Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Video
Yıldızname ( Dursun Ali Erzincanlı )
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 37135" data-attributes="member: 1"><p style="text-align: center"> [GOOGLEVID]-6130737533895125801[/GOOGLEVID]</p> <p style="text-align: center"></p><p></p><p>[Bir vakit Barla'da Çam Dağında yüksek bir mevkîde, gecede semânın yüzüne baktım. Gelecek fıkralar, birden hutûr etti. Yıldızların lisân-ı hal ile konuşmalarını hayalen işittim gibi bu yazıldı. Nazım ve şiir bilmediğim için şiir kaidesine girmedi. Tahattur olduğu gibi yazılmış. Dördüncü Mektup ile Otuz İkinci Sözün Birinci Mevkıfının âhirinden alınmıştır.]</p><p></p><p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="color: #ff0000">YILDIZLARI KONUŞTURAN BİR YILDIZNÂME</span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong>Dinle de yıldızları şu hutbe-i şîrînine,</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Nâme-i nûrunu Hikmet, bak ne takrîr eylemiş.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Hep beraber nutka gelmiş, hak lisâniyle derler:</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>"Bir Kadîr-i Zülcelâlin haşmet-i Sultanına.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Birer bürhan-ı nurefşânız vücud-u Sânia,</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Hem vahdete, hem kudrete şâhidleriz biz.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Şu zeminin yüzünü yaldızlayan</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Nâzenin mu'cizatı çün melek seyrânına;</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Bu semânın arza bakan, Cennete dikkat eden</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Binler müdakkik gözleriz biz. Haşiye</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Tûbâ-i hilkatten semâvât şıkkına, hep, Kehkeşân ağsânına;</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Bir Cemîl-i Zülcelâlin, dest-i hikmetle takılmış pek güzel meyveleriyiz biz.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Şu semâvât ehline birer mescid-i seyyar, birer hâne-i devvar, birer ulvi âşiyâne;</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Birer misbâh-ı nevvar, birer gemi-i Cebbâr, birer tayyareleriz biz.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Bir Kadîr-i Zülkemâlin, bir Hakîm-i Zülcelâlin birer mu'cize-i kudret,</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Birer hârika-i san'at-ı Hâlıkâne, birer nâdire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat, birer nur âlemiyiz biz.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Böyle yüz bin dil ile, yüz bin bürhan gösteririz; işittiririz insan olan insana.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü, hem işitmez sözümüzü; hak söyleyen âyetleriz biz.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Sikkemiz bir, turramız bir; Rabbimize musahharız. Müsebbîhiz; zikrederiz âbidâne.</strong></p> <p style="text-align: center"><strong></strong></p> <p style="text-align: center"><strong>Kehkeşânın halka-i kübrâsına mensup birer meczuplarız biz." dediklerini hayalen dinledim.</strong></p><p></p><p></p><p><strong><span style="color: #ff0000">Haşiye:</span></strong> Yani Cennet çiçeklerinin fidanlık ve mezrâcığı olan zeminin yüzünde hadsiz mu'cizât-ı Kudret teşhir edildiğinden Semâvât âlemindeki melâikeler o mu'cizât-ı, o hârikaları temâşâ ettikleri gibi, ecrâm-ı semâviyenin gözleri hükmünde olan yıldızların dahi, güyâ, melâikeler gibi, zemin yüzündeki nâzenin mesnuâtı gördükçe, Cennet âlemine bakıyorlar. O muvakkat hârikaları bâki bir surette Cennette dâhi müşâhede ediyorlar gibi, bir zemine, bir Cennete bakıyorlar. Yani o iki âleme nezâretleri var demektir.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 37135, member: 1"] [CENTER] [GOOGLEVID]-6130737533895125801[/GOOGLEVID] [/CENTER] [Bir vakit Barla'da Çam Dağında yüksek bir mevkîde, gecede semânın yüzüne baktım. Gelecek fıkralar, birden hutûr etti. Yıldızların lisân-ı hal ile konuşmalarını hayalen işittim gibi bu yazıldı. Nazım ve şiir bilmediğim için şiir kaidesine girmedi. Tahattur olduğu gibi yazılmış. Dördüncü Mektup ile Otuz İkinci Sözün Birinci Mevkıfının âhirinden alınmıştır.] [CENTER] [B][COLOR=#ff0000]YILDIZLARI KONUŞTURAN BİR YILDIZNÂME[/COLOR][/B] [B]Dinle de yıldızları şu hutbe-i şîrînine, Nâme-i nûrunu Hikmet, bak ne takrîr eylemiş. Hep beraber nutka gelmiş, hak lisâniyle derler: "Bir Kadîr-i Zülcelâlin haşmet-i Sultanına. Birer bürhan-ı nurefşânız vücud-u Sânia, Hem vahdete, hem kudrete şâhidleriz biz. Şu zeminin yüzünü yaldızlayan Nâzenin mu'cizatı çün melek seyrânına; Bu semânın arza bakan, Cennete dikkat eden Binler müdakkik gözleriz biz. Haşiye Tûbâ-i hilkatten semâvât şıkkına, hep, Kehkeşân ağsânına; Bir Cemîl-i Zülcelâlin, dest-i hikmetle takılmış pek güzel meyveleriyiz biz. Şu semâvât ehline birer mescid-i seyyar, birer hâne-i devvar, birer ulvi âşiyâne; Birer misbâh-ı nevvar, birer gemi-i Cebbâr, birer tayyareleriz biz. Bir Kadîr-i Zülkemâlin, bir Hakîm-i Zülcelâlin birer mu'cize-i kudret, Birer hârika-i san'at-ı Hâlıkâne, birer nâdire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat, birer nur âlemiyiz biz. Böyle yüz bin dil ile, yüz bin bürhan gösteririz; işittiririz insan olan insana. Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü, hem işitmez sözümüzü; hak söyleyen âyetleriz biz. Sikkemiz bir, turramız bir; Rabbimize musahharız. Müsebbîhiz; zikrederiz âbidâne. Kehkeşânın halka-i kübrâsına mensup birer meczuplarız biz." dediklerini hayalen dinledim.[/B][/CENTER] [B][COLOR=#ff0000]Haşiye:[/COLOR][/B] Yani Cennet çiçeklerinin fidanlık ve mezrâcığı olan zeminin yüzünde hadsiz mu'cizât-ı Kudret teşhir edildiğinden Semâvât âlemindeki melâikeler o mu'cizât-ı, o hârikaları temâşâ ettikleri gibi, ecrâm-ı semâviyenin gözleri hükmünde olan yıldızların dahi, güyâ, melâikeler gibi, zemin yüzündeki nâzenin mesnuâtı gördükçe, Cennet âlemine bakıyorlar. O muvakkat hârikaları bâki bir surette Cennette dâhi müşâhede ediyorlar gibi, bir zemine, bir Cennete bakıyorlar. Yani o iki âleme nezâretleri var demektir. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Video
Yıldızname ( Dursun Ali Erzincanlı )
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst