Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Yel Essin Kokun Gelsin Ya Resulullah
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Livza" data-source="post: 134661" data-attributes="member: 8422"><p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600">Muhammed muhabbettir, muhabbet müebbettir </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Muhabbetten Muhammed oldu hasıl </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Muhabbetsiz Muhammed'den ne hasıl? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Çölde açan bir güldü o. Rengi solmaz, kokusu tükenmez bir gül. Sevginin bedelini ödeyen Yakub gibi, uzaktaki Yusuf'u koklayan bir yürekle gözlerini takas edenler alabilirdi o gülün kokusunu. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Aşkı ve acıyı ondan öğrendik. Yaşamanın ve ölmenin, ölmeden önce ölüp öldükten sonra yaşamanın sırrını o öğretti bize. Göklerin sofrasını o açtı önümüze. Onun sayesinde tenezzül buyurdu ALLAH yüreklerimize. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Evet, aşkı ondan öğrendik: Sevdi ama sevdaya "kara" çalmadı. Sevdanın yüzünü karartmadan sevmeyi beceremeyenlere, "ak sevda"yı öğretti. Aşka istikamet açısı verdi. Sadece o açıyı takip edenler aşkın sırrına erdi. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Başkalarının öğrettiği aşk sahibini tutuklayan bir tutkuya dönüşüyordu. Onun aşk öğretisi ise sahibini özgür kıldı. O aşk çizgisini izleyenler sevdikçe özgürleştiler, özgürleştikçe sevdiler ve sonunda hayatı bir demet muhabbete dönüştürdüler; muhabbete, yani insanın harcadıkça çoğalan tek sermayesine... </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> İman etmedikçe cennete giremezsiniz" diyordu; fakat daha müthiş, insanı iliklerine kadar sarsan bir şey daha söylüyordu: "birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş sayılmazsınız!" Bu, imanı yetiştiren toprağın sevgi olduğunu ifade etmekti. Muhabbetin yürekte istikrar bulmuş hali olan iman, ancak sevgi toprağında boy verebilirdi. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Dahası "Mü'min, seven ve sevilen dost olan ve dostluk kurulandır, sevmeyen ve sevilmeyende, dost olmayan ve dostluk kurulmayanda hayır yoktur!" diyordu. Sadece demekle kalmıyor, bu sözün nasıl hayata dönüştürüleceğinin en güzel örneklerini de veriyordu. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Onun sevgisi, canlıları aşıp cansızları dahi kuşatıyordu. Uhud için diyordu ki; "Uhud, o bir dağ; ama o bizi sever, biz de onu severiz!" </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Dağla sevişen, dağı seven ve dağ tarafından sevildiğini farkeden bir yürek nasıl bir yürektir? Bu insanı yürekten sarsan muhabbet dersinin, bizim özlemeyen, sızlamayan, yanmayan, inlemeyen, sevmeyen, duyarsız, taşlaşmış ve hatta taştan daha da katılaşmış yüreklerimizde yaptığı yankı nedir? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Modern birey anlayabilir mi bu tavrı? İçinde yürek yerine taş taşıyan modern insanda nasıl bir karşılık bulur bu davranış? Şairin "Şarkı görmez, garbı bilmez, görgüden yok vayesi/Bir utanmaz yüz yaşarmaz göz bütün sermayesi" dediği bedeviden bozma, köylülüğe müptela, varlıkla sınanınca lümpen kaprislerine, yoklukla sınanınca aşağılık komplekslerine kapılanlar, nasıl anlar ve anlatır, nasıl yaşar ve yaşatırlar bu muhabbeti/Muhammed'i? </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Muhabbeti Muhammed'den öğrenenler ölmemenin sırrını da öğrenmiş oldular. İşte onlardan biri, bu sırrı şu dizelerle açığa vurdu: </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Âşık öldü diye salâ verirler </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Âşıkların ölmeyeceğinin ondan güzel kanıtı olur mu? Muhabbetin merkezi olan gönülden yola çıkarak anlayın bunu: Birine "alçak" derseniz hakaret etmiş olursunuz, "alçak gönüllü" derseniz iltifat. Çünkü gönül öyle yüce bir makam ki, kendisine ilişen alçaklığı bile elinden tutup katına yüceltir, "alçak gönüllülük" bir yücelik olup çıkar. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Acıyı da "Ben hüzünlerin peygamberiyim!" itirafında bulunan o Ufuk İnsan'dan öğrendik: Saçları sevdiklerinin ölümüyle değil, ALLAH'la ilişkisini örselememek uğruna gösterdiği çabayla ağaran Yüce Önder, Kutlu Rehber'den. Çağların günahını yıkamak için gece yarıları saldığı gözyaşları, yattığı şilteyi ıslatıp Aişe'yi uyandıracak kadar sel olup çağlayan Ayaklı Kur'an'dan. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Bu soylu acı değil miydi, Hıra'da kendi ruhunu yeniden doğuracak bir sancıya ebelik eden? Buna insanın oluş sancısı da diyebilirsiniz. Baksanıza o okyanus misali kutlu sancıdan payına bir damlacık düşenler, yaşadıkları çağın, 'nükleer güç merkezlerinin' dahi yanında yaya kaldığı etkinlikte birer 'gül ve güç merkezi' oluyorlar! </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Çağın Ebu Cehillerinin onu anlamasını, onu sevmesini kimse beklemesin. Değil mi ki o, atası İbrahim gibi insanlığa şeytanı, şeytanları taşlamayı öğretti. Şeytan ve dostları da o gülü ve onun gül yüzlü dostlarını taşlayacaklardır. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Ben modern Ebu Cehillerin yaptığından daha çok, ona ümmet olduğunu söyleyenlerin yaptıklarının onu üzdüğünü düşünüyorum. Onun mirasına sahip çıkması gerekenler, sadece sakalına ve hırkasına sahip çıkıp onun öğretisini çağın dışına atmakla onu daha fazla üzüyor olsalar gerek. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> ALLAH'ın bize gönderdiği Hz. Muhammed (sonsuz sayıda selam, hürmet ve muhabbet ona olsun) bir tek Muhammed idi. Fakat, geleneğimiz en az üç Muhammed ortaya çıkardı: 1. Göklere çıkartılan insanüstü Muhammed 2. Ara kablosu, postacı muamelesine maruz bırakılarak aşağılanan Muhammed 3. Kur'an'ın tanıttığı muhteşem bir ahlaka sahip olan örnek insan Muhammed. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Bir de muhaddislerin ömrü boyunca hep konuşan ve hiç iş yapmayan Muhammed'i, sûfilerin ömrü boyunca içiyle uğraşıp dış dünyaya sırt dönen Muhammed'i ve fakihlerin işi-gücü Kur'an'ı kodifike edip ondan formel hükümler devşirmek olan Muhammed'i var. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> İsterseniz, bu birbirinden ayrı "üç Muhammed"in özelliklerine gelecek hafta değinelim. </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Ama bu satırları bitirmeden, o insan güzeline bir maruzatım var: </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Seni çok özledik, bizi bu çağa karşı dik tutan senin kokundur: </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Yel essin Ya RasullALLAH... </span></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"> Kokun gelsin!</span></span></strong><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"></span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600"></span></span></strong></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="color: #666600">Alıntı</span></span></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Livza, post: 134661, member: 8422"] [CENTER][B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600]Muhammed muhabbettir, muhabbet müebbettir [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Muhabbetten Muhammed oldu hasıl [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Muhabbetsiz Muhammed'den ne hasıl? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Çölde açan bir güldü o. Rengi solmaz, kokusu tükenmez bir gül. Sevginin bedelini ödeyen Yakub gibi, uzaktaki Yusuf'u koklayan bir yürekle gözlerini takas edenler alabilirdi o gülün kokusunu. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Aşkı ve acıyı ondan öğrendik. Yaşamanın ve ölmenin, ölmeden önce ölüp öldükten sonra yaşamanın sırrını o öğretti bize. Göklerin sofrasını o açtı önümüze. Onun sayesinde tenezzül buyurdu ALLAH yüreklerimize. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Evet, aşkı ondan öğrendik: Sevdi ama sevdaya "kara" çalmadı. Sevdanın yüzünü karartmadan sevmeyi beceremeyenlere, "ak sevda"yı öğretti. Aşka istikamet açısı verdi. Sadece o açıyı takip edenler aşkın sırrına erdi. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Başkalarının öğrettiği aşk sahibini tutuklayan bir tutkuya dönüşüyordu. Onun aşk öğretisi ise sahibini özgür kıldı. O aşk çizgisini izleyenler sevdikçe özgürleştiler, özgürleştikçe sevdiler ve sonunda hayatı bir demet muhabbete dönüştürdüler; muhabbete, yani insanın harcadıkça çoğalan tek sermayesine... [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] İman etmedikçe cennete giremezsiniz" diyordu; fakat daha müthiş, insanı iliklerine kadar sarsan bir şey daha söylüyordu: "birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş sayılmazsınız!" Bu, imanı yetiştiren toprağın sevgi olduğunu ifade etmekti. Muhabbetin yürekte istikrar bulmuş hali olan iman, ancak sevgi toprağında boy verebilirdi. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Dahası "Mü'min, seven ve sevilen dost olan ve dostluk kurulandır, sevmeyen ve sevilmeyende, dost olmayan ve dostluk kurulmayanda hayır yoktur!" diyordu. Sadece demekle kalmıyor, bu sözün nasıl hayata dönüştürüleceğinin en güzel örneklerini de veriyordu. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Onun sevgisi, canlıları aşıp cansızları dahi kuşatıyordu. Uhud için diyordu ki; "Uhud, o bir dağ; ama o bizi sever, biz de onu severiz!" [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Dağla sevişen, dağı seven ve dağ tarafından sevildiğini farkeden bir yürek nasıl bir yürektir? Bu insanı yürekten sarsan muhabbet dersinin, bizim özlemeyen, sızlamayan, yanmayan, inlemeyen, sevmeyen, duyarsız, taşlaşmış ve hatta taştan daha da katılaşmış yüreklerimizde yaptığı yankı nedir? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Modern birey anlayabilir mi bu tavrı? İçinde yürek yerine taş taşıyan modern insanda nasıl bir karşılık bulur bu davranış? Şairin "Şarkı görmez, garbı bilmez, görgüden yok vayesi/Bir utanmaz yüz yaşarmaz göz bütün sermayesi" dediği bedeviden bozma, köylülüğe müptela, varlıkla sınanınca lümpen kaprislerine, yoklukla sınanınca aşağılık komplekslerine kapılanlar, nasıl anlar ve anlatır, nasıl yaşar ve yaşatırlar bu muhabbeti/Muhammed'i? [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Muhabbeti Muhammed'den öğrenenler ölmemenin sırrını da öğrenmiş oldular. İşte onlardan biri, bu sırrı şu dizelerle açığa vurdu: [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Âşık öldü diye salâ verirler [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Âşıkların ölmeyeceğinin ondan güzel kanıtı olur mu? Muhabbetin merkezi olan gönülden yola çıkarak anlayın bunu: Birine "alçak" derseniz hakaret etmiş olursunuz, "alçak gönüllü" derseniz iltifat. Çünkü gönül öyle yüce bir makam ki, kendisine ilişen alçaklığı bile elinden tutup katına yüceltir, "alçak gönüllülük" bir yücelik olup çıkar. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Acıyı da "Ben hüzünlerin peygamberiyim!" itirafında bulunan o Ufuk İnsan'dan öğrendik: Saçları sevdiklerinin ölümüyle değil, ALLAH'la ilişkisini örselememek uğruna gösterdiği çabayla ağaran Yüce Önder, Kutlu Rehber'den. Çağların günahını yıkamak için gece yarıları saldığı gözyaşları, yattığı şilteyi ıslatıp Aişe'yi uyandıracak kadar sel olup çağlayan Ayaklı Kur'an'dan. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Bu soylu acı değil miydi, Hıra'da kendi ruhunu yeniden doğuracak bir sancıya ebelik eden? Buna insanın oluş sancısı da diyebilirsiniz. Baksanıza o okyanus misali kutlu sancıdan payına bir damlacık düşenler, yaşadıkları çağın, 'nükleer güç merkezlerinin' dahi yanında yaya kaldığı etkinlikte birer 'gül ve güç merkezi' oluyorlar! [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Çağın Ebu Cehillerinin onu anlamasını, onu sevmesini kimse beklemesin. Değil mi ki o, atası İbrahim gibi insanlığa şeytanı, şeytanları taşlamayı öğretti. Şeytan ve dostları da o gülü ve onun gül yüzlü dostlarını taşlayacaklardır. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Ben modern Ebu Cehillerin yaptığından daha çok, ona ümmet olduğunu söyleyenlerin yaptıklarının onu üzdüğünü düşünüyorum. Onun mirasına sahip çıkması gerekenler, sadece sakalına ve hırkasına sahip çıkıp onun öğretisini çağın dışına atmakla onu daha fazla üzüyor olsalar gerek. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] ALLAH'ın bize gönderdiği Hz. Muhammed (sonsuz sayıda selam, hürmet ve muhabbet ona olsun) bir tek Muhammed idi. Fakat, geleneğimiz en az üç Muhammed ortaya çıkardı: 1. Göklere çıkartılan insanüstü Muhammed 2. Ara kablosu, postacı muamelesine maruz bırakılarak aşağılanan Muhammed 3. Kur'an'ın tanıttığı muhteşem bir ahlaka sahip olan örnek insan Muhammed. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Bir de muhaddislerin ömrü boyunca hep konuşan ve hiç iş yapmayan Muhammed'i, sûfilerin ömrü boyunca içiyle uğraşıp dış dünyaya sırt dönen Muhammed'i ve fakihlerin işi-gücü Kur'an'ı kodifike edip ondan formel hükümler devşirmek olan Muhammed'i var. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] İsterseniz, bu birbirinden ayrı "üç Muhammed"in özelliklerine gelecek hafta değinelim. [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Ama bu satırları bitirmeden, o insan güzeline bir maruzatım var: [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Seni çok özledik, bizi bu çağa karşı dik tutan senin kokundur: [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Yel essin Ya RasullALLAH... [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] [/COLOR][/FONT][/B] [B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Kokun gelsin![/COLOR][/FONT][/B][B][FONT=Trebuchet MS][COLOR=#666600] Alıntı[/COLOR][/FONT][/B][/CENTER] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam)
Yel Essin Kokun Gelsin Ya Resulullah
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst