Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Dokuzuncu Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 265605" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmi Dokuzuncu Söz - Sayfa 705</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>SEKİZİNCİ MEDAR:</strong> İnsanın fıtrat-ı zîşuuru olan vicdanı, saadet-i ebediyeye bakar, gösterir. Evet, kim kendi uyanık vicdanını dinlerse, “Ebed, ebed!” sesini işitecektir. Bütün kâinat o vicdana verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramaz. Demek o vicdan, o ebed için mahlûktur. Demek, bu vicdanî olan incizap ve cezbe, bir gaye-i hakikiyenin ve bir hakikat-i cazibedârın yalnız cezbiyle olabilir. Onuncu Sözün On Birinci Hakikatinin Hâtimesi bu hakikati göstermiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>DOKUZUNCU MEDAR:</strong> Sadık, masduk, musaddak olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın ihbarıdır. Evet, o zâtın sözleri saadet-i ebediyenin kapılarını açmıştır ve onun kelâmları saadet-i ebediyeye karşı birer penceredir. Zaten bütün enbiyanın icmâını ve bütün evliyanın tevatürünü elinde tutmuş, bütün kuvvetiyle bütün dâvâları, tevhid-i İlâhîden sonra şu haşir ve saadet noktasında temerküz ediyor. Acaba şu kuvveti sarsacak birşey var mıdır? Onuncu Sözün On İkinci Hakikati şu hakikati pek zâhir bir surette göstermiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ONUNCU MEDAR: </strong>On üç asırda yedi vech ile i’câzını muhafaza eden ve, Yirmi Beşinci Sözde ispat edildiği üzere, kırk adet envâ-ı i’câzıyla mu’cize olan Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın ihbârât-ı kat’iyesidir. Evet, o Kur’ân’ın nefs-i ihbarı, haşr-i cismanînin keşşafıdır ve şu tılsım-ı muğlâk-ı âlemin ve şu remz-i hikmet-i kâinatın miftahıdır.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Hem o Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın tazammun ettiği ve mükerreren tefekküre emredip nazara vaz eylediği berâhin-i akliye-i kat’iye binlerdir. Ezcümle, bir kıyas-ı temsilîyi tazammun eden <strong><u><img src="http://www.erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" />1</u></strong> <span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'">قُلْ يُحْيِيهَا الَّذِىۤ اَنْشَاَهَاۤ اَوَّلَ مَرَّةٍ</span></span> </span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">[NOT]Dipnot-1</span></p><p> <span style="font-family: 'tahoma'">“De ki: Onu hiçten bu derece hikmetli bir surette kim inşa etmişse, Odur ki onu âhirette diriltecektir.” Yâsin Sûresi, 36:79.[/NOT]</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span> <table style='width: 100%'><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Aleyhissalâtü Vesselâm</strong>: Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun (bk. ṣ-l-v; s-l-m)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân</strong>: açıklamalarıyla mu’cize olan Kur’ân (bk. a-c-z; b-y-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Muhammed-i Arabî</strong>: Arapların içinden çıkan peygamberimiz Muhammed (a.s.m.) (bk. ḥ-m-d)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>berâhin-i akliye-i kat’iye</strong>: kesin aklî deliller</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>cezb</strong>: çekme</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>cezbe</strong>: kendinden geçme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ebed</strong>: sonu olmayan, sonsuzluk (bk. e-b-d)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>enbiya</strong>: peygamberler (bk. n-b-e)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>envâ-ı i’câz</strong>: mucizelik çeşitleri (bk. a-c-z)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>evliya</strong>: veliler, Allah dostları (bk. v-l-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ezcümle</strong>: meselâ, örneğin</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>fıtrat-ı zîşuur</strong>: şuurlu yaratılış (bk. f-ṭ-r; ẕî; ş-a-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>gaye-yi hakikiye</strong>: gerçek gaye, amaç (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>hakikat</strong>: gerçek ve doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>hakikat-i cazibedâr</strong>: çekici hakikat, cazibeli gerçek (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>haşir</strong>: öldükten sonra âhirette tekrar diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma (bk. ḥ-ş-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>haşr-i cismanî</strong>: bedenle birlikte diriliş (bk. ḥ-ş-r)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>hâtime</strong>: sonuç, son bölüm</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>icmâ</strong>: fikir birliği (bk. c-m-a)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ihbar</strong>: haber verme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ihbârât-ı kat’iye</strong>: kesin haberler</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>incizap</strong>: kendine çekme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>i’câz</strong>: mucize oluş (bk. a-c-z)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>kelâm</strong>: söz, konuşma (bk. k-l-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>keşşaf</strong>: keşfedici, açığa çıkarıcı (bk. k-ş-f)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>kâinat</strong>: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>kıyas-ı temsilî</strong>: kıyaslama tarzında benzetme, analoji (bk. m-s̱-l)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mahlûk</strong>: yaratılmış (bk. ḫ-l-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>masduk</strong>: tasdik edilmiş (bk. s-d-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>medar</strong>: kaynak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>miftah</strong>: anahtar</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>muhafaza</strong>: koruma (bk. ḥ-f-ẓ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>musaddak</strong>: doğrulanmış (bk. ṣ-d-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mu’cize</strong>: insanların yapmada aciz kaldıkları ve ancak Allah tarafından peygamberlere verilen olağanüstü hâl ve hareket (bk. a-c-z)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mükerreren</strong>: tekrarla</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>nazar</strong>: dikkat (bk. n-ẓ-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>nefs-i ihbar</strong>: ihbarın kendisi (bk. n-f-s)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>remz-i hikmet-i kâinat</strong>: kâinattaki hikmetin ince işareti (bk. ḥ-k-m; k-v-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>saadet</strong>: mutluluk</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>saadet-i ebediye</strong>: sonsuz mutluluk (bk. e-b-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>sadık</strong>: doğru söyleyen (bk. s-d-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>suret</strong>: şekil (bk. ṣ-v-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tazammun etme</strong>: içine alma</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tefekkür</strong>: etraflıca ve derinlemesine düşünme (bk. f-k-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>temerküz</strong>: bir merkezde toplanma</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tevatür</strong>: doğruluğu kesin olarak kanıtlanan haber</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tevhid-i İlâhî</strong>: Allah’ın birliği (bk. e-l-h; v-ḥ-d)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tılsım-ı muğlâk-ı âlem</strong>: kâinattaki anlaşılması zor sır (bk. a-l-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vaz</strong>: koyma, yerleştirme</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vech</strong>: yön</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vicdanî</strong>: vicdana ait</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>zâhir</strong>: açık (bk. ẓ-h-r)</span></td></tr></table><p><br /> <tbody> <br /> </tbody></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 265605, member: 1"] [b]Yirmi Dokuzuncu Söz - Sayfa 705[/b] [FONT=tahoma][B]SEKİZİNCİ MEDAR:[/B] İnsanın fıtrat-ı zîşuuru olan vicdanı, saadet-i ebediyeye bakar, gösterir. Evet, kim kendi uyanık vicdanını dinlerse, “Ebed, ebed!” sesini işitecektir. Bütün kâinat o vicdana verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramaz. Demek o vicdan, o ebed için mahlûktur. Demek, bu vicdanî olan incizap ve cezbe, bir gaye-i hakikiyenin ve bir hakikat-i cazibedârın yalnız cezbiyle olabilir. Onuncu Sözün On Birinci Hakikatinin Hâtimesi bu hakikati göstermiştir. [B]DOKUZUNCU MEDAR:[/B] Sadık, masduk, musaddak olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın ihbarıdır. Evet, o zâtın sözleri saadet-i ebediyenin kapılarını açmıştır ve onun kelâmları saadet-i ebediyeye karşı birer penceredir. Zaten bütün enbiyanın icmâını ve bütün evliyanın tevatürünü elinde tutmuş, bütün kuvvetiyle bütün dâvâları, tevhid-i İlâhîden sonra şu haşir ve saadet noktasında temerküz ediyor. Acaba şu kuvveti sarsacak birşey var mıdır? Onuncu Sözün On İkinci Hakikati şu hakikati pek zâhir bir surette göstermiştir. [B]ONUNCU MEDAR: [/B]On üç asırda yedi vech ile i’câzını muhafaza eden ve, Yirmi Beşinci Sözde ispat edildiği üzere, kırk adet envâ-ı i’câzıyla mu’cize olan Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın ihbârât-ı kat’iyesidir. Evet, o Kur’ân’ın nefs-i ihbarı, haşr-i cismanînin keşşafıdır ve şu tılsım-ı muğlâk-ı âlemin ve şu remz-i hikmet-i kâinatın miftahıdır. Hem o Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın tazammun ettiği ve mükerreren tefekküre emredip nazara vaz eylediği berâhin-i akliye-i kat’iye binlerdir. Ezcümle, bir kıyas-ı temsilîyi tazammun eden [B][U][IMG]http://www.erisale.com/images/blank.gif[/IMG]1[/U][/B] [SIZE=6][FONT=trebuchet ms]قُلْ يُحْيِيهَا الَّذِىۤ اَنْشَاَهَاۤ اَوَّلَ مَرَّةٍ[/FONT][/SIZE] [NOT]Dipnot-1 “De ki: Onu hiçten bu derece hikmetli bir surette kim inşa etmişse, Odur ki onu âhirette diriltecektir.” Yâsin Sûresi, 36:79.[/NOT] [/FONT][TABLE] <tbody>[TR] [TD][FONT=tahoma][B]Aleyhissalâtü Vesselâm[/B]: Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun (bk. ṣ-l-v; s-l-m)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân[/B]: açıklamalarıyla mu’cize olan Kur’ân (bk. a-c-z; b-y-n)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]Muhammed-i Arabî[/B]: Arapların içinden çıkan peygamberimiz Muhammed (a.s.m.) (bk. ḥ-m-d)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]berâhin-i akliye-i kat’iye[/B]: kesin aklî deliller[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]cezb[/B]: çekme[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]cezbe[/B]: kendinden geçme[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]ebed[/B]: sonu olmayan, sonsuzluk (bk. e-b-d)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]enbiya[/B]: peygamberler (bk. n-b-e)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]envâ-ı i’câz[/B]: mucizelik çeşitleri (bk. a-c-z)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]evliya[/B]: veliler, Allah dostları (bk. v-l-y)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]ezcümle[/B]: meselâ, örneğin[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]fıtrat-ı zîşuur[/B]: şuurlu yaratılış (bk. f-ṭ-r; ẕî; ş-a-r)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]gaye-yi hakikiye[/B]: gerçek gaye, amaç (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]hakikat[/B]: gerçek ve doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]hakikat-i cazibedâr[/B]: çekici hakikat, cazibeli gerçek (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]haşir[/B]: öldükten sonra âhirette tekrar diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma (bk. ḥ-ş-r)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]haşr-i cismanî[/B]: bedenle birlikte diriliş (bk. ḥ-ş-r)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]hâtime[/B]: sonuç, son bölüm[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]icmâ[/B]: fikir birliği (bk. c-m-a)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]ihbar[/B]: haber verme[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]ihbârât-ı kat’iye[/B]: kesin haberler[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]incizap[/B]: kendine çekme[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]i’câz[/B]: mucize oluş (bk. a-c-z)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]kelâm[/B]: söz, konuşma (bk. k-l-m)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]keşşaf[/B]: keşfedici, açığa çıkarıcı (bk. k-ş-f)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]kâinat[/B]: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]kıyas-ı temsilî[/B]: kıyaslama tarzında benzetme, analoji (bk. m-s̱-l)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]mahlûk[/B]: yaratılmış (bk. ḫ-l-ḳ)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]masduk[/B]: tasdik edilmiş (bk. s-d-ḳ)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]medar[/B]: kaynak[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]miftah[/B]: anahtar[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]muhafaza[/B]: koruma (bk. ḥ-f-ẓ)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]musaddak[/B]: doğrulanmış (bk. ṣ-d-ḳ)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]mu’cize[/B]: insanların yapmada aciz kaldıkları ve ancak Allah tarafından peygamberlere verilen olağanüstü hâl ve hareket (bk. a-c-z)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]mükerreren[/B]: tekrarla[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]nazar[/B]: dikkat (bk. n-ẓ-r)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]nefs-i ihbar[/B]: ihbarın kendisi (bk. n-f-s)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]remz-i hikmet-i kâinat[/B]: kâinattaki hikmetin ince işareti (bk. ḥ-k-m; k-v-n)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]saadet[/B]: mutluluk[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]saadet-i ebediye[/B]: sonsuz mutluluk (bk. e-b-d)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]sadık[/B]: doğru söyleyen (bk. s-d-ḳ)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]suret[/B]: şekil (bk. ṣ-v-r)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]tazammun etme[/B]: içine alma[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]tefekkür[/B]: etraflıca ve derinlemesine düşünme (bk. f-k-r)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]temerküz[/B]: bir merkezde toplanma[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]tevatür[/B]: doğruluğu kesin olarak kanıtlanan haber[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]tevhid-i İlâhî[/B]: Allah’ın birliği (bk. e-l-h; v-ḥ-d)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]tılsım-ı muğlâk-ı âlem[/B]: kâinattaki anlaşılması zor sır (bk. a-l-m)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]vaz[/B]: koyma, yerleştirme[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]vech[/B]: yön[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]vicdanî[/B]: vicdana ait[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]zâhir[/B]: açık (bk. ẓ-h-r)[/FONT][/TD] [/TR] </tbody>[/TABLE] [FONT=tahoma] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Dokuzuncu Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst