Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 257232" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmibeşinci Söz - Sayfa 560</strong></p><p></p><p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'Traditional Arabic'"><span style="font-size: 22px">فَقُلَ اَفَلاَ تَتَّقُونَ فَذٰلِكُمُ اللهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّ</span> </span><span style="font-family: 'Arial'"><strong><u><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1</u></strong></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><em><strong>İşte, başta der:</strong></em> Semâ ve zemini, rızkınıza iki hazine gibi müheyyâ edip oradan yağmuru, buradan hububatı çıkaran kimdir? Allah’tan başka, koca semâ ve zemini iki mutî hazinedar hükmüne kimse getirebilir mi? Öyle ise şükür Ona münhasırdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><em><strong>İkinci fıkrada der ki: </strong>Sizin</em> âzâlarınız içinde en kıymettar göz ve kulaklarınızın mâliki kimdir? Hangi destgâh ve dükkândan aldınız? Bu lâtif, kıymettar göz ve kulağı verecek ancak Rabbinizdir. Sizi icad edip terbiye eden Odur ki; bunları size vermiştir. Öyle ise yalnız Rab Odur. Mâbud da O olabilir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><em></em></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><em><strong>Üçüncü fıkrada der:</strong></em> Ölmüş yeri ihyâ edip yüz binler ölmüş taifeleri ihyâ eden kimdir? Haktan başka ve bütün kâinatın Hâlıkından başka şu işi kim yapabilir? Elbette O yapar, O ihyâ eder. Madem Haktır; hukuku zayi etmeyecektir. Sizi bir mahkeme-i kübrâya gönderecektir. Yeri ihyâ ettiği gibi, sizi de ihyâ edecektir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><strong><em>Dördüncü fıkrada der:</em></strong> Bu azîm kâinatı bir saray gibi, bir şehir gibi, kemâl-i intizamla idare edip tedbirini gören, Allah’tan başka kim olabilir? Madem Allah’tan başka olamaz. Koca kâinatı bütün ecrâmıyla gayet kolay idare eden kudret o derece kusursuz, nihayetsizdir ki, hiçbir şerik ve iştirake ve muavenet ve yardıma ihtiyacı olamaz. Koca kâinatı idare eden, küçük mahlûkatı başka ellere bırakmaz. Demek, ister istemez “Allah” diyeceksiniz.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte, birinci ve dördüncü fıkra <em>Allah</em>der, ikinci fıkra <em>Rab</em> der, üçüncü fıkra <em>el-Hak</em> der. <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px">فَذٰلِكُمُ اللهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّ</span></span> ne kadar mu’cizâne düştüğünü anla. İşte, Cenâb-ı Hakkın azîm tasarrufâtını, kudretinin mühim mensucatını zikreder. Sonra da, o azîm âsârın, mensucatın destgâhı, <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px">فَذٰلِكُمُ اللهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّ</span></span> yani <em>Hak</em><em>, Rab</em><em>, Allah</em>isimlerini zikretmekle, o tasarrufât-ı azîmenin menbaını gösterir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span>[NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'">Dipnot-1</span> <span style="font-family: 'Tahoma'"> “De ki: Kimdir gökten ve yerden sizi rızıklandıran? Kimdir kulak ve gözler yaratıp size veren? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran? Kimdir kâinatı yerli yerince tedbir ve idare eden? Onlar diyecekler ki, ‘Allah’tır.’ Öyle ise, ‘Hâlâ Ona ortak koşmaktan korkmaz mısınız?’ de. İşte, Hak olan Rabbiniz Allah Odur.” Yûnus Sûresi, 10:31-32.</span>[/NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Cenâb-ı Hak</strong>: Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Hak</strong>: varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Hâlık</strong>: herşeyin yaratıcısı Allah (bk. ḫ-l-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Mâbud</strong>: kendisine ibadet edilen Allah (bk. a-b-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Rab</strong>: herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah (bk. r-b-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>azîm</strong>: büyük (bk. a-ẓ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>destgâh</strong>: işyeri</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ecrâm</strong>: büyük varlıklar, gök cisimleri</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fıkra</strong>: kısım, bölüm</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hububât</strong>: tohumlar, taneli bitkiler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ihyâ etmek</strong>: diriltmek, hayat vermek (bk. ḥ-y-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>iştirak</strong>: ortaklık</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl-i intizam</strong>: tam bir düzenlilik (bk. k-m-l; n-ẓ-m) </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kudret</strong>: güç, iktidar (bk. ḳ-d-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kâinat</strong>: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kıymettar</strong>: kıymetli, değerli</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lâtif</strong>: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mahkeme-i kübrâ</strong>: âhirette Allah’ın huzurunda kurulacak olan büyük mahkeme (bk. ḥ-k-m; k-b-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mahlûkat</strong>: yaratıklar (bk. ḫ-l-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>menba</strong>: kaynak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mensucat</strong>: dokumalar</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muavenet</strong>: yardımlaşma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mutî</strong>: itaat eden, emre uyan</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mu’cizâne</strong>: mu’cize şeklinde (bk. a-c-z)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mâlik</strong>: sahip (bk. m-l-k)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müheyyâ etmek</strong>: hazırlamak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mühim</strong>: önemli </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>münhasır</strong>: ait, sınırlı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>semâ</strong>: gök (bk. s-m-v)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>taife</strong>: topluluk, grup</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tasarrufat</strong>: tasarruflar, herşeyi dilediği gibi kullanma ve yönetme (bk. ṣ-r-f)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tasarrufât-ı azîme</strong>: büyük tasarruflar (bk. ṣ-r-f; a-ẓ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tedbir</strong>: çekip çevirme, ihtiyacını karşılama (bk. d-b-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zemin</strong>: yeryüzü</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zikretmek</strong>: anmak</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âsâr</strong>: eserler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âzâ</strong>: âzalar, organlar</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şerik</strong>: ortak</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 257232, member: 1"] [b]Yirmibeşinci Söz - Sayfa 560[/b] [CENTER][FONT=Trebuchet MS][FONT=Traditional Arabic][SIZE=6]فَقُلَ اَفَلاَ تَتَّقُونَ فَذٰلِكُمُ اللهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّ[/SIZE] [/FONT][FONT=Arial][B][U][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1[/U][/B][/FONT][/FONT][/CENTER] [FONT=Tahoma][I] [B]İşte, başta der:[/B][/I] Semâ ve zemini, rızkınıza iki hazine gibi müheyyâ edip oradan yağmuru, buradan hububatı çıkaran kimdir? Allah’tan başka, koca semâ ve zemini iki mutî hazinedar hükmüne kimse getirebilir mi? Öyle ise şükür Ona münhasırdır. [/FONT] [FONT=Tahoma][I][B]İkinci fıkrada der ki: [/B]Sizin[/I] âzâlarınız içinde en kıymettar göz ve kulaklarınızın mâliki kimdir? Hangi destgâh ve dükkândan aldınız? Bu lâtif, kıymettar göz ve kulağı verecek ancak Rabbinizdir. Sizi icad edip terbiye eden Odur ki; bunları size vermiştir. Öyle ise yalnız Rab Odur. Mâbud da O olabilir. [/FONT] [FONT=Tahoma][I] [B]Üçüncü fıkrada der:[/B][/I] Ölmüş yeri ihyâ edip yüz binler ölmüş taifeleri ihyâ eden kimdir? Haktan başka ve bütün kâinatın Hâlıkından başka şu işi kim yapabilir? Elbette O yapar, O ihyâ eder. Madem Haktır; hukuku zayi etmeyecektir. Sizi bir mahkeme-i kübrâya gönderecektir. Yeri ihyâ ettiği gibi, sizi de ihyâ edecektir. [/FONT] [FONT=Tahoma][B][I]Dördüncü fıkrada der:[/I][/B] Bu azîm kâinatı bir saray gibi, bir şehir gibi, kemâl-i intizamla idare edip tedbirini gören, Allah’tan başka kim olabilir? Madem Allah’tan başka olamaz. Koca kâinatı bütün ecrâmıyla gayet kolay idare eden kudret o derece kusursuz, nihayetsizdir ki, hiçbir şerik ve iştirake ve muavenet ve yardıma ihtiyacı olamaz. Koca kâinatı idare eden, küçük mahlûkatı başka ellere bırakmaz. Demek, ister istemez “Allah” diyeceksiniz. [/FONT] [FONT=Tahoma]İşte, birinci ve dördüncü fıkra [I]Allah[/I]der, ikinci fıkra [I]Rab[/I] der, üçüncü fıkra [I]el-Hak[/I] der. [FONT=Trebuchet MS][SIZE=6]فَذٰلِكُمُ اللهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّ[/SIZE][/FONT] ne kadar mu’cizâne düştüğünü anla. İşte, Cenâb-ı Hakkın azîm tasarrufâtını, kudretinin mühim mensucatını zikreder. Sonra da, o azîm âsârın, mensucatın destgâhı, [FONT=Trebuchet MS][SIZE=6]فَذٰلِكُمُ اللهُ رَبُّكُمُ الْحَقُّ[/SIZE][/FONT] yani [I]Hak[/I][I], Rab[/I][I], Allah[/I]isimlerini zikretmekle, o tasarrufât-ı azîmenin menbaını gösterir. [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][NOT][FONT=Tahoma]Dipnot-1[/FONT] [FONT=Tahoma] “De ki: Kimdir gökten ve yerden sizi rızıklandıran? Kimdir kulak ve gözler yaratıp size veren? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran? Kimdir kâinatı yerli yerince tedbir ve idare eden? Onlar diyecekler ki, ‘Allah’tır.’ Öyle ise, ‘Hâlâ Ona ortak koşmaktan korkmaz mısınız?’ de. İşte, Hak olan Rabbiniz Allah Odur.” Yûnus Sûresi, 10:31-32.[/FONT][/NOT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Cenâb-ı Hak[/B]: Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Hak[/B]: varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Hâlık[/B]: herşeyin yaratıcısı Allah (bk. ḫ-l-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Mâbud[/B]: kendisine ibadet edilen Allah (bk. a-b-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Rab[/B]: herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah (bk. r-b-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]azîm[/B]: büyük (bk. a-ẓ-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]destgâh[/B]: işyeri[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ecrâm[/B]: büyük varlıklar, gök cisimleri[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]fıkra[/B]: kısım, bölüm[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hububât[/B]: tohumlar, taneli bitkiler[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ihyâ etmek[/B]: diriltmek, hayat vermek (bk. ḥ-y-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]iştirak[/B]: ortaklık[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl-i intizam[/B]: tam bir düzenlilik (bk. k-m-l; n-ẓ-m) [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kudret[/B]: güç, iktidar (bk. ḳ-d-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kâinat[/B]: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kıymettar[/B]: kıymetli, değerli[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]lâtif[/B]: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mahkeme-i kübrâ[/B]: âhirette Allah’ın huzurunda kurulacak olan büyük mahkeme (bk. ḥ-k-m; k-b-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mahlûkat[/B]: yaratıklar (bk. ḫ-l-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]menba[/B]: kaynak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mensucat[/B]: dokumalar[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muavenet[/B]: yardımlaşma[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mutî[/B]: itaat eden, emre uyan[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mu’cizâne[/B]: mu’cize şeklinde (bk. a-c-z)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mâlik[/B]: sahip (bk. m-l-k)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]müheyyâ etmek[/B]: hazırlamak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mühim[/B]: önemli [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]münhasır[/B]: ait, sınırlı[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]semâ[/B]: gök (bk. s-m-v)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]taife[/B]: topluluk, grup[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tasarrufat[/B]: tasarruflar, herşeyi dilediği gibi kullanma ve yönetme (bk. ṣ-r-f)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tasarrufât-ı azîme[/B]: büyük tasarruflar (bk. ṣ-r-f; a-ẓ-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tedbir[/B]: çekip çevirme, ihtiyacını karşılama (bk. d-b-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zemin[/B]: yeryüzü[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]zikretmek[/B]: anmak[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]âsâr[/B]: eserler[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]âzâ[/B]: âzalar, organlar[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şerik[/B]: ortak[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Beşinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst