Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="uður1" data-source="post: 264869" data-attributes="member: 1016557"><p><strong>İman ve İslam arasındaki fark nedir</strong></p><p></p><p>İman ve İslam arasındaki fark nedir</p><p> 10 Ekim 2011 / 00:01</p><p> Günlük Risale-i Nur dersi</p><p> </p><p> <em>Bismillahirrahmanirrahim</em></p><p> RABİAN:<span style="color: #008000"><strong> Ulema-i İslâm ortasında “İslâm” ve “iman”ın farkları çok medar-ı bahsolmuş. </strong></span>Bir kısmı “İkisi birdir,” diğer kısmı “İkisi bir değil, fakat biri birisiz olmaz” demişler ve bunun gibi çok muhtelif fikirler beyan etmişler. Ben şöyle bir fark anladım ki:</p><p> <span style="color: #f00"><strong>İslâmiyet iltizamdır; iman iz’andır. Tabir-i diğerle, İslâmiyet, hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır; iman ise, hakkı kabul ve tasdiktir.</strong></span></p><p> Eskide bazı dinsizleri gördüm ki, ahkâm-ı Kur’âniyeye şiddetli tarafgirlik gösteriyorlardı. Demek o dinsiz, <span style="color: #00f"><strong>bir cihette Hakkın iltizamıyla İslâmiyete mazhardı; “dinsiz bir Müslüman” denilirdi.</strong></span> Sonra bazı mü’minleri gördüm ki,<span style="color: #00f"><strong> ahkâm-ı Kur’âniyeye tarafgirlik göstermiyorlar, iltizam etmiyorlar; “gayr-ı müslim bir mü’min” tabirine mazhar oluyorlar.</strong></span></p><p> <span style="color: #f00"><strong>Acaba İslâmiyetsiz iman, medar-ı necat olabilir mi?</strong></span></p><p> Elcevap:<span style="color: #008000"><strong> İmansız İslâmiyet sebeb-i necat olmadığı gibi, İslâmiyetsiz iman da medar-ı necat olamaz.</strong></span> Felillâhi’l-hamdü ve’l-minnetü Kur’ân’ın i’câz-ı mânevîsinin feyziyle, Risale-i Nur mizanları, <span style="color: #00f"><strong>din-i İslâmın ve hakaik-i Kur’âniyenin meyvelerini ve neticelerini öyle bir tarzda göstermişlerdir ki, dinsiz dahi onları anlasa, taraftar olmamak kàbil değil.</strong></span> Hem iman ve İslâmın delil ve burhanlarını o derece kuvvetli göstermişlerdir ki, <span style="color: #00f"><strong>gayr-ı müslim dahi anlasa, herhalde tasdik edecektir; gayr-ı müslim kaldığı halde iman eder.</strong></span> [Meyve Risalesi]</p><p> <em>Bediüzzaman Said Nursi</em></p><p> <u><strong>Sözlük</strong></u>:</p><p> Hak: herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah </p><p> adâvet: düşmanlık</p><p> ahkâm-ı Kur’âniye: Kur’ân’ın hükümleri </p><p> beyan etme: açıklama</p><p> burhan: delil, kanıt </p><p> cihet: yön, şekil</p><p> daire-i ihtiyar: güç yetirebilecek alan </p><p> din-i İslâm: İslâm dini</p><p> emr-i teklif: görev emri </p><p> felillâhi’l-hamdü ve’l-minnetü: “hamd ve minnet sadece Allah’a aittir”</p><p> feyz: ilham, bereket ve ilim bolluğu </p><p> fıtrat: yaratılış</p><p> gayr-ı müslim: Müslüman olmayan </p><p> hakaik-i Kur’âniye: Kur’ân’ın hakikatleri</p><p> iltizam: taraftarlık </p><p> inkıyâd: boyun eğme, itaat etme</p><p> iz’an: şüpheden uzak, kesin bir şekilde inanma </p><p> i’câz-ı mânevî: mânevî mu’cizelik</p><p> kàbil: mümkün </p><p> mazhar: erişme, nail olma</p><p> mecrâ: kanal, yön </p><p> medar-ı bahs: bahis sebebi, söz konusu</p><p> medar-ı necat: kurtuluş sebebi </p><p> mehâsin: güzellikler, iyilikler</p><p> mizan: ölçü </p><p> muhtelif: çeşitli, farklı</p><p> mâlâyutak: güç yetirilmez </p><p> mü’min: iman etmiş, Allah’a inanan</p><p> nihayetsiz: sınırsız, sonsuz </p><p> rabian: dördüncü olarak </p><p> saadet-i dâreyn: iki dünya saadeti; dünya ve âhiret mutluluğu</p><p> sebeb-i necat: kurtuluş sebebi </p><p> tabir: ifade</p><p> tabir-i diğer: diğer tâbir, başka bir ifâde </p><p> tarafgirlik: taraftarlık</p><p> tasdik: kabul etme, doğrulama </p><p> teklif: görev yükleme</p><p> tûbâ-i Cennet: Cennetteki tûbâ ağacı </p><p> ulema-i İslâm: İslâm âlimleri</p><p> zâhiren: dış görünüş itibarıyla</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="uður1, post: 264869, member: 1016557"] [b]İman ve İslam arasındaki fark nedir[/b] İman ve İslam arasındaki fark nedir 10 Ekim 2011 / 00:01 Günlük Risale-i Nur dersi [I]Bismillahirrahmanirrahim[/I] RABİAN:[COLOR=#008000][B] Ulema-i İslâm ortasında “İslâm” ve “iman”ın farkları çok medar-ı bahsolmuş. [/B][/COLOR]Bir kısmı “İkisi birdir,” diğer kısmı “İkisi bir değil, fakat biri birisiz olmaz” demişler ve bunun gibi çok muhtelif fikirler beyan etmişler. Ben şöyle bir fark anladım ki: [COLOR=#f00][B]İslâmiyet iltizamdır; iman iz’andır. Tabir-i diğerle, İslâmiyet, hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyaddır; iman ise, hakkı kabul ve tasdiktir.[/B][/COLOR] Eskide bazı dinsizleri gördüm ki, ahkâm-ı Kur’âniyeye şiddetli tarafgirlik gösteriyorlardı. Demek o dinsiz, [COLOR=#00f][B]bir cihette Hakkın iltizamıyla İslâmiyete mazhardı; “dinsiz bir Müslüman” denilirdi.[/B][/COLOR] Sonra bazı mü’minleri gördüm ki,[COLOR=#00f][B] ahkâm-ı Kur’âniyeye tarafgirlik göstermiyorlar, iltizam etmiyorlar; “gayr-ı müslim bir mü’min” tabirine mazhar oluyorlar.[/B][/COLOR] [COLOR=#f00][B]Acaba İslâmiyetsiz iman, medar-ı necat olabilir mi?[/B][/COLOR] Elcevap:[COLOR=#008000][B] İmansız İslâmiyet sebeb-i necat olmadığı gibi, İslâmiyetsiz iman da medar-ı necat olamaz.[/B][/COLOR] Felillâhi’l-hamdü ve’l-minnetü Kur’ân’ın i’câz-ı mânevîsinin feyziyle, Risale-i Nur mizanları, [COLOR=#00f][B]din-i İslâmın ve hakaik-i Kur’âniyenin meyvelerini ve neticelerini öyle bir tarzda göstermişlerdir ki, dinsiz dahi onları anlasa, taraftar olmamak kàbil değil.[/B][/COLOR] Hem iman ve İslâmın delil ve burhanlarını o derece kuvvetli göstermişlerdir ki, [COLOR=#00f][B]gayr-ı müslim dahi anlasa, herhalde tasdik edecektir; gayr-ı müslim kaldığı halde iman eder.[/B][/COLOR] [Meyve Risalesi] [I]Bediüzzaman Said Nursi[/I] [U][B]Sözlük[/B][/U]: Hak: herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah adâvet: düşmanlık ahkâm-ı Kur’âniye: Kur’ân’ın hükümleri beyan etme: açıklama burhan: delil, kanıt cihet: yön, şekil daire-i ihtiyar: güç yetirebilecek alan din-i İslâm: İslâm dini emr-i teklif: görev emri felillâhi’l-hamdü ve’l-minnetü: “hamd ve minnet sadece Allah’a aittir” feyz: ilham, bereket ve ilim bolluğu fıtrat: yaratılış gayr-ı müslim: Müslüman olmayan hakaik-i Kur’âniye: Kur’ân’ın hakikatleri iltizam: taraftarlık inkıyâd: boyun eğme, itaat etme iz’an: şüpheden uzak, kesin bir şekilde inanma i’câz-ı mânevî: mânevî mu’cizelik kàbil: mümkün mazhar: erişme, nail olma mecrâ: kanal, yön medar-ı bahs: bahis sebebi, söz konusu medar-ı necat: kurtuluş sebebi mehâsin: güzellikler, iyilikler mizan: ölçü muhtelif: çeşitli, farklı mâlâyutak: güç yetirilmez mü’min: iman etmiş, Allah’a inanan nihayetsiz: sınırsız, sonsuz rabian: dördüncü olarak saadet-i dâreyn: iki dünya saadeti; dünya ve âhiret mutluluğu sebeb-i necat: kurtuluş sebebi tabir: ifade tabir-i diğer: diğer tâbir, başka bir ifâde tarafgirlik: taraftarlık tasdik: kabul etme, doğrulama teklif: görev yükleme tûbâ-i Cennet: Cennetteki tûbâ ağacı ulema-i İslâm: İslâm âlimleri zâhiren: dış görünüş itibarıyla [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Mizah ve Eğlence
Serbest Kürsü
Yaratılanı Sevelim, Yaratandan Ötürü
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst