Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi İkinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 250412" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmi İkinci Söz - Sayfa 405</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'">imdadına koşmalarında; hattâ mevadd-ı gıdâiyenin lâtif, nahif yavruların ve meyvelerin imdadına uçmalarında; tâ zerrât-ı taamiyenin hüceyrât-ı beden imdadına geçmelerinde câri olan bir düstur-u teâvünle hareketleri, bütün bütün kör olmayana gösteriyorlar ki, gayet kerîm birtek Mürebbînin kuvvetiyle, gayet hakîm birtek Müdebbirin emriyle hareket ediyorlar.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte, şu kâinat içinde câri olan bu tesânüd, bu teâvün, bu tecâvüb, bu teanuk, bu musahhariyet, bu intizam, birtek Müdebbirin tertibiyle idare edildiklerine ve birtek Mürebbînin tedbiriyle sevk edildiklerine kat’iyen şehadet etmekle beraber; şu bilbedâhe san’at-ı eşyada görünen hikmet-i âmme içindeki inâyet-i tamme ve o inâyet içinde parlayan rahmet-i vâsia ve o rahmet üstünde serilen ve rızka muhtaç herbir zîhayatı onun hâcetine lâyık bir tarzda iâşe etmek için serpilen erzak ve iâşe-i umumî, öyle parlak bir hâtem-i tevhiddir ki, bütün bütün aklı sönmeyen anlar ve bütün bütün kör olmayan görür.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Evet,</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> </p><ul> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Tahoma'">kast ve şuur ve iradeyi gösteren bir perde-i hikmet, umum kâinatı kaplamış, </span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Tahoma'">ve o perde-i hikmet üstünde, lütuf ve tezyin ve tahsin ve ihsanı gösteren bir perde-i inâyet serilmiştir,</span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Tahoma'">ve o müzeyyen perde-i inâyet üstünde, kendini sevdirmek ve tanıttırmak ve in’âm ve ikram etmek lem’alarını gösteren bir hulle-i rahmet, kâinatı içine almıştır,</span></li> <li data-xf-list-type="ul"><span style="font-family: 'Tahoma'">ve o münevver perde-i rahmet-i âmme üstüne serilen ve terahhumu ve ihsan ve ikramı ve kemâl-i şefkat ve hüsn-ü terbiyeyi ve lütf-u Rububiyeti gösteren bir sofra-i erzak-ı umumiye dizilmiştir. </span></li> </ul><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Müdebbir</strong>: ilmiyle herşeyin sonunu görüp ona göre hikmetle iş yapan Allah (bk. d-b-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>Mürebbî</strong>: herşeyi terbiye eden, eğiten, yetiştiren Allah (bk. r-b-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bilbedâhe</strong>: ap açık bir şekilde</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>câri</strong>: geçerli, yürürlükte</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>düstur-u teâvün</strong>: yardımlaşma prensibi</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>erzak</strong>: rızıklar, yiyecek ve içecekler (bk. r-z-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakîm</strong>: hikmetle iş yapan (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hikmet-i âmme</strong>: herşeyi kuşatan hikmet (bk. ḥ-k-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hulle-i rahmet</strong>: rahmet elbisesi (bk. r-ḥ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâcet</strong>: ihtiyaç (bk. ḥ-v-c)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hâtem-i tevhid</strong>: Allah’ın birlik mührü (bk. v-ḥ-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hüceyrât-ı beden</strong>: beden hücreleri</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hüsn-ü terbiye</strong>: güzel terbiye (bk. ḥ-s-n; r-b-b)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ihsan</strong>: bağış, iyilik (bk. ḥ-s-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>intizam</strong>: düzenlilik (bk. n-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>inâyet-i tamme/inâyet</strong>: bütün yararların, hikmetlerin ve faydaların kaynağı olan düzenlilik (bk. a-n-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>in’am</strong>: nimetlendirme (bk. n-a-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>irade</strong>: istek, tercih, dileme (bk. r-v-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>iâşe etmek</strong>: beslemek (bk. a-y-ş)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>iâşe-i umumî</strong>: herkesi besleyip geçimini sağlama (bk. a-y-ş)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kast</strong>: bilerek ve isteyerek yapma (bk. ḳ-s-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kat’iyen</strong>: kesin olarak</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kemâl-i şefkat</strong>: tam ve mükemmel şefkat (bk. k-m-l; ş-f-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kerîm</strong>: ikram sahibi, cömert (bk. k-r-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>kâinat</strong>: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lem’a</strong>: parıltı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lâtif</strong>: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lütf-u Rububiyet</strong>: herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah‘ın iyilik ve bağışı (bk. l-ṭ-f; r-b-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>lütuf</strong>: iyilik, ihsan (bk. l-ṭ-f)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mevadd-ı gıdâiye</strong>: gıda maddeleri</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>musahhariyet</strong>: boyun eğmişlik</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>münevver</strong>: nurlu, aydınlık (bk. n-v-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müzeyyen</strong>: süslü (bk. z-y-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>nahif</strong>: zayıf</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>perde-i hikmet</strong>: hikmet perdesi (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>perde-i inâyet</strong>: inayet perdesi (bk. a-n-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>perde-i rahmet-i âmme</strong>: herşeyi kaplayan rahmet perdesi (bk. r-ḥ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>rahmet</strong>: şefkat, merhamet, ihsan (bk. r-ḥ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>rahmet-i vâsia</strong>: geniş rahmet (bk. r-ḥ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>san’at-ı eşya</strong>: varlıkların san’atlı oluşu (bk. ṣ-n-a)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sofra-i erzak-ı umumiye</strong>: herkesin yararlandığı rızık sofrası (bk. r-z-ḳ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tahsin</strong>: güzelleştirme (bk. ḥ-s-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teanuk</strong>: birbirine sarılma</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tecâvüb</strong>: birbirinin ihtiyacına cevap verme (bk. c-v-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tedbir</strong>: idare etme, çekip çevirme (bk. d-b-r)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>terahhum</strong>: merhamet etme (bk. r-ḥ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tertib</strong>: düzenleme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tesânüd</strong>: dayanışma (bk. s-n-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tezyin</strong>: süsleme (bk. z-y-n)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>teâvün</strong>: yardımlaşma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>umum</strong>: bütün</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zerrât-ı taamiye</strong>: yiyecek zerreleri</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>zîhayat</strong>: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şuur</strong>: bilinç, idrak, anlayış (bk. ş-a-r)</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 250412, member: 1"] [b]Yirmi İkinci Söz - Sayfa 405[/b] [FONT=Tahoma]imdadına koşmalarında; hattâ mevadd-ı gıdâiyenin lâtif, nahif yavruların ve meyvelerin imdadına uçmalarında; tâ zerrât-ı taamiyenin hüceyrât-ı beden imdadına geçmelerinde câri olan bir düstur-u teâvünle hareketleri, bütün bütün kör olmayana gösteriyorlar ki, gayet kerîm birtek Mürebbînin kuvvetiyle, gayet hakîm birtek Müdebbirin emriyle hareket ediyorlar. [/FONT] [FONT=Tahoma]İşte, şu kâinat içinde câri olan bu tesânüd, bu teâvün, bu tecâvüb, bu teanuk, bu musahhariyet, bu intizam, birtek Müdebbirin tertibiyle idare edildiklerine ve birtek Mürebbînin tedbiriyle sevk edildiklerine kat’iyen şehadet etmekle beraber; şu bilbedâhe san’at-ı eşyada görünen hikmet-i âmme içindeki inâyet-i tamme ve o inâyet içinde parlayan rahmet-i vâsia ve o rahmet üstünde serilen ve rızka muhtaç herbir zîhayatı onun hâcetine lâyık bir tarzda iâşe etmek için serpilen erzak ve iâşe-i umumî, öyle parlak bir hâtem-i tevhiddir ki, bütün bütün aklı sönmeyen anlar ve bütün bütün kör olmayan görür. [/FONT] [FONT=Tahoma]Evet, [/FONT] [LIST] [*][FONT=Tahoma]kast ve şuur ve iradeyi gösteren bir perde-i hikmet, umum kâinatı kaplamış, [/FONT] [*][FONT=Tahoma]ve o perde-i hikmet üstünde, lütuf ve tezyin ve tahsin ve ihsanı gösteren bir perde-i inâyet serilmiştir,[/FONT] [*][FONT=Tahoma]ve o müzeyyen perde-i inâyet üstünde, kendini sevdirmek ve tanıttırmak ve in’âm ve ikram etmek lem’alarını gösteren bir hulle-i rahmet, kâinatı içine almıştır,[/FONT] [*][FONT=Tahoma]ve o münevver perde-i rahmet-i âmme üstüne serilen ve terahhumu ve ihsan ve ikramı ve kemâl-i şefkat ve hüsn-ü terbiyeyi ve lütf-u Rububiyeti gösteren bir sofra-i erzak-ı umumiye dizilmiştir. [/FONT] [/LIST] [FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT][FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]Müdebbir[/B]: ilmiyle herşeyin sonunu görüp ona göre hikmetle iş yapan Allah (bk. d-b-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]Mürebbî[/B]: herşeyi terbiye eden, eğiten, yetiştiren Allah (bk. r-b-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]bilbedâhe[/B]: ap açık bir şekilde[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]câri[/B]: geçerli, yürürlükte[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]düstur-u teâvün[/B]: yardımlaşma prensibi[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]erzak[/B]: rızıklar, yiyecek ve içecekler (bk. r-z-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hakîm[/B]: hikmetle iş yapan (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hikmet-i âmme[/B]: herşeyi kuşatan hikmet (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hulle-i rahmet[/B]: rahmet elbisesi (bk. r-ḥ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hâcet[/B]: ihtiyaç (bk. ḥ-v-c)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hâtem-i tevhid[/B]: Allah’ın birlik mührü (bk. v-ḥ-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hüceyrât-ı beden[/B]: beden hücreleri[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hüsn-ü terbiye[/B]: güzel terbiye (bk. ḥ-s-n; r-b-b)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]ihsan[/B]: bağış, iyilik (bk. ḥ-s-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]intizam[/B]: düzenlilik (bk. n-ẓ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]inâyet-i tamme/inâyet[/B]: bütün yararların, hikmetlerin ve faydaların kaynağı olan düzenlilik (bk. a-n-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]in’am[/B]: nimetlendirme (bk. n-a-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]irade[/B]: istek, tercih, dileme (bk. r-v-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]iâşe etmek[/B]: beslemek (bk. a-y-ş)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]iâşe-i umumî[/B]: herkesi besleyip geçimini sağlama (bk. a-y-ş)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kast[/B]: bilerek ve isteyerek yapma (bk. ḳ-s-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kat’iyen[/B]: kesin olarak[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kemâl-i şefkat[/B]: tam ve mükemmel şefkat (bk. k-m-l; ş-f-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]kerîm[/B]: ikram sahibi, cömert (bk. k-r-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]kâinat[/B]: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]lem’a[/B]: parıltı[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]lâtif[/B]: güzel, hoş (bk. l-ṭ-f)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]lütf-u Rububiyet[/B]: herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah‘ın iyilik ve bağışı (bk. l-ṭ-f; r-b-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]lütuf[/B]: iyilik, ihsan (bk. l-ṭ-f)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mevadd-ı gıdâiye[/B]: gıda maddeleri[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]musahhariyet[/B]: boyun eğmişlik[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]münevver[/B]: nurlu, aydınlık (bk. n-v-r)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]müzeyyen[/B]: süslü (bk. z-y-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]nahif[/B]: zayıf[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]perde-i hikmet[/B]: hikmet perdesi (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]perde-i inâyet[/B]: inayet perdesi (bk. a-n-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]perde-i rahmet-i âmme[/B]: herşeyi kaplayan rahmet perdesi (bk. r-ḥ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]rahmet[/B]: şefkat, merhamet, ihsan (bk. r-ḥ-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]rahmet-i vâsia[/B]: geniş rahmet (bk. r-ḥ-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]san’at-ı eşya[/B]: varlıkların san’atlı oluşu (bk. ṣ-n-a)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sofra-i erzak-ı umumiye[/B]: herkesin yararlandığı rızık sofrası (bk. r-z-ḳ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tahsin[/B]: güzelleştirme (bk. ḥ-s-n)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]teanuk[/B]: birbirine sarılma[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tecâvüb[/B]: birbirinin ihtiyacına cevap verme (bk. c-v-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tedbir[/B]: idare etme, çekip çevirme (bk. d-b-r)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]terahhum[/B]: merhamet etme (bk. r-ḥ-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tertib[/B]: düzenleme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tesânüd[/B]: dayanışma (bk. s-n-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tezyin[/B]: süsleme (bk. z-y-n)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]teâvün[/B]: yardımlaşma[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]umum[/B]: bütün[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]zerrât-ı taamiye[/B]: yiyecek zerreleri[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]zîhayat[/B]: canlı (bk. ẕî; ḥ-y-y)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şuur[/B]: bilinç, idrak, anlayış (bk. ş-a-r)[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi İkinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst