Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Birinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 250185" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmi Birinci Söz - Sayfa 371</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">daha evlâsını ararken harama düşer. Bazan bir sünnetin araması, bir vâcibi terk ettiriyor. “Acaba amelim sahih oldu mu?” der, iade eder. Bu hal devam eder, gayet ye’se düşer. Şeytan şu halinden istifade eder, onu yaralar. Şu yaranın iki merhemi var.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>BİRİNCİ MERHEM:</strong> Bu gibi vesvese, ehl-i i’tizâle lâyıktır. Çünkü onlar derler: “Medar-ı teklif olan ef’al ve eşya, kendi zâtında, âhiret itibarıyla ya hüsnü var, sonra o hüsne binaen emredilmiş; veya kubhu var, sonra ona binaen nehyedilmiş. Demek eşyada, âhiret ve hakikat nokta-i nazarında olan hüsün ve kubh zâtîdir; emir ve nehy-i İlâhî ona tâbidir.” Bu mezhebe göre, insan her işlediği amelde şöyle bir vesvese gelir: “Acaba amelim nefsülemirdeki güzel surette yapılmış mıdır?”</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Amma mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat derler ki: “Cenâb-ı Hak bir şeye emreder, sonra hasen olur. Nehyeder, sonra kabih olur.” Demek emirle güzellik, nehiyle çirkinlik tahakkuk eder. Hüsün ve kubh, mükellefin ıttılaına bakar ve ona göre takarrur eder. Şu hüsün ve kubh ise, surî ve dünyaya bakan yüzünde değil, belki âhirete bakan yüzdedir. Meselâ sen namaz kıldın veya abdest aldın. Halbuki namazını ve abdestini fesada verecek bir sebep, nefsülemirde varmış; lâkin sen ona hiç muttali olmadın. Senin namazın ve abdestin hem sahihtir, hem hasendir. Mûtezile der: “Hakikatte kabih ve fâsittir. Lâkin senden kabul edilir. Çünkü cehlin var, bilmedin; ve özrün var.” Öyle ise, Ehl-i Sünnet mezhebine göre zahir-i şeriate muvafık olarak işlediğin ameline “Acaba sahih olmuş mu?” deyip vesvese etme. Fakat “Kabul olmuş mu?” de, gururlanma, ucbe girme.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>İKİNCİ MERHEM:</strong> Dinde harec yoktur. <strong><u><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1</u></strong> <span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px">لاَحَرَجَ فِى الدِّينِ</span></span> Madem dört mezhep haktır. Madem istiğfara müncer olan derk-i kusur ise, gurura müncer olan hüsn-ü amelin rüyetine—böyle vesveseli adama—müreccahtır. Yani, böyle</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span>[NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'">Dipnot-1</span> <span style="font-family: 'Tahoma'"> “Dinde zorluk yoktur.” (Şer’î bir hükümdür.)</span>[/NOT]<span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Ehl-i Sünnet ve Cemaat</strong>: Hz. Muhammed’in sünnetine uyan, onun yolundan giden büyük Müslüman topluluk (bk. s-n-n; c-m-a)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Mûtezile</strong>: kendi akıllarını temel unsur kabul edip, Kur’ân ve sünneti ona uydurmaya çalışan Ehl-i Sünnet dışı bâtıl bir mezhep</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>binâen</strong>: –dayanarak, dolayı</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cehl</strong>: cahillik, bilgisizlik</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>derk-i kusur</strong>: kusurunu anlama</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ef’al</strong>: fiiller, işler (bk. f-a-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ehl-i i’tizâl</strong>: Mûtezile mezhebinin mensupları</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>evlâ</strong>: daha iyi</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>eşya</strong>: şeyler, varlıklar</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fesada vermek</strong>: bozmak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fâsit</strong>: bozuk </span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hak</strong>: doğru, gerçek (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakikat</strong>: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>harec</strong>: zorluk</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hasen</strong>: güzel (bk. ḥ-s-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hüsn-ü amel</strong>: güzel amel (bk. ḥ-s-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hüsün</strong>: güzellik (bk. ḥ-s-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>istifade</strong>: faydalanma, yararlanma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>istiğfar</strong>: Allah’tan bağışlanma dileme (bk. ğ-f-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kabih</strong>: çirkin</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kubh</strong>: çirkinlik</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lâkin</strong>: fakat</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>medar-ı teklif</strong>: görev ve sorumluluk sebebi</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mezheb-i hak</strong>: doğru mezhep (bk. ẕ-h-b; ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mezhep</strong>: dinde tutulan yol (bk. ẕ-h-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muttali olma</strong>: bilme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muvafık</strong>: uygun</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mükellef</strong>: yükümlü</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müncer olan</strong>: sonuçlanan</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müreccah</strong>: tercih edilen</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nefsülemir</strong>: işin kendisi, aslı (bk. n-f-s)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nehy-i İlâhî</strong>: Allah’ın yasaklaması (bk. e-l-h)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nehyetmek</strong>: yasaklamak</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nokta-i nazar</strong>: görüş, bakış açısı (bk. n-ẓ-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>rüyet</strong>: görme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sahih</strong>: doğru, kusursuz</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>suret</strong>: şekil, biçim (bk. ṣ-v-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>surî</strong>: görünüşteki</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sünnet</strong>: Resulullahın söz ve hareketlerine dayanan yüce prensipler (bk. s-n-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tahakkuk</strong>: gerçekleşme (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>takarrur</strong>: karar bulma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tâbi</strong>: uyan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ucb</strong>: kendini beğenme, gurur</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vesvese</strong>: şüphe, kuruntu</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vâcib</strong>: yerine getirilmesi zorunlu olup, yapılmadığı takdirde günahı olan İlâhî emir (bk. v-c-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ye’s</strong>: ümitsizlik</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zahir-i şeriat</strong>: şeriatın görünürdeki yönü (bk. ẓ-h-r; ş-r-a)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zâtî</strong>: kendinden olma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âhiret</strong>: öteki dünya (bk. e-ḫ-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ıttıla</strong>: bilgi sahibi olma</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 250185, member: 1"] [b]Yirmi Birinci Söz - Sayfa 371[/b] [FONT=Tahoma]daha evlâsını ararken harama düşer. Bazan bir sünnetin araması, bir vâcibi terk ettiriyor. “Acaba amelim sahih oldu mu?” der, iade eder. Bu hal devam eder, gayet ye’se düşer. Şeytan şu halinden istifade eder, onu yaralar. Şu yaranın iki merhemi var. [/FONT] [FONT=Tahoma][B]BİRİNCİ MERHEM:[/B] Bu gibi vesvese, ehl-i i’tizâle lâyıktır. Çünkü onlar derler: “Medar-ı teklif olan ef’al ve eşya, kendi zâtında, âhiret itibarıyla ya hüsnü var, sonra o hüsne binaen emredilmiş; veya kubhu var, sonra ona binaen nehyedilmiş. Demek eşyada, âhiret ve hakikat nokta-i nazarında olan hüsün ve kubh zâtîdir; emir ve nehy-i İlâhî ona tâbidir.” Bu mezhebe göre, insan her işlediği amelde şöyle bir vesvese gelir: “Acaba amelim nefsülemirdeki güzel surette yapılmış mıdır?” [/FONT] [FONT=Tahoma]Amma mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat derler ki: “Cenâb-ı Hak bir şeye emreder, sonra hasen olur. Nehyeder, sonra kabih olur.” Demek emirle güzellik, nehiyle çirkinlik tahakkuk eder. Hüsün ve kubh, mükellefin ıttılaına bakar ve ona göre takarrur eder. Şu hüsün ve kubh ise, surî ve dünyaya bakan yüzünde değil, belki âhirete bakan yüzdedir. Meselâ sen namaz kıldın veya abdest aldın. Halbuki namazını ve abdestini fesada verecek bir sebep, nefsülemirde varmış; lâkin sen ona hiç muttali olmadın. Senin namazın ve abdestin hem sahihtir, hem hasendir. Mûtezile der: “Hakikatte kabih ve fâsittir. Lâkin senden kabul edilir. Çünkü cehlin var, bilmedin; ve özrün var.” Öyle ise, Ehl-i Sünnet mezhebine göre zahir-i şeriate muvafık olarak işlediğin ameline “Acaba sahih olmuş mu?” deyip vesvese etme. Fakat “Kabul olmuş mu?” de, gururlanma, ucbe girme. [/FONT] [FONT=Tahoma][B]İKİNCİ MERHEM:[/B] Dinde harec yoktur. [B][U][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1[/U][/B] [FONT=Trebuchet MS][SIZE=6]لاَحَرَجَ فِى الدِّينِ[/SIZE][/FONT] Madem dört mezhep haktır. Madem istiğfara müncer olan derk-i kusur ise, gurura müncer olan hüsn-ü amelin rüyetine—böyle vesveseli adama—müreccahtır. Yani, böyle [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][NOT][FONT=Tahoma]Dipnot-1[/FONT] [FONT=Tahoma] “Dinde zorluk yoktur.” (Şer’î bir hükümdür.)[/FONT][/NOT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Ehl-i Sünnet ve Cemaat[/B]: Hz. Muhammed’in sünnetine uyan, onun yolundan giden büyük Müslüman topluluk (bk. s-n-n; c-m-a)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Mûtezile[/B]: kendi akıllarını temel unsur kabul edip, Kur’ân ve sünneti ona uydurmaya çalışan Ehl-i Sünnet dışı bâtıl bir mezhep[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]binâen[/B]: –dayanarak, dolayı[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cehl[/B]: cahillik, bilgisizlik[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]derk-i kusur[/B]: kusurunu anlama[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ef’al[/B]: fiiller, işler (bk. f-a-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ehl-i i’tizâl[/B]: Mûtezile mezhebinin mensupları[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]evlâ[/B]: daha iyi[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]eşya[/B]: şeyler, varlıklar[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]fesada vermek[/B]: bozmak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]fâsit[/B]: bozuk [/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hak[/B]: doğru, gerçek (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hakikat[/B]: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]harec[/B]: zorluk[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hasen[/B]: güzel (bk. ḥ-s-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hüsn-ü amel[/B]: güzel amel (bk. ḥ-s-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hüsün[/B]: güzellik (bk. ḥ-s-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]istifade[/B]: faydalanma, yararlanma[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]istiğfar[/B]: Allah’tan bağışlanma dileme (bk. ğ-f-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kabih[/B]: çirkin[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kubh[/B]: çirkinlik[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]lâkin[/B]: fakat[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]medar-ı teklif[/B]: görev ve sorumluluk sebebi[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mezheb-i hak[/B]: doğru mezhep (bk. ẕ-h-b; ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mezhep[/B]: dinde tutulan yol (bk. ẕ-h-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muttali olma[/B]: bilme[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]muvafık[/B]: uygun[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mükellef[/B]: yükümlü[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]müncer olan[/B]: sonuçlanan[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]müreccah[/B]: tercih edilen[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nefsülemir[/B]: işin kendisi, aslı (bk. n-f-s)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nehy-i İlâhî[/B]: Allah’ın yasaklaması (bk. e-l-h)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nehyetmek[/B]: yasaklamak[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nokta-i nazar[/B]: görüş, bakış açısı (bk. n-ẓ-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]rüyet[/B]: görme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]sahih[/B]: doğru, kusursuz[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]suret[/B]: şekil, biçim (bk. ṣ-v-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]surî[/B]: görünüşteki[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sünnet[/B]: Resulullahın söz ve hareketlerine dayanan yüce prensipler (bk. s-n-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tahakkuk[/B]: gerçekleşme (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]takarrur[/B]: karar bulma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tâbi[/B]: uyan[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ucb[/B]: kendini beğenme, gurur[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]vesvese[/B]: şüphe, kuruntu[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]vâcib[/B]: yerine getirilmesi zorunlu olup, yapılmadığı takdirde günahı olan İlâhî emir (bk. v-c-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ye’s[/B]: ümitsizlik[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]zahir-i şeriat[/B]: şeriatın görünürdeki yönü (bk. ẓ-h-r; ş-r-a)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zâtî[/B]: kendinden olma[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]âhiret[/B]: öteki dünya (bk. e-ḫ-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ıttıla[/B]: bilgi sahibi olma[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Birinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst