Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi İkinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 250211" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmi İkinci Söz - Sayfa 395</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">vücudunu bil’asâle kabul etmek gibi gayet derece bir divanelikle, nihayetsiz bir belâhete düşmekliğin lâzım gelir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Öyle de, Şems-i Ezelînin tecelliyât-ı nuraniyesinden <em>ihyâ,</em> yani “hayat vermek” cihetinde, herbir zîhayat üstünde öyle bir turrası vardır ki, faraza bütün esbab toplansa ve birer fâil-i muhtar kesilseler, yine o turrayı taklit edemezler. Zira, herbiri birer mu’cize-i kudret olan zîhayatlar, herbiri o Şems-i Ezelînin şuaları hükmünde olan esmâsının nokta-i mihrakiyesi suretindedir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Eğer zîhayat üstünde görünen o nakş-ı acib-i san’atı, o nazm-ı garib-i hikmeti ve o tecellî-i sırr-ı ehadiyeti, Zât-ı Ehad-i Samede verilmediği vakit, herbir zîhayatta, hattâ bir sinekte, bir çiçekte nihayetsiz bir kudret-i fâtıra, içinde saklandığını ve herşeyi muhit bir ilim bulunduğunu ve kâinatı idare edecek bir irade-i mutlaka onda mevcut olduğunu, belki Vâcibü’l-Vücuda mahsus bâki sıfatları dahi onların içinde bulunduğunu kabul etmek; adeta o çiçeğin, o sineğin herbir zerresine bir ulûhiyet vermek gibi, dalâletin en eblehçesine, hurâfâtın en ahmakçasına bir derekesine düşmek lâzım gelir. Zira, o şeyin zerrelerine, hususan tohum olsalar, öyle bir vaziyet verilmiş ki, o zerre, cüz’ü olduğu zîhayata bakar, onun nizamına göre vaziyet alır. Belki o zîhayatın bütün nev’ine bakar gibi, o nev’in devamına yarayacak her yerde zer’ etmek ve nev’inin bayrağını dikmek için kanatçıklarla kanatlanmak gibi bir keyfiyet alır. Belki o zîhayat, alâkadar ve muhtaç olduğu bütün mevcudata karşı muamelâtını ve münasebât-ı rızkıyesini devam ettirecek bir vaziyet tutuyor. İşte, eğer o zerre, bir Kadîr-i Mutlakın memuru olmazsa ve nisbeti o Kadîr-i Mutlaktan kesilse, o vakit o zerreye herşeyi görür bir göz, herşeye muhit bir şuur vermek lâzımdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'"><em>Elhasıl:</em> Nasıl şu katrelerde ve camın zerreciklerinde olan güneşçikler ve çeşit çeşit renkler, güneşin cilve-i aksine ve in’ikâsının tecellîsine verilmezse, birtek</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Kadîr-i Mutlak</strong>: sınırsız güç ve kudret sahibi olan Allah (bk. ḳ-d-r; ṭ-l-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Vâcibü’l-Vücud</strong>: varlığı zorunlu olan, var olmak hiçbir sebebe ihtiyacı olmayan Allah (bk. v-c-b; v-c-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Zât-ı Ehad-i Samed</strong>: herşey Kendisine muhtaç olduğu fakat Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan ve tek olan Zât, Allah (bk. v-ḥ-d; ṣ-m-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>belâhet</strong>: aptallık</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bil’asâle</strong>: bizzat, doğrudan</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bâki</strong>: kalıcı ve devamlı (bk. b-ḳ-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cihet</strong>: yön</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cilve-i akis</strong>: yansımanın görüntüsü (bk. c-l-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cüz’</strong>: parça (bk. c-z-e)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dalâlet</strong>: hak yoldan sapkınlık, inançsızlık (bk. ḍ-l-l)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dereke</strong>: en aşağı derece</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>divanelik</strong>: akılsızlık </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>eblehçe</strong>: son derece aptalca</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>elhasıl</strong>: özetle, sonuç olarak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>esbab</strong>: sebepler (bk. s-b-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>esmâ</strong>: isimler (bk. s-m-v)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>faraza</strong>: varsayalım ki</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>fâil-i muhtar</strong>: kendi istek ve iradesi ile iş gören (bk. f-a-l; ḫ-y-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hurafât</strong>: hurafeler, batıl inanışlar</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hususan</strong>: özellikle </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ihyâ</strong>: hayat verme, diriltme (bk. ḥ-y-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>in’ikâs</strong>: yansıma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>irade-i mutlaka</strong>: sınırsız irade (bk. r-v-d; ṭ-l-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>katre</strong>: damla</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>keyfiyet</strong>: hal, özellik, nitelik</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kudret-i fâtıra</strong>: yaratıcı kudret (bk. ḳ-d-r; f-ṭ-r) </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kâinat</strong>: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mahsus</strong>: özgü</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mevcudat</strong>: varlıklar (bk. v-c-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muamelât</strong>: davranışlar</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>muhit</strong>: kuşatan</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mu’cize-i kudret</strong>: Allah’ın kudret mu’cizesi (bk. a-c-z; ḳ-d-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>münasebât-ı rızkıye</strong>: rızıkla ilgili münasebetler (bk. n-s-b; r-z-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nakş-ı acib-i san’at</strong>: san’atın şaşırtıcı nakşı (bk. n-ḳ-ş; ṣ-n-a)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nazm-ı garib-i hikmet</strong>: hikmetin hayret verici düzeni (bk. n-ẓ-m; ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nev’</strong>: çeşit, tür</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nihayetsiz</strong>: sonsuz</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nisbet</strong>: bağ (bk. n-s-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nizam</strong>: düzen (bk. n-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nokta-i mihrakiye</strong>: odak noktası</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>suret</strong>: şekil (bk. ṣ-v-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tecelliyât-ı nuraniye</strong>: parlak, nuranî görüntüler (bk. c-l-y; n-v-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tecellî</strong>: görünüm (bk. c-l-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tecellî-i sırr-ı ehadiyet</strong>: Allah’ın birlik sırrının herbir varlıkta görünmesi (bk. c-l-y; v-ḥ-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>turra</strong>: padişahın mührü ve imzası</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ulûhiyet</strong>: ilâhlık (bk. e-l-h)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vücud</strong>: varlık (bk. v-c-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zerre</strong>: atom</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zerrecik</strong>: atom</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zer’ etmek</strong>: ekmek, dikmek</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zira</strong>: çünkü</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zîhayat</strong>: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Şems-i Ezelî</strong>: Ezelî Güneş; bu tabir, herşeyi nurlandıran Allah için benzetme olarak kullanılır (bk. e-z-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şua</strong>: parıltı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şuur</strong>: bilinç, idrak (bk. ş-a-r)</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 250211, member: 1"] [b]Yirmi İkinci Söz - Sayfa 395[/b] [FONT=Tahoma]vücudunu bil’asâle kabul etmek gibi gayet derece bir divanelikle, nihayetsiz bir belâhete düşmekliğin lâzım gelir. [/FONT] [FONT=Tahoma]Öyle de, Şems-i Ezelînin tecelliyât-ı nuraniyesinden [I]ihyâ,[/I] yani “hayat vermek” cihetinde, herbir zîhayat üstünde öyle bir turrası vardır ki, faraza bütün esbab toplansa ve birer fâil-i muhtar kesilseler, yine o turrayı taklit edemezler. Zira, herbiri birer mu’cize-i kudret olan zîhayatlar, herbiri o Şems-i Ezelînin şuaları hükmünde olan esmâsının nokta-i mihrakiyesi suretindedir. [/FONT] [FONT=Tahoma]Eğer zîhayat üstünde görünen o nakş-ı acib-i san’atı, o nazm-ı garib-i hikmeti ve o tecellî-i sırr-ı ehadiyeti, Zât-ı Ehad-i Samede verilmediği vakit, herbir zîhayatta, hattâ bir sinekte, bir çiçekte nihayetsiz bir kudret-i fâtıra, içinde saklandığını ve herşeyi muhit bir ilim bulunduğunu ve kâinatı idare edecek bir irade-i mutlaka onda mevcut olduğunu, belki Vâcibü’l-Vücuda mahsus bâki sıfatları dahi onların içinde bulunduğunu kabul etmek; adeta o çiçeğin, o sineğin herbir zerresine bir ulûhiyet vermek gibi, dalâletin en eblehçesine, hurâfâtın en ahmakçasına bir derekesine düşmek lâzım gelir. Zira, o şeyin zerrelerine, hususan tohum olsalar, öyle bir vaziyet verilmiş ki, o zerre, cüz’ü olduğu zîhayata bakar, onun nizamına göre vaziyet alır. Belki o zîhayatın bütün nev’ine bakar gibi, o nev’in devamına yarayacak her yerde zer’ etmek ve nev’inin bayrağını dikmek için kanatçıklarla kanatlanmak gibi bir keyfiyet alır. Belki o zîhayat, alâkadar ve muhtaç olduğu bütün mevcudata karşı muamelâtını ve münasebât-ı rızkıyesini devam ettirecek bir vaziyet tutuyor. İşte, eğer o zerre, bir Kadîr-i Mutlakın memuru olmazsa ve nisbeti o Kadîr-i Mutlaktan kesilse, o vakit o zerreye herşeyi görür bir göz, herşeye muhit bir şuur vermek lâzımdır. [/FONT] [FONT=Tahoma][I]Elhasıl:[/I] Nasıl şu katrelerde ve camın zerreciklerinde olan güneşçikler ve çeşit çeşit renkler, güneşin cilve-i aksine ve in’ikâsının tecellîsine verilmezse, birtek [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Kadîr-i Mutlak[/B]: sınırsız güç ve kudret sahibi olan Allah (bk. ḳ-d-r; ṭ-l-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Vâcibü’l-Vücud[/B]: varlığı zorunlu olan, var olmak hiçbir sebebe ihtiyacı olmayan Allah (bk. v-c-b; v-c-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Zât-ı Ehad-i Samed[/B]: herşey Kendisine muhtaç olduğu fakat Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan ve tek olan Zât, Allah (bk. v-ḥ-d; ṣ-m-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]belâhet[/B]: aptallık[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]bil’asâle[/B]: bizzat, doğrudan[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]bâki[/B]: kalıcı ve devamlı (bk. b-ḳ-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]cihet[/B]: yön[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cilve-i akis[/B]: yansımanın görüntüsü (bk. c-l-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]cüz’[/B]: parça (bk. c-z-e)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]dalâlet[/B]: hak yoldan sapkınlık, inançsızlık (bk. ḍ-l-l)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]dereke[/B]: en aşağı derece[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]divanelik[/B]: akılsızlık [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]eblehçe[/B]: son derece aptalca[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]elhasıl[/B]: özetle, sonuç olarak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]esbab[/B]: sebepler (bk. s-b-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]esmâ[/B]: isimler (bk. s-m-v)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]faraza[/B]: varsayalım ki[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]fâil-i muhtar[/B]: kendi istek ve iradesi ile iş gören (bk. f-a-l; ḫ-y-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hurafât[/B]: hurafeler, batıl inanışlar[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hususan[/B]: özellikle [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ihyâ[/B]: hayat verme, diriltme (bk. ḥ-y-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]in’ikâs[/B]: yansıma[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]irade-i mutlaka[/B]: sınırsız irade (bk. r-v-d; ṭ-l-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]katre[/B]: damla[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]keyfiyet[/B]: hal, özellik, nitelik[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kudret-i fâtıra[/B]: yaratıcı kudret (bk. ḳ-d-r; f-ṭ-r) [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kâinat[/B]: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mahsus[/B]: özgü[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mevcudat[/B]: varlıklar (bk. v-c-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]muamelât[/B]: davranışlar[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]muhit[/B]: kuşatan[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mu’cize-i kudret[/B]: Allah’ın kudret mu’cizesi (bk. a-c-z; ḳ-d-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]münasebât-ı rızkıye[/B]: rızıkla ilgili münasebetler (bk. n-s-b; r-z-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nakş-ı acib-i san’at[/B]: san’atın şaşırtıcı nakşı (bk. n-ḳ-ş; ṣ-n-a)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nazm-ı garib-i hikmet[/B]: hikmetin hayret verici düzeni (bk. n-ẓ-m; ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nev’[/B]: çeşit, tür[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nihayetsiz[/B]: sonsuz[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nisbet[/B]: bağ (bk. n-s-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]nizam[/B]: düzen (bk. n-ẓ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nokta-i mihrakiye[/B]: odak noktası[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]suret[/B]: şekil (bk. ṣ-v-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tecelliyât-ı nuraniye[/B]: parlak, nuranî görüntüler (bk. c-l-y; n-v-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tecellî[/B]: görünüm (bk. c-l-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tecellî-i sırr-ı ehadiyet[/B]: Allah’ın birlik sırrının herbir varlıkta görünmesi (bk. c-l-y; v-ḥ-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]turra[/B]: padişahın mührü ve imzası[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ulûhiyet[/B]: ilâhlık (bk. e-l-h)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]vücud[/B]: varlık (bk. v-c-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zerre[/B]: atom[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]zerrecik[/B]: atom[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zer’ etmek[/B]: ekmek, dikmek[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]zira[/B]: çünkü[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zîhayat[/B]: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Şems-i Ezelî[/B]: Ezelî Güneş; bu tabir, herşeyi nurlandıran Allah için benzetme olarak kullanılır (bk. e-z-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şua[/B]: parıltı[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]şuur[/B]: bilinç, idrak (bk. ş-a-r)[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi İkinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst