Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 257113" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmibeşinci Söz - Sayfa 552</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">sinemacı, romancı medeniyetin edebiyatının şe’nidir. İkinci neş’e, nefsi susturup ruhu, kalbi, aklı, sırrı maâliyâta, vatan-ı aslîlerine, makarr-ı ebedîlerine, ahbab-ı uhrevîlerine yetişmek için lâtif ve edebli, masumâne bir teşviktir ki, o da Cennet ve saadet-i ebediyeye ve rüyet-i cemâlullaha beşeri sevk eden ve şevke getiren Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın verdiği neş’edir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte, </span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px">قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ اْلاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰۤى اَنْ يَأْتوُا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لاَ يَأْتوُنَ بِمِثْلِهِ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيراً</span></span> <strong><u><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1</u></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">ifade ettiği azîm mânâ ve büyük hakikat, kasıru’l-fehim olanlarca ve dikkatsizlikle, mübalâğalı bir belâğat için muhal bir suret zannediliyor. Hâşâ! Mübalâğa değil, muhal bir suret değil, ayn-ı hakikat bir belâğat ve mümkün ve vaki bir surettedir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><em>O suretin bir vechi şudur ki:</em> Yani, Kur’ân’dan tereşşuh etmeyen ve Kur’ân’ın malı olmayan ins ve cinnin bütün güzel sözleri toplansa, Kur’ân’ı tanzir edemez demektir. Hem edememiş ki, gösterilmiyor.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İkinci vecih şudur ki: Cin ve insin, hattâ şeytanların netice-i efkârları ve muhassala-i mesaileri olan medeniyet ve hikmet-i felsefe ve edebiyat-ı ecnebiye, Kur’ân’ın ahkâm ve hikmet ve belâğatine karşı âciz derekesindedirler demektir. Nasıl da nümunesini gösterdik.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ÜÇÜNCÜ CİLVE:</strong> Kur’ân-ı Hakîm, her asırdaki tabakat-ı beşerin herbir tabakasına, güya doğrudan doğruya o tabakaya hususî müteveccihtir, hitap ediyor. Evet, bütün benî Âdeme bütün tabakatıyla en yüksek ve en dakik ilim olan imana ve en geniş ve nuranî fen olan marifetullaha ve en ehemmiyetli ve mütenevvi maarif olan ahkâm-ı İslâmiyeye davet eden, ders veren Kur’ân ise, her nev’e,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span>[NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'">Dipnot-1</span> <span style="font-family: 'Tahoma'"> “De ki: And olsun, eğer bu Kur’ân’ın benzerini getirmek için insanlar ve cinler bir araya toplanıp da hepsi birbirine yardımcı olsalar, yine de onun benzerini getiremezler.” İsrâ Sûresi, 17:88.</span>[/NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Kur’ân-ı Hakîm</strong>: her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan</strong>: açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân (bk. a-c-z; b-y-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ahbab-ı uhrevî</strong>: âhiretteki dostlar (bk. ḥ-b-b; e-ḫ-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ahkâm</strong>: hükümler (bk. ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ahkâm-ı İslâmiye</strong>: İslâmın hükümleri (bk. ḥ-k-m; s-l-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ayn-ı hakikat</strong>: gerçeğin ta kendisi (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>azîm</strong>: büyük, yüce (bk. a-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>belâğat</strong>: sözün düzgün, kusursuz, yerinde ve halin ve makamın icabına göre söylenmesi (bk. b-l-ğ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>benî Âdem</strong>: Âdemoğulları, insanlık</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>beşer</strong>: insan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dakik</strong>: ince, derin</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dereke</strong>: en aşağı derece </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>edebiyat-ı ecnebiye</strong>: yabancı edebiyat</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fen</strong>: ilim</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakikat</strong>: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hikmet</strong>: her şeyi yerli yerinde gösteren doğru bilgi (bk. ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hikmet-i felsefe</strong>: felsefe ilmi (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hitap etmek</strong>: konuşmak (bk. ḫ-ṭ-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâşâ</strong>: asla öyle değil</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kasıru’l-fehim</strong>: anlayışı kısa</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lâtif</strong>: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>maarif</strong>: bilgiler (bk. a-r-f)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>makarr-ı ebedî</strong>: sonsuz kalınacak yer (bk. e-b-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>marifetullah</strong>: Allah’ı tanıma ve bilme (bk. a-r-f)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>masumâne</strong>: masumca, günahsızca</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>maâliyât</strong>: yüksek ve derin fikirler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muhal</strong>: imkânsız</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muhassala-i mesai</strong>: çalışmalardan elde edilen netice </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mübalâğa</strong>: abartı</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütenevvi</strong>: çeşitli</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müteveccih</strong>: yönelik</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>netice-i efkâr</strong>: fikirlerin sonucu (bk. f-k-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nev’</strong>: tür</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nuranî</strong>: nurlu, parlak (bk. n-v-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nümune</strong>: örnek</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>rüyet-i cemâlullah</strong>: Allah’ın cemâlini görme (bk. c-m-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>saadet-i ebediye</strong>: sonsuz mutluluk (bk. e-b-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>suret</strong>: şekil, biçim (bk. ṣ-v-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tabakat-ı beşer</strong>: insan tabakaları</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tanzir etmek</strong>: benzerini yapmak (bk. n-ẓ-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tereşşuh</strong>: sızma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vaki</strong>: olmuş, meydana gelmiş</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vatan-ı aslî</strong>: gerçek vatan olan cennet</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vecih</strong>: yön, taraf</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âciz</strong>: güçsüz, zayıf (bk. a-c-z)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şe’n</strong>: özellik (bk. ş-e-n)</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 257113, member: 1"] [b]Yirmibeşinci Söz - Sayfa 552[/b] [FONT=Tahoma]sinemacı, romancı medeniyetin edebiyatının şe’nidir. İkinci neş’e, nefsi susturup ruhu, kalbi, aklı, sırrı maâliyâta, vatan-ı aslîlerine, makarr-ı ebedîlerine, ahbab-ı uhrevîlerine yetişmek için lâtif ve edebli, masumâne bir teşviktir ki, o da Cennet ve saadet-i ebediyeye ve rüyet-i cemâlullaha beşeri sevk eden ve şevke getiren Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın verdiği neş’edir. [/FONT] [FONT=Tahoma]İşte, [/FONT] [CENTER][FONT=Tahoma][FONT=Trebuchet MS][SIZE=6]قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ اْلاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰۤى اَنْ يَأْتوُا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لاَ يَأْتوُنَ بِمِثْلِهِ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيراً[/SIZE][/FONT] [B][U][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1[/U][/B][/FONT][/CENTER] [FONT=Tahoma] ifade ettiği azîm mânâ ve büyük hakikat, kasıru’l-fehim olanlarca ve dikkatsizlikle, mübalâğalı bir belâğat için muhal bir suret zannediliyor. Hâşâ! Mübalâğa değil, muhal bir suret değil, ayn-ı hakikat bir belâğat ve mümkün ve vaki bir surettedir. [/FONT] [FONT=Tahoma][I]O suretin bir vechi şudur ki:[/I] Yani, Kur’ân’dan tereşşuh etmeyen ve Kur’ân’ın malı olmayan ins ve cinnin bütün güzel sözleri toplansa, Kur’ân’ı tanzir edemez demektir. Hem edememiş ki, gösterilmiyor. [/FONT] [FONT=Tahoma]İkinci vecih şudur ki: Cin ve insin, hattâ şeytanların netice-i efkârları ve muhassala-i mesaileri olan medeniyet ve hikmet-i felsefe ve edebiyat-ı ecnebiye, Kur’ân’ın ahkâm ve hikmet ve belâğatine karşı âciz derekesindedirler demektir. Nasıl da nümunesini gösterdik. [/FONT] [FONT=Tahoma][B]ÜÇÜNCÜ CİLVE:[/B] Kur’ân-ı Hakîm, her asırdaki tabakat-ı beşerin herbir tabakasına, güya doğrudan doğruya o tabakaya hususî müteveccihtir, hitap ediyor. Evet, bütün benî Âdeme bütün tabakatıyla en yüksek ve en dakik ilim olan imana ve en geniş ve nuranî fen olan marifetullaha ve en ehemmiyetli ve mütenevvi maarif olan ahkâm-ı İslâmiyeye davet eden, ders veren Kur’ân ise, her nev’e, [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][NOT][FONT=Tahoma]Dipnot-1[/FONT] [FONT=Tahoma] “De ki: And olsun, eğer bu Kur’ân’ın benzerini getirmek için insanlar ve cinler bir araya toplanıp da hepsi birbirine yardımcı olsalar, yine de onun benzerini getiremezler.” İsrâ Sûresi, 17:88.[/FONT][/NOT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Kur’ân-ı Hakîm[/B]: her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan[/B]: açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân (bk. a-c-z; b-y-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ahbab-ı uhrevî[/B]: âhiretteki dostlar (bk. ḥ-b-b; e-ḫ-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ahkâm[/B]: hükümler (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ahkâm-ı İslâmiye[/B]: İslâmın hükümleri (bk. ḥ-k-m; s-l-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ayn-ı hakikat[/B]: gerçeğin ta kendisi (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]azîm[/B]: büyük, yüce (bk. a-ẓ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]belâğat[/B]: sözün düzgün, kusursuz, yerinde ve halin ve makamın icabına göre söylenmesi (bk. b-l-ğ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]benî Âdem[/B]: Âdemoğulları, insanlık[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]beşer[/B]: insan[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]dakik[/B]: ince, derin[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]dereke[/B]: en aşağı derece [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]edebiyat-ı ecnebiye[/B]: yabancı edebiyat[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]fen[/B]: ilim[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hakikat[/B]: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hikmet[/B]: her şeyi yerli yerinde gösteren doğru bilgi (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hikmet-i felsefe[/B]: felsefe ilmi (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hitap etmek[/B]: konuşmak (bk. ḫ-ṭ-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hâşâ[/B]: asla öyle değil[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kasıru’l-fehim[/B]: anlayışı kısa[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]lâtif[/B]: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]maarif[/B]: bilgiler (bk. a-r-f)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]makarr-ı ebedî[/B]: sonsuz kalınacak yer (bk. e-b-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]marifetullah[/B]: Allah’ı tanıma ve bilme (bk. a-r-f)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]masumâne[/B]: masumca, günahsızca[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]maâliyât[/B]: yüksek ve derin fikirler[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]muhal[/B]: imkânsız[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muhassala-i mesai[/B]: çalışmalardan elde edilen netice [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mübalâğa[/B]: abartı[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mütenevvi[/B]: çeşitli[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]müteveccih[/B]: yönelik[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]netice-i efkâr[/B]: fikirlerin sonucu (bk. f-k-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nev’[/B]: tür[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nuranî[/B]: nurlu, parlak (bk. n-v-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nümune[/B]: örnek[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]rüyet-i cemâlullah[/B]: Allah’ın cemâlini görme (bk. c-m-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]saadet-i ebediye[/B]: sonsuz mutluluk (bk. e-b-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]suret[/B]: şekil, biçim (bk. ṣ-v-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tabakat-ı beşer[/B]: insan tabakaları[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tanzir etmek[/B]: benzerini yapmak (bk. n-ẓ-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tereşşuh[/B]: sızma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]vaki[/B]: olmuş, meydana gelmiş[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]vatan-ı aslî[/B]: gerçek vatan olan cennet[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]vecih[/B]: yön, taraf[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]âciz[/B]: güçsüz, zayıf (bk. a-c-z)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şe’n[/B]: özellik (bk. ş-e-n)[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst