Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
...yazarların yazı mekanları...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="turkuaz" data-source="post: 7026" data-attributes="member: 97"><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 15px"><span style="color: deepskyblue"><strong>Yazarların vazgeçilmez yazı mekânları</strong></span></span></span><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong><img src="http://cumaertesi.zaman.com.tr/images/2008/02/16/mekan.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong>Bu yazar tayfası da bir âlem. Nerede, nasıl yazıyorsunuz? diye sorduk, birbirinden farklı yanıtlar aldık. Kimisi patırtı gürültünün ortasında, kimi sessizlikte, kimi istinat duvarına bakan ardiye odasında, kimi de en baba kahvelerde kalemlerini konuşturuyor. Ama hiçbiri çay ve kahve olmadan yazamıyor. Malumunuz, yazmak büyük maharet istiyor. Öyle her yazdığınızı okutmak, geniş okur kitlelerini peşinden koşturmak kolay iş değil. Çoğumuz "Bu insanlar bu kadar yazıyı acaba nerede, hangi zamanda ve nasıl bir ortamda kaleme alıyor?" diye merak etmekten geri duramıyor. "Kimi yazar, gazetelerindeki odalarına kapanır telefon bile bağlatmaz, kimisi evinde sinek uçurmaz." diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Zira çoğu, laptopla kalabalıkta patırtı gürültü arasında, en sancılı zamanlarında yazıyor yazılarını. Ama yazı için geceyi ve sessizliği, her şeyin elden ayaktan çekildiği vakitleri bekleyenler de yok değil. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Edebiyat ve sanat yazarlarının yazmak için daha sofistike mekânlar tercih ettiğini, hatta her yazarın ayrı bir mekânı olduğunu düşünürüz. Biliriz ki ünlü şair Attila İlhan uzun yıllar yazılarını Divan Pastanesi'nde, Cemal Süreya ise Kadıköy'de bir cafede yazmıştır. Evet, İlhan gibi birçok yazarın mesken edindiği özel mekânlar var, fakat çoğu burada sadece okuyup evlerinde yazmayı tercih ediyor. Mesela Selim İleri, bütün okumalarını Taksim'deki Gezi Pastanesi'nde yapıp, kitap ve köşe yazıları için evine çekiliyor. Gülse Birsel, senaryo metinlerini yine evindeki odasına kapanıp yazıyor. Ayşe Özyılmazer, Doğan Hızlan, Mehmet Yaşin gibi pek çok gazeteci ve köşe yazarı, gazetelerindeki ofislerinde yazmayı tercih ediyor. Ayfer Tunç, masasındaki kalemin yeri değişse bile yazamayanlardan. Doğan Hızlan'a göre ise gerçek yazar, her yerde ve her ortamda yazabilmeli. </strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Ahmet Kekeç'in yazı mekanı, Tophane'deki Asude. Gazeteci ve yazarların hemen hepsi çayını, kahvesini yudumlarken ve fonda klasik müzik eşliğinde yazıyor. Yani öyle Victor Hugo gibi ayakta iken, Schiller gibi masasının çekmecesine koyduğu çürük elmaların kokusunu içine çekerek ya da Lawrence Durrell gibi sabahın beşinde uykusunu bölerek yazan falan yok. Bir de yazmak için İstanbul'dan kaçanlar var tabii. Hilmi Yavuz şiirlerini Bodrum'da, Ayşe Kulin kitaplarını Urla'daki doğa manzaralı evinde yazıyor. Enis Batur ise yazmak için Paris'e gitmeyi tercih edenlerden. İşi gücü yazmak olan ve ekmeğini yazıdan kazananlar bizim gibi iki saat ilhamilerinin gelmesini beklemiyordur herhalde diyerek çıkıyoruz yola ve başlıyoruz gazeteciler ve yazarlara 'yazı mekânları'nı sormaya. </strong></span></span></p><p> </p><p><strong><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]<span style="color: magenta">Hangi yazar, hangi mekanda yazmayı seviyor?</span>[/SIZE] </span></span></strong></p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: navy"><u>Rasim Özdenören:</u></span></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]Gençken kahvehanelerde çok yazı yazdım[/SIZE] </span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Uzun yıllar yazı için bir mekânım olmadı. Çocukluğumda yatağımın üzerinde, gençliğimde ise mahalle kahvehanelerinde ve çayhanelerde yazdım. İlk kitabımdaki öyküleri Eyüp'teki Bostan İskelesi Kahvehanesi'nde yazmıştım. Daha sonra Beyazıt'taki Marmara Kahvesi'nde ve Kapalıçarşı'daki Şark Kahvesi'nde çok yazı yazdım. Çalışma hayatına atılınca bir süre otel odasında yazdım ve sonunda evlendikten sonra kendime bir mekân oluşturabildim. Ama bel fıtığından dolayı şimdilerde yatak odasında yazmaya devam ediyorum. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: navy"><u>Mehmet Yaşin:</u></span></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]İlk paragrafı yazınca çok rahatlarım[/SIZE] </span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Yerleşikken ve seyyahken iki farklı yazı ortamım var. Yerleşik mekânım gazetedeki kitaplarla kaplı odam. Seyyahken ise kahvede, arabada, deniz kenarında, bir bankın üzerinde veya bir otel odasında yazabiliyorum. Mekân, görüntü, manzara, kalabalık ve gürültü beni etkilemiyor. Hafif ve derinden gelen bir müzik iyi geliyor yazı yazarken. Bol miktarda çay-kahve içerim. İlk paragraf önemlidir benim için. İlk paragrafı yazınca rahatlarım, yürürüm, neşelenirim ve yazının devamını getiririm. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><u><span style="color: navy">Sadık Yalsızuçanlar:</span></u></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]Evim, şehrin gürültüsünden uzakta[/SIZE] </span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Evim kentin dışında, bahçeli evlerin olduğu, çok katlı yapıların bulunmadığı bir yerde. Zemin katı bana ait ve kitaplığım da burada. Gürültü vs. çalışmamı pek etkilemiyor. Fakat özellikle roman ve öykü yazarken geceleri ve yalnızlığı yeğliyorum. Çünkü kendimi en sade, samimi, pür hissettiğim, dolayısıyla en samimi yazabildiğim zaman da gecedir. Yazmak için zaten eskiden kâğıt kaleme, şimdilerde bilgisayara, kahve ve sigaraya gereksinim olduğu kanaatindeyim. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: navy"><u>Ali Ural:</u></span></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]Deniz manzaralı odam var; ama şair değilim[/SIZE] </span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Gecenin ilerleyen saatlerinde kapısı mutlaka kapatılmış bir çalışma odasında yazmayı tercih ederim hep. Güzel manzaranın insanı şair ya da yazar yapacağını sananlar, deniz manzaralı çalışma odamı görüp, "İşte burada şair olunur!" demişlerdir. Halbuki manzara dikkati dağıtır ve rahatlatır. Yazarın dikkatli ve rahatsız olmaya ihtiyacı vardır. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><u><span style="color: navy">Tuğçe Baran:</span></u></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]Bir istinat duvarına bakarak yazıyorum[/SIZE] </span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Çalışma masam bir hafta öncesine kadar evimin aydınlık ve ferah bir odasındaydı. Ama çalışma odam altı boş olduğu için 'alttan soğutmalı' imiş meğer. Mecburen ardiye odası olarak düzenlediğim evin en iğrenç, en karanlık ve havasız üçüncü odasına taşınmak zorunda kaldım. Bu şu demek oluyor: O çok şahane yazılarımı leş bir istinat duvarına bakarak, bir yanda giysilerim, ayakkabılarım, öbür yanda merdivenim, alet çantam, arka tarafta ütü masam beraber yazıyorum. Memleket meselelerine bir çamaşırlık arkasından bakıyorum yani. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><u><span style="color: navy">Ayşe Kulin:</span></u></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]En rahat Urla'daki dağ manzaralı evimde yazıyorum[/SIZE] </span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Yazılarımı en rahat Urla'nın Yağcılar köyündeki dağ manzaralı evimde yazıyorum. Ama her yerde de yazabilirim. Sabahları erken kalkarsam daha güzel yazıyorum. Artık laptop taşıyorum ve vapurda, havalimanlarında hem okuyorum hem yazıyorum. Kitapları her yerde okuyup not çıkarabiliyorum ve yaptığım işe konsantre olabiliyorum. Ama en rahat tabiî ki dağ evimde çalışabiliyorum. Kapım ve telefonum daima herkese açıktır. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: navy"><u>Ahmet Kekeç:</u></span></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]Kitap çalışmalarımı Asude'de yapıyorum[/SIZE] </span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Kalabalıktan ve sesten yalıtılmış bir yer olduğu sürece her yerde yazabilirim. Ama Tophane'deki Asude benim uğrak yerim, orada yalnız kalabiliyorum. Hemen her gün uğruyorum Asude'ye. Gazete yazılarımı en rahat gazetede yazıyorum, Asude'de ise daha çok kitap çalışmaları yapıyorum. Fonda da piyano eserleri oluyor. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><span style="color: navy"><u>Ali Bulaç:</u></span></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]Gecenin sessizliği, zihnimi toparlıyor[/SIZE] </span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Yıllardan beri çok arzu etmeme rağmen maalesef bana ait bir odam olmadı. Yazı benim için sancılı bir süreç. Onun için önce zihnimi hazırlıyorum. Gecenin sessizliği ve el ayağın çekilmesi zihnimi toparlamama yardım ediyor. Bana göre her yazı her mekânda ve ortamda yazılmaz. Çünkü iyi bir yazı dikkat gerektirir. </strong></span></span></p><p> </p><p><span style="color: deepskyblue"><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><strong><u><span style="color: navy">Ayfer Tunç:</span></u></strong></span></span></p><p><span style="color: deepskyblue"><strong><span style="font-family: 'Comic Sans MS'">[SIZE=+1]Yazıya başlamadan önce iyi bir kitap veya şiir okurum[/SIZE] </span></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="color: deepskyblue"><strong>Kahvehanelerde, çay bahçelerinde, başkalarına veya kamuya ait mekânlarda yazabilen biri değilim. Laptopunu alıp bir yere gidip yazabilenlerden de değilim, çalışma odamın iç düzeninde bir değişiklik yaptığım zaman bile yazmakta zorlanırım. Şehrin genel sesi beni rahatsız etmez ama sokak kazılıyorsa veya gürültülü bir makine çalışıyorsa çalışmam mümkün değil. Yazıma başlamadan önce iyi bir kitap veya birkaç şiir okurum, ardından masama otururum, bilgisayarımı açarım ve çalışmaya başlarım. </strong></span></span></p><p style="text-align: right"><span style="color: black"><strong>[Dilek Güray]</strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="turkuaz, post: 7026, member: 97"] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=4][COLOR=deepskyblue][B]Yazarların vazgeçilmez yazı mekânları[/B][/COLOR][/SIZE][/FONT][FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B][IMG]http://cumaertesi.zaman.com.tr/images/2008/02/16/mekan.jpg[/IMG][/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B]Bu yazar tayfası da bir âlem. Nerede, nasıl yazıyorsunuz? diye sorduk, birbirinden farklı yanıtlar aldık. Kimisi patırtı gürültünün ortasında, kimi sessizlikte, kimi istinat duvarına bakan ardiye odasında, kimi de en baba kahvelerde kalemlerini konuşturuyor. Ama hiçbiri çay ve kahve olmadan yazamıyor. Malumunuz, yazmak büyük maharet istiyor. Öyle her yazdığınızı okutmak, geniş okur kitlelerini peşinden koşturmak kolay iş değil. Çoğumuz "Bu insanlar bu kadar yazıyı acaba nerede, hangi zamanda ve nasıl bir ortamda kaleme alıyor?" diye merak etmekten geri duramıyor. "Kimi yazar, gazetelerindeki odalarına kapanır telefon bile bağlatmaz, kimisi evinde sinek uçurmaz." diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Zira çoğu, laptopla kalabalıkta patırtı gürültü arasında, en sancılı zamanlarında yazıyor yazılarını. Ama yazı için geceyi ve sessizliği, her şeyin elden ayaktan çekildiği vakitleri bekleyenler de yok değil. [/B][/FONT][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Edebiyat ve sanat yazarlarının yazmak için daha sofistike mekânlar tercih ettiğini, hatta her yazarın ayrı bir mekânı olduğunu düşünürüz. Biliriz ki ünlü şair Attila İlhan uzun yıllar yazılarını Divan Pastanesi'nde, Cemal Süreya ise Kadıköy'de bir cafede yazmıştır. Evet, İlhan gibi birçok yazarın mesken edindiği özel mekânlar var, fakat çoğu burada sadece okuyup evlerinde yazmayı tercih ediyor. Mesela Selim İleri, bütün okumalarını Taksim'deki Gezi Pastanesi'nde yapıp, kitap ve köşe yazıları için evine çekiliyor. Gülse Birsel, senaryo metinlerini yine evindeki odasına kapanıp yazıyor. Ayşe Özyılmazer, Doğan Hızlan, Mehmet Yaşin gibi pek çok gazeteci ve köşe yazarı, gazetelerindeki ofislerinde yazmayı tercih ediyor. Ayfer Tunç, masasındaki kalemin yeri değişse bile yazamayanlardan. Doğan Hızlan'a göre ise gerçek yazar, her yerde ve her ortamda yazabilmeli. [/B][/COLOR][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Ahmet Kekeç'in yazı mekanı, Tophane'deki Asude. Gazeteci ve yazarların hemen hepsi çayını, kahvesini yudumlarken ve fonda klasik müzik eşliğinde yazıyor. Yani öyle Victor Hugo gibi ayakta iken, Schiller gibi masasının çekmecesine koyduğu çürük elmaların kokusunu içine çekerek ya da Lawrence Durrell gibi sabahın beşinde uykusunu bölerek yazan falan yok. Bir de yazmak için İstanbul'dan kaçanlar var tabii. Hilmi Yavuz şiirlerini Bodrum'da, Ayşe Kulin kitaplarını Urla'daki doğa manzaralı evinde yazıyor. Enis Batur ise yazmak için Paris'e gitmeyi tercih edenlerden. İşi gücü yazmak olan ve ekmeğini yazıdan kazananlar bizim gibi iki saat ilhamilerinin gelmesini beklemiyordur herhalde diyerek çıkıyoruz yola ve başlıyoruz gazeteciler ve yazarlara 'yazı mekânları'nı sormaya. [/B][/COLOR][/FONT] [B][COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1][COLOR=magenta]Hangi yazar, hangi mekanda yazmayı seviyor?[/COLOR][/SIZE] [/FONT][/COLOR][/B] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=navy][U]Rasim Özdenören:[/U][/COLOR][/B][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1]Gençken kahvehanelerde çok yazı yazdım[/SIZE] [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Uzun yıllar yazı için bir mekânım olmadı. Çocukluğumda yatağımın üzerinde, gençliğimde ise mahalle kahvehanelerinde ve çayhanelerde yazdım. İlk kitabımdaki öyküleri Eyüp'teki Bostan İskelesi Kahvehanesi'nde yazmıştım. Daha sonra Beyazıt'taki Marmara Kahvesi'nde ve Kapalıçarşı'daki Şark Kahvesi'nde çok yazı yazdım. Çalışma hayatına atılınca bir süre otel odasında yazdım ve sonunda evlendikten sonra kendime bir mekân oluşturabildim. Ama bel fıtığından dolayı şimdilerde yatak odasında yazmaya devam ediyorum. [/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=navy][U]Mehmet Yaşin:[/U][/COLOR][/B][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1]İlk paragrafı yazınca çok rahatlarım[/SIZE] [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Yerleşikken ve seyyahken iki farklı yazı ortamım var. Yerleşik mekânım gazetedeki kitaplarla kaplı odam. Seyyahken ise kahvede, arabada, deniz kenarında, bir bankın üzerinde veya bir otel odasında yazabiliyorum. Mekân, görüntü, manzara, kalabalık ve gürültü beni etkilemiyor. Hafif ve derinden gelen bir müzik iyi geliyor yazı yazarken. Bol miktarda çay-kahve içerim. İlk paragraf önemlidir benim için. İlk paragrafı yazınca rahatlarım, yürürüm, neşelenirim ve yazının devamını getiririm. [/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B][U][COLOR=navy]Sadık Yalsızuçanlar:[/COLOR][/U][/B][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1]Evim, şehrin gürültüsünden uzakta[/SIZE] [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Evim kentin dışında, bahçeli evlerin olduğu, çok katlı yapıların bulunmadığı bir yerde. Zemin katı bana ait ve kitaplığım da burada. Gürültü vs. çalışmamı pek etkilemiyor. Fakat özellikle roman ve öykü yazarken geceleri ve yalnızlığı yeğliyorum. Çünkü kendimi en sade, samimi, pür hissettiğim, dolayısıyla en samimi yazabildiğim zaman da gecedir. Yazmak için zaten eskiden kâğıt kaleme, şimdilerde bilgisayara, kahve ve sigaraya gereksinim olduğu kanaatindeyim. [/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=navy][U]Ali Ural:[/U][/COLOR][/B][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1]Deniz manzaralı odam var; ama şair değilim[/SIZE] [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Gecenin ilerleyen saatlerinde kapısı mutlaka kapatılmış bir çalışma odasında yazmayı tercih ederim hep. Güzel manzaranın insanı şair ya da yazar yapacağını sananlar, deniz manzaralı çalışma odamı görüp, "İşte burada şair olunur!" demişlerdir. Halbuki manzara dikkati dağıtır ve rahatlatır. Yazarın dikkatli ve rahatsız olmaya ihtiyacı vardır. [/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B][U][COLOR=navy]Tuğçe Baran:[/COLOR][/U][/B][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1]Bir istinat duvarına bakarak yazıyorum[/SIZE] [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Çalışma masam bir hafta öncesine kadar evimin aydınlık ve ferah bir odasındaydı. Ama çalışma odam altı boş olduğu için 'alttan soğutmalı' imiş meğer. Mecburen ardiye odası olarak düzenlediğim evin en iğrenç, en karanlık ve havasız üçüncü odasına taşınmak zorunda kaldım. Bu şu demek oluyor: O çok şahane yazılarımı leş bir istinat duvarına bakarak, bir yanda giysilerim, ayakkabılarım, öbür yanda merdivenim, alet çantam, arka tarafta ütü masam beraber yazıyorum. Memleket meselelerine bir çamaşırlık arkasından bakıyorum yani. [/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B][U][COLOR=navy]Ayşe Kulin:[/COLOR][/U][/B][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1]En rahat Urla'daki dağ manzaralı evimde yazıyorum[/SIZE] [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Yazılarımı en rahat Urla'nın Yağcılar köyündeki dağ manzaralı evimde yazıyorum. Ama her yerde de yazabilirim. Sabahları erken kalkarsam daha güzel yazıyorum. Artık laptop taşıyorum ve vapurda, havalimanlarında hem okuyorum hem yazıyorum. Kitapları her yerde okuyup not çıkarabiliyorum ve yaptığım işe konsantre olabiliyorum. Ama en rahat tabiî ki dağ evimde çalışabiliyorum. Kapım ve telefonum daima herkese açıktır. [/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=navy][U]Ahmet Kekeç:[/U][/COLOR][/B][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1]Kitap çalışmalarımı Asude'de yapıyorum[/SIZE] [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Kalabalıktan ve sesten yalıtılmış bir yer olduğu sürece her yerde yazabilirim. Ama Tophane'deki Asude benim uğrak yerim, orada yalnız kalabiliyorum. Hemen her gün uğruyorum Asude'ye. Gazete yazılarımı en rahat gazetede yazıyorum, Asude'de ise daha çok kitap çalışmaları yapıyorum. Fonda da piyano eserleri oluyor. [/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B][COLOR=navy][U]Ali Bulaç:[/U][/COLOR][/B][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1]Gecenin sessizliği, zihnimi toparlıyor[/SIZE] [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Yıllardan beri çok arzu etmeme rağmen maalesef bana ait bir odam olmadı. Yazı benim için sancılı bir süreç. Onun için önce zihnimi hazırlıyorum. Gecenin sessizliği ve el ayağın çekilmesi zihnimi toparlamama yardım ediyor. Bana göre her yazı her mekânda ve ortamda yazılmaz. Çünkü iyi bir yazı dikkat gerektirir. [/B][/COLOR][/FONT] [COLOR=deepskyblue][FONT=Comic Sans MS][B][U][COLOR=navy]Ayfer Tunç:[/COLOR][/U][/B][/FONT] [B][FONT=Comic Sans MS][SIZE=+1]Yazıya başlamadan önce iyi bir kitap veya şiir okurum[/SIZE] [/FONT][/B][/COLOR] [FONT=Comic Sans MS][COLOR=deepskyblue][B]Kahvehanelerde, çay bahçelerinde, başkalarına veya kamuya ait mekânlarda yazabilen biri değilim. Laptopunu alıp bir yere gidip yazabilenlerden de değilim, çalışma odamın iç düzeninde bir değişiklik yaptığım zaman bile yazmakta zorlanırım. Şehrin genel sesi beni rahatsız etmez ama sokak kazılıyorsa veya gürültülü bir makine çalışıyorsa çalışmam mümkün değil. Yazıma başlamadan önce iyi bir kitap veya birkaç şiir okurum, ardından masama otururum, bilgisayarımı açarım ve çalışmaya başlarım. [/B][/COLOR][/FONT] [RIGHT][COLOR=black][B][Dilek Güray][/B][/COLOR][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
...yazarların yazı mekanları...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst