Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 257112" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmibeşinci Söz - Sayfa 551</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">hevesperverâne bakmak, derinden derine hissiyât-ı ulviye-i insaniyeyi sarsar, tahrip eder.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte, şu üç misal gibi binler mesâil-i Kur’âniyenin herbirisi, saadet-i beşeriyeyi dünyada temine hizmet etmekle beraber, hayat-ı ebediyesine de hizmet eder. Sair meseleleri, mezkûr meselelere kıyas edebilirsin.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Nasıl medeniyet-i hazıra Kur’ân’ın hayat-ı içtimaiye-i beşere ait olan düsturlarına karşı mağlûp olup Kur’ân’ın i’câz-ı mânevîsine karşı hakikat noktasında iflâs eder. Öyle de, medeniyetin ruhu olan felsefe-i Avrupa ve hikmet-i beşeriyeyi, hikmet-i Kur’ân’la yirmi beş adet Sözlerde mizanlarla iki hikmetin muvazenesinde, hikmet-i felsefiye âcize ve hikmet-i Kur’âniyenin mu’cize olduğu kat’iyetle ispat edilmiştir. Nasıl ki, On Birinci ve On İkinci Sözlerde hikmet-i felsefiyenin aczi ve iflâsı ve hikmet-i Kur’âniyenin i’câzı ve gınâsı ispat edilmiştir; müracaat edebilirsin.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hem nasıl medeniyet-i hazıra, hikmet-i Kur’ân’ın ilmî ve amelî i’câzına karşı mağlûp oluyor. Öyle de, medeniyetin edebiyat ve belâğati de, Kur’ân’ın edep ve belâğatine karşı nisbeti, öksüz bir yetimin muzlim bir hüzünle ümitsiz ağlayışı, hem süflî bir vaziyette sarhoş bir ayyaşın velvele-i gınâsının (şarkı demektir) nisbeti ile, ulvî bir âşığın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ümitkârâne bir hüzünle gınâsı (şarkısı) , hem zafer veya harbe ve ulvî fedakârlıklara sevk etmek için teşvikkârâne kasâid-i vataniyeye nisbeti gibidir. Çünkü edeb ve belâğat, tesir-i üslûp itibarıyla ya hüzün verir, ya neş’e verir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hüzün ise iki kısımdır: Ya fakdü’l-ahbaptan gelir, yani ahbapsızlıktan, sahipsizlikten gelen karanlıklı bir hüzündür ki, dalâlet-âlûd, tabiatperest, gaflet-pîşe olan medeniyetin edebiyatının verdiği hüzündür. İkinci hüzün firaku’l-ahbaptan gelir; yani ahbap var, firakında müştakane bir hüzün verir. İşte şu hüzün, hidayet-edâ, nurefşan Kur’ân’ın verdiği hüzündür.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><em>Amma neş’e ise, o da iki kısımdır: </em>Birisi nefsi hevesâtına teşvik eder. O da tiyatrocu,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ayyaş</strong>: alkolik, sarhoş</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>belâğat</strong>: sözün düzgün, kusursuz, halin ve makamın icabına göre yerinde söylenmesi (bk. b-l-ğ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dalâlet-âlûd</strong>: inkâr ve sapıklıkla karışık (bk. ḍ-l-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>düstur</strong>: prensip</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fakdü’l-ahbap</strong>: dostsuzluk ve ahbapsızlık (bk. ḥ-b-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>felsefe-i Avrupa</strong>: Avrupa felsefesi (bk. bilgiler – Avrupa)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>firak</strong>: ayrılık (bk. f-r-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>firaku’l-ahbap</strong>: dostlardan ve ahbaplardan ayrılık (bk. f-r-ḳ; ḥ-b-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>gaflet-pîşe</strong>: gaflet içinde (bk. ğ-f-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>gınâ</strong>: zenginlik (bk. ğ-n-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakikat</strong>: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayat-ı ebediye</strong>: sonsuz âhiret hayatı (bk. ḥ-y-y; e-b-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hayat-ı içtimaiye-i beşeriye</strong>: insanların toplumsal hayatı (bk. ḥ-y-y; c-m-a)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hevesperverâne</strong>: nefsin istek ve arzularına düşkün bir şekilde</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hevesât</strong>: gelip geçici arzu ve istekler</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hidayet-edâ</strong>: hidayet verici (bk. h-d-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hikmet-i Kur’ân</strong>: Kur’ânın yüksek ilmi (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hikmet-i beşeriye</strong>: insanların bilgisi (bk. ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hikmet-i felsefiye</strong>: felsefî görüş, bilgi (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hissiyât-ı ulviye-i insaniye</strong>: insanın yüksek duyguları</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>iftirak</strong>: ayrılık</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>i’câz</strong>: mu’cize oluş (bk. a-c-z)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>i’câz-ı mâneviye</strong>: mânevî mu’cizelik (bk. a-c-z; a-n-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kasâid-i vataniye</strong>: vatan kasideleri, marşlar</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kat’iyetle</strong>: kesinlikle</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>medeniyet-i hazıra</strong>: günümüz medeniyeti</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mesâil-i Kur’âniye</strong>: Kur’ân’ın meseleleri (bk. m-s̱-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mezkûr</strong>: sözü geçen</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mizan</strong>: ölçü (bk. v-z-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muvakkat</strong>: geçici</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muvazene</strong>: karşılaştırma (bk. v-z-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muzlim</strong>: karanlıklı (bk. ẓ-l-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mu’cize</strong>: insanların yapmada aciz kaldıkları ve ancak Allah tarafından peygamberlere verilen olağanüstü hal ve hareket (bk. a-c-z)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müştakane</strong>: şevkle, çok isteyerek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nisbet</strong>: kıyas (bk. n-s-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nurefşan</strong>: nur saçan (bk. n-v-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>saadet-i beşeriye</strong>: insanlığın mutluluğu </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sair</strong>: diğer</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>süflî</strong>: alçak, aşağılık</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tabiatperest</strong>: tabiata tapan (bk. ṭ-b-a)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tahrip etmek</strong>: bozmak</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tesir-i üslûp</strong>: üslûbun etkisi</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teşvik etmek</strong>: şevklendirmek, isteklendirmek</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teşvikkârane</strong>: teşvik ederek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ulvî</strong>: yüce, büyük</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>velvele-i gınâ</strong>: şarkı bağırtısı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âciz</strong>: güçsüz, zayıf (bk. a-c-z)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ümitkârâne</strong>: ümitli</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 257112, member: 1"] [b]Yirmibeşinci Söz - Sayfa 551[/b] [FONT=Tahoma]hevesperverâne bakmak, derinden derine hissiyât-ı ulviye-i insaniyeyi sarsar, tahrip eder. [/FONT] [FONT=Tahoma]İşte, şu üç misal gibi binler mesâil-i Kur’âniyenin herbirisi, saadet-i beşeriyeyi dünyada temine hizmet etmekle beraber, hayat-ı ebediyesine de hizmet eder. Sair meseleleri, mezkûr meselelere kıyas edebilirsin. [/FONT] [FONT=Tahoma]Nasıl medeniyet-i hazıra Kur’ân’ın hayat-ı içtimaiye-i beşere ait olan düsturlarına karşı mağlûp olup Kur’ân’ın i’câz-ı mânevîsine karşı hakikat noktasında iflâs eder. Öyle de, medeniyetin ruhu olan felsefe-i Avrupa ve hikmet-i beşeriyeyi, hikmet-i Kur’ân’la yirmi beş adet Sözlerde mizanlarla iki hikmetin muvazenesinde, hikmet-i felsefiye âcize ve hikmet-i Kur’âniyenin mu’cize olduğu kat’iyetle ispat edilmiştir. Nasıl ki, On Birinci ve On İkinci Sözlerde hikmet-i felsefiyenin aczi ve iflâsı ve hikmet-i Kur’âniyenin i’câzı ve gınâsı ispat edilmiştir; müracaat edebilirsin. [/FONT] [FONT=Tahoma]Hem nasıl medeniyet-i hazıra, hikmet-i Kur’ân’ın ilmî ve amelî i’câzına karşı mağlûp oluyor. Öyle de, medeniyetin edebiyat ve belâğati de, Kur’ân’ın edep ve belâğatine karşı nisbeti, öksüz bir yetimin muzlim bir hüzünle ümitsiz ağlayışı, hem süflî bir vaziyette sarhoş bir ayyaşın velvele-i gınâsının (şarkı demektir) nisbeti ile, ulvî bir âşığın muvakkat bir iftiraktan müştakane, ümitkârâne bir hüzünle gınâsı (şarkısı) , hem zafer veya harbe ve ulvî fedakârlıklara sevk etmek için teşvikkârâne kasâid-i vataniyeye nisbeti gibidir. Çünkü edeb ve belâğat, tesir-i üslûp itibarıyla ya hüzün verir, ya neş’e verir. [/FONT] [FONT=Tahoma]Hüzün ise iki kısımdır: Ya fakdü’l-ahbaptan gelir, yani ahbapsızlıktan, sahipsizlikten gelen karanlıklı bir hüzündür ki, dalâlet-âlûd, tabiatperest, gaflet-pîşe olan medeniyetin edebiyatının verdiği hüzündür. İkinci hüzün firaku’l-ahbaptan gelir; yani ahbap var, firakında müştakane bir hüzün verir. İşte şu hüzün, hidayet-edâ, nurefşan Kur’ân’ın verdiği hüzündür. [/FONT] [FONT=Tahoma][I]Amma neş’e ise, o da iki kısımdır: [/I]Birisi nefsi hevesâtına teşvik eder. O da tiyatrocu, [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ayyaş[/B]: alkolik, sarhoş[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]belâğat[/B]: sözün düzgün, kusursuz, halin ve makamın icabına göre yerinde söylenmesi (bk. b-l-ğ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]dalâlet-âlûd[/B]: inkâr ve sapıklıkla karışık (bk. ḍ-l-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]düstur[/B]: prensip[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]fakdü’l-ahbap[/B]: dostsuzluk ve ahbapsızlık (bk. ḥ-b-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]felsefe-i Avrupa[/B]: Avrupa felsefesi (bk. bilgiler – Avrupa)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]firak[/B]: ayrılık (bk. f-r-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]firaku’l-ahbap[/B]: dostlardan ve ahbaplardan ayrılık (bk. f-r-ḳ; ḥ-b-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]gaflet-pîşe[/B]: gaflet içinde (bk. ğ-f-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]gınâ[/B]: zenginlik (bk. ğ-n-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hakikat[/B]: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hayat-ı ebediye[/B]: sonsuz âhiret hayatı (bk. ḥ-y-y; e-b-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hayat-ı içtimaiye-i beşeriye[/B]: insanların toplumsal hayatı (bk. ḥ-y-y; c-m-a)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hevesperverâne[/B]: nefsin istek ve arzularına düşkün bir şekilde[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hevesât[/B]: gelip geçici arzu ve istekler[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hidayet-edâ[/B]: hidayet verici (bk. h-d-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hikmet-i Kur’ân[/B]: Kur’ânın yüksek ilmi (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hikmet-i beşeriye[/B]: insanların bilgisi (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hikmet-i felsefiye[/B]: felsefî görüş, bilgi (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hissiyât-ı ulviye-i insaniye[/B]: insanın yüksek duyguları[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]iftirak[/B]: ayrılık[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]i’câz[/B]: mu’cize oluş (bk. a-c-z)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]i’câz-ı mâneviye[/B]: mânevî mu’cizelik (bk. a-c-z; a-n-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kasâid-i vataniye[/B]: vatan kasideleri, marşlar[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kat’iyetle[/B]: kesinlikle[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]medeniyet-i hazıra[/B]: günümüz medeniyeti[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mesâil-i Kur’âniye[/B]: Kur’ân’ın meseleleri (bk. m-s̱-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mezkûr[/B]: sözü geçen[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mizan[/B]: ölçü (bk. v-z-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muvakkat[/B]: geçici[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]muvazene[/B]: karşılaştırma (bk. v-z-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muzlim[/B]: karanlıklı (bk. ẓ-l-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mu’cize[/B]: insanların yapmada aciz kaldıkları ve ancak Allah tarafından peygamberlere verilen olağanüstü hal ve hareket (bk. a-c-z)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]müştakane[/B]: şevkle, çok isteyerek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nisbet[/B]: kıyas (bk. n-s-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nurefşan[/B]: nur saçan (bk. n-v-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]saadet-i beşeriye[/B]: insanlığın mutluluğu [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]sair[/B]: diğer[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]süflî[/B]: alçak, aşağılık[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tabiatperest[/B]: tabiata tapan (bk. ṭ-b-a)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tahrip etmek[/B]: bozmak[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tesir-i üslûp[/B]: üslûbun etkisi[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]teşvik etmek[/B]: şevklendirmek, isteklendirmek[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]teşvikkârane[/B]: teşvik ederek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ulvî[/B]: yüce, büyük[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]velvele-i gınâ[/B]: şarkı bağırtısı[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]âciz[/B]: güçsüz, zayıf (bk. a-c-z)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ümitkârâne[/B]: ümitli[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst