hareketler [B]engizisyon mahkemeleri[/B] : Fransa’da 16. ve 17. yüzyıllarda Hristiyan Katolik Mezhebine ait kiliselerden alâkayı kesen veya Papa’ya karşı gelenleri ağır işkence ve zor ölümlere mahkûm eden mahkemelere verilen isim[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]evrak[/FONT][/B][FONT=Calibri] : yapraklar, sayfalar; belge, doküman [B]eza[/B] : sıkıntı, acı[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]hâkim olma[/FONT][/B][FONT=Calibri] : hükmetme, karar verme, yönetme, egemen olma [B]hakların çarmıha gerilmesi[/B] : hakların çiğnenmesi, hak sahibine hakkının verilmeyip gasp edilmesi[B] hıyanet-i vataniye[/B][/FONT][FONT=Calibri] : vatan hainliği [B]hudutsuz[/B] : sınırsız, sonsuz [B]ihtirasat[/B] : ihtiraslar, aşırı istekler, hırs ve tutkular [B]ikamet[/B] : oturum, oturma[B] [/B][/FONT] [FONT=Calibri][B]istihkar[/B] : küçümseme, önemsememe [B]izzet[/B] : değer, itibar, yücelik [B]kaza[/B] : ilçe [B]mahkûm edilme[/B] : cezalandırma, cezaya hükmedilme[/FONT] [B][FONT=Calibri]masuniyet[/FONT][/B][FONT=Calibri] : dokunulmazlık [B]mesken[/B] : ev, hane, oturulan yer [B]meşbû[/B] : doymuş, kanmış [B]mevkufen[/B] : tutuklu olarak [B]minnet kabul etme[/B] : borç altına girme, kendini borçlu hissetme[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]muhakeme[/FONT][/B][FONT=Calibri] : yargılama [B]muhtelif[/B] : çeşitli, ayrı ayrı[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]mukadderat[/FONT][/B][FONT=Calibri] : kader, alın yazısı, gelecek [B]müeyyed[/B] : teyit edilmiş, onaylanmış [B]müsadere[/B] : kanunî olarak yasak görülen bir şeye devlet tarafından el konulması [B]müsellem[/B] : doğruluğu şüphesiz kabul edilmiş [B]nefyedilme[/B] : gönderilme, sürgün edilme [B]reva görme[/B] : lâyık görme [B]süflî[/B] : alçak, aşağılık[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]şiâr edinme[/FONT][/B][FONT=Calibri] : prensip haline getirme [B]taharrî[/B] : araştırma, inceleme [B]tarassut[/B] : gözetleme, gözetim [B]tebliğ[/B] : bildirme, ulaştırma[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]tecavüz[/FONT][/B][FONT=Calibri] : saldırı, kuralları çiğneme [B]teferruat[/B] : ayrıntılar, detaylar[B] [/B][/FONT] [B][FONT=Calibri]tefsir[/FONT][/B][FONT=Calibri] : Kur’ân’ın âyetlerini mânâ yönünden açıklama, yorumlama [B]telâkki[/B] : anlama, kabul etme [B]temayül[/B] : eğilim ve istek gösterme [B]terfi-i makam[/B] : makam itibariyle terfi etme, yükselme [B]teşekkül[/B] : kuruluş, oluşum [B]Üstad[/B] : Bediüzzaman Said Nursî[B] [/B][/FONT] [FONT=Calibri][B]vak’a[/B] : olay, hâdise [/FONT][FONT=Calibri][B]vakar[/B] : ağırbaşlılık, saygınlık [B]vesile-i iftihar[/B] : iftihar vesilesi, övünç sebebi [B]zebûn[/B] : düşkün, tutkun[/FONT] [FONT=Calibri][B]zîr ü zeber[/B] : darmadağın, alt üst edilme [/FONT] [/TD] [/TR] [/TABLE] [B][FONT=Calibri] [/FONT][/B] [FONT=Calibri] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst