Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Sekizinci Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 264539" data-attributes="member: 1"><p><strong>Yirmi Sekizinci Söz - Sayfa 670</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">için bazı basamakları, hem o cennet-i Kur’âniyeden nümune için, bazı çiçeklerin nümunesi nev’inden bazı nükteleri söyleyeceğiz. Beş rümuzlu sual ve cevaba işaret edeceğiz.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Evet, Cennet, bütün lezâiz-i mâneviyeye medar olduğu gibi, bütün lezâiz-i cismaniyeye de medardır.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Sual:</strong> Kusurlu, noksaniyetli, mütegayyir, kararsız, elemli cismaniyetin ebediyetle ve Cennetle ne alâkası var? Madem ruhun âli lezâizi vardır; ona kâfidir. Lezâiz-i cismaniye için bir haşr-i cismanî neden icab ediyor?</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Elcevap: </strong>Çünkü, nasıl toprak suya, havaya, ziyaya nisbeten kesafetli, karanlıklıdır, fakat masnuât-ı İlâhiyenin bütün envâına menşe ve medar olduğundan bütün anâsır-ı sairenin mânen fevkine çıktığı gibi; hem kesafetli olan nefs-i insaniye, sırr-ı câmiiyet itibarıyla, tezekkî etmek şartıyla bütün letâif-i insaniyenin fevkine çıktığı gibi; öyle de, cismaniyet en câmi’, en muhit, en zengin bir âyine‑i tecelliyât-ı esmâ-i İlâhiyedir. Bütün hazâin-i rahmetin müddeharâtını tartacak ve mizana çekecek âletler cismaniyettedir. Meselâ, dildeki kuvve-i zâika, rızık zevkinde, envâ-ı mat’umat adedince mizanlara menşe olmasaydı, herbirini ayrı ayrı hissedip tanımazdı, tadıp tartamazdı.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Hem ekser esmâ-i İlâhiyenin tecelliyâtını hissedip bilmek, zevk edip tanımak cihâzâtı yine cismaniyettedir. Hem gayet mütenevvi ve nihayet derecede ayrı ayrı lezzetleri hissedecek istidatlar yine cismaniyettedir.</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Madem şu kâinatın Sânii, şu kâinatla bütün hazâin-i rahmetini tanıttırmak ve bütün tecelliyât-ı esmâsını bildirmek ve bütün envâ-ı ihsânâtını tattırmak istediğini, kâinatın gidişatından ve insanın câmiiyetinden, On Birinci Sözde ispat edildiği gibi, kat’î anlaşılıyor. Elbette, şu seyl-i kâinatın bir havz-ı ekberi ve bu kâinat destgâhının işlediği mahsulâtın bir meşher-i âzamı ve şu mezraa-i dünyanın</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span> <table style='width: 100%'><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>anâsır-ı saire</strong>: diğer unsurlar</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>cennet-i Kur’âniye</strong>: Kur’ân cenneti</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>cihâzât</strong>: donanım</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>cismaniyet</strong>: bedenle, maddî vücutla ilgili oluş</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>câmiiyet</strong>: geniş kapsamlı oluş (bk. c-m-a)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>câmi’</strong>: kapsamlı (bk. c-m-a)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ebediyet</strong>: sonsuzluk (bk. e-b-d)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ekser</strong>: pekçok (bk. k-s̱-r)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>elemli</strong>: sıkıntılı, acılı, kederli</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>envâ</strong>: türler, çeşitler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>envâ-ı ihsânât</strong>: iyiliklerin, bağışların çeşitleri (bk. ḥ-s-n)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>envâ-ı mat’umat</strong>: yiyecek çeşitleri</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>esmâ-i İlâhiye</strong>: Cenab-ı Allah’ın isimleri (bk. s-m-v; e-l-h)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>fevk</strong>: üst, yukarı</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>havz-ı ekber</strong>: en büyük havuz (bk. k-b-r)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>hazâin-i rahmet</strong>: rahmet hazineleri (bk. r-ḥ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>haşr-i cismanî</strong>: cisimle birlikte dirilme (bk. ḥ-ş-r)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>icab etmek</strong>: gerekli olmak (bk. v-c-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>istidat</strong>: kabiliyet, yetenek (bk. a-d-d)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>kat’î</strong>: kesin</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>kesafetli</strong>: yoğun, katı</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>kuvve-i zâika</strong>: tat alma duygusu</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>kâfi</strong>: yeterli</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>kâinat</strong>: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>kâinatın Sânii</strong>: kâinatı, evreni ve içindeki herşeyi sanatla yaratan Allah (bk. k-v-n; ṣ-n-a)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>letâif-i insaniye</strong>: insandaki mânevî duygular (bk. l-ṭ-f)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>lezâiz</strong>: lezzetler</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>lezâiz-i cismaniye</strong>: cisimle ilgili zevk ve lezzetler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>lezâiz-i mâneviye</strong>: manevi zevk ve lezzetler (bk. a-n-y)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mahsulât</strong>: ürünler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>masnuât-ı İlâhiye</strong>: Allah’ın yarattığı san’at eseri varlıklar (bk. ṣ-n-a; e-l-h)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>medar</strong>: kaynak, vesile</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>menşe</strong>: kaynak</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mezraa-i dünya</strong>: dünya tarlası</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>meşher-i âzam</strong>: çok büyük sergi (bk. a-ẓ-m)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mizan</strong>: terazi (bk. v-z-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>muhit</strong>: kuşatıcı, ihatalı</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>müddeharât</strong>: depolanmış, saklanmış şeyler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mütegayyir</strong>: değişen</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mütenevvi</strong>: çeşitli</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>nefs-i insaniye</strong>: insandaki maddî lezzet ve isteklere olan eğilim, insan nefsi (bk. n-f-s)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>nev</strong>: çeşit, tür</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>nisbeten</strong>: kıyasla, oranla (bk. n-s-b)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>nükte</strong>: ince mânâlı söz</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>rümuz</strong>: işaretler</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>seyl-i kâinat</strong>: kâinat seli; devamlı olarak değişmesi, gelişmesi, bir hedef ve maksada doğru ilerlemesi (bk. k-v-n)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>sırr-ı câmiiyet</strong>: pek çok gerçekleri kapsayıcı özellik (bk. c-m-a)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tecelliyât</strong>: yansımalar, görüntüler (bk. c-l-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tecelliyât-ı esmâ</strong>: isimlerin yansıması, görüntüsü (bk. c-l-y; s-m-v)</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tezekkî</strong>: mânen temizlenme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ziya</strong>: ışık</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>âli</strong>: yüce</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>âyine-i tecelliyât-ı esmâ-i İlâhiye</strong>: Allah’ın isimlerinin yansıdığı ayna (bk. c-l-y; s-m-v; e-l-h)</span></td><td></td></tr></table><p><br /> <tbody> <br /> </tbody></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 264539, member: 1"] [b]Yirmi Sekizinci Söz - Sayfa 670[/b] [FONT=tahoma]için bazı basamakları, hem o cennet-i Kur’âniyeden nümune için, bazı çiçeklerin nümunesi nev’inden bazı nükteleri söyleyeceğiz. Beş rümuzlu sual ve cevaba işaret edeceğiz. Evet, Cennet, bütün lezâiz-i mâneviyeye medar olduğu gibi, bütün lezâiz-i cismaniyeye de medardır. [B]Sual:[/B] Kusurlu, noksaniyetli, mütegayyir, kararsız, elemli cismaniyetin ebediyetle ve Cennetle ne alâkası var? Madem ruhun âli lezâizi vardır; ona kâfidir. Lezâiz-i cismaniye için bir haşr-i cismanî neden icab ediyor? [B]Elcevap: [/B]Çünkü, nasıl toprak suya, havaya, ziyaya nisbeten kesafetli, karanlıklıdır, fakat masnuât-ı İlâhiyenin bütün envâına menşe ve medar olduğundan bütün anâsır-ı sairenin mânen fevkine çıktığı gibi; hem kesafetli olan nefs-i insaniye, sırr-ı câmiiyet itibarıyla, tezekkî etmek şartıyla bütün letâif-i insaniyenin fevkine çıktığı gibi; öyle de, cismaniyet en câmi’, en muhit, en zengin bir âyine‑i tecelliyât-ı esmâ-i İlâhiyedir. Bütün hazâin-i rahmetin müddeharâtını tartacak ve mizana çekecek âletler cismaniyettedir. Meselâ, dildeki kuvve-i zâika, rızık zevkinde, envâ-ı mat’umat adedince mizanlara menşe olmasaydı, herbirini ayrı ayrı hissedip tanımazdı, tadıp tartamazdı. Hem ekser esmâ-i İlâhiyenin tecelliyâtını hissedip bilmek, zevk edip tanımak cihâzâtı yine cismaniyettedir. Hem gayet mütenevvi ve nihayet derecede ayrı ayrı lezzetleri hissedecek istidatlar yine cismaniyettedir. Madem şu kâinatın Sânii, şu kâinatla bütün hazâin-i rahmetini tanıttırmak ve bütün tecelliyât-ı esmâsını bildirmek ve bütün envâ-ı ihsânâtını tattırmak istediğini, kâinatın gidişatından ve insanın câmiiyetinden, On Birinci Sözde ispat edildiği gibi, kat’î anlaşılıyor. Elbette, şu seyl-i kâinatın bir havz-ı ekberi ve bu kâinat destgâhının işlediği mahsulâtın bir meşher-i âzamı ve şu mezraa-i dünyanın [/FONT][TABLE] <tbody>[TR] [TD][FONT=tahoma][B]anâsır-ı saire[/B]: diğer unsurlar[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]cennet-i Kur’âniye[/B]: Kur’ân cenneti[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]cihâzât[/B]: donanım[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]cismaniyet[/B]: bedenle, maddî vücutla ilgili oluş[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]câmiiyet[/B]: geniş kapsamlı oluş (bk. c-m-a)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]câmi’[/B]: kapsamlı (bk. c-m-a)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]ebediyet[/B]: sonsuzluk (bk. e-b-d)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]ekser[/B]: pekçok (bk. k-s̱-r)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]elemli[/B]: sıkıntılı, acılı, kederli[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]envâ[/B]: türler, çeşitler[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]envâ-ı ihsânât[/B]: iyiliklerin, bağışların çeşitleri (bk. ḥ-s-n)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]envâ-ı mat’umat[/B]: yiyecek çeşitleri[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]esmâ-i İlâhiye[/B]: Cenab-ı Allah’ın isimleri (bk. s-m-v; e-l-h)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]fevk[/B]: üst, yukarı[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]havz-ı ekber[/B]: en büyük havuz (bk. k-b-r)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]hazâin-i rahmet[/B]: rahmet hazineleri (bk. r-ḥ-m)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]haşr-i cismanî[/B]: cisimle birlikte dirilme (bk. ḥ-ş-r)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]icab etmek[/B]: gerekli olmak (bk. v-c-b)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]istidat[/B]: kabiliyet, yetenek (bk. a-d-d)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]kat’î[/B]: kesin[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]kesafetli[/B]: yoğun, katı[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]kuvve-i zâika[/B]: tat alma duygusu[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]kâfi[/B]: yeterli[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]kâinat[/B]: evren, yaratılmış herşey (bk. k-v-n)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]kâinatın Sânii[/B]: kâinatı, evreni ve içindeki herşeyi sanatla yaratan Allah (bk. k-v-n; ṣ-n-a)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]letâif-i insaniye[/B]: insandaki mânevî duygular (bk. l-ṭ-f)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]lezâiz[/B]: lezzetler[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]lezâiz-i cismaniye[/B]: cisimle ilgili zevk ve lezzetler[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]lezâiz-i mâneviye[/B]: manevi zevk ve lezzetler (bk. a-n-y)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]mahsulât[/B]: ürünler[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]masnuât-ı İlâhiye[/B]: Allah’ın yarattığı san’at eseri varlıklar (bk. ṣ-n-a; e-l-h)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]medar[/B]: kaynak, vesile[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]menşe[/B]: kaynak[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]mezraa-i dünya[/B]: dünya tarlası[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]meşher-i âzam[/B]: çok büyük sergi (bk. a-ẓ-m)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]mizan[/B]: terazi (bk. v-z-n)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]muhit[/B]: kuşatıcı, ihatalı[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]müddeharât[/B]: depolanmış, saklanmış şeyler[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]mütegayyir[/B]: değişen[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]mütenevvi[/B]: çeşitli[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]nefs-i insaniye[/B]: insandaki maddî lezzet ve isteklere olan eğilim, insan nefsi (bk. n-f-s)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]nev[/B]: çeşit, tür[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]nisbeten[/B]: kıyasla, oranla (bk. n-s-b)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]nükte[/B]: ince mânâlı söz[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]rümuz[/B]: işaretler[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]seyl-i kâinat[/B]: kâinat seli; devamlı olarak değişmesi, gelişmesi, bir hedef ve maksada doğru ilerlemesi (bk. k-v-n)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]sırr-ı câmiiyet[/B]: pek çok gerçekleri kapsayıcı özellik (bk. c-m-a)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]tecelliyât[/B]: yansımalar, görüntüler (bk. c-l-y)[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]tecelliyât-ı esmâ[/B]: isimlerin yansıması, görüntüsü (bk. c-l-y; s-m-v)[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]tezekkî[/B]: mânen temizlenme[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]ziya[/B]: ışık[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]âli[/B]: yüce[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]âyine-i tecelliyât-ı esmâ-i İlâhiye[/B]: Allah’ın isimlerinin yansıdığı ayna (bk. c-l-y; s-m-v; e-l-h)[/FONT][/TD] [/TR] </tbody>[/TABLE] [FONT=tahoma] [/FONT] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
Yirmi Sekizinci Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst