Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
yeter ki bana mecnun olmayı öğret...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="kasif1" data-source="post: 244427" data-attributes="member: 1008778"><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><strong>“Değil mi ki sen Yusuf güzelisin, gömleğin çoktan yırtık senin. Ve değil mi ki ben tecelli etmesem eksik kalır sana dair kader. ‘Senin kaderin benim tecellim.’, Kaderimde zindan varsa, Yusufluğum su götürmez benim.’”</strong> </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><strong>Aşk böyle bir şey işte</strong> </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Hep aşktan sorarlar, Hep aşkı sorarlar; </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Aşka dair ne varsa sorulmuştur ve söylenmiştir oysa. </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Ama yine de sorarlar… </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Zaman, mekân, yaş ve konum değişse de <strong>Aşk değişmiyor</strong> çünkü… </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Değişen sadece âşıklar ve maşuklar (âşık olunan) kişiler yani, </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Yani sen ve ben… </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Ferhat’a dağı deldirecek, Şirin’e geceyi. </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Kays’ı mecnun edip çöllere düşürecek… Leyla’yı dillere, </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Kerem’i Aslı’nın narına yakacak… </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Romeo’yu Juliet’e… </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Mehmet’e ülkeyi terk ettirecek, Ece’ye Dünyayı. </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Yusuf’u zindana düşürecek, ateşlere Züleyha’yı… </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">Eğer hiç âşık olmamışsanız “ütopik” gelebilir bu sözler size, belki de anlamsız ve sersemce… </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px">İskender Pala’dan bir alıntıyla ya da en öz ifadeyle tarihten bir anıyla, <strong>“aşk”nasıl bir şey;</strong> okuyun da görün işte… </span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"></span></span><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em>Anlatırlar ki Züleyha, Yusuf'u zindana attırdığı vakit onun ayrılığıyla yanıp yakılmaya başlamış. Hem kendisinden ayırmış, hem hasretini çeker olmuş. Bu yüzden zaman zaman zindanı ziyarete gider, sureta "Hükümlüm kaçmış olmasın!" diye kontrol eder ama içten içe de hasret giderirmiş. Eğer Yusuf'u uyurken bulursa hücresinin önünde bekler, seyreder; eğer uyanık bulursa azarlayıp gidermiş. Azarlamasının sebebi de karşılık versin de sesini duyayım diyeymiş. Lakin Yusuf hiç cevap vermezmiş. </em></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em>Nihayet sesini çok özleyince bir köle çağırıp, "Hemen şimdi git, zindanda Yusuf'u yere yık, adamakıllı kamçıla! Öyle vur ki ta uzaktan ah ettiğini duyayım." emrini vermiş… </em></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em>Köle emre itaate niyetlenmişse de Yusuf'un güzel yüzünü görünce kıyamamış. Hücrede bulduğu bir postu yere serip onu kamçılamaya başlamış. Kölenin her kamçısında Yusuf mahsustan feryad etmekte, çığlık atmaktaymış. Beri taraftan da Züleyha bağırıyormuş: </em></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em>"- Daha hızlı vur, adamakıllı vur!" Nihayet köle Yusuf'a yalvarmış: </em></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em></em></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em>- A güneş yüzlü, Züleyha gelir de sırtında kamçı izi göremezse şüphesiz beni öldürür. Hiç olmazsa bir kere omzunu aç, dişini sık, azıcık olsun kamçıya dayan!.. </em></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em></em></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em>Yusuf elbisesini sıyırdığında köle öyle bir vuruşla vurmuş ki Yusuf yere kapaklanmış, can evi kavrulmuş. Sonra da Yusuf'un ah edişini duyan Zeliha'nın feryadı işitilmiş: </em></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em></em></span></span></p><p><span style="color: darkorange"><span style="font-size: 15px"><em>- Yeteeer!..”</em> </span></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="kasif1, post: 244427, member: 1008778"] [COLOR=darkorange][SIZE=4][B]“Değil mi ki sen Yusuf güzelisin, gömleğin çoktan yırtık senin. Ve değil mi ki ben tecelli etmesem eksik kalır sana dair kader. ‘Senin kaderin benim tecellim.’, Kaderimde zindan varsa, Yusufluğum su götürmez benim.’”[/B] [B]Aşk böyle bir şey işte[/B] Hep aşktan sorarlar, Hep aşkı sorarlar; Aşka dair ne varsa sorulmuştur ve söylenmiştir oysa. Ama yine de sorarlar… Zaman, mekân, yaş ve konum değişse de [B]Aşk değişmiyor[/B] çünkü… Değişen sadece âşıklar ve maşuklar (âşık olunan) kişiler yani, Yani sen ve ben… Ferhat’a dağı deldirecek, Şirin’e geceyi. Kays’ı mecnun edip çöllere düşürecek… Leyla’yı dillere, Kerem’i Aslı’nın narına yakacak… Romeo’yu Juliet’e… Mehmet’e ülkeyi terk ettirecek, Ece’ye Dünyayı. Yusuf’u zindana düşürecek, ateşlere Züleyha’yı… Eğer hiç âşık olmamışsanız “ütopik” gelebilir bu sözler size, belki de anlamsız ve sersemce… İskender Pala’dan bir alıntıyla ya da en öz ifadeyle tarihten bir anıyla, [B]“aşk”nasıl bir şey;[/B] okuyun da görün işte… [/SIZE][/COLOR][COLOR=darkorange][SIZE=4][I]Anlatırlar ki Züleyha, Yusuf'u zindana attırdığı vakit onun ayrılığıyla yanıp yakılmaya başlamış. Hem kendisinden ayırmış, hem hasretini çeker olmuş. Bu yüzden zaman zaman zindanı ziyarete gider, sureta "Hükümlüm kaçmış olmasın!" diye kontrol eder ama içten içe de hasret giderirmiş. Eğer Yusuf'u uyurken bulursa hücresinin önünde bekler, seyreder; eğer uyanık bulursa azarlayıp gidermiş. Azarlamasının sebebi de karşılık versin de sesini duyayım diyeymiş. Lakin Yusuf hiç cevap vermezmiş. Nihayet sesini çok özleyince bir köle çağırıp, "Hemen şimdi git, zindanda Yusuf'u yere yık, adamakıllı kamçıla! Öyle vur ki ta uzaktan ah ettiğini duyayım." emrini vermiş… Köle emre itaate niyetlenmişse de Yusuf'un güzel yüzünü görünce kıyamamış. Hücrede bulduğu bir postu yere serip onu kamçılamaya başlamış. Kölenin her kamçısında Yusuf mahsustan feryad etmekte, çığlık atmaktaymış. Beri taraftan da Züleyha bağırıyormuş: "- Daha hızlı vur, adamakıllı vur!" Nihayet köle Yusuf'a yalvarmış: - A güneş yüzlü, Züleyha gelir de sırtında kamçı izi göremezse şüphesiz beni öldürür. Hiç olmazsa bir kere omzunu aç, dişini sık, azıcık olsun kamçıya dayan!.. Yusuf elbisesini sıyırdığında köle öyle bir vuruşla vurmuş ki Yusuf yere kapaklanmış, can evi kavrulmuş. Sonra da Yusuf'un ah edişini duyan Zeliha'nın feryadı işitilmiş: - Yeteeer!..”[/I] [/SIZE][/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Edebiyat
yeter ki bana mecnun olmayı öğret...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst