Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Yer altından gelen iniltinin nedeni
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ali Said" data-source="post: 115820" data-attributes="member: 8283"><p><img src="http://www.techno-labs.com/image/index/285/canakkale_sehitligi.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></p><p><span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ben Rıza Dedemin dördüncü göbekten torunuyum. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Hanımı dördüncü çocuğunu dünyaya getirirken vefat etmiş. Hanımı vefat ederken en büyük çocuğu on iki yaşında, en küçüğü ise bir haftalık bebekmiş. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Savaş ve kıtlık Osmanlı’yı kasıp kavurduğu dönem köyümüz de bu fakirlikten nasibini almış. Herkes çaresizlik içindeymiş. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Çuvalda un, fıçıda yağ, keletede bulgur yokmuş. Ahırda ineklerin yiyeceği saman ve yem yokmuş. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ülke gibi Gecek köyü de perişanmış. Bütün bu olumsuzluklar içinde hanımını da kaybedip dört çocuğu ile kalıveren Rıza dedem çaresiz kalmış; zira çocuklarına hem baba hem de anne olmak zorundaymış. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bir gün köye gelen jandarma Rıza dedemi bularak eline bir pusula uzatmış.dedemin rengi atmış. Vatan için ölüme davetiye çıkmışken gidemem denir mi? Vatan tehlikede, Kur’an tehlikede, namus tehlikede; gidemem demek olur muydu hiç. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Daha öncekiler de gitmişlerdi ve dönmemişlerdi. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Şimdi sıra ondaydı. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Köy halkı yeni askerleri köyden yolcu etmek için meydana toplanmışlar. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Asker çağındaki bütün erkekler cephede olduğu için meydandaki erkeklerin en genci elli yaşındaymış. Genç, ihtiyar kucaklarında çocuklarıyla yiğitlerinden haber bekleyen anneler… </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bir yiğidi daha şahadet yoluna uğurlamak üzere toplanmıştır. Dualar yapılır, aminler dilenir, gözyaşları akıtılır. Şehit adayı Rıza dede de uğurlanır. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Uğurlanmadan önce köyün ihtiyarlarından nur yüzlü mübarek imam, Rıza dedemin kulağına eğilerek: </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- Molla Rıza, dört tane çocuğu kime bıraktın, deyince dedem titrek sesiyle ancak: </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">- Allah’a diyebilmiş. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Başka kime bırakabilirdi ki? O’ndan daha emin kim olabilirdi ki? </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Gözlerde yaş, dudaklarda titremeyle dedem, arkasına bakmadan gözden kaybolup gitmiş. Gidiş o gidiştir. Dönmez bir daha köyüne. O da öncekiler gibi toprağın bağrına düşmüş, şehit olmuştur. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ömer dedem, kalan dört çocuktan birisi. Dört kardeşin çektiği çileleri ağlayarak anlatırdı. Çocukluğuma rağmen anlatılanları dinlerken dayanamaz ağlardım. Onlara, şehit Rıza dedemin kız kardeşi Ümmühan hala annelik yapmış. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bu sebeple çocukluğumdan beri ne zaman “Çanakkale” dense boğazıma bir şeyler düğümlenir. Kolay değil dedemle birlikte iki yüz elli bin vatan evladı toprağın bağrına düşmüş. On beş yaşındaki tüyü bitmemiş bahadırla, elli yaşındaki bahadırın mezarı yan yana duruyor. Tarihte eşi görülmemiş bir destan… </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Bir gün, Yalova İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle öğretmenleri Çanakkale’ye gezi yapacaklarını söyleyerek benim de katılmamı istediler, bu bulunmaz fırsatı değerlendirmek istedim. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Çanakkale’ye gidip, binlerce şehidimizin izine düşüp, gül kokularını arayacaktım. Rabbim bana büyük bir nimet bahşetmişti. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Gün geldi yola çıktık, yollar uzadıkça uzuyordu. Sonuçta Çanakkale’ye varıp feribot saatini beklemeye başladık. Feribot hareket etmişti, artık yol alıyorduk. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Feribotta Çanakkale Merkez Ortaokulu öğrencileri de vardı. Öğretmenlerinin onları karşıya pikniğe götürdüğünü öğrendik. Öğretmenleriyle tanıştık. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Hal hatır sorduktan sonra o yörenin insanı oldukları için kendilerinden savaş bölgesi hakkında bilgi istedik. Öğretmenlerden biri bilgi verirken sözünün bir yerinde rengi değişti. Anlattığı şeyler bizi de dünyamızdan başka diyarlara alıp götürmüştü. Tek başıma olsam rüya derdim, ama yanımda Selahaddin Güven Bey de anlatılanlara şahit olmuştu. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Öğretmen arkadaş, bazı kutsal gecelerde savaş bölgesinde yerin altından acı acı iniltiler geldiğini ve yöre halkının da o iniltileri hep duyduğunu söyledi. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Mübarek dedeciğim, seksen yıl olmuş, toprağın bağrına düşeli; bu inilti, bu figan nedendir. Niçin inleyip ağlıyorsun. Biliyorum canlarınızı vererek bıraktığınız emanete sahip çıkamadık. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Ne olur dedeciğim mahşerde yakamdan tutup da Rabbime benden şikâyette bulunma. Ben perişan halimle gelecek o günlerin korku ve endişesi işe zaten bizarım. Sen ölüme “Allahuekber!” diyerek koştun; ben ise ölümden konuşturmaz oldum. </span></span></p><p> <span style="font-family: 'Comic Sans MS'"><span style="font-size: 12px">Hey Gidi Günler kitabından alıntı Şakir Öztürk Kaynak Kitaplığı </span></span></p><p> </p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ali Said, post: 115820, member: 8283"] [IMG]http://www.techno-labs.com/image/index/285/canakkale_sehitligi.jpg[/IMG] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Ben Rıza Dedemin dördüncü göbekten torunuyum. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Hanımı dördüncü çocuğunu dünyaya getirirken vefat etmiş. Hanımı vefat ederken en büyük çocuğu on iki yaşında, en küçüğü ise bir haftalık bebekmiş. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Savaş ve kıtlık Osmanlı’yı kasıp kavurduğu dönem köyümüz de bu fakirlikten nasibini almış. Herkes çaresizlik içindeymiş. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Çuvalda un, fıçıda yağ, keletede bulgur yokmuş. Ahırda ineklerin yiyeceği saman ve yem yokmuş. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Ülke gibi Gecek köyü de perişanmış. Bütün bu olumsuzluklar içinde hanımını da kaybedip dört çocuğu ile kalıveren Rıza dedem çaresiz kalmış; zira çocuklarına hem baba hem de anne olmak zorundaymış. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bir gün köye gelen jandarma Rıza dedemi bularak eline bir pusula uzatmış.dedemin rengi atmış. Vatan için ölüme davetiye çıkmışken gidemem denir mi? Vatan tehlikede, Kur’an tehlikede, namus tehlikede; gidemem demek olur muydu hiç. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Daha öncekiler de gitmişlerdi ve dönmemişlerdi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Şimdi sıra ondaydı. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Köy halkı yeni askerleri köyden yolcu etmek için meydana toplanmışlar. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Asker çağındaki bütün erkekler cephede olduğu için meydandaki erkeklerin en genci elli yaşındaymış. Genç, ihtiyar kucaklarında çocuklarıyla yiğitlerinden haber bekleyen anneler… [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bir yiğidi daha şahadet yoluna uğurlamak üzere toplanmıştır. Dualar yapılır, aminler dilenir, gözyaşları akıtılır. Şehit adayı Rıza dede de uğurlanır. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Uğurlanmadan önce köyün ihtiyarlarından nur yüzlü mübarek imam, Rıza dedemin kulağına eğilerek: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]- Molla Rıza, dört tane çocuğu kime bıraktın, deyince dedem titrek sesiyle ancak: [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]- Allah’a diyebilmiş. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Başka kime bırakabilirdi ki? O’ndan daha emin kim olabilirdi ki? [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Gözlerde yaş, dudaklarda titremeyle dedem, arkasına bakmadan gözden kaybolup gitmiş. Gidiş o gidiştir. Dönmez bir daha köyüne. O da öncekiler gibi toprağın bağrına düşmüş, şehit olmuştur. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Ömer dedem, kalan dört çocuktan birisi. Dört kardeşin çektiği çileleri ağlayarak anlatırdı. Çocukluğuma rağmen anlatılanları dinlerken dayanamaz ağlardım. Onlara, şehit Rıza dedemin kız kardeşi Ümmühan hala annelik yapmış. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bu sebeple çocukluğumdan beri ne zaman “Çanakkale” dense boğazıma bir şeyler düğümlenir. Kolay değil dedemle birlikte iki yüz elli bin vatan evladı toprağın bağrına düşmüş. On beş yaşındaki tüyü bitmemiş bahadırla, elli yaşındaki bahadırın mezarı yan yana duruyor. Tarihte eşi görülmemiş bir destan… [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Bir gün, Yalova İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle öğretmenleri Çanakkale’ye gezi yapacaklarını söyleyerek benim de katılmamı istediler, bu bulunmaz fırsatı değerlendirmek istedim. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Çanakkale’ye gidip, binlerce şehidimizin izine düşüp, gül kokularını arayacaktım. Rabbim bana büyük bir nimet bahşetmişti. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Gün geldi yola çıktık, yollar uzadıkça uzuyordu. Sonuçta Çanakkale’ye varıp feribot saatini beklemeye başladık. Feribot hareket etmişti, artık yol alıyorduk. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Feribotta Çanakkale Merkez Ortaokulu öğrencileri de vardı. Öğretmenlerinin onları karşıya pikniğe götürdüğünü öğrendik. Öğretmenleriyle tanıştık. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Hal hatır sorduktan sonra o yörenin insanı oldukları için kendilerinden savaş bölgesi hakkında bilgi istedik. Öğretmenlerden biri bilgi verirken sözünün bir yerinde rengi değişti. Anlattığı şeyler bizi de dünyamızdan başka diyarlara alıp götürmüştü. Tek başıma olsam rüya derdim, ama yanımda Selahaddin Güven Bey de anlatılanlara şahit olmuştu. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Öğretmen arkadaş, bazı kutsal gecelerde savaş bölgesinde yerin altından acı acı iniltiler geldiğini ve yöre halkının da o iniltileri hep duyduğunu söyledi. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Mübarek dedeciğim, seksen yıl olmuş, toprağın bağrına düşeli; bu inilti, bu figan nedendir. Niçin inleyip ağlıyorsun. Biliyorum canlarınızı vererek bıraktığınız emanete sahip çıkamadık. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Ne olur dedeciğim mahşerde yakamdan tutup da Rabbime benden şikâyette bulunma. Ben perişan halimle gelecek o günlerin korku ve endişesi işe zaten bizarım. Sen ölüme “Allahuekber!” diyerek koştun; ben ise ölümden konuşturmaz oldum. [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3]Hey Gidi Günler kitabından alıntı Şakir Öztürk Kaynak Kitaplığı [/SIZE][/FONT] [FONT=Comic Sans MS][SIZE=3] [/SIZE][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Bunları Biliyormusunuz
Tarihden Bir Yaprak
Yer altından gelen iniltinin nedeni
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst