Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 257229" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmibeşinci Söz - Sayfa 557</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">Hem o Kur’ân, mütefavit ve mükerrer suallerin cevabı olarak geldiği halde, nihayet imtizac ve ittihadı gösteriyor. Güya bir sual-i vâhidin cevabıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hem Kur’ân, mütegayir, müteaddit hâdisâtın ahkâmını beyan için geldiği halde, öyle bir kemâl-i intizamı gösteriyor ki, güya bir hadise-i vâhidin beyanıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hem Kur’ân, mütehalif, mütenevvi halette, hadsiz muhatapların fehimlerine münasip üslûplarda tenezzülât-ı kelâmiye ile nazil olduğu halde, öyle bir hüsn-ü temasül ve güzel bir selâset gösteriyor ki, güya hâlet birdir, bir derece-i fehimdir, su gibi akar bir selâset gösteriyor.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hem o Kur’ân, mütebâid, müteaddit muhatabîn esnafına müteveccihen mütekellim olduğu halde, öyle bir suhulet-i beyanı, bir cezâlet-i nizamı, bir vuzuh-u ifhâmı var ki, güya muhatabı bir sınıftır. Hattâ her bir sınıf zanneder ki, bil’asale muhatap yalnız kendisidir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hem Kur’ân, mütefavit, mütederriç irşadî bazı gayelere isal ve hidayet etmek için nazil olduğu halde, öyle bir kemâl-i istikamet, öyle bir dikkat-i muvazenet, öyle bir hüsn-ü intizam vardır ki, güya maksat birdir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte, bu esbablar, müşevveşiyetin esbabı iken, Kur’ân’ın i’câz-ı beyanında, selâset ve tenasübünde istihdam edilmişlerdir. Evet, kalbi sakamsız, aklı müstakim, vicdanı marazsız, zevki selim her adam Kur’ân’ın beyanında güzel bir selâset, rânâ bir tenasüp, hoş bir âhenk, yektâ bir fesahat görür.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Hem basîresinde selim bir gözü olan görür ki, Kur’ân’da öyle bir göz vardır ki, o göz bütün kâinatı zâhir ve bâtınıyla vâzıh, göz önünde bir sahife gibi görür, istediği gibi çevirir, istediği bir tarzda o sahifenin mânâlarını söyler.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Şu Birinci Nurun hakikatini misallerle tavzih etsek, birkaç mücelled lâzım. Öyle ise, sair risale-i Arabiyemde ve <em>İşârâtü’l-İ’câz’</em>da ve şu yirmi beş adet</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ahkâm</strong>: hükümler (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>basîre</strong>: görme kuvveti, görüş (bk. b-ṣ-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>beyan</strong>: açıklama (bk. b-y-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bil’asale</strong>: bizzat, aslında</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bâtın</strong>: görünmeyen, gizli</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cezâlet-i nizam</strong>: tertip ve düzenin güçlülüğü, uygunluğu (bk. c-z-l; n-ẓ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>derece-i fehim</strong>: anlayış derecesi</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dikkat-i muvazenet</strong>: dikkatli bir denge (bk. v-z-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>esbab</strong>: sebepler (bk. s-b-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>esnaf</strong>: sınıflar</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fehim</strong>: anlayış</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fesâhat</strong>: dilin doğru, düzgün, açık ve akıcı şekilde kullanılması (bk. f-ṣ-ḥ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hadise-i vâhid</strong>: tek bir olay (bk. v-ḥ-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hadsiz</strong>: sayısız</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakikat</strong>: gerçek (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hidayet etmek</strong>: doğru yola erdirmek (bk. h-d-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâdisât</strong>: olaylar</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâlet</strong>: hal, vaziyet</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hüsn-ü intizam</strong>: güzel bir düzenlilik (bk. ḥ-s-n; n-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hüsn-ü temasül</strong>: güzel benzeyiş (bk. ḥ-s-n<img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite2" alt=";)" title="Wink ;)" loading="lazy" data-shortname=";)" /></span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>imtizac</strong>: kaynaşma, uyuşma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>irşadî</strong>: irşadla, doğru yolu göstermeyle ilgili (bk. r-ş-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>isal etmek</strong>: ulaştırmak</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>istihdam edilmek</strong>: çalıştırılmak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ittihad</strong>: birlik</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>i’câz-ı beyan</strong>: açıklamanın mu’cizeliği (bk. a-c-z; b-y-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl-i intizam</strong>: tam bir düzenlilik (bk. k-m-l; n-ẓ-m) </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl-i istikamet</strong>: tam ve mükemmel doğruluk (bk. k-m-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kâinat</strong>: evren, yaratılan herşey (bk. k-v-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>maksat</strong>: gaye (bk. ḳ-ṣ-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>maraz</strong>: hastalık</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muhatabîn</strong>: muhataplar (bk. ḫ-ṭ-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mücelled</strong>: ciltli kitap</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mükerrer</strong>: tekrarla, defalarca</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>münasip</strong>: uygun (bk. n-s-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müstakim</strong>: dosdoğru </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müteaddit</strong>: çeşitli</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütebâid</strong>: birbirinden uzak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütederriç</strong>: derece derece </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütefavit</strong>: farklı, çeşitli</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütegayir</strong>: değişik, birbirine zıt</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütehalif</strong>: birbirine uymayan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütekellim</strong>: konuşan (bk. k-l-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütenevvi</strong>: çeşitli</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müteveccihen</strong>: yönelmiş olarak</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müşevveşiyet</strong>: karışıklıklar</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nazil olmak</strong>: inmek (bk. n-z-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>risale-i Arabiye</strong>: Arapça risale (bk. r-s-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>rânâ</strong>: güzel, hoş</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sair</strong>: diğer</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sakam</strong>: hastalık</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>selim</strong>: sağlam, doğru (bk. s-l-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>selâset</strong>: sözün akıcı olma hali; ifadedeki âhenk, açıklık, kolaylık ve akıcılık (bk. s-l-s)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sual-i vâhid</strong>: tek soru (bk. v-ḥ-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>suhulet-i beyan</strong>: açıklama kolaylığı (bk. b-y-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tavzih etmek</strong>: açıklamak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tenasüb</strong>: uygunluk (bk. n-s-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tenezzülât-ı kelâm</strong>: sözün muhatapların seviyelerine uygun olarak ayarlanması (bk. n-z-l; k-l-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vuzuh-u ifhâm</strong>: anlatım açıklığı</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vâzıh</strong>: açık, âşikâr</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>yektâ</strong>: eşsiz</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zâhir</strong>: görünen (bk. ẓ-h-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âhenk</strong>: uygunluk</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 257229, member: 1"] [b]Yirmibeşinci Söz - Sayfa 557[/b] [FONT=Tahoma]Hem o Kur’ân, mütefavit ve mükerrer suallerin cevabı olarak geldiği halde, nihayet imtizac ve ittihadı gösteriyor. Güya bir sual-i vâhidin cevabıdır. [/FONT] [FONT=Tahoma]Hem Kur’ân, mütegayir, müteaddit hâdisâtın ahkâmını beyan için geldiği halde, öyle bir kemâl-i intizamı gösteriyor ki, güya bir hadise-i vâhidin beyanıdır. [/FONT] [FONT=Tahoma]Hem Kur’ân, mütehalif, mütenevvi halette, hadsiz muhatapların fehimlerine münasip üslûplarda tenezzülât-ı kelâmiye ile nazil olduğu halde, öyle bir hüsn-ü temasül ve güzel bir selâset gösteriyor ki, güya hâlet birdir, bir derece-i fehimdir, su gibi akar bir selâset gösteriyor. [/FONT] [FONT=Tahoma]Hem o Kur’ân, mütebâid, müteaddit muhatabîn esnafına müteveccihen mütekellim olduğu halde, öyle bir suhulet-i beyanı, bir cezâlet-i nizamı, bir vuzuh-u ifhâmı var ki, güya muhatabı bir sınıftır. Hattâ her bir sınıf zanneder ki, bil’asale muhatap yalnız kendisidir. [/FONT] [FONT=Tahoma]Hem Kur’ân, mütefavit, mütederriç irşadî bazı gayelere isal ve hidayet etmek için nazil olduğu halde, öyle bir kemâl-i istikamet, öyle bir dikkat-i muvazenet, öyle bir hüsn-ü intizam vardır ki, güya maksat birdir. [/FONT] [FONT=Tahoma]İşte, bu esbablar, müşevveşiyetin esbabı iken, Kur’ân’ın i’câz-ı beyanında, selâset ve tenasübünde istihdam edilmişlerdir. Evet, kalbi sakamsız, aklı müstakim, vicdanı marazsız, zevki selim her adam Kur’ân’ın beyanında güzel bir selâset, rânâ bir tenasüp, hoş bir âhenk, yektâ bir fesahat görür. [/FONT] [FONT=Tahoma]Hem basîresinde selim bir gözü olan görür ki, Kur’ân’da öyle bir göz vardır ki, o göz bütün kâinatı zâhir ve bâtınıyla vâzıh, göz önünde bir sahife gibi görür, istediği gibi çevirir, istediği bir tarzda o sahifenin mânâlarını söyler. [/FONT] [FONT=Tahoma]Şu Birinci Nurun hakikatini misallerle tavzih etsek, birkaç mücelled lâzım. Öyle ise, sair risale-i Arabiyemde ve [I]İşârâtü’l-İ’câz’[/I]da ve şu yirmi beş adet [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ahkâm[/B]: hükümler (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]basîre[/B]: görme kuvveti, görüş (bk. b-ṣ-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]beyan[/B]: açıklama (bk. b-y-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]bil’asale[/B]: bizzat, aslında[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]bâtın[/B]: görünmeyen, gizli[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cezâlet-i nizam[/B]: tertip ve düzenin güçlülüğü, uygunluğu (bk. c-z-l; n-ẓ-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]derece-i fehim[/B]: anlayış derecesi[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]dikkat-i muvazenet[/B]: dikkatli bir denge (bk. v-z-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]esbab[/B]: sebepler (bk. s-b-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]esnaf[/B]: sınıflar[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]fehim[/B]: anlayış[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]fesâhat[/B]: dilin doğru, düzgün, açık ve akıcı şekilde kullanılması (bk. f-ṣ-ḥ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hadise-i vâhid[/B]: tek bir olay (bk. v-ḥ-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hadsiz[/B]: sayısız[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hakikat[/B]: gerçek (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hidayet etmek[/B]: doğru yola erdirmek (bk. h-d-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hâdisât[/B]: olaylar[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hâlet[/B]: hal, vaziyet[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hüsn-ü intizam[/B]: güzel bir düzenlilik (bk. ḥ-s-n; n-ẓ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hüsn-ü temasül[/B]: güzel benzeyiş (bk. ḥ-s-n;)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]imtizac[/B]: kaynaşma, uyuşma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]irşadî[/B]: irşadla, doğru yolu göstermeyle ilgili (bk. r-ş-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]isal etmek[/B]: ulaştırmak[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]istihdam edilmek[/B]: çalıştırılmak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ittihad[/B]: birlik[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]i’câz-ı beyan[/B]: açıklamanın mu’cizeliği (bk. a-c-z; b-y-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl-i intizam[/B]: tam bir düzenlilik (bk. k-m-l; n-ẓ-m) [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl-i istikamet[/B]: tam ve mükemmel doğruluk (bk. k-m-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kâinat[/B]: evren, yaratılan herşey (bk. k-v-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]maksat[/B]: gaye (bk. ḳ-ṣ-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]maraz[/B]: hastalık[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muhatabîn[/B]: muhataplar (bk. ḫ-ṭ-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mücelled[/B]: ciltli kitap[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mükerrer[/B]: tekrarla, defalarca[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]münasip[/B]: uygun (bk. n-s-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]müstakim[/B]: dosdoğru [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]müteaddit[/B]: çeşitli[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mütebâid[/B]: birbirinden uzak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mütederriç[/B]: derece derece [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mütefavit[/B]: farklı, çeşitli[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mütegayir[/B]: değişik, birbirine zıt[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mütehalif[/B]: birbirine uymayan[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mütekellim[/B]: konuşan (bk. k-l-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mütenevvi[/B]: çeşitli[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]müteveccihen[/B]: yönelmiş olarak[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]müşevveşiyet[/B]: karışıklıklar[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nazil olmak[/B]: inmek (bk. n-z-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]risale-i Arabiye[/B]: Arapça risale (bk. r-s-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]rânâ[/B]: güzel, hoş[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]sair[/B]: diğer[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sakam[/B]: hastalık[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]selim[/B]: sağlam, doğru (bk. s-l-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]selâset[/B]: sözün akıcı olma hali; ifadedeki âhenk, açıklık, kolaylık ve akıcılık (bk. s-l-s)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]sual-i vâhid[/B]: tek soru (bk. v-ḥ-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]suhulet-i beyan[/B]: açıklama kolaylığı (bk. b-y-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tavzih etmek[/B]: açıklamak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tenasüb[/B]: uygunluk (bk. n-s-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tenezzülât-ı kelâm[/B]: sözün muhatapların seviyelerine uygun olarak ayarlanması (bk. n-z-l; k-l-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]vuzuh-u ifhâm[/B]: anlatım açıklığı[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]vâzıh[/B]: açık, âşikâr[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]yektâ[/B]: eşsiz[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zâhir[/B]: görünen (bk. ẓ-h-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]âhenk[/B]: uygunluk[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst