Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 264661" data-attributes="member: 1016557"><p><strong>İşçilerinizin Haklarını Koruyun!</strong></p><p></p><p>İşçilerinizin Haklarını Koruyun! <table style='width: 100%'><tr><td> Cenâb-ı Hak buyuruyor:<br /> <strong>“Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur. Ve çalışması da ileride görülecektir. Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.” </strong><span style="font-size: 9px">(Necm, 39,40,41)</span><br /> </td></tr><tr><td></td></tr><tr><td> Rasûlullah (sav) buyurdular:<br /> <em>“Elinizin altında bulunanlar hakkında da Allâh’tan korkunuz.” </em><span style="font-size: 9px">(Ebû Dâvûd, Edeb, 123-124/5156; İbn-i Mâce, Vasâyâ, 1)</span><br /> </td></tr><tr><td></td></tr><tr><td> Bir gün Rasûlullah (sav) bir elbise dükkânına varıp sahibinden dört dirheme bir gömlek satın almıştı. Gömleği giyerek dışarı çıktı. O esnâda Ensâr’dan bir zât ile karşılaştı. O kişi:<br /> “–Yâ Rasûlallâh! Bana bir gömlek giydir, Allah Sana cennet elbiseleri giydirsin!” dedi.<br /> Efendimiz (sav) hemen üzerindeki gömleği çıkarıp o sahâbîye giydirdi. Dükkâna geri dönerek dört dirheme bir gömlek daha aldı. Yanında iki dirhemi kalmıştı.<br /> Yolda giderken, ağlamakta olan bir câriye gördü ve:<br /> <em>“–Niçin ağlıyorsun?”</em> diye sordu. Câriye:<br /> “–Yâ Rasûlallâh! Yanlarında çalıştığım âile bana iki dirhem verip un almaya göndermişti, parayı kaybettim!” dedi.<br /> Nebiyy-i Ekrem (sav) kalan iki dirhemi de ona verdi. Dönüp giderken kızcağızın hâlâ ağlamakta olduğunu gördü. Yanına çağırıp:<br /> <em>“–Niçin ağlıyorsun, dirhemleri aldın?!”</em> buyurdu. Kızcağız:<br /> “–Geciktiğim için beni döverler diye korkuyorum!” dedi.<br /> Allah Rasûlü (sav) onunla birlikte, hizmet ettiği âilenin evine kadar gitti ve selâm verdi. Evdekiler, Efendimiz’in sesini tanıdılar, ancak cevap vermediler. Peygamberimiz ikinci kez selâm verdi, yine karşılık vermediler. Üçüncü selâmında; “ve aleyküm selâm” diyerek büyük bir sevinçle dışarı çıktılar. Fahr-i Kâinât Efendimiz:<br /> <em>“–İlk selâmı duydunuz mu?”</em> buyurdu.<br /> “–Evet, duyduk yâ Rasûlallâh, ancak bize çokça selâm verip bizi bereketlendirmenizi arzu ettik. Sizi buraya kadar getiren nedir, annelerimiz-babalarımız Sana fedâ olsun?!” dediler.<br /> Rasûlullah (sav):<br /> <em>“–Bu kızcağız sizin kendisini dövmenizden korktu.”</em> buyurdu.<br /> Câriyenin sahibi hemen:<br /> “–Mâdem Siz onunla birlikte buraya kadar teşrîf ettiniz, mâdem Siz’in buraya gelmenize vesîle oldu, o artık Allah için hürdür!” dedi. Rasûlullah (sav) de onları hayırla ve cennetle müjdeledi. Sonra da şöyle buyurdu:<br /> <em>“–Allah on dirheme ne kadar da bereket lutfetti. Onunla Nebî’sine ve Ensâr’dan bir kuluna birer gömlek giydirdi ve bir köleyi de âzâd eyledi. Allâh’a hamd olsun! Bütün bunları kudretiyle bizlere lutfeden O’dur.”</em> <span style="font-size: 9px">(Heysemî, IX, 13-14)</span><br /> </td></tr><tr><td></td></tr><tr><td> <strong><em>Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)</em></strong><br /> <strong>el-Vekîl</strong><strong>: </strong>İşlerini kendisine bırakanın işlerini en iyi şekilde yapan, kendisine dayanılıp, güvenilen, her şeyi tedbir ve idare eden, gözeten, yarattığı bütün varlıkların işlerini idare eden, her şeye karşı her şeyin hakkını müdafaa eden, hakkı yerine getiren demektir.<br /> </td></tr><tr><td></td></tr><tr><td> <strong><em>Kısa Günün Kârı</em></strong><br /> İslâm, köleyi efendi mevkiine yükseltmiştir. Zaten müşrikler bu sebeple İslâm’a karşı çıkmışlardı. Günümüzün, yani 21. yüzyılın İslâm’ı kabullenemeyen münkirleri de aynı özellikleri taşımıyor mu? Bugünün dünyasında gasp ediciler, nice hür insanları esir gibi yaşatmıyor mu?<br /> </td></tr><tr><td></td></tr><tr><td> <strong><em>Lügatçe</em></strong><br /> <strong>dirhem: </strong>Bir tür gümüş para. <br /> <strong>teşrîf:</strong> 1. Şereflendirme, şereflendirilme, şeref verme, verilme. 2. Gelmesiyle bir yere şeref verme, gelme; gitme. <br /> <br /> </td></tr><tr><td></td></tr><tr><td> <br /> </td></tr></table></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 264661, member: 1016557"] [b]İşçilerinizin Haklarını Koruyun![/b] İşçilerinizin Haklarını Koruyun! [TABLE="align: center"] [TR] [TD] Cenâb-ı Hak buyuruyor: [B]“Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur. Ve çalışması da ileride görülecektir. Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.” [/B][SIZE=1](Necm, 39,40,41)[/SIZE] [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][/TD] [/TR] [TR] [TD] Rasûlullah (sav) buyurdular: [I]“Elinizin altında bulunanlar hakkında da Allâh’tan korkunuz.” [/I][SIZE=1](Ebû Dâvûd, Edeb, 123-124/5156; İbn-i Mâce, Vasâyâ, 1)[/SIZE] [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][/TD] [/TR] [TR] [TD] Bir gün Rasûlullah (sav) bir elbise dükkânına varıp sahibinden dört dirheme bir gömlek satın almıştı. Gömleği giyerek dışarı çıktı. O esnâda Ensâr’dan bir zât ile karşılaştı. O kişi: “–Yâ Rasûlallâh! Bana bir gömlek giydir, Allah Sana cennet elbiseleri giydirsin!” dedi. Efendimiz (sav) hemen üzerindeki gömleği çıkarıp o sahâbîye giydirdi. Dükkâna geri dönerek dört dirheme bir gömlek daha aldı. Yanında iki dirhemi kalmıştı. Yolda giderken, ağlamakta olan bir câriye gördü ve: [I]“–Niçin ağlıyorsun?”[/I] diye sordu. Câriye: “–Yâ Rasûlallâh! Yanlarında çalıştığım âile bana iki dirhem verip un almaya göndermişti, parayı kaybettim!” dedi. Nebiyy-i Ekrem (sav) kalan iki dirhemi de ona verdi. Dönüp giderken kızcağızın hâlâ ağlamakta olduğunu gördü. Yanına çağırıp: [I]“–Niçin ağlıyorsun, dirhemleri aldın?!”[/I] buyurdu. Kızcağız: “–Geciktiğim için beni döverler diye korkuyorum!” dedi. Allah Rasûlü (sav) onunla birlikte, hizmet ettiği âilenin evine kadar gitti ve selâm verdi. Evdekiler, Efendimiz’in sesini tanıdılar, ancak cevap vermediler. Peygamberimiz ikinci kez selâm verdi, yine karşılık vermediler. Üçüncü selâmında; “ve aleyküm selâm” diyerek büyük bir sevinçle dışarı çıktılar. Fahr-i Kâinât Efendimiz: [I]“–İlk selâmı duydunuz mu?”[/I] buyurdu. “–Evet, duyduk yâ Rasûlallâh, ancak bize çokça selâm verip bizi bereketlendirmenizi arzu ettik. Sizi buraya kadar getiren nedir, annelerimiz-babalarımız Sana fedâ olsun?!” dediler. Rasûlullah (sav): [I]“–Bu kızcağız sizin kendisini dövmenizden korktu.”[/I] buyurdu. Câriyenin sahibi hemen: “–Mâdem Siz onunla birlikte buraya kadar teşrîf ettiniz, mâdem Siz’in buraya gelmenize vesîle oldu, o artık Allah için hürdür!” dedi. Rasûlullah (sav) de onları hayırla ve cennetle müjdeledi. Sonra da şöyle buyurdu: [I]“–Allah on dirheme ne kadar da bereket lutfetti. Onunla Nebî’sine ve Ensâr’dan bir kuluna birer gömlek giydirdi ve bir köleyi de âzâd eyledi. Allâh’a hamd olsun! Bütün bunları kudretiyle bizlere lutfeden O’dur.”[/I] [SIZE=1](Heysemî, IX, 13-14)[/SIZE] [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][/TD] [/TR] [TR] [TD] [B][I]Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)[/I][/B] [B]el-Vekîl[/B][B]: [/B]İşlerini kendisine bırakanın işlerini en iyi şekilde yapan, kendisine dayanılıp, güvenilen, her şeyi tedbir ve idare eden, gözeten, yarattığı bütün varlıkların işlerini idare eden, her şeye karşı her şeyin hakkını müdafaa eden, hakkı yerine getiren demektir. [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][/TD] [/TR] [TR] [TD] [B][I]Kısa Günün Kârı[/I][/B] İslâm, köleyi efendi mevkiine yükseltmiştir. Zaten müşrikler bu sebeple İslâm’a karşı çıkmışlardı. Günümüzün, yani 21. yüzyılın İslâm’ı kabullenemeyen münkirleri de aynı özellikleri taşımıyor mu? Bugünün dünyasında gasp ediciler, nice hür insanları esir gibi yaşatmıyor mu? [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][/TD] [/TR] [TR] [TD] [B][I]Lügatçe[/I][/B] [B]dirhem: [/B]Bir tür gümüş para. [B]teşrîf:[/B] 1. Şereflendirme, şereflendirilme, şeref verme, verilme. 2. Gelmesiyle bir yere şeref verme, gelme; gitme. [/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"][/TD] [/TR] [TR] [TD="align: center"] [/TD] [/TR] [/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst