Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yedinci Söz ve Saadet Anahtarı
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Huseyni" data-source="post: 176528" data-attributes="member: 27"><p>Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür.</p><p></p><p></p><p>Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan <strong><span style="color: DarkSlateGray">Allah’a ve ahirete iman esaslarından hareketle, insana, ubudiyet yani Allah’a kulluk yolunda lâzım olacak şeylerin neler olduğunu anlatıp, neler yapması gerektiğine dair yol göstermektedir.</span></strong> Kısacası, Yedinci Söz’de insan her iki dünyasının saadetine lâzım olacak her şeyi buluyor. </p><p></p><p></p><p>Yedinci Söz’ün girişindeki </p><p></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">“Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını (anlaşılması zor, kapalı ve gizli sırlarını) açan </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">‘Allah’a ve Ahiret’e iman’ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">ne kadar kıymettar iki tılsım-ı müşkülküşa (açılması ve anlaşılması zor şeyleri açan, çözüme kavuşturan) olduğunu;</span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"> ve sabır ile Hâlık’ına tevekkül ve iltica ve şükür ile Rezzak’ından suâl ve duâ, ne kadar nafi ve tiryak (panzehir) gibi iki ilâç olduğunu; </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">ve Kur’ân’ı dinlemek, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">hükmüne inkıyat (itaat) etmek, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">namazı kılmak, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">kebâiri (büyük günahları) terk etmek ebedülabad (ahiret) yolculuğunda </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">ne kadar mühim, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">değerli, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">revnaktar bir bilet, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">bir zad-ı ahiret (ahiret azığı), </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">bir nur-u kabir olduğunu anlamak istersen”</span></strong>1 </p><p></p><p>ifadeleri, insanı insan yapmanın parametrelerini ortaya koymaktadır. </p><p></p><p></p><p>Daha sonra bu ifadelerin devamında verilen temsilde geçen bir asker, </p><p>sağında ve solunda iki derin yara,</p><p> arkasında büyük bir arslan, </p><p>önünde bütün dost ve sevdiklerini idam eden bir darağacı ve </p><p>peşinde mecburi bir yolculuk. </p><p></p><p></p><p>Böyle dehşetli bir vaziyette bulunan askerin, sağ cihetinden yardımına gelen Hızır gibi bir zat; <strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"><span style="color: DarkSlateGray">onu o dehşetli vaziyetten kurtarmak için iki tılsım, iki ilâç ve bir bilet sunuyor.</span> </span></span></strong>O asker bunları bir parça tecrübe ettikten sonra doğru olduğunu tasdik ediyor. Fakat o harp ve imtihan meydanı boş olmadığından, bu defa da sol yanından şeytan gibi aldatıcı, ayyaş, hilebaz bir adam, yanında süslü kız sûretleri, fantaziyeler, içkiler ve benzeri haram eğlencelerle o askeri aldatmak için her yolu deniyor. </p><p></p><p></p><p>Bu durum, Yirmi Sekizinci Lem’a’da geçen, <strong><span style="color: DarkSlateGray">“Kalb-i insânî dahi o makamlardan birisidir ki, melek-i ilham ile şeytan-ı hususi o mevkide mübareze ediyorlar”</span></strong> 2 gerçeğini ortaya koyuyor. </p><p></p><p></p><p>Ayrıca, <strong><span style="color: DarkSlateGray">“İnsandaki nefis ise, şeytanın desiselerine hem kabile, hem nakile (yani hem alıcı, hem verici) iki cihaz hükmünde”</span></strong>3 olduğundan, o mübareze anında, o asker, o dessasa biraz meyleder. İşte tam da bu sırada, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin söz alarak; <strong><span style="color: DarkSlateGray">“Evet, insan aldanır. Ben de öyle bir dessasa aldandım”</span></strong> diyerek, büyük bir ümit ve moral aşılaması son derece manidardır. Çünkü, insan fıtraten hem sevaba, hem de günaha, hem hayra, hem şerre kabiliyetli ve meyilli olduğundan, bu ebedî hayat yolunda giderken; <strong>her an günahlara maruz kalmaktadır. Bu günahlar yüzünden ümitsizlik girdabına düşmemesi için ‘istiğfar’ cihazını kullanarak, istikametini muhafaza edip, yoluna devam etmelidir.</strong> Ümidini ve şevkini canlı tutmalıdır. Bu yüzden, o büyük Üstad, <strong><span style="color: DarkSlateGray">“İnsan aldanır”</span></strong> sözüyle bizleri ümitsizlikten kurtarıp, toparlanmamızı sağlayıp, girdaplardan da çekip alıyor. </p><p></p><p></p><p>Zaten insanın bu imtihan tablosunu Üstad Hazretleri On Yedinci Lem’ada özetliyor: <strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong></p><p></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">“Evet, insanı dünyaya çağıran ve sevk eden esbab çoktur. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Başta nefis ve hevası; </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">ve ihtiyaç ve havassı; </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">ve duyguları ve şeytanı; </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">ve dünyanın sûrî tatlılığı; </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">ve senin gibi kötü arkadaşları gibi çok daileri var. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Halbuki bâkî olan ahirete ve uzun hayat-ı ebediyeye davet eden azdır.”</span></strong>4 </p><p></p><p></p><p>Bunların yanında, insanın nihayetsiz acizliği ve fakirliği söz konusu. Bu husus ise Dokuzuncu Söz’de şöylece izah ediliyor:</p><p></p><p></p><p> <strong><span style="color: DarkSlateGray">“İnsan fıtraten gayet zayıftır; halbuki her şey ona ilişir, onu müteessir ve müteellim eder. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Hem gayet acizdir; halbuki belâları ve düşmanları pek çoktur. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Hem gayet fakirdir; halbuki ihtiyacatı pek ziyadedir. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Hem tenbel ve iktidarsızdır; halbuki hayatın tekâlifi gayet ağırdır. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Hem insaniyet onu kâinatla alâkadar etmiştir; halbuki sevdiği, ünsiyet ettiği şeylerin zeval ve firakı mütemadiyen onu incitiyor. </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">Hem, akıl ona yüksek maksatlar ve bâki meyveler gösteriyor; </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">halbuki eli kısa, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">ömrü kısa, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">iktidarı kısa, </span></strong></p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray"></span></strong><strong><span style="color: DarkSlateGray">sabrı kısadır.”</span></strong>5 </p><p></p><p></p><p>Bu vaziyetteki bir insanın, ruhlar âleminden başlayıp, rahm-ı maderden, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan geçer bir uzun imtihan seferini kazasız ve belâsız olarak, başarılı bir şekilde tamamlaması gerekiyor. Ta saadet-i ebediyeye ulaşsın. Bunun için ise, Yedinci Söz’deki tılsımlara, ilâçlara ve bilete çok ihtiyacı vardır. Bunları güzelce kullanarak seferini tamamlaması lâzımdır. </p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Özet olarak;</span></span></strong> Allah’a ve ahirete imanı esas alarak;</p><p> imanın diğer rükünlerinde de terakkî ederek,</p><p> nihayetsiz olan aczini ve fakrını Cenâb-ı Hakk’a arz edip,</p><p> sabır içinde şükür ve tevekkül ve iltica edip; </p><p>her şeyi Rezzak’ından isteyip, </p><p>Kur’ân’ı dinleyip, </p><p>hükmüne bağlı kalarak, itaat etmek; </p><p>başta namaz olmak üzere, farzları yapmak, </p><p>büyük günah olan kebâirlerden kaçınmakla Allah’ın rızasını kazanıp, </p><p>vatan-i aslîsi olan Cennete ulaşır. </p><p></p><p></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Yoksa,</span></span></strong> fen ve felsefe, </p><p>dünyanın fani müzeyyenâtı ve </p><p>suri tatlılığı, </p><p>san'at ve hikmet o ebedî hayat yolunda peş para etmez. </p><p><strong><span style="color: DarkSlateGray">Onların ışıkları ancak kabrin kapısına kadardır. </span></strong></p><p>Bu yüzden onlarla oyalanılmaz. </p><p></p><p></p><p>Bütün bu kıymettar, paha biçilmez mânâları özlü bir biçimde ihtiva eden ‘Yedinci Söz’ü kardeşleri olan diğer ‘Küçük Sözler’le birlikte mütalâa etmek, Risâle-i Nur’da altyapı veya çekirdek oluşturmak için büyük bir fırsattır, nimettir. Çünkü bu sayede insan, Cenâb-ı Hak’kın nihayetsiz Rububiyetine karşı gerçek mânâda kâmil bir ubudiyetle mukabele edip, teşekkürünü sunmak mutluluğunu yaşar. <strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Birinci Söz’den Dokuzuncu Söz’e kadar olan süreçte</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"> iman,</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"> ibadet, </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">namaz, </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">salih amel ve </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">günahlardan kaçınmak gibi </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">mânevî dinamiklerde terakkî ederek mertebe kat eden </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">ve güçlenen insanda, </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">Küçük Söz’lerin odağındaki </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray">‘Yedinci Söz’ün rolü çok büyüktür. </span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size: 12px"><span style="color: DarkSlateGray"></span></span></strong></p><p></p><p>Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Yedinci Söz’ü bitirirken, bütün nefisleri bir kez daha ikaz ederek, nefis bir ders veriyor: </p><p></p><p></p><p></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong>“İşte ey tenbel nefsim! </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Beş vakit namazı kılmak, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>yedi kebâiri terk etmek </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>(en büyük yedi günah Barla Lâhikası’nda şöylece sıralanıyor: </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong>1- Katl, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>2- Zina, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>3- Şarab, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>4- Ukuk-ı valideyn (yani kat-ı sıla-yı rahim), </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>5- Kumar,</strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong> 6- yalancı şehadetlik, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>7- Dine zarar verecek bid’alara taraftar olmaktır.) 6 </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong>ne kadar az ve rahat ve hafiftir. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Neticesi, meyvesi ve faydası ne kadar çok, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>mühim ve büyük olduğunu aklın varsa, bozulmamış ise anlarsın. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Ve fısk ve sefahata seni teşvik eden şeytana ve o adama dersin: </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>eğer ölümü öldürüp, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>zevali dünyadan izale etmek ve </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>aczi ve fakrı beşerden kaldırıp kabir kapısını kapamak çaresi varsa, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>söyle; dinleyelim.</strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong> Yoksa sus! </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Kâinat mescid-i kebirinde, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Kur’ân kâinatı okuyor. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Onu dinleyelim. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>O nur ile nurlanalım. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Hidayetiyle amel edelim. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Ve onu vird-i zeban edelim. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Evet söz odur ve ona derler. </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Hak olup, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>haktan gelip, </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>Hak diyen ve</strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong> hakikatı gösteren ve </strong></span></p><p><span style="color: DarkSlateGray"><strong></strong></span><span style="color: DarkSlateGray"><strong>nurani hikmeti neşreden odur.”</strong></span> 7 </p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: Purple">Hayat-ı bakiyeye ciddî müteveccih olmak dileğiyle. </span></strong></p><p><strong><span style="color: Purple"></span></strong></p><p></p><p><span style="color: DarkGreen"><em><u><strong>Dipnotlar:</strong></u> 1-Sözler 53, 2- Lem’alar 672, 3- Age. 215, 4- Age. 304, 5- Sözler 74, 6- B.Lâhikası, s. 534, 7- Sözler 57-58 </em></span></p><p><span style="color: DarkGreen"><em></em></span></p><p></p><p><span style="color: Blue"><u><strong><strong>AHMET DEMİRDÖĞMEZ</strong></strong></u></span></p><p><span style="color: Blue"><u><strong>13 Ocak 2010</strong></u></span></p><p><strong><u><strong><span style="color: Red">sentezhaber.com</span></strong></u></strong></p><p><strong></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Huseyni, post: 176528, member: 27"] Risâle-i Nur Külliyatı’nda dikkat çeken bahislerden birisi de ‘Yedinci Söz’dür. Yedinci Söz, bir insan için en temel esaslar olan [B][COLOR=DarkSlateGray]Allah’a ve ahirete iman esaslarından hareketle, insana, ubudiyet yani Allah’a kulluk yolunda lâzım olacak şeylerin neler olduğunu anlatıp, neler yapması gerektiğine dair yol göstermektedir.[/COLOR][/B] Kısacası, Yedinci Söz’de insan her iki dünyasının saadetine lâzım olacak her şeyi buluyor. Yedinci Söz’ün girişindeki [B][COLOR=DarkSlateGray]“Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını (anlaşılması zor, kapalı ve gizli sırlarını) açan [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]‘Allah’a ve Ahiret’e iman’ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]ne kadar kıymettar iki tılsım-ı müşkülküşa (açılması ve anlaşılması zor şeyleri açan, çözüme kavuşturan) olduğunu;[/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray] ve sabır ile Hâlık’ına tevekkül ve iltica ve şükür ile Rezzak’ından suâl ve duâ, ne kadar nafi ve tiryak (panzehir) gibi iki ilâç olduğunu; [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]ve Kur’ân’ı dinlemek, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]hükmüne inkıyat (itaat) etmek, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]namazı kılmak, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]kebâiri (büyük günahları) terk etmek ebedülabad (ahiret) yolculuğunda [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]ne kadar mühim, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]değerli, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]revnaktar bir bilet, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]bir zad-ı ahiret (ahiret azığı), [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]bir nur-u kabir olduğunu anlamak istersen”[/COLOR][/B]1 ifadeleri, insanı insan yapmanın parametrelerini ortaya koymaktadır. Daha sonra bu ifadelerin devamında verilen temsilde geçen bir asker, sağında ve solunda iki derin yara, arkasında büyük bir arslan, önünde bütün dost ve sevdiklerini idam eden bir darağacı ve peşinde mecburi bir yolculuk. Böyle dehşetli bir vaziyette bulunan askerin, sağ cihetinden yardımına gelen Hızır gibi bir zat; [B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray][COLOR=DarkSlateGray]onu o dehşetli vaziyetten kurtarmak için iki tılsım, iki ilâç ve bir bilet sunuyor.[/COLOR] [/COLOR][/SIZE][/B]O asker bunları bir parça tecrübe ettikten sonra doğru olduğunu tasdik ediyor. Fakat o harp ve imtihan meydanı boş olmadığından, bu defa da sol yanından şeytan gibi aldatıcı, ayyaş, hilebaz bir adam, yanında süslü kız sûretleri, fantaziyeler, içkiler ve benzeri haram eğlencelerle o askeri aldatmak için her yolu deniyor. Bu durum, Yirmi Sekizinci Lem’a’da geçen, [B][COLOR=DarkSlateGray]“Kalb-i insânî dahi o makamlardan birisidir ki, melek-i ilham ile şeytan-ı hususi o mevkide mübareze ediyorlar”[/COLOR][/B] 2 gerçeğini ortaya koyuyor. Ayrıca, [B][COLOR=DarkSlateGray]“İnsandaki nefis ise, şeytanın desiselerine hem kabile, hem nakile (yani hem alıcı, hem verici) iki cihaz hükmünde”[/COLOR][/B]3 olduğundan, o mübareze anında, o asker, o dessasa biraz meyleder. İşte tam da bu sırada, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin söz alarak; [B][COLOR=DarkSlateGray]“Evet, insan aldanır. Ben de öyle bir dessasa aldandım”[/COLOR][/B] diyerek, büyük bir ümit ve moral aşılaması son derece manidardır. Çünkü, insan fıtraten hem sevaba, hem de günaha, hem hayra, hem şerre kabiliyetli ve meyilli olduğundan, bu ebedî hayat yolunda giderken; [B]her an günahlara maruz kalmaktadır. Bu günahlar yüzünden ümitsizlik girdabına düşmemesi için ‘istiğfar’ cihazını kullanarak, istikametini muhafaza edip, yoluna devam etmelidir.[/B] Ümidini ve şevkini canlı tutmalıdır. Bu yüzden, o büyük Üstad, [B][COLOR=DarkSlateGray]“İnsan aldanır”[/COLOR][/B] sözüyle bizleri ümitsizlikten kurtarıp, toparlanmamızı sağlayıp, girdaplardan da çekip alıyor. Zaten insanın bu imtihan tablosunu Üstad Hazretleri On Yedinci Lem’ada özetliyor: [B][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/B] [B][COLOR=DarkSlateGray]“Evet, insanı dünyaya çağıran ve sevk eden esbab çoktur. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Başta nefis ve hevası; [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]ve ihtiyaç ve havassı; [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]ve duyguları ve şeytanı; [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]ve dünyanın sûrî tatlılığı; [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]ve senin gibi kötü arkadaşları gibi çok daileri var. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Halbuki bâkî olan ahirete ve uzun hayat-ı ebediyeye davet eden azdır.”[/COLOR][/B]4 Bunların yanında, insanın nihayetsiz acizliği ve fakirliği söz konusu. Bu husus ise Dokuzuncu Söz’de şöylece izah ediliyor: [B][COLOR=DarkSlateGray]“İnsan fıtraten gayet zayıftır; halbuki her şey ona ilişir, onu müteessir ve müteellim eder. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Hem gayet acizdir; halbuki belâları ve düşmanları pek çoktur. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Hem gayet fakirdir; halbuki ihtiyacatı pek ziyadedir. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Hem tenbel ve iktidarsızdır; halbuki hayatın tekâlifi gayet ağırdır. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Hem insaniyet onu kâinatla alâkadar etmiştir; halbuki sevdiği, ünsiyet ettiği şeylerin zeval ve firakı mütemadiyen onu incitiyor. [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]Hem, akıl ona yüksek maksatlar ve bâki meyveler gösteriyor; [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]halbuki eli kısa, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]ömrü kısa, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]iktidarı kısa, [/COLOR][/B][B][COLOR=DarkSlateGray]sabrı kısadır.”[/COLOR][/B]5 Bu vaziyetteki bir insanın, ruhlar âleminden başlayıp, rahm-ı maderden, çocukluktan, gençlikten, ihtiyarlıktan, dünyadan, kabirden, berzahtan, haşirden, sırattan geçer bir uzun imtihan seferini kazasız ve belâsız olarak, başarılı bir şekilde tamamlaması gerekiyor. Ta saadet-i ebediyeye ulaşsın. Bunun için ise, Yedinci Söz’deki tılsımlara, ilâçlara ve bilete çok ihtiyacı vardır. Bunları güzelce kullanarak seferini tamamlaması lâzımdır. [B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Özet olarak;[/COLOR][/SIZE][/B] Allah’a ve ahirete imanı esas alarak; imanın diğer rükünlerinde de terakkî ederek, nihayetsiz olan aczini ve fakrını Cenâb-ı Hakk’a arz edip, sabır içinde şükür ve tevekkül ve iltica edip; her şeyi Rezzak’ından isteyip, Kur’ân’ı dinleyip, hükmüne bağlı kalarak, itaat etmek; başta namaz olmak üzere, farzları yapmak, büyük günah olan kebâirlerden kaçınmakla Allah’ın rızasını kazanıp, vatan-i aslîsi olan Cennete ulaşır. [B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Yoksa,[/COLOR][/SIZE][/B] fen ve felsefe, dünyanın fani müzeyyenâtı ve suri tatlılığı, san'at ve hikmet o ebedî hayat yolunda peş para etmez. [B][COLOR=DarkSlateGray]Onların ışıkları ancak kabrin kapısına kadardır. [/COLOR][/B] Bu yüzden onlarla oyalanılmaz. Bütün bu kıymettar, paha biçilmez mânâları özlü bir biçimde ihtiva eden ‘Yedinci Söz’ü kardeşleri olan diğer ‘Küçük Sözler’le birlikte mütalâa etmek, Risâle-i Nur’da altyapı veya çekirdek oluşturmak için büyük bir fırsattır, nimettir. Çünkü bu sayede insan, Cenâb-ı Hak’kın nihayetsiz Rububiyetine karşı gerçek mânâda kâmil bir ubudiyetle mukabele edip, teşekkürünü sunmak mutluluğunu yaşar. [B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] [/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Birinci Söz’den Dokuzuncu Söz’e kadar olan süreçte[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] iman,[/COLOR][/SIZE][/B] [B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray] ibadet, [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]namaz, [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]salih amel ve [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]günahlardan kaçınmak gibi [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]mânevî dinamiklerde terakkî ederek mertebe kat eden [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]ve güçlenen insanda, [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]Küçük Söz’lerin odağındaki [/COLOR][/SIZE][/B][B][SIZE=3][COLOR=DarkSlateGray]‘Yedinci Söz’ün rolü çok büyüktür. [/COLOR][/SIZE][/B] Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Yedinci Söz’ü bitirirken, bütün nefisleri bir kez daha ikaz ederek, nefis bir ders veriyor: [COLOR=DarkSlateGray][B]“İşte ey tenbel nefsim! [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Beş vakit namazı kılmak, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]yedi kebâiri terk etmek [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B](en büyük yedi günah Barla Lâhikası’nda şöylece sıralanıyor: [/B][/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B]1- Katl, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]2- Zina, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]3- Şarab, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]4- Ukuk-ı valideyn (yani kat-ı sıla-yı rahim), [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]5- Kumar,[/B][/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B] 6- yalancı şehadetlik, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]7- Dine zarar verecek bid’alara taraftar olmaktır.) 6 [/B][/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B]ne kadar az ve rahat ve hafiftir. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Neticesi, meyvesi ve faydası ne kadar çok, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]mühim ve büyük olduğunu aklın varsa, bozulmamış ise anlarsın. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Ve fısk ve sefahata seni teşvik eden şeytana ve o adama dersin: [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]eğer ölümü öldürüp, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]zevali dünyadan izale etmek ve [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]aczi ve fakrı beşerden kaldırıp kabir kapısını kapamak çaresi varsa, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]söyle; dinleyelim.[/B][/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B] Yoksa sus! [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Kâinat mescid-i kebirinde, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Kur’ân kâinatı okuyor. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Onu dinleyelim. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]O nur ile nurlanalım. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Hidayetiyle amel edelim. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Ve onu vird-i zeban edelim. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Evet söz odur ve ona derler. [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Hak olup, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]haktan gelip, [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]Hak diyen ve[/B][/COLOR] [COLOR=DarkSlateGray][B] hakikatı gösteren ve [/B][/COLOR][COLOR=DarkSlateGray][B]nurani hikmeti neşreden odur.”[/B][/COLOR] 7 [B][COLOR=Purple]Hayat-ı bakiyeye ciddî müteveccih olmak dileğiyle. [/COLOR][/B] [COLOR=DarkGreen][I][U][B]Dipnotlar:[/B][/U] 1-Sözler 53, 2- Lem’alar 672, 3- Age. 215, 4- Age. 304, 5- Sözler 74, 6- B.Lâhikası, s. 534, 7- Sözler 57-58 [/I][/COLOR] [COLOR=Blue][U][B][B]AHMET DEMİRDÖĞMEZ[/B][/B][/U][/COLOR] [COLOR=Blue][U][B]13 Ocak 2010[/B][/U][/COLOR] [B][U][B][COLOR=Red]sentezhaber.com[/COLOR][/B][/U] [/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yedinci Söz ve Saadet Anahtarı
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst