Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 261010" data-attributes="member: 1016557"><p><strong>Ona Risale-i Nur'u ilk Zübeyir abi vermişti</strong></p><p></p><p>Kur’ân’ın yüksek meziyetlerinden biri şudur</p><p> 07 Eylül 2011 / 00:01</p><p> Günün Risale-i Nur dersi</p><p> </p><p> <em><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></em></p><p> <strong>İ’lem eyyühe’l-aziz! </strong></p><p> Kur’ân’ın yüksek meziyetlerinden biri de şudur ki: Kesrete ait bahislerden sonra vahdet tezkirelerini yazıyor. Tafsilden sonra icmal yapıyor. Cüz’iyatın bahislerinden sonra rububiyet-i mutlakanın düsturlarını, sıfât-ı kemâliyenin namuslarını fezlekelerle zikrediyor.</p><p> Bu gibi fezlekelerin, âyetlerin sonundaki faideleri, âyetlerin ortalarında zikredilen mukaddemelere neticeler hükmündedirler.</p><p> Veya illet olurlar, ta ki sâmiin fikri âyetlerde zikredilen cüz’iyatla meşgul olup ulûhiyet-i mutlaka mertebesinin azametini unutmasın ki, ubudiyet-i fikriyesine halel gelmesin. (Mesnevi-i Nuriye, Şule)</p><p> <em><strong>Bediüzzaman Said Nursi</strong></em></p><p> <u><strong>SÖZLÜK:</strong></u></p><p><u><strong> </strong></u>ahvâl-i istikbal : gelecekteki haller</p><p> ahvâl-i mâzi : geçmişteki haller</p><p> âyet : Kur’ân’ın her bir cümlesi</p><p> azamet : büyüklük, yücelik</p><p> bahis : konu</p><p> cüz’iyat : ferdî şeyler; bir sınıfa ait bireyler</p><p> dâvet : çağırma</p><p> delâlet etmek : delil olmak, işaret etmek</p><p> düstur : kâide, kural</p><p> ecdad : atalar, cedler</p><p> ezkâr : zikirler, Allah’ı anmalar</p><p> farz etmek : var saymak</p><p> fâsık : günahkâr</p><p> feyiz : mânevî gıda</p><p> fezleke : hülâsa, özet; âyetlerin sonlarındaki anafikirler ve konuların dayandığı İlâhî isimler</p><p> fiilî : hareketle, fiil ile ilgili</p><p> Hâdî : doğru ve hak yolu gösteren, hidayet veren, Allah</p><p> hakikat : gerçek</p><p> halel : eksiklik, zarar</p><p> hâlet : durum, hâl</p><p> hâlî : hâl ile ilgili</p><p> himmet : mânevî yardım</p><p> hürmeten : saygı duyarak</p><p> i’lem eyyühe’l-aziz : ey aziz kardeşim bil ki!</p><p> icmal : özet</p><p> iktiza : gereklilik</p><p> illet : esas sebep</p><p> istikbal : gelecek zaman</p><p> kafile : grup, topluluk</p><p> kemâl-i ehemmiyet : tam ve mükemmel bir önem</p><p> kesret : çokluk</p><p> Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyân : açıklaması ve ifadesi mu’cize olan Kur’ân</p><p> lâtife : duygu, his</p><p> lisan : dil</p><p> mânevî : mânâya ait, maddî olmayan</p><p> mârifet : Allah’ı tanıma, bilme</p><p> matlub : istek, arzu</p><p> mevcudât-ı mâziye : geçmişteki varlıklar</p><p> meziyet : üstün özellik</p><p> Mugîs : yardım dileyenler için yardıma yetişen, Allah</p><p> Muîn : yardımcı, yardım eden, Allah</p><p> mukaddeme : başlangıç</p><p> mukayese : kıyaslama</p><p> namus : kanun, düstur, anayasa</p><p> rububiyet-i mutlaka : Allah’ın herşeyi kuşatan, kayıtsız ve sınırsız egemenliği, yaratıcılığı, terbiyesi</p><p> sâmi : dinleyen, işiten, kulak veren</p><p> sıfât-ı kemâliye : Allah’ın noksandan uzak olduğunu ifade eden mükemmel sıfatları, nitelikleri</p><p> silsile-i neseb : soy zinciri</p><p> sual : istek</p><p> şek : şüphe, tereddüt</p><p> şeriat : Allah tarafından bildirilen hükümler</p><p> şümul : kapsam</p><p> tafsil : ayrıntı</p><p> tekid : sağlamlaştırma, kuvvetlendirme</p><p> teşhis etmek : belirlemek</p><p> tezkâr : zikretme</p><p> tezkire : hatırlatmaya yarayan yazı, hatırlatma yazısı</p><p> ubudiyet-i fikriye : fikrî kulluk; düşünce ve tefekkür şeklinde yapılan kulluk</p><p> ulûhiyet-i mutlaka : hiçbir kaydı ve şartı olmayan sınırsız ilâhlık, mutlak ilâhlık</p><p> ulviyet : yücelik</p><p> umumiyet : genellik, herkese ait olma</p><p> vahdet : birlik, teklik</p><p> velev : eğer, hattâ, olsa bile…</p><p> velî : Allah dostu</p><p> yakîn : kesin ve doğru bilgi, şüphesizlik</p><p> zikir : Allah’ı anma</p><p> zikretme : söyleme, belirtme</p><p></p><p><span style="color: blue">Ona Risale-i Nur'u ilk Zübeyir abi vermişti</span></p><p> 06 Eylül 2011 / 23:01</p><p> 6 Eylül 2010 tarihinde vefat etti. Merhum ağabeyimizi rahmet dualarıyla anıyoruz…</p><p> </p><p> <span style="color: #0000ff"><u><strong>Ömer Özcan'ın haberi:</strong></u></span></p><p> Merhum Ziya Nur’un ismi Emirdağ Lâhikasında geçiyor. Tarihçe-i Hayat’ta da ‘Hukuk Talebesi Ziya Nur’ imzasıyla bir mektubu var. Ankara Hukuk Fakültesinde okurken Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine çok sayıda ziyaretleri olmuştur.</p><p> 1930 Konya doğumlu olan Ziya Nur ağabeyi İstanbul’da kendi evinde ziyaret etmiştik. Bizi kızkardeşi Belma Aksun hanımefendi karşılamıştı. Zira Ziya ağabey, 1976 yılında ağır bir imtihan geçirmiş; hipertansiyon sonucu kısmî felç olmuştu. Zahmetle yürüyebiliyor ve sadece sol kolunu kullanabiliyordu. Bundan başka beynindeki konuşma, okuma, yazma merkezleri kapalıydı. Zekâ, idrak, şuur ise mükemmeldi…</p><p> Ziya Nur’a Konya’da lise talebesi iken ilk defa Risale-i Nur veren Zübeyir Gündüzalp’tir.</p><p> Ziya Nur, ziyaretimizden bir sene sonra 6 Eylül 2010 tarihinde vefat etti. Merhum ağabeyimizi rahmet dualarıyla anıyoruz…</p><p> ***</p><p> <strong>Gazeteci, yazar ve TV sunucusu Ümit Şimşek “Bilge Tarihçi Ziya Nur Aksun” adlı kitapta Ziya Nur’u şöyle tanıtıyor:</strong></p><p> <img src="http://www.risalehaber.com/images/other/omer_ozcan_ziyanur_aksun.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />“Ülkenin tek parti istibdadı altında bulunduğu yılarda Konya’da bir lise öğrencisi iken Risale-i Nur’u tanıyan ve kendisi gibi bir grup gençle birlikte bir iman mücadelesi içinde yer alan Ziya Nur Aksun, insanlık tarihinin böyle kahramanlarından biridir.</p><p> Onun eserleri arasında Risale-i Nur harekâtını da saymak gerekir; çünkü bu hareket bu günlere kadar gelmiş ve bir özgürlük ortamına kavuşmuşsa, bu Risale-i Nur müellifi Bediüzzaman ile beraber, onun etrafında halkalanan Ziya Nur ve benzeri insanların ileri görüşlülükleri ve fedakârlıkları sayesinde gerçekleşmiştir. (…) Bugün insanlar herhangi bir anda polis baskınına uğrama endişesi taşımaksızın, kaloriferli evlerinde, konforlu koltuklarına kurulmuş bir şekilde çaylarını yudumlarken Risale-i Nur’u keyifle okuyabiliyorlarsa, bunda payı ve ecri bulunan kahramanlardan birisi de Ziya Nur Aksun’dur.” <em>(Ömer Özcan Ağabeyler Anlatıyor–4)</em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 261010, member: 1016557"] [b]Ona Risale-i Nur'u ilk Zübeyir abi vermişti[/b] Kur’ân’ın yüksek meziyetlerinden biri şudur 07 Eylül 2011 / 00:01 Günün Risale-i Nur dersi [I][B]Bismillahirrahmanirrahim[/B][/I] [B]İ’lem eyyühe’l-aziz! [/B] Kur’ân’ın yüksek meziyetlerinden biri de şudur ki: Kesrete ait bahislerden sonra vahdet tezkirelerini yazıyor. Tafsilden sonra icmal yapıyor. Cüz’iyatın bahislerinden sonra rububiyet-i mutlakanın düsturlarını, sıfât-ı kemâliyenin namuslarını fezlekelerle zikrediyor. Bu gibi fezlekelerin, âyetlerin sonundaki faideleri, âyetlerin ortalarında zikredilen mukaddemelere neticeler hükmündedirler. Veya illet olurlar, ta ki sâmiin fikri âyetlerde zikredilen cüz’iyatla meşgul olup ulûhiyet-i mutlaka mertebesinin azametini unutmasın ki, ubudiyet-i fikriyesine halel gelmesin. (Mesnevi-i Nuriye, Şule) [I][B]Bediüzzaman Said Nursi[/B][/I] [U][B]SÖZLÜK: [/B][/U]ahvâl-i istikbal : gelecekteki haller ahvâl-i mâzi : geçmişteki haller âyet : Kur’ân’ın her bir cümlesi azamet : büyüklük, yücelik bahis : konu cüz’iyat : ferdî şeyler; bir sınıfa ait bireyler dâvet : çağırma delâlet etmek : delil olmak, işaret etmek düstur : kâide, kural ecdad : atalar, cedler ezkâr : zikirler, Allah’ı anmalar farz etmek : var saymak fâsık : günahkâr feyiz : mânevî gıda fezleke : hülâsa, özet; âyetlerin sonlarındaki anafikirler ve konuların dayandığı İlâhî isimler fiilî : hareketle, fiil ile ilgili Hâdî : doğru ve hak yolu gösteren, hidayet veren, Allah hakikat : gerçek halel : eksiklik, zarar hâlet : durum, hâl hâlî : hâl ile ilgili himmet : mânevî yardım hürmeten : saygı duyarak i’lem eyyühe’l-aziz : ey aziz kardeşim bil ki! icmal : özet iktiza : gereklilik illet : esas sebep istikbal : gelecek zaman kafile : grup, topluluk kemâl-i ehemmiyet : tam ve mükemmel bir önem kesret : çokluk Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyân : açıklaması ve ifadesi mu’cize olan Kur’ân lâtife : duygu, his lisan : dil mânevî : mânâya ait, maddî olmayan mârifet : Allah’ı tanıma, bilme matlub : istek, arzu mevcudât-ı mâziye : geçmişteki varlıklar meziyet : üstün özellik Mugîs : yardım dileyenler için yardıma yetişen, Allah Muîn : yardımcı, yardım eden, Allah mukaddeme : başlangıç mukayese : kıyaslama namus : kanun, düstur, anayasa rububiyet-i mutlaka : Allah’ın herşeyi kuşatan, kayıtsız ve sınırsız egemenliği, yaratıcılığı, terbiyesi sâmi : dinleyen, işiten, kulak veren sıfât-ı kemâliye : Allah’ın noksandan uzak olduğunu ifade eden mükemmel sıfatları, nitelikleri silsile-i neseb : soy zinciri sual : istek şek : şüphe, tereddüt şeriat : Allah tarafından bildirilen hükümler şümul : kapsam tafsil : ayrıntı tekid : sağlamlaştırma, kuvvetlendirme teşhis etmek : belirlemek tezkâr : zikretme tezkire : hatırlatmaya yarayan yazı, hatırlatma yazısı ubudiyet-i fikriye : fikrî kulluk; düşünce ve tefekkür şeklinde yapılan kulluk ulûhiyet-i mutlaka : hiçbir kaydı ve şartı olmayan sınırsız ilâhlık, mutlak ilâhlık ulviyet : yücelik umumiyet : genellik, herkese ait olma vahdet : birlik, teklik velev : eğer, hattâ, olsa bile… velî : Allah dostu yakîn : kesin ve doğru bilgi, şüphesizlik zikir : Allah’ı anma zikretme : söyleme, belirtme [COLOR=blue]Ona Risale-i Nur'u ilk Zübeyir abi vermişti[/COLOR] 06 Eylül 2011 / 23:01 6 Eylül 2010 tarihinde vefat etti. Merhum ağabeyimizi rahmet dualarıyla anıyoruz… [COLOR=#0000ff][U][B]Ömer Özcan'ın haberi:[/B][/U][/COLOR] Merhum Ziya Nur’un ismi Emirdağ Lâhikasında geçiyor. Tarihçe-i Hayat’ta da ‘Hukuk Talebesi Ziya Nur’ imzasıyla bir mektubu var. Ankara Hukuk Fakültesinde okurken Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine çok sayıda ziyaretleri olmuştur. 1930 Konya doğumlu olan Ziya Nur ağabeyi İstanbul’da kendi evinde ziyaret etmiştik. Bizi kızkardeşi Belma Aksun hanımefendi karşılamıştı. Zira Ziya ağabey, 1976 yılında ağır bir imtihan geçirmiş; hipertansiyon sonucu kısmî felç olmuştu. Zahmetle yürüyebiliyor ve sadece sol kolunu kullanabiliyordu. Bundan başka beynindeki konuşma, okuma, yazma merkezleri kapalıydı. Zekâ, idrak, şuur ise mükemmeldi… Ziya Nur’a Konya’da lise talebesi iken ilk defa Risale-i Nur veren Zübeyir Gündüzalp’tir. Ziya Nur, ziyaretimizden bir sene sonra 6 Eylül 2010 tarihinde vefat etti. Merhum ağabeyimizi rahmet dualarıyla anıyoruz… *** [B]Gazeteci, yazar ve TV sunucusu Ümit Şimşek “Bilge Tarihçi Ziya Nur Aksun” adlı kitapta Ziya Nur’u şöyle tanıtıyor:[/B] [IMG]http://www.risalehaber.com/images/other/omer_ozcan_ziyanur_aksun.jpg[/IMG]“Ülkenin tek parti istibdadı altında bulunduğu yılarda Konya’da bir lise öğrencisi iken Risale-i Nur’u tanıyan ve kendisi gibi bir grup gençle birlikte bir iman mücadelesi içinde yer alan Ziya Nur Aksun, insanlık tarihinin böyle kahramanlarından biridir. Onun eserleri arasında Risale-i Nur harekâtını da saymak gerekir; çünkü bu hareket bu günlere kadar gelmiş ve bir özgürlük ortamına kavuşmuşsa, bu Risale-i Nur müellifi Bediüzzaman ile beraber, onun etrafında halkalanan Ziya Nur ve benzeri insanların ileri görüşlülükleri ve fedakârlıkları sayesinde gerçekleşmiştir. (…) Bugün insanlar herhangi bir anda polis baskınına uğrama endişesi taşımaksızın, kaloriferli evlerinde, konforlu koltuklarına kurulmuş bir şekilde çaylarını yudumlarken Risale-i Nur’u keyifle okuyabiliyorlarsa, bunda payı ve ecri bulunan kahramanlardan birisi de Ziya Nur Aksun’dur.” [I](Ömer Özcan Ağabeyler Anlatıyor–4)[/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst