Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 257013" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmibeşinci Söz - Sayfa 549</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">ettiği gibi, şu asırda sa’y, sermaye ile mübareze neticesi, herkesçe malûm olan Avrupa hâdisât-ı azîmesi meydana geldi.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte, medeniyet, bütün cem’iyât-ı hayriye ile ve ahlâkî mektepleriyle ve şedit inzibat ve nizâmâtıyla beşerin o iki tabakasını musalâha edemediği gibi, hayat-ı beşerin iki müthiş yarasını tedavi edememiştir. Kur’ân, birinci kelimeyi, esasından “vücub-u zekât” ile kal’ eder, tedavi eder. İkinci kelimenin esasını “hurmet‑i ribâ” ile kal’ edip tedavi eder. Evet, âyet-i Kur’âniye âlem kapısında durup ribâya “Yasaktır” der. “Kavga kapısını kapamak için banka (ribâ) kapısını kapayınız” diyerek insanlara ferman eder, şakirtlerine “Girmeyiniz” emreder.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><em><strong>İkinci esas:</strong> </em>Medeniyet, taaddüd-ü ezvâcı kabul etmiyor; Kur’ân’ın o hükmünü, kendine muhalif-i hikmet ve maslahat-ı beşeriyeye münâfi telâkki eder.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Evet, eğer izdivaçtaki hikmet, yalnız kazâ-yı şehvet olsa, taaddüt bilâkis, olmalı. Halbuki, hattâ bütün hayvânâtın şehadetiyle ve izdivac eden nebâtâtın tasdikiyle sabittir ki, izdivacın hikmeti ve gayesi, tenasüldür. Kazâ-yı şehvet lezzeti ise, o vazifeyi gördürmek için rahmet tarafından verilen bir ücret-i cüz’iyedir. Madem hikmeten, hakikaten, izdivaç nesil içindir, nev’in bekàsı içindir. Elbette, bir senede yalnız bir defa tevellüde kabil ve ayın yalnız yarısında kabil-i telâkkuh olan ve elli senede ye’se düşen bir kadın, ekserî vakitte tâ yüz seneye kadar kabil-i telkih bir erkeğe kâfi gelmediğinden, medeniyet pek çok fahişehâneleri kabul etmeye mecburdur.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><em><strong>Üçüncü esas:</strong> </em>Muhakemesiz medeniyet, Kur’ân kadına sülüs verdiği için âyeti<strong><u><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1</u></strong> tenkit eder. Halbuki, hayat-ı içtimaiyede ekser ahkâm ekseriyet itibarıyla olduğundan, ekseriyet itibarıyla bir kadın, kendini himaye edecek birisini bulur. Erkek ise, ona yük olacak ve nafakasını ona bırakacak birisiyle teşrik-i mesai etmeye mecbur olur. İşte, bu surette, bir kadın pederinden yarısını alsa, kocası</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span>[NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'">Dipnot-1</span> <span style="font-family: 'Tahoma'"> bk. “Erkeğe iki kız hissesi vardır.” Nisâ Sûresi, 4:11.</span>[/NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Avrupa</strong>: (bk. bilgiler)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ahkâm</strong>: hükümler (bk. ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bekà</strong>: devamlılık (bk. b-ḳ-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>beşer</strong>: insan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bilâkis</strong>: tersine</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cem’iyât-ı hayriye</strong>: hayır cemiyetleri (bk. c-m-a; ḫ-y-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ekser</strong>: pekçok (bk. k-s̱-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ekseriyet</strong>: çoğunluk (bk. k-s̱-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fahişehâne</strong>: fuhuş yapılan yer</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ferman etmek</strong>: buyurmak, emretmek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakikaten</strong>: hakikat gereği (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayat-ı beşer</strong>: insanlık hayatı (bk. ḥ-y-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayat-ı içtimaiye</strong>: toplum hayatı (bk. ḥ-y-y; c-m-a)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayvânât</strong>: hayvanlar (bk. ḥ-y-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hikmet</strong>: gaye, fayda (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hikmeten</strong>: hikmet gereği (bk. ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>himaye</strong>: koruma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hurmet-i ribâ</strong>: fâizin haramlığı (bk. ḥ-r-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâdisât-ı azîme</strong>: büyük olaylar (bk. a-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>inzibat</strong>: âsayiş, düzen</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>izdivaç</strong>: evlilik</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kabil</strong>: kabiliyetli</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kabil-i telkih</strong>: dölleme kabiliyeti olan</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kabil-i telâkkuh</strong>: gebeliği mümkün olan, döllenebilen</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kal’ etmek</strong>: kaldırmak</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kazâ-yı şehvet</strong>: şehvet ihtiyacını giderme (bk. ḳ-ḍ-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kâfi</strong>: yeterli</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>malûm</strong>: bilinen (bk. a-l-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>maslahat-ı beşeriye</strong>: insanlığın yararı (bk. ṣ-l-ḥ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muhakemesiz</strong>: akıl yürütemeyen, düşüncesiz (bk. ḥ-ḳ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muhalif-i hikmet</strong>: hikmete zıt (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>musalahâ</strong>: barıştırma (bk. ṣ-l-ḥ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mübareze</strong>: mücadele, çatışma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>münâfi</strong>: aykırı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müthiş</strong>: dehşet veren </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nafaka</strong>: geçim için gerekli olan şey</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nebâtât</strong>: bitkiler</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nev’</strong>: tür</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nizâmât</strong>: kanunlar (bk. n-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>peder</strong>: baba</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>rahmet</strong>: İlâhî şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ribâ</strong>: faiz</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sa’y</strong>: çalışma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>suret</strong>: şekil, biçim (bk. ṣ-v-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sülüs</strong>: (mirasta) üçte bir </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>taaddüd-ü ezvâc</strong>: çok evlilik</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>taaddüt</strong>: birden fazla olma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tasdik</strong>: doğruluğunu kabul etme (bk. ṣ-d-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>telâkki</strong>: kabul etme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tenasül</strong>: üreme, nesil yetiştirme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tevellüd</strong>: doğum</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teşrik-i mesai</strong>: birlikte çalışma, işbirliği</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vücub-u zekât</strong>: zekâtın farz oluşu (bk. v-c-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ye’s</strong>: ümitsizlik</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âlem</strong>: dünya (bk. a-l-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âyet-i Kur’âniye</strong>: Kur’an’ın âyeti</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ücret-i cüz’iye</strong>: küçük ücret (bk. c-z-e)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şakirt</strong>: talebe, öğrenci</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şedit</strong>: şiddetli </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şehadet</strong>: şahitlik (bk. ş-h-d)</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 257013, member: 1"] [b]Yirmibeşinci Söz - Sayfa 549[/b] [FONT=Tahoma]ettiği gibi, şu asırda sa’y, sermaye ile mübareze neticesi, herkesçe malûm olan Avrupa hâdisât-ı azîmesi meydana geldi. [/FONT] [FONT=Tahoma]İşte, medeniyet, bütün cem’iyât-ı hayriye ile ve ahlâkî mektepleriyle ve şedit inzibat ve nizâmâtıyla beşerin o iki tabakasını musalâha edemediği gibi, hayat-ı beşerin iki müthiş yarasını tedavi edememiştir. Kur’ân, birinci kelimeyi, esasından “vücub-u zekât” ile kal’ eder, tedavi eder. İkinci kelimenin esasını “hurmet‑i ribâ” ile kal’ edip tedavi eder. Evet, âyet-i Kur’âniye âlem kapısında durup ribâya “Yasaktır” der. “Kavga kapısını kapamak için banka (ribâ) kapısını kapayınız” diyerek insanlara ferman eder, şakirtlerine “Girmeyiniz” emreder. [/FONT] [FONT=Tahoma][I][B]İkinci esas:[/B] [/I]Medeniyet, taaddüd-ü ezvâcı kabul etmiyor; Kur’ân’ın o hükmünü, kendine muhalif-i hikmet ve maslahat-ı beşeriyeye münâfi telâkki eder. [/FONT] [FONT=Tahoma]Evet, eğer izdivaçtaki hikmet, yalnız kazâ-yı şehvet olsa, taaddüt bilâkis, olmalı. Halbuki, hattâ bütün hayvânâtın şehadetiyle ve izdivac eden nebâtâtın tasdikiyle sabittir ki, izdivacın hikmeti ve gayesi, tenasüldür. Kazâ-yı şehvet lezzeti ise, o vazifeyi gördürmek için rahmet tarafından verilen bir ücret-i cüz’iyedir. Madem hikmeten, hakikaten, izdivaç nesil içindir, nev’in bekàsı içindir. Elbette, bir senede yalnız bir defa tevellüde kabil ve ayın yalnız yarısında kabil-i telâkkuh olan ve elli senede ye’se düşen bir kadın, ekserî vakitte tâ yüz seneye kadar kabil-i telkih bir erkeğe kâfi gelmediğinden, medeniyet pek çok fahişehâneleri kabul etmeye mecburdur. [/FONT] [FONT=Tahoma][I][B]Üçüncü esas:[/B] [/I]Muhakemesiz medeniyet, Kur’ân kadına sülüs verdiği için âyeti[B][U][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1[/U][/B] tenkit eder. Halbuki, hayat-ı içtimaiyede ekser ahkâm ekseriyet itibarıyla olduğundan, ekseriyet itibarıyla bir kadın, kendini himaye edecek birisini bulur. Erkek ise, ona yük olacak ve nafakasını ona bırakacak birisiyle teşrik-i mesai etmeye mecbur olur. İşte, bu surette, bir kadın pederinden yarısını alsa, kocası [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][NOT][FONT=Tahoma]Dipnot-1[/FONT] [FONT=Tahoma] bk. “Erkeğe iki kız hissesi vardır.” Nisâ Sûresi, 4:11.[/FONT][/NOT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Avrupa[/B]: (bk. bilgiler)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ahkâm[/B]: hükümler (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]bekà[/B]: devamlılık (bk. b-ḳ-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]beşer[/B]: insan[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]bilâkis[/B]: tersine[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cem’iyât-ı hayriye[/B]: hayır cemiyetleri (bk. c-m-a; ḫ-y-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ekser[/B]: pekçok (bk. k-s̱-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ekseriyet[/B]: çoğunluk (bk. k-s̱-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]fahişehâne[/B]: fuhuş yapılan yer[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ferman etmek[/B]: buyurmak, emretmek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hakikaten[/B]: hakikat gereği (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hayat-ı beşer[/B]: insanlık hayatı (bk. ḥ-y-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hayat-ı içtimaiye[/B]: toplum hayatı (bk. ḥ-y-y; c-m-a)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hayvânât[/B]: hayvanlar (bk. ḥ-y-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hikmet[/B]: gaye, fayda (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hikmeten[/B]: hikmet gereği (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]himaye[/B]: koruma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hurmet-i ribâ[/B]: fâizin haramlığı (bk. ḥ-r-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hâdisât-ı azîme[/B]: büyük olaylar (bk. a-ẓ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]inzibat[/B]: âsayiş, düzen[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]izdivaç[/B]: evlilik[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kabil[/B]: kabiliyetli[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kabil-i telkih[/B]: dölleme kabiliyeti olan[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kabil-i telâkkuh[/B]: gebeliği mümkün olan, döllenebilen[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kal’ etmek[/B]: kaldırmak[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kazâ-yı şehvet[/B]: şehvet ihtiyacını giderme (bk. ḳ-ḍ-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kâfi[/B]: yeterli[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]malûm[/B]: bilinen (bk. a-l-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]maslahat-ı beşeriye[/B]: insanlığın yararı (bk. ṣ-l-ḥ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muhakemesiz[/B]: akıl yürütemeyen, düşüncesiz (bk. ḥ-ḳ-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]muhalif-i hikmet[/B]: hikmete zıt (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]musalahâ[/B]: barıştırma (bk. ṣ-l-ḥ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mübareze[/B]: mücadele, çatışma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]münâfi[/B]: aykırı[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]müthiş[/B]: dehşet veren [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nafaka[/B]: geçim için gerekli olan şey[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nebâtât[/B]: bitkiler[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nev’[/B]: tür[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nizâmât[/B]: kanunlar (bk. n-ẓ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]peder[/B]: baba[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]rahmet[/B]: İlâhî şefkat, merhamet (bk. r-ḥ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ribâ[/B]: faiz[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sa’y[/B]: çalışma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]suret[/B]: şekil, biçim (bk. ṣ-v-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sülüs[/B]: (mirasta) üçte bir [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]taaddüd-ü ezvâc[/B]: çok evlilik[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]taaddüt[/B]: birden fazla olma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tasdik[/B]: doğruluğunu kabul etme (bk. ṣ-d-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]telâkki[/B]: kabul etme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tenasül[/B]: üreme, nesil yetiştirme[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tevellüd[/B]: doğum[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]teşrik-i mesai[/B]: birlikte çalışma, işbirliği[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]vücub-u zekât[/B]: zekâtın farz oluşu (bk. v-c-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ye’s[/B]: ümitsizlik[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]âlem[/B]: dünya (bk. a-l-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]âyet-i Kur’âniye[/B]: Kur’an’ın âyeti[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ücret-i cüz’iye[/B]: küçük ücret (bk. c-z-e)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şakirt[/B]: talebe, öğrenci[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]şedit[/B]: şiddetli [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şehadet[/B]: şahitlik (bk. ş-h-d)[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst