Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Yiğidim Aslanım Orada Yatıyor...Adem Tatlı...
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Elif_Gibi" data-source="post: 152337" data-attributes="member: 6253"><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-size: 12px">Adem Öğretmenin Allah’a yürümesinin yıldönümünde…</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">1286 yıl sonra Moğolistan’daki Tonyukuk anıtlarının yakınına bir başka anıt daha dikildi. O anıtın üstünde şunlar yazıyordu. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Adem</strong> gibi ata, can kadar <strong>Tatlı</strong> </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Hizmet için dağlar aşmış kıratlı </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Şimdi bir Fatiha bekliyor bizden </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bu da kul olmamın ilk şartı </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Yaşamın hizmetti, ölümün hizmet </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Tüm dünya arkadan seni etti met</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Kanatlan şehidim meydan senindir</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Kapılarını açmış bekliyor cennet. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'">10.03.1967/ 24.08.2006</span></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">***</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Moğolistan’ın <strong>Orkun Havzasında </strong>ve Nalayh şehri yakınındaki <strong>Tonyukuk Yazıtları </strong>İslam öncesi Türk toplumuna ait en <img src="http://fotogaleri.haber7.com/inner//199220090824111538750.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />önemli eserlerden biri hatta ilkidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Yazarı <strong>Bilge Tonyukuk</strong>;<strong> Bilge Kağan</strong>'ın kayınbabası ve baş bilicisi yani baş veziridir. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bu anıtı ihtiyarlık devrinde MS. 720 yılında diktirmiş ve üstündeki yazıları da kendisi yazmıştır. <strong>Bilge Tonyukuk </strong>taşlarda toplam 62 satırla Göktürkler'in, Çin esaretinden nasıl kurtulduğunu, kurtuluş savaşının nasıl yapıldığını anlatır. Baştan sona yapılan kahramanlıkları destanlaştırır. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Bilge Tonyukuk </strong>bütün bu kahramanlıkları yazarken bilemezdi tabi ki yıllar sonra o kahramanlıkları gölgede bırakacak, yanı başına başka bir anıtın daha dikileceğini. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">1286 yıl sonra ve hem de 15 km uzağına. </span></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">***</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Kitabelerin 1. taşı doğu yüzünde <strong>Bilge Tonyukuk ‘Türk Boyu yine karışıktır, Oğuz’u yine sıkıntıdadır, o sözü işitince gece yine uyuyasım gelmez idi, oturasım gelmez idi’</strong> diyor. Ve orduları harekete geçirdiğini söylüyor. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Aynı <strong>Âdem öğretmen </strong>gibi. <strong>Âdem </strong>öğretmenlerden oluşan eğitim ordusu gibi. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">‘Bir bilge zatın’ bütün dünyaya, bütün insanlığa İslam’ın güzelliklerini gidin anlatın, insanlığa sevgiyi ve hoşgörüyü götürün, gidin ve dönmeyin demesi karşısında valizini alıyor, eşinin ve çoğunun elinden tutuyor, Moğolistan bozkırlarına gidiyor. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Ama o sadece Oğuz boyu için değil bütün insanlık için yola çıkıyor. </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Üstelik dönmemek üzere. </strong></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Âdem</strong> <strong>öğretmen</strong>in toprağa düştüğü Nalayh şehrinde, 2001 yılında yapılan kazılarda Göktürk Devleti yöneticilerinden Bilge Kağan’ın mezarı bulunmuştu. Kabrinden 2000’den fazla paha biçilmez eşya, altından yapılmış tacı, kemeri, kullandığı kap-kacak ve süs eşyaları çıkarılmıştı. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Âdem öğretmen </strong>ise Bilge Kağan’ın hemen yanı başında sadece kefeni ile yatıyor. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Geride adanmış bir hayat bırakarak. </span></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">***</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bir gün ölüm üzerine konuşulurken, birden heyecanla eşi <strong>Aysel </strong>hanımın ellerine sarılmıştı, ‘eğer burada ölecek <img src="http://fotogaleri.haber7.com/inner//127820090824112013377.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />olursam, sakın ha beni götürmeye kalkmayın, sadece dirimle değil ölümle de buraya ait olmak için geldim. Bizde bu inanç için çıkılan yolda bir daha geri dönmek olmaz’ demişti Adem öğretmen. Heyecanı, sesindeki titreme ile <strong>Aysel hanım</strong>’ı hayretler içinde bırakmıştı. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bu konuşmanın üzerinden çok geçmeden Darhan şehrindeki okulun eksiklerini tespit etmek için çıktıkları yolda trafik kazası geçirmiş, hizmet için çıktığı yolda koşmuş, koşmuş ve nihayet Allah’a yürümüştü. </span></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">***</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">İçim yanıyor hocam demişti eşi <strong>Aysel Hanım</strong> telefon görüşmesinde Hocaefendiye. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">-‘Hepimizin içi yanıyor evladım, senin hayat arkadaşın bizim canımızdı.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">-Hocam! Âdem, cenazemi Türkiye’ye götürürsen hakkımı helal etmem demişti. Ne tavsiye edersiniz?</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">-Ben arkadaşlara gerekeni söyledim. Âdem bey bizim bayrağımızdır. Orada kalacak, bizim ve gelecek nesillerin iftihar kaynağı olacak. Orada kabriyle hizmete devam edecek. İstanbul’da Eyüp Sultan ne ise Moğolistan’da Âdem Bey odur’ demişti Hocaefendi. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Böyle bir iltifata mazhar olmuştu. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ona kabirde kefeninden başka ne lazımdı ki? Aguşunu açmış Eyüp Sultan bekliyordu onu. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Eyüp Sultan Medineli idi. Allah’ın sevgilisini misafir etmişti. Ama her ne kadar şeceresi Ensari olarak geçse de o aynı <img src="http://fotogaleri.haber7.com/inner//801120090824111927440.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />zamanda muhacirlerdendi. İstanbul’a yaşlı ve hasta hali ile atının sırtında gelmişti. <strong>‘Ne güzel asker’</strong> iltifatına mazhar olmak için. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Âdem öğretmen</strong> de hicretin yolunu tutmuştu. Ülkesinden binlerce kilometre uzaklarda bozkırın ortasında yatıyormuş ne gam. O Eyüp El Ensarilerin saffına karışmıştı. </span></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">***</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Moğollar Budist olduğu için mezarlıkları yoktu. Zengin Moğollar ölülerini yakıyorlar, fakirler de dağa taşa bırakarak kurda kuşa yem ediyorlardı. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bir süre defin yeri arandı. Nihayet Ulanbatur’a otuz kilometre mesafede, Tonyukuk abidelerine on beş kilometre kala Nalayh köyünün yamacına defnedilmesine karar verildi. Mekân seçilirken buralarda ebediyen kalmak isteyen başka hizmet gönüllüleri de olabileceği düşüncesiyle genişçe bir yer alınmıştı.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Yiğidim aslanım şimdi bir mühür gibi Moğolistan’ın uçsuz bucaksız bozkırlarında yatıyor. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bozkırlarda esen rüzgârlarla saçları dalgalanırken yetiştirdiği talebelerine bakıyor öbür âlemden. </span></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">***</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Âdem öğretmen</strong> ne ilkti ne son olacak. Âdem öğretmen artık özel isim değil. Arkadan binlerce âdem öğretmen bir elinde bavulları bir ellerinde sevgiden meşalelerle yollarına devam edecekler. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Bu dünyasını bir bavuluna sığdırabilenlerin destanıdır. </span></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Arial'">***</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Âdem hocam</strong>; her akşam olduğunda kabrin gözümün önünde tülleniyor. Biliyorum akşam orada Türkiye’ye göre çok erken oluyor. Sen yıldızları daha erken görüyorsun. O karanlıkta, bir tepenin üstündeki kabrini düşünüyorum. Benim gibi mücrimleri de yanına kabul eder misin bilmiyorum. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Ama biliyorum ki sen Moğolistan’ın Eyüp Sultanı olma iltifatına mazhar oldun. </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Uzun bozkır gecelerinde abide gibi yatarken, kabrin Makber şairinin dediği gibi; </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>‘Her yer karanlık pür nur o mevki’.</strong> </span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Allah şefaatine nail eylesin.</span></p><p><span style="font-family: 'Arial'">Benim sevgili arkadaşım mekânın cennet olsun. </span></p><p> </p><p><span style="font-family: 'Arial'"><strong>Erkam Tufan AYTAV / Haber 7 </strong></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Elif_Gibi, post: 152337, member: 6253"] [FONT=Arial][SIZE=3]Adem Öğretmenin Allah’a yürümesinin yıldönümünde…[/SIZE][/FONT] [FONT=Arial]1286 yıl sonra Moğolistan’daki Tonyukuk anıtlarının yakınına bir başka anıt daha dikildi. O anıtın üstünde şunlar yazıyordu. [/FONT] [FONT=Arial][B]Adem[/B] gibi ata, can kadar [B]Tatlı[/B] [/FONT] [FONT=Arial]Hizmet için dağlar aşmış kıratlı [/FONT] [FONT=Arial]Şimdi bir Fatiha bekliyor bizden [/FONT] [FONT=Arial]Bu da kul olmamın ilk şartı [/FONT] [FONT=Arial]Yaşamın hizmetti, ölümün hizmet [/FONT] [FONT=Arial]Tüm dünya arkadan seni etti met[/FONT] [FONT=Arial]Kanatlan şehidim meydan senindir[/FONT] [FONT=Arial]Kapılarını açmış bekliyor cennet. [/FONT] [FONT=Arial]10.03.1967/ 24.08.2006[/FONT] [CENTER][FONT=Arial]***[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]Moğolistan’ın [B]Orkun Havzasında [/B]ve Nalayh şehri yakınındaki [B]Tonyukuk Yazıtları [/B]İslam öncesi Türk toplumuna ait en [IMG]http://fotogaleri.haber7.com/inner//199220090824111538750.jpg[/IMG]önemli eserlerden biri hatta ilkidir.[/FONT] [FONT=Arial]Yazarı [B]Bilge Tonyukuk[/B];[B] Bilge Kağan[/B]'ın kayınbabası ve baş bilicisi yani baş veziridir. [/FONT] [FONT=Arial]Bu anıtı ihtiyarlık devrinde MS. 720 yılında diktirmiş ve üstündeki yazıları da kendisi yazmıştır. [B]Bilge Tonyukuk [/B]taşlarda toplam 62 satırla Göktürkler'in, Çin esaretinden nasıl kurtulduğunu, kurtuluş savaşının nasıl yapıldığını anlatır. Baştan sona yapılan kahramanlıkları destanlaştırır. [/FONT] [FONT=Arial][B]Bilge Tonyukuk [/B]bütün bu kahramanlıkları yazarken bilemezdi tabi ki yıllar sonra o kahramanlıkları gölgede bırakacak, yanı başına başka bir anıtın daha dikileceğini. [/FONT] [FONT=Arial]1286 yıl sonra ve hem de 15 km uzağına. [/FONT] [CENTER][FONT=Arial]***[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]Kitabelerin 1. taşı doğu yüzünde [B]Bilge Tonyukuk ‘Türk Boyu yine karışıktır, Oğuz’u yine sıkıntıdadır, o sözü işitince gece yine uyuyasım gelmez idi, oturasım gelmez idi’[/B] diyor. Ve orduları harekete geçirdiğini söylüyor. [/FONT] [FONT=Arial]Aynı [B]Âdem öğretmen [/B]gibi. [B]Âdem [/B]öğretmenlerden oluşan eğitim ordusu gibi. [/FONT] [FONT=Arial]‘Bir bilge zatın’ bütün dünyaya, bütün insanlığa İslam’ın güzelliklerini gidin anlatın, insanlığa sevgiyi ve hoşgörüyü götürün, gidin ve dönmeyin demesi karşısında valizini alıyor, eşinin ve çoğunun elinden tutuyor, Moğolistan bozkırlarına gidiyor. [/FONT] [FONT=Arial][B]Ama o sadece Oğuz boyu için değil bütün insanlık için yola çıkıyor. [/B][/FONT] [FONT=Arial][B]Üstelik dönmemek üzere. [/B][/FONT] [FONT=Arial][B]Âdem[/B] [B]öğretmen[/B]in toprağa düştüğü Nalayh şehrinde, 2001 yılında yapılan kazılarda Göktürk Devleti yöneticilerinden Bilge Kağan’ın mezarı bulunmuştu. Kabrinden 2000’den fazla paha biçilmez eşya, altından yapılmış tacı, kemeri, kullandığı kap-kacak ve süs eşyaları çıkarılmıştı. [/FONT] [FONT=Arial][B]Âdem öğretmen [/B]ise Bilge Kağan’ın hemen yanı başında sadece kefeni ile yatıyor. [/FONT] [FONT=Arial]Geride adanmış bir hayat bırakarak. [/FONT] [CENTER][FONT=Arial]***[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]Bir gün ölüm üzerine konuşulurken, birden heyecanla eşi [B]Aysel [/B]hanımın ellerine sarılmıştı, ‘eğer burada ölecek [IMG]http://fotogaleri.haber7.com/inner//127820090824112013377.jpg[/IMG]olursam, sakın ha beni götürmeye kalkmayın, sadece dirimle değil ölümle de buraya ait olmak için geldim. Bizde bu inanç için çıkılan yolda bir daha geri dönmek olmaz’ demişti Adem öğretmen. Heyecanı, sesindeki titreme ile [B]Aysel hanım[/B]’ı hayretler içinde bırakmıştı. [/FONT] [FONT=Arial]Bu konuşmanın üzerinden çok geçmeden Darhan şehrindeki okulun eksiklerini tespit etmek için çıktıkları yolda trafik kazası geçirmiş, hizmet için çıktığı yolda koşmuş, koşmuş ve nihayet Allah’a yürümüştü. [/FONT] [CENTER][FONT=Arial]***[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]İçim yanıyor hocam demişti eşi [B]Aysel Hanım[/B] telefon görüşmesinde Hocaefendiye. [/FONT] [FONT=Arial]-‘Hepimizin içi yanıyor evladım, senin hayat arkadaşın bizim canımızdı.[/FONT] [FONT=Arial]-Hocam! Âdem, cenazemi Türkiye’ye götürürsen hakkımı helal etmem demişti. Ne tavsiye edersiniz?[/FONT] [FONT=Arial]-Ben arkadaşlara gerekeni söyledim. Âdem bey bizim bayrağımızdır. Orada kalacak, bizim ve gelecek nesillerin iftihar kaynağı olacak. Orada kabriyle hizmete devam edecek. İstanbul’da Eyüp Sultan ne ise Moğolistan’da Âdem Bey odur’ demişti Hocaefendi. [/FONT] [FONT=Arial]Böyle bir iltifata mazhar olmuştu. [/FONT] [FONT=Arial]Ona kabirde kefeninden başka ne lazımdı ki? Aguşunu açmış Eyüp Sultan bekliyordu onu. [/FONT] [FONT=Arial]Eyüp Sultan Medineli idi. Allah’ın sevgilisini misafir etmişti. Ama her ne kadar şeceresi Ensari olarak geçse de o aynı [IMG]http://fotogaleri.haber7.com/inner//801120090824111927440.jpg[/IMG]zamanda muhacirlerdendi. İstanbul’a yaşlı ve hasta hali ile atının sırtında gelmişti. [B]‘Ne güzel asker’[/B] iltifatına mazhar olmak için. [/FONT] [FONT=Arial][B]Âdem öğretmen[/B] de hicretin yolunu tutmuştu. Ülkesinden binlerce kilometre uzaklarda bozkırın ortasında yatıyormuş ne gam. O Eyüp El Ensarilerin saffına karışmıştı. [/FONT] [CENTER][FONT=Arial]***[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial]Moğollar Budist olduğu için mezarlıkları yoktu. Zengin Moğollar ölülerini yakıyorlar, fakirler de dağa taşa bırakarak kurda kuşa yem ediyorlardı. [/FONT] [FONT=Arial]Bir süre defin yeri arandı. Nihayet Ulanbatur’a otuz kilometre mesafede, Tonyukuk abidelerine on beş kilometre kala Nalayh köyünün yamacına defnedilmesine karar verildi. Mekân seçilirken buralarda ebediyen kalmak isteyen başka hizmet gönüllüleri de olabileceği düşüncesiyle genişçe bir yer alınmıştı.[/FONT] [FONT=Arial]Yiğidim aslanım şimdi bir mühür gibi Moğolistan’ın uçsuz bucaksız bozkırlarında yatıyor. [/FONT] [FONT=Arial]Bozkırlarda esen rüzgârlarla saçları dalgalanırken yetiştirdiği talebelerine bakıyor öbür âlemden. [/FONT] [CENTER][FONT=Arial]***[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial][B]Âdem öğretmen[/B] ne ilkti ne son olacak. Âdem öğretmen artık özel isim değil. Arkadan binlerce âdem öğretmen bir elinde bavulları bir ellerinde sevgiden meşalelerle yollarına devam edecekler. [/FONT] [FONT=Arial]Bu dünyasını bir bavuluna sığdırabilenlerin destanıdır. [/FONT] [CENTER][FONT=Arial]***[/FONT][/CENTER] [FONT=Arial][B]Âdem hocam[/B]; her akşam olduğunda kabrin gözümün önünde tülleniyor. Biliyorum akşam orada Türkiye’ye göre çok erken oluyor. Sen yıldızları daha erken görüyorsun. O karanlıkta, bir tepenin üstündeki kabrini düşünüyorum. Benim gibi mücrimleri de yanına kabul eder misin bilmiyorum. [/FONT] [FONT=Arial]Ama biliyorum ki sen Moğolistan’ın Eyüp Sultanı olma iltifatına mazhar oldun. [/FONT] [FONT=Arial]Uzun bozkır gecelerinde abide gibi yatarken, kabrin Makber şairinin dediği gibi; [/FONT] [FONT=Arial][B]‘Her yer karanlık pür nur o mevki’.[/B] [/FONT] [FONT=Arial]Allah şefaatine nail eylesin.[/FONT] [FONT=Arial]Benim sevgili arkadaşım mekânın cennet olsun. [/FONT] [FONT=Arial][B]Erkam Tufan AYTAV / Haber 7 [/B][/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Yiğidim Aslanım Orada Yatıyor...Adem Tatlı...
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst