Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Hanımlar Rehberi
Yedinci Mektub
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Eyvàh!" data-source="post: 9518" data-attributes="member: 12"><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">(Mektubat'tan alınmıştır)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Yedinci Mektub</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> Aziz kardeşlerim!</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> Bana söylemek üzere ŞamlıHâfız'a iki şey demişsiniz.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> Birincisi: "Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın Zeyneb'i tezevvücünü, eski zaman münâfıklarıgibi, yeni zamanın ehl-i dalâleti dahi medar-ıtenkid buluyorlar, nefsâni, şehevânî telâkki ediyorlar." diyorsunuz.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> Elcevap: Yüzbin defa hâşâ ve kellâ! O dâmen-i muallâya, şöyle pest şübehatın eli yetişmez. Evet, onbeş yaşından kırk yaşına kadar, hararet-i garîziyenin galeyanlıhengâ</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Sh: (Ha-59)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">mında ve hevesât-ınefsaniyenin iltihâbızamanında, dost ve düşmanın ittifakıyla, kemâl-i iffet ve tamam-ıismet ile Haticetülkübra (R.A.) gibi ihtiyarca birtek kadın ile iktifâ ve kanaat eden bir Zâtın, kırktan sonra, yâni hararet-i garaziye tevakkufu hengâmında ve hevesât-ınefsaniyenin sükûneti zamanında kesret-i nefsaniyenin sükûneti zamanında kesret-i izdivaç ve tezevvücâtı; binzzarûre ve bilbedâhe nefsânî olmadığınıve başka ehemmiyetli hikmetlere müstenid olduğunu, zerre kadar insafıolana isbat eder bir hüccettir.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> O hikmetlerden birisi şudur ki: Zât-ıRisaletin akvâli gibi, ef'al ve ahvâli ve etvar ve harekâtıdahi menâbi-i din ve şeriatdır ve ahkâmın me'hazlarıdır. Şıkkı-ızâhirîsine sahabeler hamele olduklarıgib; hususî dairesindeki mahfi ahvâlâtından tezahür eden esrar-ıdin ve ahkâm-ışeriatın hameleleri ve râvileri de, ezvâc-ıtâhirattır. Ve bilfiil ve vazifeyi ifa etmişlerdir. Esrar ve ahkâm-ıdinin hemen yarısı, belki onlardan geliyor. Demek bu azîm vazifeye, birçok ve meşrepçe muhtelif ezvâc-ıtâhirat lâzımdır.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> Gelelim Hazret-i Zeynebin tezevvücüne: Yirmibeşinci Sözün, Birinci Şûlesinin Üçüncü Şûaının misâllerinden olan:</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Sh: (Ha-60)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">مَاكَانَ مُحَمَّدُ اَبَآ اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلَكِنْ رَسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ</span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">âyetine dair şöyle yazılmış ki; insanların tabakatına göre, birtek âyet, müteaddid vücuhlarla herbir tabakanın fehmine göre bir mâna ifade ediyor. Bir tabakanın şu âyetten hisse-i fehmi şudur ki: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın hizmetkârıveya "Oğlum!" hitabına mazhar olan Zeyd (R.A.) rivayet-i sahiha ile -îtirafına binâen- izzetli zevcesini, kendine mânen küfüv bulmadığıgıiçin tatlik etmiş. Yâni,Hazret-i Zeyneb başka yüksek bir ahlâkta yaratılmış ve bir peygambere zevce olacak fıtratta olduğunu, Zeyd (R.A.) ferâsetle hissetmiş. Ve, kendisini ona zevc olacak fıtratta (kendine) küfüv bulmadığından, mânevî imtizaçsızlığa sebebiyet verdiği için tatlik etmiştir. Allah'ın emriyle, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm almış. Yâni, زَوَّجْنَاكَهَا nın işâretiyle, o nikâh bir akd-i semâvi olduğuna delâletiyle hârikulâde ve örf ve muamelât-ızahiriye fevkinde sırf kaderin hükmüyledir ki, Resûl-i Ekrem Aleyhisselâtü Vesselâm o hükm-ü kadere inkıyad</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Sh: (Ha-61)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">göstermiştir ve mecbur olmuştur; nefis arzusu ile değildir. </span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> Şu kader hükmünün de, ehemmiyetli bir hükm-i şer'î ve mühim bir hikmet-i âmmeyi ve şumûllü ve maslahat-ıumumiyyeyi tazammun edenلِكَىْ لاَ يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِى اَزْوَاجِ اَدْعِيَآئِهِمْ Âyet-i kerîmesinin işâretiyle, büyüklerin küçüklere oğlum demeleri; zihâr mes'eleleri gibi, yâni karısına "Anam gibisin" dese hara olduğu gibi değildir ki ahkâm onun ile değişsin. Hem büyüklerin raiyyetlerine ve peygamberlerin ümmetlerine pederâne nazar ve hitabları, vazife-i risâlet itibariyledir: şehsiyet-i insaniye itibâriyle değildir ki, onlardan zevce almak uygun düşmesin.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">İkinci bir tabakanın hisse-ifehmi şudur ki: Bir büyük âmir, raiyyetine pederâne bir şefkat ile bakar. Eğer o âmir zahirî ve bâtınî bir pâdişah-ıruhânî olsa; merhameti pederin yüz defa şefkatinden ileri gittiği için raiyyetinin efrâdıonun hakikî evlâdıgibi ona peder nazariyle bakarlar. Peder nazarıise, zevc nazarına inkılâb edemediğinden ve kız nazarıda zevce nazarına kolayca değişmedi</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">Sh: (Ha-62)</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p> <span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen">ğirden; efkâr-ıâmmede peygamberin mü'minlerin kızlarınıalmasışu sırra uygun gelmediği için, Kur'an o vehmi def maksadiyle der: Peygamber, rahmet-i İlâhiyye hesabiyle size şefkat eder, pederâne muâmele eder. Ve risâlet nâmına siz onun evlâdıgibisiniz. Fakat, şahsiyet-i insaniye itibariyle pederiniz değildir. ki, sizden zevce almasımünasip düşmesin. Ve sizlere oğlum dese, ahkâm-ışeriat itibariyle siz O'nun evlâdı olamazsınız.</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> Elbâki Hüvelbâki</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"> Said Nursî</span></span></p><p><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkGreen"></span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Eyvàh!, post: 9518, member: 12"] [SIZE="3"][COLOR="DarkGreen"](Mektubat'tan alınmıştır) Yedinci Mektub بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا Aziz kardeşlerim! Bana söylemek üzere ŞamlıHâfız'a iki şey demişsiniz. Birincisi: "Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın Zeyneb'i tezevvücünü, eski zaman münâfıklarıgibi, yeni zamanın ehl-i dalâleti dahi medar-ıtenkid buluyorlar, nefsâni, şehevânî telâkki ediyorlar." diyorsunuz. Elcevap: Yüzbin defa hâşâ ve kellâ! O dâmen-i muallâya, şöyle pest şübehatın eli yetişmez. Evet, onbeş yaşından kırk yaşına kadar, hararet-i garîziyenin galeyanlıhengâ Sh: (Ha-59) mında ve hevesât-ınefsaniyenin iltihâbızamanında, dost ve düşmanın ittifakıyla, kemâl-i iffet ve tamam-ıismet ile Haticetülkübra (R.A.) gibi ihtiyarca birtek kadın ile iktifâ ve kanaat eden bir Zâtın, kırktan sonra, yâni hararet-i garaziye tevakkufu hengâmında ve hevesât-ınefsaniyenin sükûneti zamanında kesret-i nefsaniyenin sükûneti zamanında kesret-i izdivaç ve tezevvücâtı; binzzarûre ve bilbedâhe nefsânî olmadığınıve başka ehemmiyetli hikmetlere müstenid olduğunu, zerre kadar insafıolana isbat eder bir hüccettir. O hikmetlerden birisi şudur ki: Zât-ıRisaletin akvâli gibi, ef'al ve ahvâli ve etvar ve harekâtıdahi menâbi-i din ve şeriatdır ve ahkâmın me'hazlarıdır. Şıkkı-ızâhirîsine sahabeler hamele olduklarıgib; hususî dairesindeki mahfi ahvâlâtından tezahür eden esrar-ıdin ve ahkâm-ışeriatın hameleleri ve râvileri de, ezvâc-ıtâhirattır. Ve bilfiil ve vazifeyi ifa etmişlerdir. Esrar ve ahkâm-ıdinin hemen yarısı, belki onlardan geliyor. Demek bu azîm vazifeye, birçok ve meşrepçe muhtelif ezvâc-ıtâhirat lâzımdır. Gelelim Hazret-i Zeynebin tezevvücüne: Yirmibeşinci Sözün, Birinci Şûlesinin Üçüncü Şûaının misâllerinden olan: Sh: (Ha-60) مَاكَانَ مُحَمَّدُ اَبَآ اَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلَكِنْ رَسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ âyetine dair şöyle yazılmış ki; insanların tabakatına göre, birtek âyet, müteaddid vücuhlarla herbir tabakanın fehmine göre bir mâna ifade ediyor. Bir tabakanın şu âyetten hisse-i fehmi şudur ki: Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın hizmetkârıveya "Oğlum!" hitabına mazhar olan Zeyd (R.A.) rivayet-i sahiha ile -îtirafına binâen- izzetli zevcesini, kendine mânen küfüv bulmadığıgıiçin tatlik etmiş. Yâni,Hazret-i Zeyneb başka yüksek bir ahlâkta yaratılmış ve bir peygambere zevce olacak fıtratta olduğunu, Zeyd (R.A.) ferâsetle hissetmiş. Ve, kendisini ona zevc olacak fıtratta (kendine) küfüv bulmadığından, mânevî imtizaçsızlığa sebebiyet verdiği için tatlik etmiştir. Allah'ın emriyle, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm almış. Yâni, زَوَّجْنَاكَهَا nın işâretiyle, o nikâh bir akd-i semâvi olduğuna delâletiyle hârikulâde ve örf ve muamelât-ızahiriye fevkinde sırf kaderin hükmüyledir ki, Resûl-i Ekrem Aleyhisselâtü Vesselâm o hükm-ü kadere inkıyad Sh: (Ha-61) göstermiştir ve mecbur olmuştur; nefis arzusu ile değildir. Şu kader hükmünün de, ehemmiyetli bir hükm-i şer'î ve mühim bir hikmet-i âmmeyi ve şumûllü ve maslahat-ıumumiyyeyi tazammun edenلِكَىْ لاَ يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِى اَزْوَاجِ اَدْعِيَآئِهِمْ Âyet-i kerîmesinin işâretiyle, büyüklerin küçüklere oğlum demeleri; zihâr mes'eleleri gibi, yâni karısına "Anam gibisin" dese hara olduğu gibi değildir ki ahkâm onun ile değişsin. Hem büyüklerin raiyyetlerine ve peygamberlerin ümmetlerine pederâne nazar ve hitabları, vazife-i risâlet itibariyledir: şehsiyet-i insaniye itibâriyle değildir ki, onlardan zevce almak uygun düşmesin. İkinci bir tabakanın hisse-ifehmi şudur ki: Bir büyük âmir, raiyyetine pederâne bir şefkat ile bakar. Eğer o âmir zahirî ve bâtınî bir pâdişah-ıruhânî olsa; merhameti pederin yüz defa şefkatinden ileri gittiği için raiyyetinin efrâdıonun hakikî evlâdıgibi ona peder nazariyle bakarlar. Peder nazarıise, zevc nazarına inkılâb edemediğinden ve kız nazarıda zevce nazarına kolayca değişmedi Sh: (Ha-62) ğirden; efkâr-ıâmmede peygamberin mü'minlerin kızlarınıalmasışu sırra uygun gelmediği için, Kur'an o vehmi def maksadiyle der: Peygamber, rahmet-i İlâhiyye hesabiyle size şefkat eder, pederâne muâmele eder. Ve risâlet nâmına siz onun evlâdıgibisiniz. Fakat, şahsiyet-i insaniye itibariyle pederiniz değildir. ki, sizden zevce almasımünasip düşmesin. Ve sizlere oğlum dese, ahkâm-ışeriat itibariyle siz O'nun evlâdı olamazsınız. Elbâki Hüvelbâki Said Nursî [/COLOR][/SIZE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Hanımlar Rehberi
Yedinci Mektub
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst