Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 257228" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmibeşinci Söz - Sayfa 556</strong></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Tahoma'"><em><span style="font-size: 15px"><strong>İkinci Şule</strong></span></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Tahoma'"><em></em></span></p> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Tahoma'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">İkinci Şulenin Üç Nuru var.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>BİRİNCİ NUR</strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong></strong></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın heyet-i mecmuasında râik bir selâset, fâik bir selâmet, metin bir tesanüd, muhkem bir tenasüp, cümleleri ve heyetleri mabeyninde kavî bir teâvün ve âyetler ve maksatları mabeyninde ulvî bir tecavüb olduğunu, ilm-i beyan ve fenn-i maânî ve beyanînin Zemahşerî, Sekkâkî, Abdülkahir-i Cürcânî gibi binlerle dâhi imamların şehadetiyle sabit olduğu halde, o tecavüb ve teâvün ve tesanüdü ve selâset ve selâmeti kıracak, bozacak sekiz dokuz mühim esbab bulunurken; o esbab, bozmaya değil, belki selâsetine, selâmetine, tesanüdüne kuvvet vermiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Yalnız, o esbab bir derece hükmünü icra edip başlarını perde-i nizam ve selâsetten çıkarmışlar. Fakat nasıl ki yeknesak, düz bir ağacın gövdesinden bir kısım çıkıntılar, sivricikler çıkar. Lâkin ağacın tenasübünü bozmak için çıkmıyorlar; belki o ağacın ziynetli tekemmülüne ve cemâline medar olan meyveleri vermek için çıkıyorlar. Aynen bunun gibi, şu esbab dahi, Kur’ân’ın selâset-i nazmına kıymettar mânâları ifade için sivri başlarını çıkarıyorlar. İşte, o Kur’ân-ı Mübîn, yirmi senede, hacetlerin mevkileri itibarıyla necim necim olarak, müteferrik, parça parça nüzul ettiği halde, öyle bir kemâl-i tenasübü vardır ki, güya bir defada nazil olmuş gibi bir münasebet gösteriyor.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hem o Kur’ân, yirmi senede, hem muhtelif, mütebayin esbab-ı nüzule göre geldiği halde, tesanüdün kemâlini öyle gösteriyor; güya bir sebeb-i vahidle nüzul etmiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Abdülkahir-i Cürcânî</strong>: (bk. bilgiler)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan</strong>: açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân (bk. a-c-z; b-y-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Kur’ân-ı Mübîn</strong>: hak ve hakikatı açıklayan Kur’ân (bk. b-y-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Sekkâkî</strong>: (bk. bilgiler)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Zemahşerî</strong>: (bk. bilgiler)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cemâl</strong>: güzellik (bk. c-m-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dâhi</strong>: son derece zeki; dehâ ve hikmet sahibi</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>esbab</strong>: sebepler (bk. s-b-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>esbab-ı nüzul</strong>: iniş sebepleri (bk. s-b-b; n-z-l) </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fenn-i maâni</strong>: mânâ ilmi, anlam bilim; sözün maksada, duruma ve yerine uygunluğundan bahseden ve hâlin gerekliliğine yakışması yollarını gösteren ilim (bk. a-n-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fâik</strong>: üstün</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>heyet</strong>: genel yapı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>heyet-i mecmua</strong>: bütün, genel yapı (bk. c-m-a)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâcet</strong>: ihtiyaç (bk. ḥ-v-c)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>icra etmek</strong>: yerine getirmek</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ilm-i beyan</strong>: belâğat ilminin, hakikat, teşbih, istiâre, mecaz, kinâye kısımlarından bahseden kısmı (bk. a-l-m; b-y-n) </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>itibar</strong>: özellik</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kavî</strong>: kuvvetli</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl</strong>: kusursuzluk, mükemmellik (bk. k-m-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl-i tenasüb</strong>: tam bir uygunluk (bk. k-m-l; n-s-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mabeyn</strong>: ara</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>maksat</strong>: gaye (bk. ḳ-ṣ-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>medar</strong>: vesile, kaynak</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>metin</strong>: sağlam</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mevki</strong>: yer</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muhkem</strong>: sağlam, kuvvetli (bk. ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muhtelif</strong>: çeşitli</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>münasebet</strong>: bağlantı, ilişki (bk. n-s-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütebayin</strong>: ayrı, farklı</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müteferrik</strong>: kısım kısım</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nazil olmak</strong>: inmek (bk. n-z-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>necim</strong>: kısım, parça</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nüzul etmek</strong>: inmek (bk. n-z-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>perde-i nizam</strong>: düzen perdesi (bk. n-ẓ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>râik</strong>: safi, sade </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sebeb-i vâhid</strong>: tek sebep (bk. s-b-b; v-ḥ-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>selâmet</strong>: cümlelerdeki düzgünlük ve doğruluk (bk. s-l-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>selâset</strong>: sözün akıcı olma hali; ifadedeki âhenk, açıklık, kolaylık ve akıcılık (bk. s-l-s)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>selâset-i nazm</strong>: Kur’ân’ın âyet ve cümlelerinin tertip ve düzenindeki açıklık, ahenk, akıcılık (bk. s-l-s; n-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teavün</strong>: yardımlaşma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tecavüb</strong>: birbirine cevap verme (bk. c-v-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tekemmül</strong>: mükemmelleşme (bk. k-m-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tenasüp</strong>: uygunluk (bk. n-s-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tesanüd</strong>: dayanışma (bk. s-n-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ulvî</strong>: yüce, büyük</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>yeknesak</strong>: tekdüze, monoton</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ziynetli</strong>: süslü (bk. z-y-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şehadet</strong>: şahitlik (bk. ş-h-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şule</strong>: ışık</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 257228, member: 1"] [b]Yirmibeşinci Söz - Sayfa 556[/b] [CENTER][FONT=Tahoma][I][SIZE=4][B]İkinci Şule[/B][/SIZE] [/I][/FONT][/CENTER] [FONT=Tahoma]İkinci Şulenin Üç Nuru var. [/FONT] [FONT=Tahoma][B]BİRİNCİ NUR [/B][/FONT] [FONT=Tahoma]Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın heyet-i mecmuasında râik bir selâset, fâik bir selâmet, metin bir tesanüd, muhkem bir tenasüp, cümleleri ve heyetleri mabeyninde kavî bir teâvün ve âyetler ve maksatları mabeyninde ulvî bir tecavüb olduğunu, ilm-i beyan ve fenn-i maânî ve beyanînin Zemahşerî, Sekkâkî, Abdülkahir-i Cürcânî gibi binlerle dâhi imamların şehadetiyle sabit olduğu halde, o tecavüb ve teâvün ve tesanüdü ve selâset ve selâmeti kıracak, bozacak sekiz dokuz mühim esbab bulunurken; o esbab, bozmaya değil, belki selâsetine, selâmetine, tesanüdüne kuvvet vermiştir. [/FONT] [FONT=Tahoma]Yalnız, o esbab bir derece hükmünü icra edip başlarını perde-i nizam ve selâsetten çıkarmışlar. Fakat nasıl ki yeknesak, düz bir ağacın gövdesinden bir kısım çıkıntılar, sivricikler çıkar. Lâkin ağacın tenasübünü bozmak için çıkmıyorlar; belki o ağacın ziynetli tekemmülüne ve cemâline medar olan meyveleri vermek için çıkıyorlar. Aynen bunun gibi, şu esbab dahi, Kur’ân’ın selâset-i nazmına kıymettar mânâları ifade için sivri başlarını çıkarıyorlar. İşte, o Kur’ân-ı Mübîn, yirmi senede, hacetlerin mevkileri itibarıyla necim necim olarak, müteferrik, parça parça nüzul ettiği halde, öyle bir kemâl-i tenasübü vardır ki, güya bir defada nazil olmuş gibi bir münasebet gösteriyor. [/FONT] [FONT=Tahoma]Hem o Kur’ân, yirmi senede, hem muhtelif, mütebayin esbab-ı nüzule göre geldiği halde, tesanüdün kemâlini öyle gösteriyor; güya bir sebeb-i vahidle nüzul etmiştir. [/FONT] [FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Abdülkahir-i Cürcânî[/B]: (bk. bilgiler)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan[/B]: açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân (bk. a-c-z; b-y-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Kur’ân-ı Mübîn[/B]: hak ve hakikatı açıklayan Kur’ân (bk. b-y-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Sekkâkî[/B]: (bk. bilgiler)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Zemahşerî[/B]: (bk. bilgiler)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cemâl[/B]: güzellik (bk. c-m-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]dâhi[/B]: son derece zeki; dehâ ve hikmet sahibi[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]esbab[/B]: sebepler (bk. s-b-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]esbab-ı nüzul[/B]: iniş sebepleri (bk. s-b-b; n-z-l) [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]fenn-i maâni[/B]: mânâ ilmi, anlam bilim; sözün maksada, duruma ve yerine uygunluğundan bahseden ve hâlin gerekliliğine yakışması yollarını gösteren ilim (bk. a-n-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]fâik[/B]: üstün[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]heyet[/B]: genel yapı[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]heyet-i mecmua[/B]: bütün, genel yapı (bk. c-m-a)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hâcet[/B]: ihtiyaç (bk. ḥ-v-c)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]icra etmek[/B]: yerine getirmek[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ilm-i beyan[/B]: belâğat ilminin, hakikat, teşbih, istiâre, mecaz, kinâye kısımlarından bahseden kısmı (bk. a-l-m; b-y-n) [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]itibar[/B]: özellik[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kavî[/B]: kuvvetli[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl[/B]: kusursuzluk, mükemmellik (bk. k-m-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl-i tenasüb[/B]: tam bir uygunluk (bk. k-m-l; n-s-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mabeyn[/B]: ara[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]maksat[/B]: gaye (bk. ḳ-ṣ-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]medar[/B]: vesile, kaynak[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]metin[/B]: sağlam[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mevki[/B]: yer[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muhkem[/B]: sağlam, kuvvetli (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]muhtelif[/B]: çeşitli[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]münasebet[/B]: bağlantı, ilişki (bk. n-s-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mütebayin[/B]: ayrı, farklı[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]müteferrik[/B]: kısım kısım[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nazil olmak[/B]: inmek (bk. n-z-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]necim[/B]: kısım, parça[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nüzul etmek[/B]: inmek (bk. n-z-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]perde-i nizam[/B]: düzen perdesi (bk. n-ẓ-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]râik[/B]: safi, sade [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]sebeb-i vâhid[/B]: tek sebep (bk. s-b-b; v-ḥ-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]selâmet[/B]: cümlelerdeki düzgünlük ve doğruluk (bk. s-l-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]selâset[/B]: sözün akıcı olma hali; ifadedeki âhenk, açıklık, kolaylık ve akıcılık (bk. s-l-s)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]selâset-i nazm[/B]: Kur’ân’ın âyet ve cümlelerinin tertip ve düzenindeki açıklık, ahenk, akıcılık (bk. s-l-s; n-ẓ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]teavün[/B]: yardımlaşma[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tecavüb[/B]: birbirine cevap verme (bk. c-v-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tekemmül[/B]: mükemmelleşme (bk. k-m-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tenasüp[/B]: uygunluk (bk. n-s-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tesanüd[/B]: dayanışma (bk. s-n-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ulvî[/B]: yüce, büyük[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]yeknesak[/B]: tekdüze, monoton[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ziynetli[/B]: süslü (bk. z-y-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şehadet[/B]: şahitlik (bk. ş-h-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]şule[/B]: ışık[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst