Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 263076" data-attributes="member: 1016557"><p><strong>Said Nursi'nin Deccal-Mehdi bekleyene cevabı</strong></p><p></p><p><span style="color: red">Said Nursi'nin Deccal-Mehdi bekleyene cevabı</span></p><p> 22 Eylül 2011 / 06:28</p><p> Hadiste deccalın eşeğinin kulaklarının fil kulağı gibi olacağını okumuşlar. Bediüzzaman'a sorduklarında...</p><p> </p><p> <span style="color: #00f"><u><strong>Risale Haber-Haber Merkezi</strong></u></span></p><p> <em><strong>Son Şahitlerden Salih Uğurtan anlatıyor:</strong></em></p><p> <em>(1905'de İnebolu'da dünyaya gelen Salih Uğurtan 17 Kasım l989 tarihinde vefat etti.)</em></p><p> (Salih Uğurtan ve arkadaşları) ezan okumanın, Kur'ân öğrenmenin, Allah demenin yasak olduğu 1930'lu yıllarda <strong>"Hazırlanın! Birşey çıkacak..." </strong>diye bir araya gelmeye, harp âletleri toplamaya başladılar. Yaptırdıkları kocaman kılıçları haftada 3-4 defa biraraya gelip biletiyorlar, <strong>Hz. Mehdinin gelmesini bekliyorlardı.</strong> Günler geçiyor, sık sık bilenen kılıçların ağızları gittikçe ufalıyordu.</p><p> ...</p><p> O sıralarda İnebolu'da bir şâyia yayılır: <strong>"Kastamonu'ya bir Hoca Efendi gelmiş, onu merdiven altı gibi bir yere hapsetmişler, çeşitli işkencelere maruz bırakmaktadırlar... "</strong> İnebolu'dan öncelikle Ziya Dilek Ağabey merhum ve diğerleri gider elini öperler.</p><p> Bu arada <strong>Deccal konusunda </strong>her nekadar bazı kanaatlere varmışlarsa da yine de müteşabih bazı hadislerin manalarını karıştırmaktadırlar. <strong>Hadiste deccalın eşeğinin kulaklarının fil kulağı gibi kocaman olacağı, ayaklarının yumuşak olacağı, yürürken de arkasından şiddetli bir ses ve pis bir koku bırakacağı rivayetini okumuşlar.</strong> Bu konuyu <strong>Bediüzzaman'a sorduklarında</strong> şu cevabı veriyor: <em><strong>"Kardaşım, şu bildiğiniz otomobil bir parça o tarife benzemiyor mu? Bunun da kapıları fil kulağı gibi, ayakları (lastikleri) yumuşak ve giderken arkasından hem pis bir koku, hem de ses çıkarıyor."</strong></em></p><p> Bu cevaptan sonra kanaatleri daha da kesinleşmiş. Üstad kendilerine muhtelif konularda ders verip asrın cihad tarzının kılıçla, topla, tüfekle değil, kitap yazmakla, okumakla, fikirle ve ikna ile olduğunu izah ettikten sonra ayrılmak üzere kalkarlar. Bediüzzaman, <strong>"Kardaşım, maddi kılıçlar kınına girsin. Artık zamanın mücahedesi manevi kılıçlarladır"</strong> diyerek ellerine birer kitap tutuşturur. Hz. Üstadın yüksek şahsiyeti ve veciz sohbeti karşısında kendilerinden geçen bu zatlar dışarda kendilerine geldiklerinde birbirlerine sorarlar: <strong>"Yahu Hoca Efendi bizim kılıç bilediğimizi nereden biliyordu?"</strong></p><p> <em>(Son Şahitler)</em></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 263076, member: 1016557"] [b]Said Nursi'nin Deccal-Mehdi bekleyene cevabı[/b] [COLOR=red]Said Nursi'nin Deccal-Mehdi bekleyene cevabı[/COLOR] 22 Eylül 2011 / 06:28 Hadiste deccalın eşeğinin kulaklarının fil kulağı gibi olacağını okumuşlar. Bediüzzaman'a sorduklarında... [COLOR=#00f][U][B]Risale Haber-Haber Merkezi[/B][/U][/COLOR] [I][B]Son Şahitlerden Salih Uğurtan anlatıyor:[/B][/I] [I](1905'de İnebolu'da dünyaya gelen Salih Uğurtan 17 Kasım l989 tarihinde vefat etti.)[/I] (Salih Uğurtan ve arkadaşları) ezan okumanın, Kur'ân öğrenmenin, Allah demenin yasak olduğu 1930'lu yıllarda [B]"Hazırlanın! Birşey çıkacak..." [/B]diye bir araya gelmeye, harp âletleri toplamaya başladılar. Yaptırdıkları kocaman kılıçları haftada 3-4 defa biraraya gelip biletiyorlar, [B]Hz. Mehdinin gelmesini bekliyorlardı.[/B] Günler geçiyor, sık sık bilenen kılıçların ağızları gittikçe ufalıyordu. ... O sıralarda İnebolu'da bir şâyia yayılır: [B]"Kastamonu'ya bir Hoca Efendi gelmiş, onu merdiven altı gibi bir yere hapsetmişler, çeşitli işkencelere maruz bırakmaktadırlar... "[/B] İnebolu'dan öncelikle Ziya Dilek Ağabey merhum ve diğerleri gider elini öperler. Bu arada [B]Deccal konusunda [/B]her nekadar bazı kanaatlere varmışlarsa da yine de müteşabih bazı hadislerin manalarını karıştırmaktadırlar. [B]Hadiste deccalın eşeğinin kulaklarının fil kulağı gibi kocaman olacağı, ayaklarının yumuşak olacağı, yürürken de arkasından şiddetli bir ses ve pis bir koku bırakacağı rivayetini okumuşlar.[/B] Bu konuyu [B]Bediüzzaman'a sorduklarında[/B] şu cevabı veriyor: [I][B]"Kardaşım, şu bildiğiniz otomobil bir parça o tarife benzemiyor mu? Bunun da kapıları fil kulağı gibi, ayakları (lastikleri) yumuşak ve giderken arkasından hem pis bir koku, hem de ses çıkarıyor."[/B][/I] Bu cevaptan sonra kanaatleri daha da kesinleşmiş. Üstad kendilerine muhtelif konularda ders verip asrın cihad tarzının kılıçla, topla, tüfekle değil, kitap yazmakla, okumakla, fikirle ve ikna ile olduğunu izah ettikten sonra ayrılmak üzere kalkarlar. Bediüzzaman, [B]"Kardaşım, maddi kılıçlar kınına girsin. Artık zamanın mücahedesi manevi kılıçlarladır"[/B] diyerek ellerine birer kitap tutuşturur. Hz. Üstadın yüksek şahsiyeti ve veciz sohbeti karşısında kendilerinden geçen bu zatlar dışarda kendilerine geldiklerinde birbirlerine sorarlar: [B]"Yahu Hoca Efendi bizim kılıç bilediğimizi nereden biliyordu?"[/B] [I](Son Şahitler)[/I] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst