Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Yedi aylık hasta bir gecede nasıl iyileşir?
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="akna" data-source="post: 228974" data-attributes="member: 1004668"><p><strong><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px"><span style="color: darkred">Yedi aylık hasta bir gecede nasıl iyileşir?</span></span></span></strong></p><p> </p><p><strong>Katharina Wohlrath</strong><span style="font-family: 'Arial'">,</span><strong><span style="font-family: 'Arial'"> yedi aydır hem psikolojik, hem de biyolojik olarak hastaydı. Tüm gün bağırıyor, yataktan hiç kalkmıyordu. Bütün ihtiyaçlarını yatakta gideriyordu. Katharina’nın acılar içinde süren hayatı tedavi için getirildiği hastanede görevli olan Ali’nin verdiği Hastalar Risalesi’ni okumasıyla değişti. Yedi yıldır yataktan çıkmayan Katharina, kısa sürede ayağa kalkarak tüm doktorları şaşırttı.</span></strong></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">Katharina </span><span style="font-family: 'Arial'">Wohlrath,</span><span style="font-family: 'Arial'"> zor bir hayat geçirmişti. 45 yaşında olmasına rağmen çok yorulmuş, yüzünde çileli bir hayatın izlerini taşıyordu. Haftalarca, aylarca hastane yataklarında geçiriyordu bu anlamsız hayatı. Kalkmaya gücü yoktu. Yıkılmıştı… Perişandı…</span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Almanya’nın </span><span style="font-family: 'Arial'">Halle Westfalen şehrinde yaşayan </span><span style="font-family: 'Arial'">Ali, </span><span style="font-family: 'Arial'">Krankenhaus Halle</span><span style="font-family: 'Arial'">Hastanesi’nde çalışıyordu. Alman vatandaşı olduğu için askerliğini Almanya’da yapıyordu. Alman ordusuna gitmek yerine, hastanede görevli olarak çalışmayı tercih etmişti. İşe girerken, hastane yöneticilerine, “Benim namaz kılmam gerekiyor. Eğer işe alacaksanız, namaz yerimi de ayarlamanız gerekiyor. Yoksa çalışamam” demişti. Hıristiyan hastanenin yöneticileri hiç tereddüt etmeden, “Problem değil. Hastanemizde küçük bir kilise var. Size anahtarı veririz. İstediğiniz kadar namaz kılabilirsiniz “ demişlerdi. Ali sevinmişti. Görevi boyunca hiç aksatmadan namazlarını kılabiliyordu. Üstelik bir Hıristiyan hastanesinde.</span></p><p></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bir gün öğle namazını kıldıktan sonra doktor odasına girdi. Hastanenin başhekimi odadaydı. O bölümün tüm görevlilerini toplamış onlara sesleniyordu: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Biraz sonra ümitsiz bir vaka ile karşı karşıya olacağız. 45 yaşında, Katharina isminde bir hasta gelecek. İşiniz çok zor. Böyle bir şey hiç görmediniz. Yedi aydır yataktan hiç çıkmamış. Bu hastayla ilgilenmek çok zor, haberiniz olsun.” </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Katharina, hem psikolojik, hem de biyolojik olarak hastaydı. Çok rahatsızdı. Tüm gün bağırıyor, yataktan hiç kalkmıyordu. Bütün ihtiyaçlarını yatakta gideriyordu.</span></p><p> </p><p> </p><p><strong><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">“Allah’ım, beni niye bıraktın?”</span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Katharina’nın odasına temiz bir havlu bırakmak maksadıyla giren Ali’nin kulaklarında Katharina’nın çığlıkları çınlıyordu. Katharina, “Beni niye bıraktın? Allah’ım, beni niye bıraktın?” diye bağırıyordu. Tüm ümidini yitirmişti. Çaresizdi. Hayattan bıkmıştı… </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ali şefkatle elini bayanın omuzuna koyarak:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Neyiniz var?” diye sordu. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Katharina sadece bağırıyor ve ağlıyordu: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Allah beni bıraktı. Artık yaşamak istemiyorum!”</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ali üzgündü, yardım etmek istiyordu. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Siz Hıristiyan’sınız. Hz. İsa’ya (a.s.) inanıyor musunuz?” diye sordu. Katharina bağırdı:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Eveeet!” </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ali devam etti:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Peki Hz. Musa’ya (a.s.) inanıyor musunuz?” Cevap yine bir çığlıkla geldi: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“İnanıyorum!” </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ali devam etti: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“O zaman bilirsiniz, bu peygamberlerin hayatları çileyle geçti. Allah’ın en çok sevdiği kullardandı bunlar. Ama bunlara bile torpil yapılmadı. Allah onları da sınavdan geçirdi. İnsan dünyaya imtihan için geldi. Herkesin imtihanı başkadır. Bazıları sağlıkla sınanıyor, bazıları hastalıkla. Kimileri şükürle, kimileri sabırla. Hz. Musa (a.s.), Hz. İsa (a.s.), Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Nuh (a.s.), Hz. Muhammed (a.s.m.) başta olmak üzere hepsi zor imtihanlardan geçtiler. Ama hiç şikâyet etmediler.” </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Katharina susmuştu. Bağırmıyordu. Sadece dinliyordu. Ali cebinden Bediüzzaman Said Nursî’nin Hastalar Risalesi’nin Almanca’sını çıkararak bir kaç bölüm okudu. O okudukça Katharina’nın yüz ifadesi değişiyordu.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Sonunda Ali toparladı:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Hastalık aslında Allah’ın bir hediyesidir. Bu hediye bizim için büyük bir fırsattır. Kendimize, özümüze dönmemiz için bir fırsat. Hayatın boş işlerinden kurtulmak için hastalıklar gereklidir. Hasta olan insanlar, Allah’a daha yakındırlar.”</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Katharina yine ağlıyordu. Fakat bu ağlama bağırarak değildi. Çaresizlikten değildi. Gözlerinden yavaş yavaş damlalar akıyordu. Bu bir mutluluk ağlamasıydı. Mutluluk gözyaşları döküyordu 45 yaşındaki Katharina.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ali tebessüm ederek devam etti: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Allah sizi seviyor. Onun için sizi hastalıkla imtihan ediyor, sizin de O’nu sevip sevmediğinizi anlamak için…”</span></p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Camideki genç</span></span></strong></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Vakit çok ilerlemişti. Ali’nin çıkması gerekiyordu. Odadan çıktı. Ertesi gün hastanede görevi olmayan Ali, bir sonraki gün işine gitti. Doktorun odasında hazırlıklar yapıyordu. Tam o anda, başhekim, Katharina’nın odasından çıktı. Başhekim, kapıyı kapatıp, on saniye kapının önünde durarak kafasını salladıktan sonra Ali ve diğer görevlilerin yanına gitti. Halen kafasını sallıyordu. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“İnanamıyorum. Ne oldu bu kadına? Sanki içinden bir şeytan çıkmış. Bir anlam veremiyorum. Kadın gülüyor, coşuyor. Ağlamıyor.”</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Hemşireler: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Bu daha ne ki? Kadın koşuyor!“ dediklerinde başhekimin gözleri büyümüştü. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Ne demek koşuyor? Bu kadın en az yedi aydır yataktan kalkmamış. Nasıl koşar? Daha hap tedavisine bile başlamadık. Nasıl koşar bu?”</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Başhekimin anlam veremediği olayı, Ali anlamıştı. İman, yine etkisini göstermişti. Hastalar Risalesi, Katharina’nın gönlüne su serpmişti. Yüreğine sığmamıştı bu iman coşkusu. O kadar ki, tüm zerreleri coşuyordu. Yerinde duramıyordu. İmanın bu küçük parıltısı, İslam’ın bu güzel hayat anlayışı, ölmüş bir hayatı diriltmişti.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ali, Katharina’nın odasına gitti. Katharina sevinçten uçuyordu. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Sizi dün bütün gün aradım. Neredeydiniz?”</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ali daha cevap veremeden, Katharina devam etti: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Allah’ı buldum.” Gözyaşlarıyla sesi yankılanıyordu. Dudakları tekrarlıyordu: “Buldum, Allah´ı buldum. O beni seviyor!”</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Katharina bir gün önce sevincinden kocasını aramıştı. Kocasının, muhakkak Ali’yle tanışmasını istiyordu. Ali’yi telefonda tarif ettiğinde, kocası “Sanki ben bu Ali’yi tanıyorum” demişti. Ali buna ihtimal vermiyordu. Bir karıştırma olduğunu düşünüyordu.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Akşama doğru hastaneye yaklaşık 40 yaşlarında bir beyefendi geldi. Hanımını ziyaret etmek istiyordu. Adam, hiçbir şey söylemeden Ali’ye doğru yürümeye başladı. Ali’nin önünde durup: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Sizin olduğunuzu biliyordum“ dedi. Ali şaşırmıştı. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Efendim? Anlamadım?”</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Adam yanıt verdi: </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Ben Katharina’nın eşiyim. Sizi de tanıyorum. Bir kaç ay önce İslam hakkında bilgi edinmek için bir camiyi ziyaret etmiştim. Siz oradaydınız ve bana İslam’ı anlatmıştınız. Karım bana sizden bahsedince, hemen içimden garip bir ses ’Bu camideki genç‘ dedi.”</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ali adamı hatırlamıştı. Ali, beyefendiyle beraber Katharina’nın odasına gitti. Katharina:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“İşte bu gencin okuduğu kitap beni kurtardı. Onunla mutlaka tanışman gerekiyor“ dedi. Katharina’nın kocası:</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">“Ben senden önce tanıştım” dediğinde Katharina tam bir şaşkınlık içerisindeydi…</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Akşamın sonunda iki eş imanın tarifsiz güzelliğine kavuşmuşlardı. Sabah Hıristiyan olarak uyanan bu çift, akşam kelime-i şehadet getirerek yatmışlardı.</span></p><p></p><p> </p><p> </p><p> </p><p style="text-align: right"><span style="font-family: 'Arial'">moraldünyası</span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="akna, post: 228974, member: 1004668"] [B][FONT=Arial][SIZE=3][COLOR=darkred]Yedi aylık hasta bir gecede nasıl iyileşir?[/COLOR][/SIZE][/FONT][/B] [B]Katharina Wohlrath[/B][FONT=Arial],[/FONT][B][FONT=Arial] yedi aydır hem psikolojik, hem de biyolojik olarak hastaydı. Tüm gün bağırıyor, yataktan hiç kalkmıyordu. Bütün ihtiyaçlarını yatakta gideriyordu. Katharina’nın acılar içinde süren hayatı tedavi için getirildiği hastanede görevli olan Ali’nin verdiği Hastalar Risalesi’ni okumasıyla değişti. Yedi yıldır yataktan çıkmayan Katharina, kısa sürede ayağa kalkarak tüm doktorları şaşırttı.[/FONT][/B] [FONT=Arial]Katharina [/FONT][FONT=Arial]Wohlrath,[/FONT][FONT=Arial] zor bir hayat geçirmişti. 45 yaşında olmasına rağmen çok yorulmuş, yüzünde çileli bir hayatın izlerini taşıyordu. Haftalarca, aylarca hastane yataklarında geçiriyordu bu anlamsız hayatı. Kalkmaya gücü yoktu. Yıkılmıştı… Perişandı…[/FONT] [FONT=Arial]Almanya’nın [/FONT][FONT=Arial]Halle Westfalen şehrinde yaşayan [/FONT][FONT=Arial]Ali, [/FONT][FONT=Arial]Krankenhaus Halle[/FONT][FONT=Arial]Hastanesi’nde çalışıyordu. Alman vatandaşı olduğu için askerliğini Almanya’da yapıyordu. Alman ordusuna gitmek yerine, hastanede görevli olarak çalışmayı tercih etmişti. İşe girerken, hastane yöneticilerine, “Benim namaz kılmam gerekiyor. Eğer işe alacaksanız, namaz yerimi de ayarlamanız gerekiyor. Yoksa çalışamam” demişti. Hıristiyan hastanenin yöneticileri hiç tereddüt etmeden, “Problem değil. Hastanemizde küçük bir kilise var. Size anahtarı veririz. İstediğiniz kadar namaz kılabilirsiniz “ demişlerdi. Ali sevinmişti. Görevi boyunca hiç aksatmadan namazlarını kılabiliyordu. Üstelik bir Hıristiyan hastanesinde.[/FONT] [FONT=Arial]Bir gün öğle namazını kıldıktan sonra doktor odasına girdi. Hastanenin başhekimi odadaydı. O bölümün tüm görevlilerini toplamış onlara sesleniyordu: [/FONT] [FONT=Arial]“Biraz sonra ümitsiz bir vaka ile karşı karşıya olacağız. 45 yaşında, Katharina isminde bir hasta gelecek. İşiniz çok zor. Böyle bir şey hiç görmediniz. Yedi aydır yataktan hiç çıkmamış. Bu hastayla ilgilenmek çok zor, haberiniz olsun.” [/FONT] [FONT=Arial]Katharina, hem psikolojik, hem de biyolojik olarak hastaydı. Çok rahatsızdı. Tüm gün bağırıyor, yataktan hiç kalkmıyordu. Bütün ihtiyaçlarını yatakta gideriyordu.[/FONT] [B][FONT=Arial][SIZE=3]“Allah’ım, beni niye bıraktın?”[/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial]Katharina’nın odasına temiz bir havlu bırakmak maksadıyla giren Ali’nin kulaklarında Katharina’nın çığlıkları çınlıyordu. Katharina, “Beni niye bıraktın? Allah’ım, beni niye bıraktın?” diye bağırıyordu. Tüm ümidini yitirmişti. Çaresizdi. Hayattan bıkmıştı… [/FONT] [FONT=Arial]Ali şefkatle elini bayanın omuzuna koyarak:[/FONT] [FONT=Arial]“Neyiniz var?” diye sordu. [/FONT] [FONT=Arial]Katharina sadece bağırıyor ve ağlıyordu: [/FONT] [FONT=Arial]“Allah beni bıraktı. Artık yaşamak istemiyorum!”[/FONT] [FONT=Arial]Ali üzgündü, yardım etmek istiyordu. [/FONT] [FONT=Arial]“Siz Hıristiyan’sınız. Hz. İsa’ya (a.s.) inanıyor musunuz?” diye sordu. Katharina bağırdı:[/FONT] [FONT=Arial]“Eveeet!” [/FONT] [FONT=Arial]Ali devam etti:[/FONT] [FONT=Arial]“Peki Hz. Musa’ya (a.s.) inanıyor musunuz?” Cevap yine bir çığlıkla geldi: [/FONT] [FONT=Arial]“İnanıyorum!” [/FONT] [FONT=Arial]Ali devam etti: [/FONT] [FONT=Arial]“O zaman bilirsiniz, bu peygamberlerin hayatları çileyle geçti. Allah’ın en çok sevdiği kullardandı bunlar. Ama bunlara bile torpil yapılmadı. Allah onları da sınavdan geçirdi. İnsan dünyaya imtihan için geldi. Herkesin imtihanı başkadır. Bazıları sağlıkla sınanıyor, bazıları hastalıkla. Kimileri şükürle, kimileri sabırla. Hz. Musa (a.s.), Hz. İsa (a.s.), Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Nuh (a.s.), Hz. Muhammed (a.s.m.) başta olmak üzere hepsi zor imtihanlardan geçtiler. Ama hiç şikâyet etmediler.” [/FONT] [FONT=Arial]Katharina susmuştu. Bağırmıyordu. Sadece dinliyordu. Ali cebinden Bediüzzaman Said Nursî’nin Hastalar Risalesi’nin Almanca’sını çıkararak bir kaç bölüm okudu. O okudukça Katharina’nın yüz ifadesi değişiyordu.[/FONT] [FONT=Arial]Sonunda Ali toparladı:[/FONT] [FONT=Arial]“Hastalık aslında Allah’ın bir hediyesidir. Bu hediye bizim için büyük bir fırsattır. Kendimize, özümüze dönmemiz için bir fırsat. Hayatın boş işlerinden kurtulmak için hastalıklar gereklidir. Hasta olan insanlar, Allah’a daha yakındırlar.”[/FONT] [FONT=Arial]Katharina yine ağlıyordu. Fakat bu ağlama bağırarak değildi. Çaresizlikten değildi. Gözlerinden yavaş yavaş damlalar akıyordu. Bu bir mutluluk ağlamasıydı. Mutluluk gözyaşları döküyordu 45 yaşındaki Katharina.[/FONT] [FONT=Arial]Ali tebessüm ederek devam etti: [/FONT] [FONT=Arial]“Allah sizi seviyor. Onun için sizi hastalıkla imtihan ediyor, sizin de O’nu sevip sevmediğinizi anlamak için…”[/FONT] [B][FONT=Arial][SIZE=3]Camideki genç[/SIZE][/FONT][/B] [FONT=Arial]Vakit çok ilerlemişti. Ali’nin çıkması gerekiyordu. Odadan çıktı. Ertesi gün hastanede görevi olmayan Ali, bir sonraki gün işine gitti. Doktorun odasında hazırlıklar yapıyordu. Tam o anda, başhekim, Katharina’nın odasından çıktı. Başhekim, kapıyı kapatıp, on saniye kapının önünde durarak kafasını salladıktan sonra Ali ve diğer görevlilerin yanına gitti. Halen kafasını sallıyordu. [/FONT] [FONT=Arial]“İnanamıyorum. Ne oldu bu kadına? Sanki içinden bir şeytan çıkmış. Bir anlam veremiyorum. Kadın gülüyor, coşuyor. Ağlamıyor.”[/FONT] [FONT=Arial]Hemşireler: [/FONT] [FONT=Arial]“Bu daha ne ki? Kadın koşuyor!“ dediklerinde başhekimin gözleri büyümüştü. [/FONT] [FONT=Arial]“Ne demek koşuyor? Bu kadın en az yedi aydır yataktan kalkmamış. Nasıl koşar? Daha hap tedavisine bile başlamadık. Nasıl koşar bu?”[/FONT] [FONT=Arial]Başhekimin anlam veremediği olayı, Ali anlamıştı. İman, yine etkisini göstermişti. Hastalar Risalesi, Katharina’nın gönlüne su serpmişti. Yüreğine sığmamıştı bu iman coşkusu. O kadar ki, tüm zerreleri coşuyordu. Yerinde duramıyordu. İmanın bu küçük parıltısı, İslam’ın bu güzel hayat anlayışı, ölmüş bir hayatı diriltmişti.[/FONT] [FONT=Arial]Ali, Katharina’nın odasına gitti. Katharina sevinçten uçuyordu. [/FONT] [FONT=Arial]“Sizi dün bütün gün aradım. Neredeydiniz?”[/FONT] [FONT=Arial]Ali daha cevap veremeden, Katharina devam etti: [/FONT] [FONT=Arial]“Allah’ı buldum.” Gözyaşlarıyla sesi yankılanıyordu. Dudakları tekrarlıyordu: “Buldum, Allah´ı buldum. O beni seviyor!”[/FONT] [FONT=Arial]Katharina bir gün önce sevincinden kocasını aramıştı. Kocasının, muhakkak Ali’yle tanışmasını istiyordu. Ali’yi telefonda tarif ettiğinde, kocası “Sanki ben bu Ali’yi tanıyorum” demişti. Ali buna ihtimal vermiyordu. Bir karıştırma olduğunu düşünüyordu.[/FONT] [FONT=Arial]Akşama doğru hastaneye yaklaşık 40 yaşlarında bir beyefendi geldi. Hanımını ziyaret etmek istiyordu. Adam, hiçbir şey söylemeden Ali’ye doğru yürümeye başladı. Ali’nin önünde durup: [/FONT] [FONT=Arial]“Sizin olduğunuzu biliyordum“ dedi. Ali şaşırmıştı. [/FONT] [FONT=Arial]“Efendim? Anlamadım?”[/FONT] [FONT=Arial]Adam yanıt verdi: [/FONT] [FONT=Arial]“Ben Katharina’nın eşiyim. Sizi de tanıyorum. Bir kaç ay önce İslam hakkında bilgi edinmek için bir camiyi ziyaret etmiştim. Siz oradaydınız ve bana İslam’ı anlatmıştınız. Karım bana sizden bahsedince, hemen içimden garip bir ses ’Bu camideki genç‘ dedi.”[/FONT] [FONT=Arial]Ali adamı hatırlamıştı. Ali, beyefendiyle beraber Katharina’nın odasına gitti. Katharina:[/FONT] [FONT=Arial]“İşte bu gencin okuduğu kitap beni kurtardı. Onunla mutlaka tanışman gerekiyor“ dedi. Katharina’nın kocası:[/FONT] [FONT=Arial]“Ben senden önce tanıştım” dediğinde Katharina tam bir şaşkınlık içerisindeydi…[/FONT] [FONT=Arial]Akşamın sonunda iki eş imanın tarifsiz güzelliğine kavuşmuşlardı. Sabah Hıristiyan olarak uyanan bu çift, akşam kelime-i şehadet getirerek yatmışlardı.[/FONT] [RIGHT][FONT=Arial]moraldünyası[/FONT][/RIGHT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur Cemaati
Risale-i Nur ve Nur Cemaati
Yedi aylık hasta bir gecede nasıl iyileşir?
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst